mahkeme 2022/267 E. 2024/296 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2022/267
2024/296
4 Nisan 2024
T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2022/267 Esas
KARAR NO: 2024/296
DAVA: Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 21/01/2014
KARAR TARİHİ: 04/04/2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalıya bağlı olarak 11.06,2011 tarihinden itibaren sözleşmesinin feshedildiği 21.11.2013 tarihine kadar Genel Müdür olarak çalıştığını, davalı şirketin merkez birimini ------- nakletmek istediğini, maliyet açısından müvekkilinden daha düşük ücretle istihdam edebilecekleri bir çalışanı aradıklarını beyanla anlaşarak ayrılmak konusunda niyetlerini bildirdiklerini, bu doğrultuda 28.10.2013 tarihli teklif mektubu ve e-posta ile iş sözleşmesinin karşılıklı anlaşmaya dayalı olarak feshini yönelik anlaşma metnini gönderdiklerini, tarafların iş bu ikale sözleşmesinin şartları konusunda uzlaşmaya varmaya yönelik bir çok yazışma yaptıklarını, ancak davacının sözleşmede mevcut şartlar doğrultusunda hukuki itirazları üzerine davalı şirketin 15.11.2013 tarihli e-posta ile daha önce hiçbir surette gündeme gelmemiş olan birçok asılsız iddia ve ithamları kapsayan savunma talebinde bulunduğunu, savunma istemli e-postaya müvekkili tarafından ayrıntılı olarak cevap verildiğini, savunma konusu ithamların çalışma süresi boyunca gündeme getirilmemiş olduğunu, müvekkilinin savunmasının değerlendirilmeden 21.11.2013 tarihli fesih bildirimi ile 4857 sayılı İş Kanununun 25/2 maddesi uyarınca iş sözleşmesinin fesih edildiğinin bildirildiğini, 21.11.2013 tarihli fesih bildiriminde belirtilen fesih sebeplerinin gerçeğiyansıtmadığını kanıtladığını, müvekkilinin son brüt ücretinin aylık 27.000,00 TL olduğunu, yanı sıra davacıya --------- Sigortası yapıldığını ve şirket aracı tahsis edildiğini, bunun dışında davacıya yıllık brüt ücretinin %30'u kadar prim ödemesi yapılmasının sözleşme ile kararlaştırıldığını, davalı şirketin müvekkili davacı ite yaptığı iş sözleşmesi belirlenen ihbar tazminatına ilişkin ücretinin de ödenmediğini, yapılan sözleşme ile 01.08.2012 tarihinden itibaren hem çalışan hem de işveren tarafından altı ay öncesinden yazılı ihbar koşuluna uygun olarak feshedilebileceğinin imza altına alındığını, sözleşmenin 3. Maddesinin son fıkrasında iş sözleşmesinin ilk 3 yıl içerisinde işveren tarafından haklı veya geçerli bir neden olmaksızın sona erdirilmesi halinde işverenin çalışana 6 aylık ücreti tutarında ek tazminat ödeyeceğini, davalı şirketin 2013 yılı temmuz ayı itibariyle müvekkili ile akdettiği sözleşmeye göre enflasyon zammı Ödemesi gerektiğini ancak ödemediğini, davalı şirketin iş sözleşmesinin 4/b maddesinde kararlaştırılan müvekkili davacının yıllık brüt ücretinin %30' u oranında belirlenen bonus ödemesini de yerine getirmediğini, müvekkili davacının sözleşmenin feshi sırasında yıllık ücretli izin hakkı karşılığı ücretlerinin de ödenmediğini, müvekkilinin işten ayrıldığı yıl Kasım ayına ilişkin ödemesinin de eksik yapıldığını ifade ederek müvekkili davacının işe iadesine, çalışmadığı sürelere ilişkin olarak en çok dört aylık ücret ve diğer haklarının davalıdan alınarak davacıya verilmesi gerektiğinin tespitine, işe iade kararına uyulmadığı takdirde 8 aylık ücreti tutarında tazminatın ödenmesi gereğinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesinin konu kısmı ile sonuç kısmının birbiriyle çelişmekte olduğunu, HMK hükümlerine ve usule aykın dilekçenin kabulünün mümkün olmadığın, davanın şimdilik' kaydıyla açıldığını, HMK' nın 107. Maddesi gereğince dava konusu talepler açısından bu şekilde dava açılmasının mümkün olmadığını, fazlaya ilişkin hakların saklı tutulduğuna dair ifade de yer almadığından bu haklardan feragat edildiğinin anlaşıldığını, HMK hükümlerine aykırı açılmış olan davanın reddinin gerektiğini, dava dilekçesinin eksiklerle dolu olduğunu ve bu eksiklikler tamamlanmadan davaya devam edilmesinin usule aykırı olduğunu, dava dilekçesinde belirtilen hiçbir ekin taraflarına tebliğ edilmediğini, iş akdinin müvekkili şirket tarafından sona erdirilmediğini, bu sebeple kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve altı aylık ücret tutarında tazminat talep etme hakkının bulunmadığını, davacı tarafın iddiasının aksine irade beyanını açıklayanın davacı olduğunu, müvekkil şirketinde bu irade beyanı doğrultusunda hareket ettiğini, iş akdinin müvekkili şirket tarafından tek taraflı olarak sona erdirilmediğini, davacının 14-15 Ağustos 2013 tarihlerinde müvekkili şirketin yönetim kurulu üyelerine şirkette başarılı bir gelecek görmediği için daha fazla çalışmak istemediğini, Nisan 2013' den beri enerjisini işe veremediğini ve eğer önceki dönemdeki gibî işe konsantre olabilseydi sonuçların biraz daha iyi olabilecek olduğunu söylediğini, müvekkili şirkete çalışmak istemediğini ifade ederek fesih iradesini açıkladığını, davacının kendi yerine aday bulunabilmesi için girişimlerde bulunduğunu, bu konuda şirket yönetim kurulu üyesine gerek sözlü gerekse mail yoluyla önerilerde bulunduğunu, marketteki sıkıntılar nedeniyle motivasyonunu kaybettiğini, kendisinin daha zorlu fırsatlar aradığını, müvekkili şirketin yeni bir genel müdür buluncaya kadar görevi başında kalacağına söz verdiğini açıkça beyan ettiğini, davacının gerek yaptığı iş görüşmeleri ve gerekse de ------- ki doktora başvurusu ve yatırım danışmanlık faaliyeti ile iştigal eden şirketlerle Haziran 2013' den beri yaptığı görüşmeler iş ilişkisini bu yönde irade açıklaması Ne sona erdirdiği, artık müvekkili şirket ile bir iş akdi ile bağlı olmadığını ve böyle hissetmediğini, tamamen yeni bir iş buluncaya kadar günlerini geçirdiğini ifade ettiğini, davacının iddiasının aksine müvekkili şirketin şirket merkezini ------- taşıyacakları ve daha düşük maliyetli birisini aradıkları ve anlaşarak sonra erdirme konusunda bir beyanlarının bulunmadığını, davacının enflasyon zammı alacağını bulunmadığını, davacının şirket yönetim kurulu üyeleri ile yaptığı görüşmede tüm şirket çalışanlarının maaş zamlannın Ocak 2014'e ertelenmesini öngördüğünü ifade ettiğini ve bu nedenle de maaş zammının kimseye uygulanmadığını, davacının tüm çalışanlar için verdiği kararı kendi lehine farklı uygulatmaya çalışmasını anlamanın mümkün olmadığını, davacı tarafın herhangi bir bonus alacağı bulunmadığını, davacı tarafın da bildiği gibi iş sözleşmesinde yer alan ve bonus ödemesi yapılması için davacının ------- kılavuzu doğrultusunda hedeflerini tutturması gerektiğini, ve belirtilen hedefin tutturulmadığını, davacının yıllık ücretli izin alacağının bulunmadığını, davacıya izin alacağının tümüyle ödendiğini, davacının herhangi bir ücret alacağının bulunmadığını, kasım ayına ilişkin 20 günlük ücretinin şirkete olan borcu düşürülerek kendisine 3 Aralık 2014 tarihinde ödendiğini, davacının iş akdi ve eki niteliğinde İyeri iç yönetmeliğinde, görev tanımında belirtilen yükümlülüklerini yerine getirmediğini ifade ederek davanın usul ve esas açısından reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE: Dava, hukuki niteliği itibari ile; alacak davasıdır.Davanın safahatı incelendiğinde, ------- Sayılı ilamı ile somut uyuşmazlıkta davacının davalı işletmede genel müdür sıfatı ile işveren vekili olması nedeniyle şirketi temsil ve yönetime yetkili olduğundan işçi sayılamayacağı gerekçesiyle görevsizlik kararı verildiği, iş bu kararın taraflarca istinaf edilmemesi üzerine kesinleştiği akabinde davanın mahkememize tevzi edildiği, mahkememizce yapılan yargılama neticesinde 09/03/2021 tarih ve ------- E.; -------- K. Sayılı ilam karşı görevsizlik kararı verildiği, yargı yerinin belirlenmesi için dosyanın gönderildiği --------- Sayılı ilamı ile özetle, anonim şirket genel müdürlerinin iş görme edimini yerine getirmemiş olmaması halinde, şirket yönetim kurulu üyeleri ile aynı hükümlere tabi tutularak sorumlu olacağı, işçi sayılamayacağı dolayısıyla uyuşmazlığı çözmekle görevli mahkemenin Ticaret Mahkemesi olduğunu belirterek dosyanın yeniden mahkememize gönderilmesine karar verildiği anlaşılmıştır.Önceki aşamalarda yapılan usul işlemleri incelendiğinde, görevsizlik kararı öncesi İş Mahkemesince alınan rapor içerikleri ile Mahkememizce alınan rapor içeriklerinin davacının alacak hakkının kapsamı ve miktarı hususlarında çelişkiler içerdiği bu anlamı ile hüküm kurmaya elverişli olmadığı kaldı ki İstinaf ilamı uyarınca taraflar arasındaki ilişkinin hizmet sözleşmesi yani bağlı çalışma kapsamında işçi-işveren ilişkisi olarak değil vekalet sözleşmesi hükümleri dikkate alınarak incelenmesi gerektiği, davacının şirketin genel müdürü olması dolayısıyla TTK m.394 hükmünde belirtilen belirtilen mali haklar yönünden, işçilik hukukundan ayrı olarak, davacının görev yaptığı dönemde, şirketin işlem hacmi, kârlılık durumu, davacının fiilen icra ettiği faaliyetler de dikkate alınarak değerlendirme yapmak suretiyle rapor tanziminin gerektiği ancak dosyada bu anlamda gerekli incelemenin de yapılmadığı anlaşıldığından davacının iş bu davadaki talepleri ve ıslah dilekçesi (İş Mahkemesine sunulan bila tarihli dilekçe ile dava değerinin 209.790,00 TL'ye çıkarıldığı dilekçe içeriğinde -ki alacak kalemleri kapsamında) davalı şirketten alacağının bulunup bulunmadığı hususunda HMK m.266 hükmü gereğince oluşturulan heyetçe bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş, duruşmada hazır olan davacı vekiline aksi halin sonuçları hatırlatılmak suretiyle bilirkişi delil avansının mahkeme veznesine yatırılması için HMK m.94 hükmü gereğince kesin süre verilmiş ancak verilen süre içerisinde delil avansının yatırılmadığı görülmüş, davacı vekili duruşmada sunmuş olduğu beyanında özetle toplanan delillerin ve alınan bilirkişi raporlarının hüküm kurmaya elverişli olduğunu yeniden inceleme yapılmasına gerek olmadığını bu nedenle delil avansını yatırmayacaklarını beyan etmiş davalı vekili de HMK m.324/II hükmü gereğince delil avansını yatırmak istemediğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davacının davalı şirkette genel müdürü sıfatı ile çalıştığı, taraflar arasındaki sözleşmenin haksız feshedildiğini belirterek işçilik alacaklarının tahsili için huzurdaki davayı açtığı, TTK m.342 hükmünde, anonim şirket genel müdürlerinin iş görme edimini yerine getirmemiş olmaması halinde şirket yönetim kurulu üyeleri ile aynı hükümlere tabi tutularak sorumlu olacağının kabul edildiği, emsal içtihatlar uyarınca yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğunun TTK m.320 ve TTK m.336 maddelerine göre belirleneceği ve şirket yönetim kurulu üyeleri ile şirket arasında bir vekalet sözleşmesi ilişkisi bulunduğu ve üyelerin şirkete karşı vekil sıfatı ile sorumlu olacağı ve alacak iddiasının bu kapsamda irdelenmesi gerektiği, her ne kadar görevsizlik kararı verilen İş Mahkemesi ve sonrasında mahkememizce bilirkişi raporları alınmış ise de söz konusu raporların bu kapsamda hazırlanmadığı dolayısıyla hüküm kurmaya elverişli olmadığı, yukarıda anılan hükümler ve emsal içtihatlar kapsamında teknik inceleme yapılması ve davacı alacağının hesaplanması gerektiği, bu kapsamda davalı şirketin 2011-2013 yıllar genel kurul kararlarının ve iş sözleşmesi ekinde bulunan -------- klavuzunun da incelenerek belirtilen usuller doğrultusunda oluşturulacak bilirkişi heyeti tarafından inceleme yapılması ve rapor tanziminin gerektiği, HMK m.94 hükmü gereğince sonuçları hatırlatılmak suretiyle yapılan ihtarata rağmen bilirkişi incelemesine ilişkin delil avansının davacı vekili tarafından süresi içerisinde yatırılmadığı, ispat yükünün davacı tarafta olduğu, davacının bilirkişi incelemesi için gerekli ücreti yatırmaması, davalının da HMK m.324/II hükmü uyarınca bilirkişi ücretini yatırmayacağını beyan etmesi sebebiyle davacının iddiasını kanıtlayamadığı kanaatine varılmakla ispatlanamayan davanın REDDİNE dair karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-İspatlanamayan davanın reddine,
2-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 427,60-TL harcın mahsubu ile fazladan alınan 3.394,50-TL'nin yatıran tarafa iadesine,
3-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 35.568,00-TL nisbi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Davacı tarafça yatırılan ancak sarf olunmayan gider avansının karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,
İlişkin olarak taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 04/04/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.