Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2023/947
2025/106
11 Şubat 2025
T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/947 Esas
KARAR NO: 2025/106
DAVA: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 21/12/2023
KARAR TARİHİ: 11/02/2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı tarafça, müvekkilim hakkında, 07/11/2021 vade tarihli, ----------- senet numaralı, 19.174,44-TL bedelli senede dayanarak --------- İcra Dairesinde ----------- Esas numaralı icra takibi başlatıldığını, davacı kendi halinde hayatını sürdüren ve bugüne dek karakol yüzü dahi görmemiş biri olarak işbu icra takibinin muhatabı olarak kendisine ulaşan tebligattan sonra yasal süre içerisinde icra takibine karşı herhangi bir itirazda bulunmamış, icra takibi de davalı tarafça kesinleştirildiğini, davalı taraf bununla da kalmamış davacının tek gelir kaynağı olan 7.500,00-TL tutarındaki emekli maaşının 1/4'üne, ailesinden miras kalan ata toprakları olan ---------- üç adet bahçeye, müvekkile ait ve halihazırda ikamet ettiği, ----------- bulunan bodrum kattaki dairesine haciz koydurduğunu, davacının, ihtilafa konu bahsi geçen senetle yahut davalı firmayla hiçbir organik yahut hukuki bağı olmadığını, dolayısıyla davalı firmaya böyle bir borcu bulunmadığını, davacının, davalı firmaya herhangi bir borcu olmadığının tespiti ve haliyle huzurdaki ihtilafa konu olan, müvekkil aleyhine --------- İcra Dairesinin ---------- Esas sayılı takibinin iptaline karar verilmesini talep ettiklerini beyan etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı, ---------İcra Dairesinin ---------- esas sayılı dosyasında başlatılan icra takibine karşı takibe dayanak senet üzerindeki imzanın kendisine ait olmadığını bu nedenle icra takibine, imzaya borca ve tüm ferilerine karşı itirazda bulunduğunu, yapılacak inceleme sonucunda imzanın davacıya ait olmadığının tespit edilmesi durumunda ise takibe konu senetler bakımından bir dolandırıcılık vakasının olduğu ortaya çıkmış olacağını, her gün bu şubelerden yapılan yüzlerce alışverişin önemli bir kısmı bu nev’i senetlerle ödendiğini, bu akış içerisinde müvekkil firma yetkililerinin imza kontrolü ve denetlemesi yapmaları kendilerinden beklenemeyeceğini, takdir edilir ki bu yetkililer grafoloji uzmanı olmadıkları gibi, ilgili belgelerin kendilerine ibrazı halinde karşısındaki şahsın imzayı atması gereken gerçek kişi olduğuna inanmak durumunda olduklarını, bu konuda yapacakları incelemenin oldukça sathi bir inceleme olacağının malum olduğunu, bunun gibi müvekkil firmamızdan sahte kimlikle alışverişler yapıldığı, sahte imzalarla senetler tanzim edildiği de ne yazık ki çok sık rastlanan bir durum olduğunu, şayet imzalar davacıya ait değil ise bu noktada davalının da mağdur edildiği, sahte kimlikle alışveriş yapılarak kandırıldığı açık olduğunu, davalının kendini ... olarak tanıtan şahsın imzalarına istinaden aynı adlı şahsa ürün teslimi yaptığını, kendini bu şekilde tanıtan her kim ise ondan alacağını temin edememiş bu nedenle zarara uğradığını, bu noktada üzerine düşen bütün dikkat ve özen yükümlülüğüne mutabık hareket eden davalının ağır kusur ve kast meyanında “kötü niyetli takip/haksız icra”dan kaynaklanan bir mesuliyeti bulunmadığını, buradan da görüleceği üzere -varsa- dolandırıcılık suçunu işleyen şahıs, davalıdan 19.174,44-TL değerinde alışveriş yapmış olup, ürünleri teslim eden davalının karşılığını alamadığını, bu meyanda imzanın davacıya ait çıkması halinde icra inkar tazminatına ve para cezasına hükmedilmesine, aksi takdirde davalının kendisine sunulan kimlik ve sair evraklar neticesinde dolandırılmış olması ve halihazırda alacağını tahsil edememekten kaynaklanan zararı bulunması nedeni ile kusursuzluğu ve iyi niyetinin nazar-ı itibara alınması hukuk ve adaletin muktezası olduğunu, davacının kabul ettiği üzerehak düşürücü süre içerisinde icra dairesine imza itirazında bulunmaması nedeniyle menfi tespit davası açma yoluna gittiğini, işbu davanın açılmasında müvekkil şirketin kusuru olmayıp davacının kendisi sebebiyet verdiğini ve davanın reddini talep ettiklerini beyan etmiştir. Mahkememizce alınan 25/10/2024 tarihli bilirkişi raporunda bilirkişi; İnceleme konusu 07/10/2021 düzenlenme 07/11/2021 vade tarihli borçlusu ... alacaklısı ---------- Şti olan ----------- nolu 19.174,44 TL bedelli --------- antetli senette ... adına atfen atılı imzaların mukayese imzalara kıyasen imzanın başlangıç ve bitiriliş şekli gövde yapılanması, istif, işleklik, eğim, doğrultu, kalem yürütme alışkanlıkları bakımından aralarında ilgi ve irtibat tespit edilmediğinden söz konusu imzaların ... eli ürünü olmadığı yönündeki görüş ve kanaatlerini rapor olarak mahkememize sunmuştur.
İNCELEME VE GEREKÇE:Eldeki dava, kambiyo senedindeki imzanın inkarına dayalı menfi tespit davasıdır.İşbu davanın konusu ---------- İcra --------- esas sayılı dosyasında takip konusu edilen ----------- senet numaralı 07/10/2021 düzenleme tarihli, 07/11/2021 vade tarihli, 19.174,44 TL bedelli, keşidecisi davacı ... olan, lehdarı ise davalı --------- Şti olan bonodur.Davacı tarafça, yukarıda belirtilen bonoya istinaden davacı hakkında kambiyo senedine istinaden icra takibi başlatıldığını, takibe konu bonodaki imzanın davacıya ait olmadığı iddia edilmiş, davalı tarafından ise davaya konu bonoya ilişkin malların davacıya teslim edildiğini ancak buna rağmen karşılığını alamadığını savunulmuştur. Her ne kadar davacı vekili tarafından dava değeri 40.651,56 TL olarak belirtilmiş ise de dava dilekçesi incelendiğinde davaya konu senet yönünden menfi tespit talep ettiği anlaşılmakla dava değerinin senet bedeli olan 19.174,44 TL olduğu anlaşılmıştır.Kural olarak, imzası inkar edilmeyen senetlere karşı açılan menfi tespit davasında ispat yükü davacı borçludadır. Ancak senetteki imzanın borçluya ait olduğunu ispat külfeti senet elinde olup, takibe başlayan ve imzasının borçluya ait olduğunu iddia eden alacaklıya aittir. Kambiyo senetlerinde imzada sahtecilik mutlak defilerden olup, borçlu olunmadığı iddiası çeki elinde bulunduran herkese karşı ileri sürülebilir.Davacıya ait samimi imza örnekleri ilgili kurumlardan celp edilmiş, davacı asile davaya konu bono 14.05.2024 tarihli celsede gösterilmesi üzerine davacı asil tarafından imza inkar edilmiş ve davacı asilin imza örnekleri alınmıştır.Yukarıda da belirtildiği üzere ispat yükü davalı üzerinde olduğundan grafolog bilirkişiye takdir edilen ücretin yatırılması için 11.10.2024 tarihli ara karar ile davalı tarafa usulüne uygun ve kesin süre verilmiş, davalı tarafça verilen süre içerisinde delil avansı yatırılmıştır. Bunun üzerine mahkememizce dosya alanında uzman grafolog bilirkişiye tevdii edilmiş ve 22.10.2024 tarihli rapor dosya arasına alınmıştır. Mezkur raporun bilimsel ve denetime elverişli olduğu değerlendirilerek rapordaki saptamalara itibaren edilerek davaya konu bonodaki imzanın davacıya ait olmadığı kanaatine varılmıştır.Tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirildiğinde davaya konu ----------- senet numaralı 07/10/2021 düzenleme tarihli, 07/11/2021 vade tarihli, 19.174,44 TL bedelli, keşidecisi davacı ... olan, lehdarı ise davalı ---------- Şti olan bonodaki imzanın davacıya ait olmadığı anlaşıldığından davanın kabulüne, davalının kötü niyetli olduğuna dair dosya kapsamında bilgi ya da belge bulunmadığından kötü niyet tazminatı talebinin reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın kısmen kabulü ile davacının, keşidecisi ... olan, lehdarı ise davalı ---------- Şti olan, ----------- senet numaralı 07/10/2021 düzenleme tarihli, 07/11/2021 vade tarihli, 19.174,44 TL bedelli bono yönünden borçlu olmadığının tespitine,
2-Davacının kötüniyet tazminatı talebinin reddine,
3-Harçlar kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 1.309,81-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 694,23-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 615,58-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan; 269,85-TL Başvuru Harcı, 694,23-TL Peşin nisbi Harcı, 157,50-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar olmak üzere toplam 1.121,58TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Dava şartı olan arabuluculuk görüşmeleri neticesinde ---------- Arabuluculuk Bürosu'nun ----------- sayılı dosyasında takdir edilen 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 19.174,44-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nun 333. maddesi uyarınca resen yatırana İADESİNE,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı miktar itibari ile KESİN olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 11/02/2025
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.