Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2026/100
2026/105
16 Şubat 2026
T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2026/100 Esas
KARAR NO: 2026/105
DAVA: Ticari defterlerin ziyaı halinde belge verilmesi.
DAVA TARİHİ : 02/02/2026
KARAR TARİHİ: 16/02/2026
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 9.maddesine göre Türk Milleti adına yargı yetkisini kullanan bağımsız ve tarafsız ---- Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmekte olan Kıymetli Evrak İptali (Zayi Nedeniyle) davasında dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/
DAVA/TALEP;Talep eden vekili talep dilekçesinde özetle; Sahibi ve müdürü olduğu --- tarihinde kurduğum ------ocak tarihlerinde muhasebeci değişikliği nedeniyle yeni anlaştığı muhasebeciye defter teslimi gerçekleşeceği esnada mevcut muhasebecinin karar defterini bulamadığını ifade etmesi ve taraflarınca da bulunamaması nedeniyle mevcut olmadığı anlaşıldığını, nasıl kaybolduğunu bilmediklerinden derhal konu ile ilgili ----- şikayet dilekçesi verildiğini, anılan nedenle sahibi olduğu şirkete ait karar defteri zayi olduğunu, arz ve izah edilen ve mahkemenin re'sen göz önünde bulunduracağı nedenlerle; sahibi olduğum şirkete ait karar defterinin zayi olduğuna dair belgenin verilmesini ve yeni karar defteri çıkarılması talebimizin kabulüne yönelik hüküm kurulmasını beyan ve talep etmiştir.
CEVAP /TALEP:Talep, HMK'nin 382 (2) e-1( Ticari defterlerin ziyaı halinde belge verilmesi) maddesi gereğince çekişmesiz yargı işidir.
DELİLLER: Nüfus Kaydı, ---- Kayıtları, Dosya kapsamındaki sair tüm bilgi ve belgeler.
DEĞERLENDİRME VE SONUÇ:Talep, 6102 sayılı TTK'nin 82/7 maddesi gereğince ticari defter ve belgelerin zayi nedeniyle belge verilmesi istemine ilişkindir. 6100 Sayılı HMK'nin 382 (2) e-1 maddesi gereğince zayi belgesi verilmesi talebi çekişmesiz yargı işi olup aynı yasanın 385/1 maddeleri gereğince basit yargılama usulü ile 6102 sayılı TTK'nin 82/7 ve 6100 Sayılı HMK'nin 385/2 maddeleri gereğince resen araştırma ilkesine tabidir. 6102 sayılı TTK'nin 4/1-a ve 5/1 maddeleri ile aynı yasanın 82.maddesi uyarınca işbu talep ticari işletmenin bulunduğu yer mahkemesinden istenebileceğinden şirketin ve talep eden temsilcinin merkezine/adresine göre---- Mahkememizin görevli ve yetkili olduğu anlaşılmıştır. 6100 Sayılı HMK'nin 385/1 maddesi gereğince basit yargılama usulüne ve aynı yasanın 385/2 ve TTK'nin 82/7 maddeleri uyarınca resen araştırma ilkesine tabi işbu talep gereğince; mahkememizce Anayasa'nın 141/4 ve 6100 Sayılı HMK'nin 30.maddelerine göre çabukluk ve usul ekonomisi ilkeleri de gözetilerek yapılan ilk inceleme sonucunda doğrudan aşağıdaki hüküm sonucuna ulaşılmıştır. 6102 sayılı TTK'nin 82. maddesinde belgelerin saklanması ve saklama süresi başlığı altında düzenleme yapılmış bu kapsamda her tacirin ticari defterlerini sınıflandırılmış şekilde saklamakla yükümlü olduğu belirtilmiştir. Bilindiği üzere 6102 sayılı TTK 82/7 maddesinde, tacirin saklamakla yükümlü olduğu defter ve belgelerin maddede öngörülen hallerde ziyaı halinde zayi belgesi verileceği düzenlenmiş, aynı maddenin 82/1-d maddesinde de, 64. maddenin birinci fıkrasına göre yapılan kayıtların dayandığı belgelerin, tacirin saklamakla yükümlü olduğu belgelerden olduğu öngörülmüş, Yasa'nın 64/1 maddesinde de defter tutma yükümlülüğüne ilişkin düzenlemelere yer verilmiştir. 6102 sayılı TTK'nin 64 maddesinin 4. fıkrasına göre de ; Pay defteri, yönetim kurulu karar defteri ve genel kurul toplantı ve müzakere defteri gibi işletmenin muhasebesiyle ilgili olmayan defterler de ticari defterlerdir. 6102 sayılı TTK'nin 82. maddesinin 7. Fıkrasında ' Bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu defterler ve belgeler; yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sebebiyle ve kanuni saklama süresi içinde zıyaa uğrarsa tacir zıyaı öğrendiği tarihten itibaren ----- otuz gün içinde ticari işletmesinin bulunduğu yer yetkili mahkemesinden kendisine bir belge verilmesini isteyebilir. Bu dava hasımsız açılır. Mahkeme gerekli gördüğü delillerin toplanmasını da emredebilir.' düzenlemesi bulunmaktadır. Yasada geçen otuz günlük süre hak düşürücü süre olup resen gözetilmelidir. Eldeki olayda açıkça öğrenme tarihi bildirilmediğinden dilekçedeki açıklamalar nezdinde talebin süresinde olduğu kabul edilmiş ve talebin kalıcı ve kesin olarak çözümü için doğrudan işin esasının değerlendirilmesi gerekmiştir. ------Hukuk Dairesi'nin yerleşmiş içtihatlarında belirtildiği üzere 6102 sayılı TTK'nin 82/7. maddesinde zayi sebepleri tahdidi olarak sayılmamıştır. Diğer bir deyişle; maddede geçen "yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi" denilmek suretiyle bu gibi olayların benzerlerinin de bu kapsama girebileceği anlatılmaktadır. Bu meyanda, tacirin elinde olmayan benzer olaylarda maddenin kapsamı içindedir. Ancak, hangi olaya dayandırılırsa dayandırılsın zayi iddiasının samimi ve inandırıcı olması, hayatın mutad cereyanına açıkça aykırı düşmemesi gerekir. ----Yine tacirin defterlerini gerekli özen ve dikkatle saklaması icap etmektedir. Filhakika, 6102 Sayılı TTK'nin 18/2 maddesine göre her tacirin , ticarethanesine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi gerekmektedir.Yukarıda açıklanan hususlar ve anılan yasal düzenlemeler ışığında somut olaya bakıldığında; talep dilekçesindeki açıklamalara göre talep eden şirketin karar defterinin muhasebeci tarafından kaybedildiği anlaşılmaktadır. Bilindiği üzere uyuşmazlığın hukuki niteliği dava dilekçesindeki açıklamalara göre değerlendirilir. Buna göre somut olayda karar defterinin yitirilmesinin yasanın aradığı esasen mücbir sebepler olan yangın, sel ve deprem nedenlerine girmediği gibi; yasadaki gibi ifadesinden mütevellit her türlü tedbir ve dikkate rağmen defterin irade dışında kayıp edildiğine yönelik bir husus da bulunmadığı, esasen karar defterinin kendiliğinden kaybedilmesine hukuki sonuç bağlanmasının talep edildiği anlaşılmıştır. Ne var ki, talebin bu haliyle yasal bir dayanağı bulunmadığından hukuken karşılanamayacağı, 6102 Sayılı TTK'nin 16/1 maddesi gereğince tacir sıfatına haiz olan talep eden şirketin ticari defterlerin saklanması ve korunması bakımından 6102 sayılı TTK'nin 18/2 maddesi ğereğince tacir olmanın hüküm ve sonuçları bakımından basiretli bir iş insanı gibi hareket etme yükümlülüğünü ve sorumluluğunu yerine getirmediği sonuç ve kanaati hasıl olmuştur. Burada ticari defter niteliğindeki karar defterinin çalınmış olma ihtimaline ve/veya hakimlik bilgi ve tecrübesine göre çoğunluk ve yoğunlukla ticari yaşamın bu tür işlerde geliştirdiği zayi belgesi alınmasının kolaylaştırdığı düşüncesiye savcılığa yapılan başvurunun, sonucu değiştirmeyeceği anlaşıldığından usul ekonomisi ilkesi gereği soruşturma sonucunun beklenmesine gerek görülmediği de ifade edilmelidir. Binaenaleyh, ileri sürülen iddianın 6102 sayılı TTK'nin 82/7, TMK'nin 6 ve HMK'nin 190. maddeleri kapsamında ispat edilemediği gibi mahkememizin şirketin faaliyetlerini sürdürmesinin temini bakımından karar defteri düzenlenmesinin sağlanmasına veya verilmesine yönelik bir görev ve yetkisi de bulunmadığından işbu talebin esastan reddine karar verilmek suretiyle 6100 sayılı HMK'nin 297/2 maddesi gereğince aşağıdaki şekilde hüküm ihdas edilmiştir.----
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-)Davanın/Talebin REDDİNE,
2-)Yapılan giderlerin, hüküm sonucuna ve talebin çekişmesiz yargıya tabi olmasına göre talep eden üzerinde bırakılmasına,
3-)Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00-TL karar ve ilam harcı peşin alındığından başka harç alınmasına yer olmadığına,
4-)6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan avansların yatırana iadesine, (Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 207/1 maddesi gereğince Yazı İşleri Müdürü tarafından re'sen işlem yapılmasına),
Dair, talep eden şirket temsilcisinin yokluğunda dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda ;6100 sayılı HMK'nin 341/1, 342, 343, 344 ve 345/1 maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf harç ve giderleri yatırılmak suretiyle mahkememize veya başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçeyle; --- Adliye Mahkemesinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 16/02/2026
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.