mahkeme 2024/147 E. 2025/587 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2024/147

Karar No

2025/587

Karar Tarihi

24 Haziran 2025

T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/147 Esas
KARAR NO : 2025/587
DAVA : Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 26/02/2024
KARAR TARİHİ : 24/06/2025

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı işçi, davacı şirkette 12/10/2021 tarihinde akdedilen yazılı iş sözleşmesi ile teknik ressam olarak işe başladığını, 28/09/2023 tarihinde de davalı kendi isteğiyle iş akdini sonlandırdığını, iş akdinin devamı süresince işçinin işverenle rekabet etmemesi sadakat borcu içinde yer alan bir yükümlülük olduğunu, bu yükümlülük, taraflar iş ilişkisi devam ederken sözleşmenin bitiminden sonra da işçinin rekabet etmeyeceğine ilişkin bir hükmün iş akdine konulmasıyla veya bu konuda ayrı bir sözleşme (rekabet yasağı sözleşmesi) yapılmasıyla sözleşmenin sona ermesinden sonra da varlığını devam ettiren akdi bir borç haline geldiğini, Türk Borçlar Kanunu da konudaki sözleşme veya sözleşme hükmünün varlığına cevaz verdiğini, davalının iş yerindeki konumuna bakıldığında teknik resim personeli olarak, işverenin üretim sırları ya da işverenin yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkânı olduğu bir pozisyonda çalışmakta olduğu ve işverene önemli zararlar verebilecek mahiyette olduğu görüleceğini, 12/10/2021 tarihinde akdedilen yazılı iş sözleşmesinde kanuna uygun olarak 12 aylık bir müddet öngörüldüğünü, yer hususu kanun ifadesine uygun olarak bölgeler şeklinde ifade edilmiş olup davalının çalışmaya başladığı yeni iş yeri olan ''---------'' adlı şirket, yer bakımından sözleşmede kararlaştırılan rekabet yasağı sınırları içinde bulunan aynı zamanda müvekkil şirketin yoğunlukla iş ve ticari ilişkilerini sürdürdüğü bölge olan --------- Bölgesinde faaliyet gösterdiğini, davalının yeni başladığı iş yeri, davacı müvekkilin işveren sıfatıyla etki alanına giren bölgede yer aldığını, işlerin türü bakımından ise, davalının yeni işe başlamış olduğu ---------- adlı şirketin gerek faaliyet alanı gerekse de üretilen mal ve hizmet bakımından davacı müvekkil şirket ile aynı faaliyet ve üretim pazarında oldukları açıkça görüleceğini bu hususlar göz önüne alındığında geçerli bir rekabet yasağı sözleşmesinin varlığı ile davalı işçinin işbu sözleşmedeki taahhütlerini ağır biçimde ihlal ettiğinin kabulü gereği açık olduğunu, anılan hükümler nazara alındığında sözleşmeyle hüküm altına alınan rekabet yasağına aykırılıktan doğan ceza şartı gereği son brüt maaşının on iki katı tutarındaki değerden sorumlu olduğu açık olduğunu, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, taraflar arasında imzalanan sözleşme hükmüne göre rekabet yasağının ihlalinden doğan cezai şart alacaklarının tahsiline karar verilmesini talep ettiklerini beyan etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Mahkemenin görevsiz olduğunu, rekabet yasağı kaydının geçersiz olduğunu, davacı şirket ile müvekkilin halihazırda çalıştığı dava dışı şirketin faaliyet konularının tamamen farklı olup rakip firmalar olmaması, müvekkilin davacı şirkette müşteri çevresi veya üretim sırları ya da işverenin yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkanı bulunmaması, dolasıyla bilgi olmadığından müvekkilin davacının önemli bir zararına sebep olma ihtimalinin bulunmaması, işçinin rekabet teşkil etmeyecek bir işi yapmasını yasaklayıcı yahut işçinin ekonomik geleceğini tehlikeye düşürecek hükümlerin geçersiz olması, cezai şartın geçersiz olduğu nedenleri ve diğer nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini beyan etmiştir. Mahkememizce alınan 18/04/2025 tarihli bilirkişi raporunda bilirkişi; Davacı ile davalı arasında imzalanan Belirsiz Süreli Sözleşmesi’nin “Rekabet Yasağı” konulu 9.4 maddesinde yer alan rekabet yasağının; davacının “korunmaya değer haklı menfaati olduğu olgusunun” davacı tarafından ortaya konamamış olması, davalı tarafın hali hazırda çalıştığı şirket ile davacı şirketin farklı alanlarda faaliyet göstermesi, davalının her iki şirkette farklı alanlarda çalışmış olması sebebiyle geçersiz olduğu yönündeki görüş ve kanaatlerini rapor olarak mahkememize sunmuştur.

İNCELEME VE GEREKÇE:Dava, rekabet yasağı ihlalinden kaynaklanan cezai şart istemine ilişkindir.TBK 444 maddesi uyarınca, fiil ehliyetine sahip olan işçi, işverene karşı, sözleşmenin sona ermesinden sonra herhangi bir biçimde onunla rekabet etmekten, özellikle kendi hesabına rakip bir işletme açmaktan, başka bir rakip işletmede çalışmaktan veya bunların dışında, rakip işletmeyle başka türden bir menfaat ilişkisine girişmekten kaçınmayı yazılı olarak üstlenebilir.6101 Sayılı TBK'nın Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 4. maddesi, "TBK'nun yürürlüğe girmesinden önce gerçekleşmiş olup da, TBK'nun yürürlüğe girdiği sırada henüz herhangi bir hak doğurmamış fiil ve işlemlere, TBK hükümleri uygulanır" hükmünü haiz olup, her ne kadar taraflar arasındaki iş akdi ve buna ekli rekabet yasağı hükmü 30/05/2010 başlangıç tarihli olsa da, sözleşmede iş akdinin sona ermesinden sonrası için rekabet yasağının düzenlenmiş olması nedeniyle, iş akdinin sona erdiği 01/12/2014 tarihi itibariyle somut uyuşmazlıkta 6098 Sayılı TBK'nın rekabet yasağı sözleşmesine ilişkin 444 ve 445. maddelerinin tatbiki gerekmektedir.Rekabet yasağı sözleşmesinin geçerli olabilmesi için, işveren tarafından sözleşmenin haklı nedenle fesih edilmiş olması veya ayrılan işçi tarafından haksız olarak feshedilmemiş olması, davalı işçinin iş akdinin devamı sırasında işyerinin önemli müşteri çevresi veya üretim yönünden ticari sırlarına vakıf olabilecek bir pozisyonda çalışmış ve ayrıldıktan sonra yasaklı süre içerisinde rakip bir işyerinde çalışmaya başlaması veya kendisinin bu tür bir faaliyeti icra etmesi, önceki işyerinde edindiği bilgileri yeni işyerinde kullanmasının önceki işverene önemli zarar verebilme ihtimalinin varlığı yeterlidir. TBK 445/2 maddesinde yer alan “Hakim, aşırı nitelikteki rekabet yasağını, bütün durum ve koşulları serbestçe değerlendirmek ve işverenin üstlenmiş olabileceği karşı edimi de hakkaniyete uygun biçimde göz önünde tutmak suretiyle, kapsamı veya süresi bakımından sınırlayabilir” şeklindeki düzenlemede, rekabet yasağına ilişkin hüküm karşısında şayet işverenin de bir karşı edim yüklenmiş olması halinde, rekabet yasağının aşırı hükümlerinin süre ve coğrafi alan bakımından sınırlanmasında sadece hakime takdir yetkisi verilmiş olup, işveren tarafından böyle bir karşı edimin yüklenilmemiş olması halinde rekabet yasağı sözleşmesinin geçersiz olacağı anlamına gelmeyecektir. TBK 445. maddesi uyarınca rekabet yasağının, işçinin ekonomik geleceğini tehlikeye düşürecek biçimde yer, zaman ve konu bakımından hakkaniyete uygun olmayan sınırlamalar içermesi halinde rekabet yasağı hükmünün geçerli olmayacağı TBK 445/2 maddesinde ise hakimin aşırı nitelikteki rekabet yasağını, bütün durum ve koşulları serbestçe değerlendirmek ve işverenin üstlendiği karşı edimi de hakkaniyete uygun biçimde göz önünde tutmak suretiyle kapsam ve süre bakımından sınırlandırabileceği düzenlenmiştir.
Davalının --------- hizmet döküm cetveli incelendiğinde davacıda 12.10.2021 ile 28.09.2023 tarihleri arasında çalıştığı anlaşılmıştır. İş akdi ile -------- kod ile yani istifa ile davalı tarafından feshedilmiştir. Taraflar arasındaki sözleşmenin 9-4 maddesine göre fesihten itibaren 12 ay içerisinde -------- bölgesi, --------- bölgesi, ---------- bölgesi, -------- bölgesi, -------- bölgesinde davalı tarafından aynı iş kolunda çalışamayacağı düzenlenmiştir. Sözleşmenin 10. Maddesinde ise davalının aynı iş kolunda çalışması halinde son brüt ücretinin 12 katı tutarında cezai şart düzenlenmiştir. Davacı tarafından cezai şart koşullarının oluştuğu iddia edilmiş, davalı tarafından ise iş akdinin davacı sebebiyle sona erdiği, yeni iş yerinde aynı pozisyonda çalışmadığı, davacıda çalışırken ticari sırlara vakıf olmadığı gerekçeleriyle davanın reddi savunulmuştur.Yine davalının ---------- hizmet dökümü incelendiğinde davalının 02.10.2023 tarihinde dava dışı ---------- Şti'de çalışmaya başladığı sabittir. --------- müzekkere yazılarak hem davacının hem de dava dışı şirketin faaliyet konularının mahkememize gönderilmesi istenilmiş ve gelen cevabi yazı dosya arasına alınmıştır. Mahkememizce taraflara tanıklarını bildirmeleri için süre verilmiş ve tarafların tanıkları dinlenmiştir. Tanıkların dinlenmesi akabinde dosya bilirkişiye tevdii edilmiş, 15.04.2025 tarihli rapor dosya arasına alınmıştır.Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde davacı ile davalı arasında belirsiz süreli iş sözleşmesi olduğu, davalının teknik ressam olarak davacıda çalıştığı, TBK'nin 444/1 maddesi uyarınca rekabet sözleşmesinin yazılı olması gerektiği, somut olayda ise yazılı olduğu yani şekil şartının sağlandığı, TBK'nin 445/1 maddesinde rekabet yasağında süre olması gerektiğinin düzenlendiği, somut olayda ise aralarındaki sözleşme uyarınca 12 aylık süre sınırı olduğu, dolayısıyla bu şartın da sağlandığı, her ne kadar yetki bakımından sınırlama geniş olsa da dava dışı şirket ile davacı şirketin --------- olduğu, bu sebeple yetki bakımından sınırlanma anlamında da şartın sağlandığı anlaşılmış ise de davalı davacıda teknik ressam olarak çalışırken dava dışı şirket olan ------------ Şti'de teknik planlama uzmanı olarak çalıştığı, yani farklı görevlerde çalıştığı, müşteri çevresine erişme ihtimalinin düşük olduğu, TBK'nin 444/2 maddesinde belirtilen "önemli ölçüde zarar verme ihtimali" şartının sağlanmadığı anlaşıldığından koşulları oluşmayan davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın reddine,
2-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 187,80-TL eksik harcın davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 1.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Dava şartı olan arabuluculuk görüşmeleri neticesinde ---------- Arabuluculuk Bürosu'nun ------------ sayılı dosyasında takdir edilen 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,
6-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nun 333. maddesi uyarınca resen yatırana İADESİNE,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı miktar itibari ile KESİN olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 24/06/2025

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim