Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2021/516
2024/800
12 Kasım 2024
T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2021/516 Esas
KARAR NO: 2024/800
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 17/09/2014
KARAR TARİHİ: 12/11/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA : Davacı, birleşen dosya davalısı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkili tarafından davacılar aleyhine 09/01/2014 tarihinde --------- İcra Müdürlüğü'nün ---------- esas sayılı icra dosyası ile taraflar arasında imzalanan 01/11/2012 tarihli sözleşmeye dayalı fatura vade farkı alacağından doğan alacaklarının tahsili için icra takibi başlatıldığını, davacıların haksız itirazı üzerine ----------- Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ----------- esas sayılı dosyası ile görülmekte olan dava ile iş bu davanın konusunu aynı ticari sözleşmenin oluşturduğunu belirterek davanın birleştirilmesine karar verilmesini talep etemiştir.
CEVAP : Davalılar birleşen dosya davacıları cevap dilekçesinde özetle: Müvekkili şirketlerin kurduğu adi ortaklıkta davalı arasında ---------- Başkanlığı --------- Hükümet Konağı yapımı işini dış cephe kaplaması üretim ve montajı için 01/11/2012 tarihli sözleşmenin imzalandığını, sözleşme gereğince davalıya iş bedelinin %10'u sözleşme imzalandığında, %80'i malzeme sevkiyatı yapıldığında kalan %10'luk kısmının da montaj tamamlandığında idarenin kabulü halinde ödeneceğinin kararlaştırıldığını, davalıya sözleşmede kararlaştırılan şekilde ödemelerin yapıldığını, davalının işi sözleşmede belirlenen sürede tamamlamadığını, eksik kalan işlerin müvekkiklerince tamamlandığını, davalının eksik işlerinden dolayı yaşanan gecikme neticesinde idare müvekkili şirketlere 102.988,10 TL gecikme cezası uyguladığını, ayrıca 26.635,80 TL kesinti yaptığını belirterek davalının kusuru nedeniyle sebep olduğu KDV dahil 152.956,20 TL zararın müvekkili şirketelere ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE : Dava, hukuki niteliği itibari ile Dava, davacı yüklenici tarafından işverenler aleyhine başlatılan icra takibine itirazın iptali davası ile davalılar olan işverenlerce, yükleniciye karşı, eksik işler nedeniyle idare tarafından kesilen cezaların rücusu amacıyla başlatılan , birleşen dava olarak görülen alacak davasıdır.Davacı karşı davalı ----------, adi ortaklık yapmış olan davalılar ile aralarında ticari ilişki kapsamında ------------ Hükümet Konağının dış cephe kaplaması üretim ve montaj işini üstlendiğini, işin yapıldığını, 35 adet fatura kesip gönderdiğini, davalıların işin bedeli olarak verdikleri çekleri süresinde ödememeleri nedeniyle vade farkı talep ettiğini, davalıların ödemediğini, bunun üzerine icra takibi başlattığını ileri sürerek itirazın iptalini talep etmiştir.---------- Ticaret Sicil Müdürlüğü, ----------- Asliye Ticaret Mahkemesi, ------------ İcra Müdürlüğü'nün ---------- esas sayılı dosyasına yazılan müzekkere cevaplarının dosya içerisine alındığı görüldü. yazılan müzekkerelere cevap verildiği, müzekkere yazı cevaplarının dosya arasına alındığı görüldü.
Dosyamız arasına alınan ---------- İcra Dairesinin ---------- Esas sayılı icra dosyasının yapılan incelemesinde takibin 28/02/2019 tarihinde başlatıldığı davalının süresinde 11/03/2019 tarihinde takibe itiraz ettiği ve takibin durduğu anlaşılmıştır.Davacının; borçlu tarafından yapılan itirazın davacı-alacaklıya tebliğinden itibaren İİK.nun 67.maddesinde belirtilen bir yıllık süre içerisinde mahkememize davayı açtığı anlaşıldığından, açılan davanın süresinde olduğu görülmüştür.Davalardan ---------- inşaat, davacının eksik iş yaptığını, bu konuda -------- Sulh Hukuk Mahkemesinde ---------- D. iş dosyasında tespit yaptırdıklarını, vade farkı istemesine rağmen vade farkı faturası kesmediğini, kötü niyetli olarak yer teslimi yapılmadığını ileri sürdüğünü beyanla davanın reddini talep etmiştirDavaya konu ----------- İcra Müdürlüğü’nün ----------- esas sayılı takip dosyası ile ---------- D. iş dosyası celp edilerek dosyamız arasına konmuştur.Davalı cevap dilekçesi ile sözleşmedeki yetki şartına itiraz etmişse de, tarafların tacir olduğu, yetki sözleşmesi yapabilecekleri, bu nedenle --------- icra müdürlükleri ile mahkemelerinin yetkilendirilmiş olması karşısında yetki itirazı yerinde görülmemiştir.
Birleşen dava bakımından ise, davalı karşı davacılar, davacı karşı davalı ------------ işi zamanında bitirmemesi nedeniyle idare tarafından 102.988,10 TL gecikme cezası kesildiğini, ayrıca idare tarafında eksik işler nedeniyle 26.635,80 TL nesafet kesintilisi yapıldığını, toplamda KDV dahil 152.956,20 TL nin hakedişlerinden düşürüldüğünü, bunda davalının kusurlu olduğunu ileri sürerek alacak talebinde bulunmuştur.Mahkememizden verilen Asıl davanın, kısmen kabul kısmen reddine; takibin 31. 393,74 TL asıl alacak yönünden davalı ---------- Şti. yönünden devamına;vade farkına ilişkin sözleşme ----------- Şti ile yapıldığından, sözleşmede taraf olmayan davalı ------------ Şti.nin takibe itirazının iptali talebinin reddine birleşen davanın ise reddine dair verilen 01/03/2017 tarih ve ----------- Esas ----------- sayılı kararı ------------ sayılı ilamıyla asıl davanın davalı ------------ Şti. bakımından sözleşmede taraf olmadığı gerekçesiyle reddine ve takibin bu şirket yönünden iptaline karar verilmiş ise de, asıl iş sahibi idare ile sözleşmenin ---------- ve ------------ şirketlerinin oluşturduğu adi ortaklık tarafından imzalanmış olması, --------- Şti.'nin unvan değişikliği ile ---------- Şti.'ye dönüşmesi, gerek icra takibine yapılan itirazda gerekse asıl davaya karşı sunulan cevap dilekçesinde ---------- şirketinin sözleşmenin tarafı olmadığına dair bir itirazda bulunmadığı gibi birleşen davada davacı olarak yer alıp aynı sözleşme kapsamında davacı-b.davalı ------------ tazminat talebinde bulunması hususları bir arada değerlendirildiğinde, davalı-b.davacı ----------- Şti.'nin de davaya konu sözleşmenin tarafı olduğu hususunun ihtilasız bulunduğu, bu nedenle bu şirket yönünden de esasa dair bir inceleme yapılması gerekirken yazılı olduğu şekilde karar verilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olması ,davalı-b.davacı iş sahiplerine yer tesliminin ne zaman yapıldığını, işe ne zaman başlandığını ispat imkanı tanınması ve tüm dosya kapsamına göre fiilen işe ne zaman başlandığı tespit edilerek işin sözleşmede belirtilen sürede tamamlanıp tamamlanmadığının belirlenmesi gerektiği,25/12/2017 tarihli 3.bilirkişi ek raporunda, sözleşmenin 6.maddesinin 2.bendindeki ödemelerde yaşanacak gecikme halinde geç ödemenin yapıldığı oranda işin geç teslim edilme hakkına sahip olunacağı düzenlemesi ile sözleşmenin 5.maddesinin 2.bendindeki her iş durdurmadan sonra montaj için yeniden mobilize olmanın 15 günlük süre gerektiği ve bu sürenin teslim süresine ekleneceği düzenlemesine dayalı olarak davacı-birleşen davada davalı vekilinin 10/07/2014 tarihli dilekçesinde geçen geciken ödemeler neticesinde işin 5 kez durdurulduğu hususu dikkate alındığında, birleşen davada davacıların gecikme nedeniyle tazminat taleplerinin yerinde olmadığı şeklinde görüşte bulunulduğu, Ancak, gerek söz konusu ek rapordaki görüş ve değerlendirmeler gerekse dosya kapsamı davacı-birleşen davada davalıya yer tesliminin ne zaman yapıldığını, yer teslim süresine göre işin tesliminde bir gecikme olup olmadığını çözmeye elverişli olmadığı Mahkemece bu konuda tarafların tüm delilleri toplanmadığı, Zira, davalı-birleşen davada davacılar vekilince asıl iş sahibi idare tarafından tutulan haftalık denetim tutanaklarının getirtilmesi talep edildiği halde, mahkemece bu yönde bir uygulamaya gidilmediği. Mahkemece, bu belgeler asıl iş sahibi idareden getirtilerek, davacı-b.davalı tarafından düzenlenen 02/03/2013 tarihli iki adet irsaliyeli fatura ve diğer tüm dosya kapsamı ile bir arada değerlendirilmek suretiyle davacı-b.davalının sözleşmeye konu işe tam olarak hangi tarihte başladığının, sözleşmede kararlaştırılan iş süresinde bir gecikme olup olmadığının belirlenmesi, ayrıca iş sahipleri tarafından yapılan geç ödemeler nedeniyle sözleşmenin 5 ve 6.maddeleri kapsamında işin durmasının ve bu nedenle iş süresine 15 gün eklenmesini gerektiren durum veya durumların bulunup bulunmadığının da yine idareden getirtilecek belge ve diğer tüm dosya kapsamına göre değerlendirilerek varsa bu kapsamda belirlenecek sürelerin sözleşme süresine ilave edilmesi, sonucuna göre davalı-birleşen davada davacıların geç teslim iddialarının ve bu kapsamda tazminat taleplerinin yerinde olup olmadığının, asıl iş sahibi tarafından davalı-birleşen davada davacılara uygulanan gecikme cezası ve nefaset kesintisinden davacı-birleşen davada davalının sorumlu tutulup tutulamayacağının, tutulacaksa ne kadarlık kısmından sorumlu tutulabileceğinin değerlendirilmesi gerekirken bu yönde bir uygulamaya gidilmeksizin eksik tahkikatla yazılı olduğu şekilde karar verilmiş olması sebepleriyle kaldırılmasına karar verilerek, dava mahkememizin yukarıdaki esasına kaydı yapılarak yargılamaya devam olunmuştur. Kaldırma kararı sonrası dosya Mali Müşavir ve İnşaat mühendisi bilirkişi heyetine tevdi edilerek aldırılan 04.08.2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle ; Asıl Dava Yönünden: Davacının Vade Farkı Talebi Yönünden: Sayın Mahkemenin vermiş olduğu görev kapsamında; Sözleşme bedelinin KDV DAHİL 920.400,00 TL olduğu, 92.195,00 TL'lik peşin ödenen ve taraf defterlerinde kayıtlı olduğu ve sadece 610'luk kısım bakımından mail yoluyla bildirim usulü uygulanmasının zorunlu olduğu dikkate alınmak suretiyle, davacı birleşen davada davalıya raporun 5.1. bölümünde detaylı bir şekilde açıklandığı üzere, hukuki değerlendirme mahkemeye ait olmak üzere, 37.736,16 TL tutarında vade farkı bedeli hesaplandığı, Faiz Talebi Yönünden: davacı/alacaklının takip öncesinde ilişkin bulunmadığından taleple bağlılık kuralı gereği bu hususta ilave bir değerlendirme yapılmadığını, Mahkeme'nin kısmen ya da tamamen davacı lehine hüküm kurması halinde; tarafların tacir olması, işin ticari iş olması, temerrüt faiz oranının önceden kararlaştırılmamış olması münasebetiyle, takip sonrasında hükmolunacak davacı alacağı için faiz talebine ilişkin hukuki değerlendirmenin mahkemeye ait olacağı, Birleşen Dava Yönünden: Birleşen davada davacıların gecikme nedeni ile tazminat taleplerinin yerinde olmadığı, birleşen davada nefaset kesintisi ile ilgili hususların davalının yaptığı işler nedeni ile kaynaklandığının ispat edilmesi gerektiği, icra inkâr tazminatı ve sair hususların yargı makamının münhasır takdiri içinde kaldığı, kanaatlerine ulaşıldığını belirten raporlarını mahkememize sunmuşlardır. Tüm dosya kapsamı ile birlikte yapılan değerlendirmede ;Davacı- karşı davalı -----------, davalılar ile aralarında ticari ilişki kapsamında ---------- Hükümet Konağının dış cephe kaplaması üretim ve montaj işini üstlendiği,davacının, davalılarca iş bedeli olarak verilen çeklerin süresinde tahsil edilmemesi sebebiyle oluşan vade farkı alacağının tahsilini talep ettiği ancak işbu bedelin ödenmemesi üzerine davalılar aleyhine icra takibi başlattığı,davalıların ise birleşen davada , davacı-b.davalının işi sözleşmede belirlenen sürede tamamlamadığını, eksik kalan işlerin müvekkiklerince tamamlandığını, eksik işlerden dolayı yaşanan gecikme neticesinde asıl iş sahibi İdarenin kendilerine ,102.988,10 TL gecikme cezası uyguladığını, ayrıca 26.635,80 TL kesinti yaptığını belirterek, davalının kusuru nedeniyle sebep olduğu KDV dahil 152.956,20 TL zararın müvekkili şirketlere ödenmesine karar verilmesini talep ettiği ,mahkememizce Asıl davanın, kısmen kabul kısmen reddine; takibin 31. 393,74 TL asıl alacak yönünden davalı ----------Şti. yönünden devamına;vade farkına ilişkin sözleşme ----------- Şti ile yapıldığından, sözleşmede taraf olmayan davalı ----------- Şti.nin takibe itirazının iptali talebinin reddine birleşen davanın ise reddine dair verilen kararın ----------- sayılı ilamıyla kaldırılmasına karar verildiği,Kaldırma kararı sonrası yapılan yargılamada dosyanın yeniden bilirkişilere tevdii edildiği, Taraflar arasında 01.11.2012 tarihli sözleşmenin bulunduğu, sözleşmenin 6.maddesinde; “...Ödeme toplam tutarına KDV ekleyerek ödemenin brüt tutarı bulunur. Fatura bu toplam tutara göre kesilir. İşin bedelinin 2610'u olan 92.000 TL'lik kısmı sözleşme imzalandığında 10 günlük çek verilecektir. 9680'lik kısım her sevkiyat yapıldığında 10 gün içerisinde çek olarak verilecektir. Bu verilecek çeklerin vadeleri fatura kesme tarihinden itibaren 90 günü geçmeyecek şekilde ödenecektir. 90 günü geciktiği takdirde 943 vade farkı ödenecektir. Kalan 2610'luk kısım montajı tamamlandığında idarenin kabulünden sonra nakit olarak ödenecektir. Yüklenici tarafından yapılan montajlar her 10 günde bir ölçülerek mail yoluyla işverene bildirilecektir. İşveren 3 gün içerisinde mail yolu ile itiraz etmediği takdirde ölçüleri uygun bulmuş sayılacaktır ve bu 3 gün içerisinde ödemesini yapacaktır. Sözleşme şartlarına uygun olarak yapılması gereken ödemelerde herhangi bir gecikme olursa yüklenici geç ödemenin yapıldığı oranda işi geç teslim etme hakkına sahip olacaktır, ayrıca gecikmeler için aylık 963 gecikme farkı uygulanır...” şeklinde kararlaştırılmış olduğundan, BAM kararında da belirtildiği şekilde KDV dahil 920.400,00 TL tutarlı sözleşme bedelinden, 96 10'u olan 92.040,00 TL'lik kısım yönünden mail yoluyla bildirim usulü zorunlu olduğu hususu dikkate alındığında, gecikme var ise sadece 9490'lık kısım olan 828.360,00 TL tutara kadar olan fatura bedellerine vade farkı hesabının yapılması gerektiği, davalı -birleşen davacı şirket tarafından yapılan 882.266,82 TL tutarlı ödeme (ödemefatura) tutarından 9690'lık bölüm olan 828.360,00 TL'nin düşümü yapıldığında, 53.906,82 TL tutarlı miktarın kaldığı, işbu tutarın da vade farkı talep edilemeyecek tutar olacağı, kural olarak, yapılan ödemenin hangi faturaya ilişkin yapıldığı açıklama kısmında yazmıyorsa, ödemenin öncelikle, önceden gelen borçlara mahsuben ödenmiş sayılması gerektiğinden, davacının düzenlediği faturalara karşılık, davalı tarafından yapılan ödemelerin, faturaların öncelik durumuna göre mahsubu işlemi yapılarak, davacı faturalarına 90 günden sonra yapılan ödemeler çerçevesinde, detayları aşağıdaki tabloda görüldüğü şekilde, 828.360,00 TL tutar yönünden, 37.736,16 TL tutarında vade farkı hesaplandığı,asıl iş sahibi idare ile sözleşmenin ---------- ve ----------- şirketlerinin oluşturduğu adi ortaklık tarafından imzalanmış olması, ----------- Şti.'nin unvan değişikliği ile ----------- Şti.'ye dönüşmesi, gerek icra takibine yapılan itirazda gerekse asıl davaya karşı sunulan cevap dilekçesinde ----------- şirketinin sözleşmenin tarafı olmadığına dair bir itirazda bulunmadığı gibi birleşen davada davacı olarak yer alıp aynı sözleşme kapsamında davacı-b.davalı ------------ tazminat talebinde bulunması hususları bir arada değerlendirildiğinde, davalı-b.davacı ----------- Şti.'nin de davaya konu sözleşmenin tarafı olduğu hususunun ihtilafsız bulunduğu,bu sebeple vade farkı alacağından sorumlu olduğu,ancak ---------- davacı taraftan alacaklı olduğu icra takipleri sebebiyle takas mahsup defiinde bulunduğu,davalı ----------- sözkonusu takipler sebebiyle davacıdan olan alacağının davacının alacağından çok daha fazla olduğu,bu sebeple davanın işbu davalı yönünden reddine karar verildiği,Birleşen Davada ise davalı-birleşen davada davacılar tarafından ise davacı-birleşen davada davalının işi sözleşmede belirlenen sürede tamamlayamadığı, ödemelerin sözleşmede kararlaştırıldığı şekilde yapıldığı, bu nedenle asıl iş sahibi idare tarafından kendilerine 102.988,10 TL gecikme cezası uygulandığı, ayrıca 26.635,80 TL kesinti yapıldığı belirtilerek, bunların KDV dahil toplamı olan 152.956,20 TL'nin davacı-birleşen davada davalıdan tahsilinin talep edildiği,mahkememizce işveren idareye müzekkere yazıldığı,----------- Şti. ile ------------ Şti. arasında imzalanan 21.01.2012 tarihli sözleşme kapsamında idare tarafından tutulan haftalık denetim tutanaklarının ve sözleşme kapsamında teslimi yapılan işe ilişkin tüm belge ve evrakların mahkememize gönderilmesinin istendiği, ancak Söz konusu iş ve yükleniciler ile ilgili Müdürlük arşiv ve kayıtlarında herhangi bir bilgi ve belge bulunamadığının bildirildiği,mevcut durum itibariyle İdari tarafından yapılan kesintinin davacı- karşı davalının eylemlerinden kaynaklandığı net olarak ispatlandığı takdirde davacılar bu kesintiyi yansıtabileceği, İl özel idaresinin yazışmaları incelendiğinde, işin bitim tarihinin 14/12/2013 olduğu , rutin kontrollerde dış cephe işlerinin yavaş ilerlediği, çatı imalatının da durduğu belirtildiği,07/11/2013 tarihli il özel idaresi ceza hesabında da işin bitmesi gerektiği tarihin 14/12/2013 olduğu, işin fiilen bittiği tarihin 06/01/2014 olduğu idarece yazıldığı, buna göre 102.988,10 TL ceza kesilmesine kararlaştırıldığı, İdarenin tespitlerine göre 14/12/2013 ten 06/01/2014 e kadar 23 gün gecikme olduğu Davalı karşı davacılar ise birleşen dosyada ----------- D. iş sayılı dosyada yaptırılan tespitlere dayandığı ancak işin 4 ay 3 gün süreyle geç yapıldığına ilişkin tespite dayanmanın yeterli olmadığı, Davalının idarece yapılan kesintilerin ne kadarının veya hepsinin ise ne şekilde davacı/karşı davalının hangi gecikmesi nedeniyle doğduğunu ispat etmesi gerektiği, Dosyada işin ve yer göstermenin davacı-karşı davalı ------------ hangi tarihte yapıldığı ve ------------ için takvimin ne zaman başladığını gösteren belgenin de bulunmadığı dolayısıyla birleşen dosya davacısının davasını ispatlayamadığı anlaşılmakla birleşen davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. Her ne kadar asıl davanın davalı ----------- yönünden takas mahsup nedeniyle reddine karar verilmiş ise de; iş bu davalının davanın açılmasına sebebiyet verdiği anlaşıldığından davacı lehine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Asıl davanın davalı -----------yönünden takas mahsup defii sebebiyle REDDİNE,
-Davalı -------Şti yönünden açılan davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ İLE Davalının ---------- İcra Müdürlüğü’nün ----------- esas sayılı icra dosyasında yaptığı itirazın iptaline takibin 37.736,16 TL asıl alacak yönünden devamına; fazlaya ilişkin kısmın reddine;
Asıl alacağa takip tarihinden tahsil tarihine kadar talep gibi sözleşme ile kararlaştırılan aylık %3 oranında faiz uygulanmasına;
a-Harçlar kanunu gereğince kabul edilen değer üzerinden alınması gereken toplam 2.577,76-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 1.064,55-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 1.513,21-TL harcın davalılardan alınarak hazineye irad kaydına,
b-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (madde-13 İkinci Kısım İkinci Bülüm) göre hesaplanan 30.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
d-Davacı tarafından yapılan; 25,20-TL Başvuru Harcı, 1.064,55-TL Peşin/nisbi Harcı, olmak üzere toplam 1.089,75TL harcın davalılardan alınarak davacıya verilmesine, ,
e-Davacı tarafından yapılan; 3.800,00-TL Bilirkişi ücreti, 853,00-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 4.653,00-TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 2.816,78-TL lik kısmının davalılardan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise Davacı üzerinde bırakılmasına,
2-Birleşen davanın REDDİNE ,
a-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 427,60-TL harcın mahsubu ile fazladan alınan 2.184,55-TL'nin yatıran tarafa iadesine,
b-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 30.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine,
c-Davacılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
3-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nun 333. maddesi uyarınca resen yatırana İADESİNE,
Dair, tarafların yokluğunda karşı gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta içinde ------------ Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 12/11/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.