mahkeme 2023/907 E. 2024/299 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2023/907
2024/299
16 Nisan 2024
T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/907 Esas
KARAR NO: 2024/299
DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 06/12/2023
KARAR TARİHİ: 16/04/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkiline ait olduğu iddia edilen --------- plakalı araç 19/05/2023 tarihinde park halinde ilen davalı şirketin maliki, davalı -------- sürücüsü olduğu iddia edilen -------- plakalı aracın geri gelirken müvekkil aracına çarptığını ve kazada %100 kusurlu olduğunu, müvekkilinin aracının personel servis taşımacılığında ticari araç olarak kullanıldığını ve kaza sonrasına ağır hasara uğradığını, aracın onarımı için servise götürüldüğünü ve 30 gün boyunca aracın serviste onarım gördüğünü, dolayısıyla müvekkilinin 30 gün boyunca aracını kiralayamamış ve kazanç kaybına uğramış olduğunu, müvekkilinin zorunlu giderleri düştükten sonra aylık ortalama gelirinin 100.000,00TL ile 120.000,00TL arasında olduğunu, müvekkilinin kaza sebebi ile uğradığı zararının bilirkişilerce tespit edilmesi gerektiğini, arabuluculuk görüşmelerinin neticesiz kaldığını ve bu nedenle; davanın kabulü ile 19/05/2023 tarihinde gerçekleştiği iddia edilen kazada müvekkiline ait olduğu iddia edilen -------- plakalı ticari araca, davalıların maliki ve sürücüsü olduğu iddia edilen -------- plakalı ticari aracın %100 kusuru bir şekilde çarparak müvekkilinin aracının tamirde kaldığı 30 günlük sürede uğramış olduğu iddia edilen zarardan şimdilik 100,00TL kazanç kaybı tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile müvekkiline ödenmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı -------- Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin ------- plakalı aracın maliki olduğunu, kaza tespit tutanağına göre müvekkiline ait araç sürücüsünün asli kusurlu olması tespitine itiraz ettiklerini ve keşif yapılmasını talep ettiklerini, davacının kazanç kaybı iddiasını kabul etmediklerini ve davacı tarafa ait aracın ne amaçla kullanıldığını ispatlaması gerektiğini, davacı tarafça aracın 30 gün boyunca onarımının yapıldığını belirtmiş ise de hasar resimlerinden aracın daha kısa bir süre de onarımının yapılabileceğini ve hasar boyutuna göre makul onarım süresinin dikkate alınması gerektiğini, davacı tarafça aracın aylık kazancına ilişkin somut delil sunulmadığını, aracın tamir süresi ve günlük kazancının ilgili kurumlarca araştırılarak belirlenmesi gerektiğini, ayrıca davacı taraf aracının sigortalı olduğuna göre kendisine tamir süresi içerisinde ikame araç verileceğinden işlerinin kesintiye uğramayacağını ve kazanç kaybı da oluşmayacağını, bu nedenlerle, maddi dayanağı bulunmayan usul ve yasaya uygun düşmeyen davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinini davacı taraftan tahmiline karar verilmesini beyan ve talep etmiştir. Davalı -------- dava dilekçesi ve tensip zaptının usule uygun olarak tebliğ edildiği ancak davaya cevap dilekçesi sunmadığı anlaşıldı.
İNCELEME VE GEREKÇE: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4.maddesinde hangi işlerin ticari dava olarak nitelendirilecekleri belirlendikten sonra, anılan Kanunun 5.maddesinde Ticaret Mahkemeleri'nin kuruluşu ve hangi mahkemelerin Ticaret Mahkemesi sıfatıyla bakacağı belirlendikten sonra Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu belirtilmiştir. Ticari davalar, mutlak ticari davalar, nisbi ticari davalar, yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç grubta toplamak mümkündür. Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır. Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi, hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira; Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez. Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür. Somut olayda, dava konusunun mutlak ticari davalardan olmadığı, yaptırılan araştırmaya göre dava tarihinde davacının tacir kaydının bulunmadığı, -------- Vergi Dairesi Müdürlüğünün 26/12/2023 tarihli yazısına göre işletme hesabına göre defter tuttuğu, gelirin de VUK 177' nci maddesinde belirtilen tutarın altında kaldığı, davaya konu aracın ticari kullanım amacına tahsisli olması davanın niteliğini ticari dava niteliğine sokmak için yeterli olmayıp, davacının da tacir olması gerektiği, bu nedenle davanın nispi ticari dava niteliğinde de bulunmadığı, anlaşılmakla uyuşmazlığın Asliye Hukuk Mahkemesinde görülerek çözümlenmesi gerektiğinden mahkememizce görevsizlik kararı verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-HMK'nun 114/1-c maddesindeki dava şartı yokluğundan aynı yasanın 115/2 maddesi gereğince davanın usulden reddine davanın usûlden reddine,
2-HMK.'nun 20.maddesi uyarınca, iş bu kararın kesinleştiği tarihten itibaren iki haftalık süre içerisinde başvuru halinde, dava dosyasının görevli-------- Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
3-HMK.'nun 331/2 maddesi uyarınca yargılama giderlerinin görevli mahkemece değerlendirilmesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğundan kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 16/04/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.