Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2021/778

Karar No

2025/107

Karar Tarihi

11 Şubat 2025

T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2021/778 Esas
KARAR NO: 2025/107
DAVA: Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235))
DAVA TARİHİ: 27/01/2020
KARAR TARİHİ: 11/02/2025

Mahkememizde görülmekte olan Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalılar ile müvekkili şirket arasında akdedilen sözleşme ile Posta Kanunu’nun 2,10,16. maddelerine dayanılarak posta tekeli dışında kalan gönderilerin işlenmesi, taşınması ve dağıtımının yapılması işi davalı şirketlere ihale edildiğini, söz konusu işte çalışan davalı Şirketler çalışanı --------vekili tarafından müvekkilinin iş akdinin feshi akabinde kendisine işçilik alacakları ödenmediğinden bahisle Şirketimiz aleyhine ---------- E. sayılı dosyası üzerinden dava açıldığını, açılan dava neticesinde verilen 19.09.2017 tarih ve --------E., --------- K. sayılı kararla davanın kabulü ile müvekkili Şirketten davacı ---------- talepleri doğrultusunda alacaklarının tahsiline karar verildiğini, mahkeme kararının ---------- sayılı ilamı ile onanarak kesinleştiğini, Mahkeme kararının icraya konulması nedeniyle Müvekkili Şirkete ---------- İcra Müdürlüğünün ---------- sayılı dosyası üzerinden gönderilen icra emri gereği icra dosyasına 30.10.2019 tarihinde makbuzla 52.402,88.-TL yatırıldığını, ----------- İş Mahkemesinin vermiş olduğu kararda işçilik alacaklarının müvekkili Şirketten tahsiline karar verilmişse de müvekkili kuruluş ve davalı şirketler arasında posta tekeli dışında kalan gönderilerin işlenmesi, taşınması ve dağıtımı işine ilişkin olarak akdedilen sözleşmelerin “Diğer Hususlar” başlıklı maddesi ile sözleşme eki İdari Şartnamenin ilgili maddelerinde “elemanların İş Kanunu ve diğer kanunlardan doğan haklarından müteahhit sorumludur” hükmü mevcut olduğunu, dolayısı ile davalı şirketler ile akdedilen sözleşme hükmüne göre müvekkili idareye karşı davalı şirketler işçi alacaklarından dolayı sorumlu olduğunu, müvekkilinin yasal olarak davalılara rücu yoluyla başvuru hakkı bulunduğunu, her davalının işçiyi şirketlerinde çalıştırdıkları dönemlere ait işçilik alacaklarına dair müvekkili tarafından yapılan ödemelere ilişkin müvekkili şirketin rücuen alacak hakkı bulunduğunu, ----------- İcra Müdürlüğünün ------------- sayılı dosyası, Ödeme Makbuzu, davalı şirketler ile müvekkili idare arasında akdedilen sözleşmeler, bilirkişi incelemesi ve diğer yasal deliller ile fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 52.402,88.-TL’nin ödeme tarihi olan 30.10.2019’dan itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalılardan tahsiline, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalılara tahmiline karar verilmesini talep ettiği görülmüştür. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müflis şirketin --------- esas sayılı dosyasından 22.06.2016 günü saat 16:57’den itibaren iflasına karar verildiğini, iflas işlemleri ---------icra ve İflas Müdürlüğü’nün ---------- iflas dosyası ile ADİ TASFİYE olarak devam etmekte olduğunu. Müflis şirket hakkında verilen iflas kararı henüz kesinleşmemiş olup ikinci alacaklılar toplantısı yapılamadığını, Alacağın varlığını kabul etmemekle birlikte davacı yanın dava dilekçesinde talep ettiği tüm talepleri yönünden zamanaşımı itirazında bulunduklarını... Zamanaşımına uğrayan tüm taleplerin zamanaşımından reddi gerektiğini, Davanın yetkisiz mahkemede açılodığını, bu nedenle yetki itirazında bulunduklanrını,davalı müflis şirketin iflas tarihinden önceki son adresi "---------- Mah. ---------- Cad. No:--------- ----------".'dir. Bu nedenle dosyanın yetkili --------- Asliye Ticaret Mahkemelerine gönderilmesi gerekmekte olduğunu,... Yine asıl işverenin davacı şirket olduğunu. İşçilerin çalışma şartları, işe alınıp çıkarılmaları ve denetim gözetimin davacı firma tarafından yapılıyor oluşu, taşeron firmalar değişsede işçilerin çalışmaya devam etmesi nedeniyle işçilik haklarından sorumluluk davacı firmada olduğunu. Dava dışı 3. kişinin işten çıkarılmasında müvekkil şirketin yetkisi ve kusuru olmadığını. Müvekkil şirketin kusuru ve yetkisi olmadığı için müvekkil şirkete sorumluluk yüklenemeyeceğini,... 3. şahsın müflis şirkette çalıştığını kabul anlamına gelmemekle birlikte 3. kişinin hangi tarihler arasında hangi firmada çalıştığı, ne zaman işten ayrıldığı, son işverenin kim olduğu, yapılan ödemelerin hangi sebepler-kalemler için yapıldığı, imzalandığı iddia edilen sözleşmeler ve diğer bilgilerin belirtilmesi gerekmekte olduğunu, ... İhale idari şartnamesinde teklif fiyata dahil olan giderler başlığı altında işçilerin sadece aylık ücretleri, K.İ.K. payı, vergilerin teklif fiyatın içerisinde olduğu ifade edilmiştir. Dolayısı ile teklif fiyatın içerisinde işçilere ödenecek kıdem tazminatı ve diğer işçilik alacakları yer almamakta olduğunu, Teklif fiyatın içerisinde yer almayan bir bedelin müvekkil şirketten rücu yolu ile istenmesi talebi hukuki dayanaktan yoksun olduğunu,... Sayın Mahkeme aksi kanaatte olsa dahi, müflis şirketin sorumluluğu Borçlar Kanunu 167 uyarınca yalnızca dava dışı işçilerin kendi bünyesinde çalıştığı dönemin yarısı ile sınırlı olacağını, Müflis şirketin kıdem tazminatı ve diğer alacaklarından sorumluluğu yalnızca kendi dönemi ile sınırlı olmak üzere yarı-yarıya sorumluluk şeklinde olabileceğini, Müvekkil şirletin iş bu davaya konu ödemeler nedeniyle sorumluluğu olmadığını. Bu veçhile, müflis şirket aleyhine ikame edilen dava hukuki mesnetten yoksun olup, haksız ve kötü niyetlidir reddi gerektiğini" belirttiği görülmüştür.

İNCELEME VE GEREKÇE:Dava, ödenen işçilik alacaklarının rücuen tahsiline ilişkindir.İşbu dava öncelikle ---------- esas sayılı dosyası ile açılmış, davalı ise dava tarihinden önce iflas ettiğinden davanın türünün kayıt kabul davası olduğundan bahisle davalı yönünden tefrik kararı verilmiş, tefrik üzerine ----------- ile mahkememizin görevli olduğundan bahisle görev sebebiyle davanın usulden reddine karar verilerek dosya mahkememize gönderilmiş ve mahkememizin işbu esasına kaydedilerek yargılamaya devam olunmuştur.Davalı -------- sayılı kararı ile 22.06.2016 tarihi itibariyle iflasına karar verilmiş, ---------- İflas Müdürlüğü'nün ------------ iflas sayılı dosyası üzerinden tasfiye işlemlerine başlanılmıştır.
----------- sayılı kararı ile dava dışı işçi ---------- 9.101,97 TL kıdem, 4.028,78 TL ücret, 2.646,52 TL ihbar, 2.706,36 TL yıllık izin, 8.048,59 TL işe başlatmama tazminatına hükmedildiği, ---------- sayılı ilamı ile istinaf talebinin esastan reddine karar verildiği, kararın kesinleşmesi üzerine ----------- Genel İcra Müdürlüğü'nün ----------- sayılı dosyasında davacı tarafından 30.10.2019 tarihinde 52.402,88 TL ödeme yapıldığı anlaşılmıştır. Dava dışı işçi ---------- 12.06.2015 tarihinde iş akdinin feshedildiği, borcun doğduğu tarihin 12.06.2015 olduğu, davalının ise 22.06.2016 tarihinde iflas ettiği, yani borcun iflas tarihinden önce doğduğu, bu sebeple işbu davanın sıra cetveline itiraz (kayıt kabul) davası olduğu hususunda mahkememizce tereddüt bulunmamaktadır.Her ne kadar dava değeri 52.402,88 TL olarak belirtilmiş ise de işbu dosyanın tefrik kararı ile mahkememize gönderildiği, davacının 21.03.2024 tarihli beyan dilekçesi ile dava değerinin 39.184,95 TL olduğu anlaşılmıştır.Hizmet alım sözleşmeleri; ihale şartları ile belirlenen işin sözleşmede kararlaştırılan bedel ile yapılmasının üstlenildiği sözleşmelerdir. Bu sözleşme türünde yüklenicinin edimi, hizmetin kendi işçisi ile yerine getirilmesi, işverenin edimi ise sözleşme bedelinin ödenmesidir. Sözleşme kapsamında yapılması gereken iş yüklenici işçisi tarafından yerine getirilecektir. İş aktinin yüklenici ile işçi arasında yapıldığı hususu ihtilaflı değildir. ----------- kayıtları da bu hususu doğrulamaktadır. Hizmet alımı tip sözleşmelerinde işverenin, yüklenici tarafından çalıştırılan işçinin ücretinin ödenmesi, sosyal haklarının takibi gibi denetim dışında işçiye karşı bir sorumluluğu yoktur. İşveren ile yüklenicinin İş Kanunu’na göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmasına rağmen rücu ilişkisinde taraflar arasında imzalanan sözleşmenin uygulanması sözleşme hukukunun en temel ilkelerindendir.İşçilik alacakları işveren tarafından ödenen işçinin; yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması hususları nazara alındığında davacı işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekir.Hizmet alım ihaleleri aynı yüklenici tarafından alındığı gibi, değişik yükleniciler tarafından da alınabilmektedir. Bu halde işyeri devri suretiyle işçiler yeni yükleniciye devredildiği için hizmet akitleri kesintiye uğramadan devam etmekte ve işçilik alacakları da bu doğrultuda hesaplanmaktadır. İşçiye ödenen kıdem tazminatı iş sözleşmesinin feshedildiği tarihteki giydirilmiş ücret üzerinden hesaplanmakta olup bu kıdem tazminatının tamamından işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak yükleniciler işverene karşı sorumludurlar.Mahkememizce dosya bilirkişiye tevdii edilmiş, 01.08.2024 tarihli hükme esas alınabilir ve denetime elverişli olduğu anlaşılan rapor dosya arasına alınmıştır. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde son alt işveren olan davalının işe başlatmama ve boşta geçen süre tazminatı ile ihbar tazminatı ve yıllık izin alacağından sorumlu olduğu, kıdem tazminatı yönünden ise dava dışı işçinin davalıda çalıştığı süreye orantılı olarak davalının sorumlu olduğu, sonuç olarak davalının toplam 39.184,95 TL ile sorumlu olduğu anlaşıldığından davanın kabulüne karar verilmiştir. Her ne kadar işbu dava arabuluculuk dava şartına tabi değil ve davacı tarafından davalı yönünden arabuluculuğa başvurulmuş ve arabuluculuk dava şartına tabi olmayan davalarda arabuluculuğa başvurulmamış ise ücretin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına şeklinde hüküm kurulması gerekiyor ise de --------- sayılı kesin nitelikteki karar ile işbu dosya davalısı haricindeki davalılar yönünden arabuluculuk ücretinin alınarak hazineye irat kaydına şeklinde karar verildiği, davacıdan alınabilecek bir ücret kalmadığından arabuluculuk ücreti yönünden değerlendirme yapılmadan aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın kabulü ile 39.184,95 TL'nin ---------İflas Müdürlüğünün ----------- iflas sayılı dosyasında masaya kayıt ve kabulüne,
2-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL harcın mahsubu ile fazladan alınan 279,52-TL'nin yatıran tarafa iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan (yatırılan harçtan iadesine karar verilen harç düşüldükten sonra kalan); 615,40 TL Harç ile 54,40-TL Başvuru Harcı, 4.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 617,50-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar olmak üzere toplam 5.287,30TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 30.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nun 333. maddesi uyarınca resen yatırana İADESİNE,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı miktar itibari ile KESİN olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 11/02/2025

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim