mahkeme 2024/359 E. 2024/767 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2024/359
2024/767
5 Kasım 2024
T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/359 Esas
KARAR NO: 2024/767
DAVA: İtirazın İptali (Yayımlama Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 17/05/2024
KARAR TARİHİ: 05/11/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Yayımlama Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı tarafından --------- İcra Müdürlüğü’nün ----------- Esas sayılı dosyası kapsamında tebliğ edilen ödeme emrine karşı yapılan itiraz üzerine İcra Müdürlüğü tarafından takibin durdurulmasına karar verildiğini, davalı tarafın İcra Müdürlüğüne yapmış olduğu itirazın haksız olduğunu, müvekkil --------- ile --------- adına yetkilisi ---------- arasında, farklı sanatçılar için 3 farklı ''Reklam Entegrasyonlu Video Prodüksiyonu ve İnternet Aracılığı ile Yayını Sözleşmesi'' akdedildiğini, bu sözleşmelere göre; Sanatçıların ''----------'' markasının reklam-marka yerleştirilmiş video prodüksiyonu yapmaları, ---------- --------- adresli internet sitesinde yayınlamaları karşılığında müvekkilin söz konusu davalıya bedel ödemesi hususunda anlaşıldığını, sanatçı -------- ------------ kanalında reklam filmi-video yayınlanması karşılığında 22.03.2023 tarihinde toplam 70.000,00-TL ödendiğini, sözleşmenin 5.3. Maddesi gereğince video yayınlandıktan sonra 10 gün içinde sanatçıdan 1.000,00 görüntülenme talep edildiğini, video 22.03.2023 tarihinde yayınlanmış ancak 10 gün içinde ancak 765.000 görüntülendiğini, sözleşmede anlaşılandan daha az bir görüntülenmeye ulaşıldığı için müvekkil ile aralarındaki sözleşme uyarınca sanatçının bağlı bulunduğu --------- 1 adet görüntülenme 0,07 TL olmak üzere kalan görüntülenme sayısına göre ödeme iadesi talep edebileceğini, bu nedenle ----------- yayınladığı video için müvekkil adına 16.450,00-TL bedel iadesi talep ettiklerini, sanatçı --------- ---------- kanalında reklam filmi-video yayınlanması karşılığında 22.03.2023 tarihinde toplam 70.000,00-TL ödendiğini, sözleşmenin 5.3. Maddesi gereğince video yayınlandıktan sonra 10 gün içinde sanatçıdan 1.000.00 görüntülenme talep edildiğini, video 22.03.2023 tarihinde yayınlanmış ancak 10 gün içinde yalnızca 572.000 görüntülendiğini, sözleşmede anlaşılandan daha az bir görüntülenmeye ulaşıldığı için müvekkil ile aralarındaki sözleşme uyarınca sanatçının bağlı bulunduğu ---------- 1 adet görüntülenme 0,07 TL olmak üzere kalan görüntülenme sayısına göre ödeme iadesi talep edebileceğini, bu nedenle ---------- yayınladığı video için müvekkil adına 29.960,00-TL bedel iadesi talep ettiklerini, sanatçı ----------- ------------ kanalında reklam filmi-video yayınlanması karşılığında 22.03.2023 tarihinde toplam 30.000,00-TL ödendiğini, sözleşmenin 5.3. Maddesi gereğince video yayınlandıktan sonra 10 gün içinde sanatçıdan 300.000 adet görüntülenme talep edildiğini, video 26.03.2023 tarihinde yayınlanmış ancak 10 gün içinde yalnızca 274.000 görüntülenmiştir müvekkil ile aralarındaki sözleşme uyarınca anlaşılan görüntülenme sayısına ulaşılamadığını, sözleşmede anlaşılandan daha az bir görüntülenmeye ulaşıldığı için aramızdaki sözleşme uyarınca sanatçının bağlı bulunduğu ------------1 adet görüntülenme 0,1 TL olmak üzere kalan görüntülenme sayısına göre ödeme iadesi talep edebileceğini, bu nedenle ------------ yayınladığı video için müvekkil adına 2.600,00-TL bedel iadesi talep ettiklerini, işbu ücret iadesi alacakları sebebiyle müvekkil ---------- Noterliğinin 07.04.2023 tarihli ---------- yevmiye No'lu İhtarnamesi ile karşı taraftan borcun ödenmesini talep ettiklerini, ancak bunlara rağmen davalı taraf belirlenen süre içerisinde ödemeyi yapmamış olup müvekkilin sözleşmelerden kaynaklı alacağı gereğince icra takibi yoluna gitme hakkı doğduğundan davalı/borçlu hakkında ----------- İcra Müdürlüğü’nün ---------Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı/borçlu taraf ise işbu takibe itiraz dilekçesinde müvekkile herhangi bir borcu bulunmadığını, sözleşmenin müvekkil tarafından hazırlanıp imzalandığını ve geçerliliği olmayan bir sözleşme olduğunu ileri sürerek sözleşmenin sahte olduğu, sözleşmedeki tutarı almadığı, sözleşmedeki imzanın kendisine ait olmadığı gerekçeleriyle itiraz etmiş olup işbu itirazlarında haksız olduğunu, davalı her ne kadar kendisinin bilgisi ve imzası olmadığını iddia etse de dosyaya sunmuş olduğumuz sözleşmeler ve diğer belgeler incelendiğinde imzanın kendisine ait olduğu anlaşılacağını, mahkemenin imzanın borçluya ait olduğu hususunda tereddüte düşmesi durumunda yapılacak imza incelemesi ile imzanın davalıya ait olduğu ve sözleşmenin usulüne uygun olarak taraflar arasında imzalandığı açıkça anlaşılacağını, işbu sebeplerle davalının borca ve imzaya itirazı haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davalı, borçtan ve borcun ferilerinden hukuken sorumlu olduğunu, müvekkil, icra takibi ile sözleşmede belirtilen ve davalı tarafından ödenmeyen alacaklarını talep ettiklerini, borç miktarında bir hukuka aykırılık söz konusu olmadığını, dolayısıyla davalının yapmış olduğu itiraz kötüniyetli ve haksız olarak icra takibini durdurma amaçlı olduğunu, bu nedenle icra inkâr tazminatına da mahkûm edilmesi gerektiğini, davacının alacakları için itirazın iptali davası açtıklarını beyan etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:Dava, hukuki niteliği itibari ile itirazın iptaline ilişkindir.---------- Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün cevabı incelendiğinde davacının mükellefiyetinin başladığı tarihten itibaren gerçek usulde gelir vergisi mükellefi olup işletme hesabı esasına (ikinci sınıf tüccar) göre defter tuttuğu belirtilmiş, 2022-2023 takvim yılı beyannameleri yazı ekinde gönderilmiştir.Defter tutma hadlerini düzenleyen Vergi Usul Kanunun 177/1.maddesine göre;" Satın aldıkları malları olduğu gibi veya işledikten sonra satan ve yıllık alımlarının tutarı,7.200.000.000 (480.000 TL) lirayı veya satışlarının tutarı 8.640.000.000 (684.000 TL) lirayı aşanlar"ın birinci sınıfa dahil oldukları belirtilmiştir.Vergi Dairesi tarafından müzekkere cevabı ekinde gönderilen davacının 2022-2023 yılı beyannamelerin incelenmesinde mal alım satım toplamının VUK. 177. Maddesinde belirtilen sınırın altında kaldığı, esnaf sınırda olduğu, tacir olmadığı görülmüştür. Ticari davalar, mutlak ticari davalar, nispi ticari davalar ve yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç gruba ayrılır.Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalar olup, TTK'nın 4/1. maddesinde sayılmışlardır. Ayrıca, Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır. Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalar olup, iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi ve iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. 6102 sayılı TTK, 6762 sayılı TTK'dan farklı olarak mutlak ticari davalar (kanundan dolayı ticari dava sayılanlar) haricindeki ticari davaları "ticari iş" kriterine göre değil de "ticari işletme" kriterine göre belirlemiştir Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür. Ticari iş karinesinin düzenlendiği TTK’nın 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmez. TTK, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez. ---------- Vergi Dairesi Müdürlüğünün müzekkere cevabına göre davacının işletme hesabına göre defter tuttuğu ve V.U.K. 177. Maddesine göre kazançlar toplamının esnaf sınırında kaldığı, dolayısıyla tacir olmadığı, ortada her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili nispi ticari davanın da söz konusu olmadığı. somut uyuşmazlığın tüm tarafları tacir olmadığından ve uyuşmazlık TTK'da düzenlenen veya TTK'da sayılan hususlara ilişkin olmadığından ticari dava niteliğinde de kabul edilemeyeceği,Bu nedenlerle somut uyuşmazlığın genel hükümler uyarınca HMK 2.maddesi gereği Asliye Hukuk mahkemesinde görülmesi gerektiği kanaatine varıldığından, HMK'nun 114/1-c maddesindeki dava şartı yokluğundan aynı yasanın 115/2 maddesi gereğince davanın usûlden reddine, Mahkememizin görevsizliğine, Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğuna karar verilmiştir. Her ne kadar mahkememizce sehven davalının soybağı reddi dosyasında temsil kayyımı olarak atanan -------- tebliğ yapılmış ise de dava ve icra takip tarihi itibariyle davalının reşit olduğu, temsil kayyımının yalnızca soybağı reddi dosyası için atandığı, bu sebeple davalı asile tebligat çıkartmak suretiyle taraf teşkilinin sağlanması gerektiği anlaşılmıştır. Ancak görev hususu kamu düzenine ilişkin olup usul ekonomisi ilkesi gereğince görevli mahkemece yargılamaya derhal devam edilmesi gerektiğinden görevsizlik kararı verilmek suretiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-HMK'nun 114/1-c maddesindeki dava şartı yokluğundan aynı yasanın 115/2 maddesi gereğince davanın usûlden REDDİNE, Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğuna,
2-Karar kesinleştiği tarihten itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize başvuru halinde dava dosyasının görevli --------- Asliye Hukuk Mahkemelerine tevzii edilmesi için Tevzii Bürosuna gönderilmesine,
3-Görevsizlik kararından sonra davaya görevli Asliye Hukuk Mahkemesinde devam edilmesi halinde yargılama giderlerine Asliye Hukuk Mahkemesince hükmedileceğinden, bu konuda HMK'nun 331/2. maddesi uyarınca şu aşamada bir karar verilmesine yer olmadığına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta içinde -------- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 05/11/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.