mahkeme 2020/138 E. 2023/837 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2020/138
2023/837
24 Ekim 2023
T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2020/138
KARAR NO : 2023/837
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 10/03/2020
KARAR TARİHİ : 24/10/2023
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı vekili 10.03.2020 harç tarihli dava dilekçesinde özetle; davalı ... nezdinde sigortalı olan ve ---- maliki ve işleteni olduğu -----plaka sayılı aracın 29.11.2017 tarihinde müvekkiline ait----- plaka sayılı araca çarparak kazaya sebebiyet verdiğini, kazanın meydana gelmesinde karşı tarafın asli kusurlu olduğunu, müvekkili araçta hasar tespitinin ilk olarak davalı ... şirketinin atadığı eksper tarafından yapıldığını, yapılan tespitin eksik ve hatalı olduğunu, orijinal parça yerine eşdeğer yada yan sanayi parça kullanıldığını, parça fiyatlarının düşük hesaplandığını, parça fiyatları üzerinden haksız ve hukuka aykırı iskonto yapılarak müvekkilinin mağdur edildiğini, müvekkiline orijinal parça hakkı tanınmaksızın araçta meydana gelen hasar eşdeğer yada yan sanayi ürünlerle onarıldığını, müvekkilinin uğramış olduğu gerçek zararın sigorta şirketince tazmin edilmediğini, müvekkili aracında davaya konu kaza sebebiyle meydana gelen hasar miktarının bağımsız eksper----tarafından KDV dahil 67.050,62 TL tespit edildiğini, araçta meydana gelen gerçek hasar bedelinin ödenmesi amacıyla davalı şirkete 17.11.2019 tarihinde yazılı başvuru yapılmasına rağmen herhangi bir ödeme yapılmadığını, müvekkilinin maliki olduğu aracın hasar gören parçaları için her ne kadar eşdeğer parça ile değişimi yapıldığı iddia edilmiş ise de, aracın hasar gören parçaları için ----onaylı eşdeğer parça üretimi olmadığını, eşdeğer adı altında kullanılan parçaların mevzuata uygun olmayan yan sanayi ürünler olduğunu, ayrıca eşdeğer parça kullanımı için müvekkilinin açık rızası alınması gerekirken hiçbir surette bu onay alınmadan araçtaki parçaların yan sanayi ürünlerle değiştirildiğini, bu sebeple müvekkilinin orijinal parça kullanma hakkının ihlal edildiğini, ayrıca gerçek zararın belirlenmesinde KDV miktarının da dahil edilmesi gerektiğini, ayrıca hasarlı araçta meydana gelen zararın tazmin edilmesi sırasında herhangi bir tedarik iskontosu uygulanmasının kabul edilemez olduğunu, asıl olanın gerçek zararın tazmin edilmesi olduğunu, davalının servis ile anlaşmasının müvekkilini bağlamadığını, bu anlaşma sebebiyle gerçek zarar üzerinden indirim yapılmasının açıkça müvekkilinin hakkının gasp edilmesi olduğunu, bu sebeple davalının hasar bedelini iskontosuz haliyle tazmin etmesi gerektiğini, taraflarınca davalıya 27.11.2019 tarihinde ihtarname gönderilerek müvekkilinin maliki olduğu araçta medyana gelen hasar bedelinin ödenmesi ihtar olunmuş ise de herhangi bir ödeme yapılmadığını iddia ederek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla öncelikle dosyanın kusur bilirkişisine gönderilerek kusur tespiti raporu alınmasını, kusur bilirkişisinin raporu doğrultusunda dosyanın hasar bedeline ilişkin uyuşmazlık sebebiyle talep edebilecekleri miktarın bilirkişi marifetiyle tespit edilmesine, şimdilik 100 TL hasar bedeli ve 10 TL değer kaybı olmak üzere toplam 110 TL’nin ticari işlerde uygulanan en yüksek temerrüt faiz oranı üzerinden ve kaza tarihinden, kabul görmez ise ihtar tarihinden itibaren işletilecek en yüksek temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tazminine, vekalet ücretinin de davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; zamanaşımı itirazında bulunarak 2918 sayılı KTK. 109 maddesi uyarınca iki yıllık zamanaşımı süresi içinde açılmayan davanın öncelikle zamanaşımı yönünden reddi gerektiğini, -----plaka sayılı aracın 28.09.2017-2018 dönemi için müvekkili şirket nezdinde Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, davacının iddialarının haksız ve mesnetsiz olduğunu, davacı sigortalı tarafından sigorta sözleşmesi gereği yükümlülüklerin yerine getirilmediğini, kötüniyetli hareket edildiğini, KTK uyarınca sorumluluğu gerektiren bir olaydan haberdar olunduktan sonra on gün içinde sigortacıya ihbar edilmesi gerektiğini, davacı tarafça, kazanın meydana gelmesinden sonra genel şartlardaki ihbar mükellefiyetinin süresi içinde yerine getirilmediğini, sigortalı aracın onarımının yaptırılmasının ardından ve hasar tarihinden çok sonra başvuru yapıldığını, bu suretle müvekkili şirket tarafından araç üzerinde gerekli değerlendirme ve ekspertiz çalışmalarının yapılmasının engellendiğini, müvekkili şirketin ancak sigortalının kusuru oranında sorumlu tutulabileceğini, herhangi bir bilirkişi incelemesine dayanmadan sigortalıya atfedilmiş olan kusur oranının kabul edilemez olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte talep edilen hasar onarım bedelinin fahiş olduğunu, müvekkili şirket tarafından tespit edilen hasar bedeli tutarı olan 9.375 TL’nin 01.03.2018 tarihinde davacıya ödendiğini, ayrıca herhangi bir fatura ibra edilmeden yöneltilmiş KDV taleplerini kabul etmediklerini, davacı tarafın hasar sebebiyle iddia ettiği araçta meydana gelen değer kaybını ispatlaması gerektiğini, davacı tarafından sunulan ekspertiz raporunun delil niteliğinde olmadığını, ekspertiz raporunun geçerli olabilmesi için raporun fiil ekspertize dayanması gerektiğini, ancak davacı tarafından sunulan ekspertiz raporunun fiili ekspertize dayanmayıp dosya üzerinden inceleme yapılarak düzenlendiğini, eksper raporunda ilgili raporlama/yedek parça ve işçilik ücret dökümünün standart olarak Sigorta ve Bilgi Gözetim Merkezine ait sistem üzerinde değil -----adlı farklı bir sistem üzerinden yapıldığını, ilgili raporda olayın meydana gelişi, hasarın değerlendirmesi vb. herhangi bir mütalaa tespit edilmediğini, bu nedenle ilgili rapora dayanarak hüküm kurulamayacağını, KTK Genel Şartları uyarınca aracın hasarlanması halinde hasar gören parçanın onarımı mümkün değilse veya eşdeğer parça veya yeniden kullanılabilir parça ile değiştirilme imkanı yok ise orijinali ile değiştirileceğini, davacının sigorta şirketinin hasar onarımı esnasında eşdeğer kullanamayacağı ancak orijinal parça kullanabileceği yönündeki itirazları ve buna dayanak gösterdiği mevzuat hükümlerinin eski olduğunu, 20.03.2020 tarihli ---- sayılı ---- Genel Şartların değiştirildiğini, değişiklik uyarınca müvekkili şirketin hasarlı aracın onarımında eşdeğer yedek parça kullanmasının mümkün olduğunu, aracın onarımı mümkün değilse eşdeğer parça veya yeniden kullanılabilir parça ile değişimi mümkün değilse hasarlı parçanın orijinali ile değiştirilebileceğini, davacı tarafın ticari faiz talep etmesinin hukuka aykırı olduğunu, davacının iddialarını kabul etmemekle birlikte uygulanması gereken faizin yasal faiz olduğunu, müvekkilinin üzerine düşen tüm sorumluluğu yerine getirmiş olması nedeniyle temerrütten bahsedilemeyeceğini savunarak, davanın zamanaşımı ve esastan reddine, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:
Dava, trafik kazası nedeniyle açılmış hasar bedeli ve değer kaybı bedeli talepli maddi tazminat davasıdır.
29/11/2017 tarihinde davacı adına kayıtlı ---- plakalı araç ile davalı ... tarafından sigortalanan ---- plakalı araçların çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kaza meydana gelmiştir.
Davacı vekili 04/05/2021 tarihli bedel artırım dilekçesi ile hasar bedeli ve değer kaybı yönünden talep miktarını toplam 8.893,00-TL'ye yükseltmiştir.----- plakalı araç, davalı ... tarafından kaza tarihi döneminde davalı tarafından ZMMS poliçesi ile sigortalanmıştır.Mahkememizce davacının taleplerinin hesaplanması amacıyla dosya sigorta uzmanı bilirkişi ---- ve makine mühendisi bilirkişi ----- tevdii edilmiş ve işbu bilirkişi kurulunca 25.04.2021 tarihli bilirkişi kurulu raporu dosya arasına alınmıştır. Davalının itirazlarının değerlendirilmesi amacıyla dosya ticaret mevzuatı konusunda uzman hesaplama bilirkişisi---- ve değer kaybı hesap uzmanı, kusur-hesap tespiti bilirkişi-----tevdii edilmiş ve 15.04.2022 tarihli bilirkişi raporu dosya arasına sunulmuştur. İşbu bilirkişi raporları arasındaki çelişkinin giderilmesi için dosya yüksek makine mühendisi bilirkişi Prof. Dr.------tevdii edilerek 09.02.2023 tarihli bilirkişi raporu dosya arasına alınmıştır.
Öncelikle dosya kapsamında bulunan bütün bilirkişi raporları ve kaza tespit tutanağından da anlaşılacağı üzere meydana gelen trafik kazasında davacının kusurunun %20, davalı ... şirketinin sigortalısı olan aracın ise kusurunun %80 olduğu sabittir. Alınan ilk iki rapor arasındaki çelişkinin giderilmesi amacıyla alınan 09.02.2023 tarihli bilirkişi raporu incelendiğinde işbu raporun her iki rapordaki çelişkiyi giderecek mahiyette olduğu, usulüne uygun olarak alındığı, denetime elverişli ve hüküm kurmaya uygun olduğu hususunda tereddüt bulunmamaktadır. Bahsi geçen bilirkişi raporu; kusur durumu, hasar miktarı ve değer kaybı hesabı yönünden değerlendirildiğinde, raporda yapılan saptamalara itibar edilerek ve davalı tarafça yapılan kısmi ödemeler dikkate alınarak 4.491,85 TL hasar bedeli , 848,00 TL değer kaybı tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.Davacı vekili avans faizi talep etmişse de, davalının sigortalısı olduğu aracın kullanım şekli hususi olup, uyuşmazlığın ticari bir yönü yoktur. Ayrıca davalıya yapılan ihtarda değer kaybı yönünden herhangi bir bilgi ya da belge sunulmadığı gibi miktar da belirtilmemiştir. Bu nedenle hasar bedeli yönünden kısmi ödeme tarihi olan 01.03.2018 tarihinden itibaren, değer kaybı yönünden ise davalı dava tarihinden önce temerrüte düşmediğinden dava tarihi olan 10.03.2020 tarihinden itibaren yasal faize karar vermek gerekmiştir.
Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın kısmen kabulü ile, 4.491,85 hasar bedeli yönünden 01.03.2018 tarihinden itibaren, 848,00 TL değer kaybı yönünden dava tarihi olan 10.03.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline,
2-Alınması gereken 364,77-TL karar harcına karşılık peşin alınan 54,40-TL ve ıslah harcı olarak alınan 150,00-TL harç toplamı 204,40-TL'nin mahsubu ile bakiye 160,37-TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
3-Davacı tarafından sarfolunan 4.101,60-TL yargılama giderinin davanın kabul kısmına isabet eden 2.462,83-TL'si ile peşin olarak alınan 54,40-TL ve ıslah harcı olarak alınan 150,00-TL harç toplamı 2.667,23-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davalı tarafından yargılama gideri sarf olunmadığından bu konuda karar vermeye yer olmadığına,
5-Davacı lehine AAÜT uyarınca taktir olunan 5.339,85-TL maktu vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davalı lehine AAÜT uyarınca taktir olunan 3.553,15-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-Dava şartı olması nedeniyle başvurulan ------ Arabuluculuk Numaralı görüşmeler neticesinde taktir olunan 1.320,00-TL ücretin davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
8-Karar kesinleştiğinde ve talep halinde kullanılmayan gider avansının yatıran tarafa iadesine,
Dair,miktar itibariyle kesin olarak verilen karar davacı vekilinin yüzüne karşı açıkça okunup usulen anlatıldı.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.