mahkeme 2025/127 E. 2025/682 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2025/127

Karar No

2025/682

Karar Tarihi

15 Eylül 2025

T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/127
KARAR NO : 2025/682

DAVA : Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 12/02/2025
KARAR TARİHİ : 15/09/2025

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin davalıya elektronik sayaç satışı yaptığını, gönderilen teklife davalının yazılı olarak teklif onay yazısı gönderdiğini, davalının ilk peşinat ödemesini 03.05.2024 tarihinde yaptığını, 25.06.2024 tarihinde mal teslimatının yapıldığını ve fatura tanzim edildiğini, ancak bakiye 44.000,64 EURO borcun bu güne kadar ödenmediğini, bakiyenin ödenmesi için davalıya 21.11.2024 ve 27.11.2024 tarihlerinde yazı ile bildirildiğini ancak sonuç alınamaması üzerine ---- İcra dairesinde 19.12.2024 tarihinde ------. ile başlatılan icra takibine borçlunun sadece "itiraz ediyoruz" ibaresi ile takibi itirazla durdurduğunu, arabuluculuk sürecinde anlaşma sağlanamadığını belirterek itirazın iptali ile 44.000,64 EURO alacağın ihtar tarihinden itibaren ticari faiz, icra inkar tazminatı ve dava masrafları ile birlikte tahsiline, takdir olunacak teminat karşılığında alacak icin ihtiyati haciz kararı verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP:
HMK m.128 gereği usulüne uygun davetiyeye rağmen cevap dilekçesi sunmayan davalı taraf, dava dilekçesinde ileri sürülen vakıaların tamamını inkâr etmiş sayılmaktadır.

DELİLLER:
----İcra Müdürlüğünün ----- Esas Sayılı dosyası, bilirkişi raporu.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
Dava; davacı tarafça davalı aleyhine başlatılan ----.İcra Müdürlüğünün----- Esas sayılı dosyasına vaki itirazın iptali talebine ilişkindir.
Somut olayda; davacı şirketin davalı şirkete muhtelif zamanlarda mal satışı yaptığı, ancak davalı şirkete mal teslimine karşılık davacı şirkete ödeme yapılmadığından davalı şirket hakkında ----.İcra Müdürlüğünün ----- Esas Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığı, 28/07/2020 tarihli resmi gazetede yayımlanan 7251 sayılı kanunun 23.maddesi ile değişik 6100 sayılı HMK'nın 222.maddesinin 3.fıkrası ile ticari defterlerin sunulmaması halinde sunan tarafın kayıtlarına delil olarak dayanabileceği belirtilmiş ve dava sırasında yapılan ticari defterlerin delil niteliğine ilişkin bu değişiklik mahkememizce kurulan 21.04.2025 tarihli ihtaratlı ara kararla belirtilmiş ancak davalı taraf ihtarata rağmen ticari defterlerini sunmamış olduğu görülmüştür.
Türk Medeni Kanunun 6. Maddesinde, Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her birinin hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü olduğunu belirtmiştir.
Yine Türk Ticaret kanununun 83. Maddesinde, Ticari uyuşmazlıklarda mahkemenin yabancı gerçek veya tüzel kişi bile olsalar, tarafların ticari defterlerinin ibrazına, resen veya taraflardan birinin istemi üzerine karar verebileceğini belirtmiştir.6100 sayılı HMK'nın 222.maddesi; " (1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.
2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.
(3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.
(4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.
(5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır. " şeklindedir. Yasal düzenleme emredici niteliktedir. Yasanın üçüncü fıkrasında açıkça ifade edildiği üzere, diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının kesin delillerle ispatlanmamış olması ifadelerine yer verilmiştir.Tüm dosya kapsamı ve bilirkişi raporu bir arada değerlendirildiğinde; 6100 sayılı HMK'nın 222. Maddesinde 22/7/2020 tarihinde 7251 sayılı kanunun 23. Maddesi ile yapılan değişiklik gereği ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği, yapılan yargılama sırasında davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarının bilirkişi marifetiyle incelenmesinde takibe konu alacağa dayanak faturanın davacı taraf defterlerinde kayıtlı olduğu, davacı tarafın 27.06.2024 takip tarihinden itibaren ve 20.12.2024 dava tarihi itibariyle de 1.614.643,09 TL (44.000,64 EUR) alacağının bulunduğu, davacı tarafça kesilen 27.06.2024 tarihli numaralı 54.961,22 Euro (1 EUR = 35,1801 TL döviz alış kuru = 1.933.541,22 TL) tutarlı e-faturanın merkezi platform (GİB) üzerinden elektronik ortamda davalı şirkete usulüne uygun tebliğ edildiği, dava dosyası içeriğinde davalı tarafından davacıya kesilmiş herhangi bir iade faturasının görülmediği, ----- 03.05.2024 tarihli dekontunda ------- hesabından davacıya 380.000,00 TL tutarında ------ 11.000,-EUR” açıklaması ile EFT havale yapıldığı, davacının davalıya kestiği faturanın döviz alış kuru ile kesildiği, davalı tarafından davacıya yapılan ödemenin de döviz alış kuru ile EUR para cinsinden hesaplanması halinde, davacının davalıdan 43.980,88 EUR alacaklı olacağı, davacı tarafça bilirkişi raporuna karşı itiraz edilmediği anlaşılmakla davacının 43.980,88 EUR lik asıl alacak talebine ilişkin davasında haklı olduğu anlaşılmakla likit alacağa vaki haksız itiraz nedeniyle davalı yan aleyhine %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilerek davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur.Davalı tarafın bilirkişi raporuna karşı itirazlarının değerlendirilmesinde;
Her ne kadar davalı tarafça bilirkişi raporuna karşı itiraz edilmişse de HMK m. 222 gereği "mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir."
Bununla birlikte; takip talebinde yabancı para alacağının TL karşılığının gösterilmediği ve harca esas Türk Lirası karşılığının da yazılmadığı, usulüne uygun icra takibi yapılmadığından İİK'nın 67. ve HMK 114-(2) maddeleri uyarınca usulüne uygun yapılmış icra takibinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmesi talep edilmişse de
6098 sayılı TBK’nın 99. maddesi uyarınca yabancı para borcunun vadesinde ödenmemesi halinde alacaklı, bu borcun aynen veya vade ya da fiili ödeme günündeki rayice göre Türk parası ile ödenmesini isteyebilir.2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 58. maddesinin üçüncü fıkrasında ise; alacağın veya istenen teminatın Türk parasıyla tutarının ve faizli alacaklarda faizin miktarı ile işlemeye başladığı günün, alacak veya teminat yabancı para ise alacağın hangi tarihteki kur üzerinden talep edildiğinin ve faizinin, takip talebinde belirtilmesi gerektiği düzenlenmiştir.
Buna göre; alacaklı, yabancı para alacağının TL karşılığını, takip talebinde göstermek zorunda olup, buna bağlı olarak bu zorunluluğun ödeme emrinde de yerine getirilmesi gerekmektedir. Bu noksanlık kamu düzeni ile ilgili olup, takibin her safhasında re'sen göz önünde tutulmalıdır (HGK'nın 12/05/1999 tarih ve-----.sayılı kararı).
Dosyadaki bilgi ve belgelerden; davacı tarafça taraflar arasındaki mal alım satım ilişkisine dayalı olarak teslim edilen mallar karşılığı olarak ödemesi gereken tutarları ödemediği iddiasıyla ödenmeyen bedelin tahsili için icra takibi başlatıldığı anlaşılmaktadır. Her ne kadar takip talebinde yabancı para alacağının TL karşılığının gösterilmediği ve harca esas Türk Lirası karşılığının da yazılmadığı, usulüne uygun icra takibi yapılmadığından İİK'nın 67. ve HMK 114-(2) maddeleri uyarınca usulüne uygun yapılmış icra takibinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmesi talep edilmişse de davacı tarafından oluşturulan icra/ödeme emrinin gönderilmesi talebinde ve ödeme emrinde yabancı paranın tahsilini istendiği, talep edilen alacağın Türk Lirası miktar üzerinden hesaplanan icra harcını yatırdığı görülmektedir. Esasen alacağın TL karşılığının gösterilmesi zorunluluğunun konuluş amacının icra dairesinde takip başlatıldığında borcun dolayısıyla icra harçlarının hesaplanması ile ilgilidir. Dayanak icra dosyasının incelenmesinde 44.000,64 EUR alacak talebinin takip tarihindeki kur esas alınarak hesaplanan TL karşılığı üzerinden peşin harcın tahsil edildiği anlaşılmakla usul ekonomisi ve hakkaniyet ilkeleri dikkate alınarak davalı tarafın bu yöndeki itirazlarına itibar edilmemiştir. ----HD ---- Esas ----- Karar)İcra inkar tazminatı talebinin değerlendirilmesinde; İtirazın iptali davalarında İİK'nın 67/2. maddesi çerçevesinde alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Bunlardan başka takibe konu alacağın likit ve belli olması zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre, likit bir alacaktan söz edilebilmesi için ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi gerekmektedir. Böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından bu koşullar mevcut ise, ortada likid bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir. (HGK'nın 07/06/2006 tarihli, ----- sayılı ilamı)
Somut olayda; dava konusu alacağın faturadan kaynaklandığı bu haliyle borç miktarının olayda olduğu gibi davalı şirket tarafından hesaplanıp belirlenmesinin mümkün olduğu anlaşılmakla 2004 sayılı İcra İflas Kanununun 67/2.maddesi gereğince davacı lehine koşulları oluşan icra inkar tazminatı talebinin kabulüne karar vermek gerekmiştir.Vekalet ücreti bakımından yapılan değerlendirmede;Yargıtay ---- HD nin ---- Esas ----- Karar sayılı ilamı; "....yabancı para alacağına ilişkin davalarda dava tarihindeki kur üzerinden hesap edilen dava değerine göre vekalet ücretine hükmedilmesinin yerinde olmasına...", şeklindedir. (aynı yönde Yargıtay ----. HD---- Esas ---- Karar, Yargıtay ---. HD nin -- ---. sayılı ilamları.)-----BAM ------. HD nin ----- Esas----- Karar sayılı ilamı; "... Yabancı para alacağına ilişkin davalarda, dava değeri dava tarihi itibariyle Türk parası karşılığı üzerinden belirlenir. Aksinin kabulü, dava değerinin yargılama sırasında değişmesi sonucunu doğurur. Bu nedenle yabancı para alacağına ilişkin davalarda vekalet ücreti hesabında hükmolunan alacağın dava tarihindeki kur karşılığı ve karar tarihindeki tarife hükümleri dikkate alınır. Harç da dava tarihindeki kur karşılığı üzerinden hesaplanır. Somut olayda mahkemece harç ve vekalet ücretinin dava tarihindeki kura göre belirlenmesi gerekirken karar tarihindeki kura göre hesaplama yapılması doğru değildir..." şeklindedir. (Aynı yönde ----- BAM ------. HD ---- Esas----- sayılı ilamı)Her davanın açıldığı tarihteki şartlara göre değerlendirilmesi gerektiği, buna göre yabancı para alacağına ilişkin davalarda dava değerinin dava tarihi itibariyle Türk parası karşılığı üzerinden belirleneceği, aksi halde dava değerinin yargılama sırasında değişmesi sonucunun ortaya çıkacağı anlaşılmakla mahkememizce yabancı para alacağına ilişkin açılan huzurdaki davada dava tarihindeki kur ve karar tarihindeki tarife hükümleri esas alınarak vekalet ücretine hükmedilmiştir.
**Dava tarihi kur: 37,21
**Talep edilen: 1.637.263,81 TL
**Kısmen kabul edilen: 1.636.520,00 TL

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile davalının ----.İcra Müdürlüğünün ------ Esas Sayılı dosyasına vaki itirazının kısmen iptali ile takibin 43.980,88 EURO asıl alacak üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine,
Likit alacağa vaki haksız itiraz nedeni ile asıl alacak olan 43.980,88 EURO'nun takip tarihindeki TL karşılığı olan ( 43.980,88 EURO x 36,53 TL) 1.606.621,54 TL nin %20'si oranındaki 321.324,30 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Takip tarihinden alacak tamamen ödeninceye kadar asıl alacağa 3095 Sayılı Kanunun 4/a maddesi gereğince devlet bankalarının EURO için açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına uygulanan en yüksek faizinin uygulanmasına,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 111.791,26 TL karar ve ilam harcından baştan alınan 19.165,55 TL peşin harcın mahsubuyla bakiye 92.625,71 TL karar ve ilam harcının davalı taraftan tahsili ile hazineye gelir kaydına,,
3-Davacı tarafından yatırılan 615,40 TL başvurma harcı ve 19.165,55 TL peşin harcın davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
4-Davacı tarafından yargılama gideri olarak yapılan 5.080,00 TL nin kabul red oranına göre 5.077,69 TL lik kısmının davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
5-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/1 maddesi uyarınca hesaplanan 247.112,80 TL nispi vekalet ücretinın davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
6-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/2 maddesi uyarınca hesaplanan 743,81 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı tarafa ödenmesine,
7-Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00 TL nin kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 4.597,91 TL lik kısmının davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
7-Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00 TL nin ret edilen miktar üzerinden hesaplanan 2,09 TL lik kısmının davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
8-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine, ( Yazı İşleri Müdürü tarafından Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 207/1 maddesi gereğince resen işlem yapılmasına,) Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı ; 6100 sayılı HMK'nin 341/1, 342, 343, 344 ve 345/1 maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf harç ve giderleri yatırılmak suretiyle mahkememize veya başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçeyle; ----- Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim