Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2023/851
2025/166
13 Şubat 2025
T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/873
KARAR NO : 2025/145
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 21/12/2023
KARAR TARİHİ : 06/02/2025
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 9.maddesine göre Türk Milleti adına yargı yetkisini kullanan bağımsız ve tarafsız -----Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasında dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ /
DAVA/TALEP ;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacıya ait rent a car işinde kullanılan ---- plakalı araç, davalı sigorta şirketine kasko poliçesi ile sigortalı olup 09.07.2023 tarihinde gerçekleşen trafik kazasında ağır hasar gördüğünü, davacının aracın rent a car araç olması ve taraflar arasında ekonomik bir ilişki bulunması nedeniyle dava Asliye Ticaret Mahkemesinde açıldığını, kaza sonrası davalı sigorta şirketi davacının aracını pert total işlemine tabi tuttuğunu, davalı sigortacı, davacının aracına piyasa rayiç bedeli olarak 415.000,00-TL takdir ettiğini, davalı sigorta şirketi aracın hasarlı vaziyetteki sovtaj değeri olarak takdir ettiği 248.880,00-TL ve 15.000,00-TL muafiyet bedelinin de düşülmesi sonucu geriye kalan 151.120,00-TL'yi davacıya ödediğini, ancak piyasada yapmış oldukları araştırmalarda davacıya ait --- model -------marka aracın rayiç bedelinin 653.000,00-TL olduğunu tespit ettiklerini, davacının aracının gerçek değeri olarak tespit edilen 653.000,00-TL, davalı şirketçe pert bedeli olarak takdir edilen 415.000,00-TL arasında 238.000,00-TL fark bulunduğu anlaşıldığını, davacı aracının perte ayrılmasına rıza göstererek davalı sigorta şirketi ile "Mutabakatname, Taahhütname ve İbraname" adlı bir belge imzalamış ise de bu belgede fazlaya dair haklarını saklı tutmuş olduğundan davalı sigorta şirketi davalıya aracının gerçek rayiç bedelini ödemekle mükellef olduğunu, 6102 Sayılı TTK'nun 1459. Maddesinde "Sigortacı, sigortalının uğradığı zararı tazmin eder." denilmekle sigortacının, zarara uğrayanın gerçek zararını ödemekle sorumlu olduğu belirtildiğini, işbu davayı açmadan önce taraflarınca arabulucuya başvurulduğunu, ---- Arabuluculuk Bürosu ----- arabuluculuk nolu dosyada, davalı sigorta şirketi ile anlaşılamadığına dair 08/12/2023 tarihli tutanak düzenlendiğini, izah edilen sebeplerle, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla; HMK 109. Madde gereğince kısmi alacak davamızın kabulüne, şimdilik 100,00-TL pert farkı ücretinin davalı şirketin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari faizden aşağı olmamak üzere enflasyon faizi ile birlikte tahsiline, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP /TALEP :
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;Davalı şirket ile davacı ---- arasında; 31.03.2023-31.03.2024 tarihlerini kapsayan,----- no’lu poliçe numarası ile Kasko Sigorta Poliçesi düzenlendiğini, davacı, 09.07.23 tarihinde uğramış olduğu kaza neticesinde hasar gördüğü ve pert olması sebebiyle davalı şirkete başvuruda bulunmuş olup, başvuru neticesinde ---- sayılı hasar dosyası açıldığını, davacı araç kiralama sektöründe faaliyet göstermekte olup kaza tarihinde araç kiralama sözleşmesi gereği kazaya konu aracı ---- kiraladığını, yapılan incelemeler ve ekspertiz çalışması neticesinde; aracın pert- total olarak işlem görmesine, piyasa rayiç değerinin 415.000,00-TL, olduğu tespit edildiğini, davacının da ikrar ettiği üzere; Sovtaj bedeli 248.880,00 TL ve ----- no’lu poliçede yer alan her bir hasarda uygulanacak muafiyet bedeli 15.000 TL düşülerek toplam 151.120.00 TL ödeme davacı tarafa yapıldığını, ilgili bedeller hususunda taraflar arasında anlaşma sağlandığını, davacı tarafça herhangi bir itirazda bulunulmadığını, söz konusu bedeller güncel rayiç bedellere uygunluk sağladığını, davacı tarafça pert total rayiç bedel mutabakatname, taahhütname ve ibraname imzalandığını, davacı taraf her ne kadar, fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak ibranamenin imzalandığını iddia etse de davacının işbu davayı açmakta hukuki yararı bulunmamakta ve kötüniyetli hareket ettiğini, yapılan ödeme herhangi bir eksiklik teşkil etmediğini, davalı şirket poliçe gereği üzerine düşen yükümlülüğü yerine getirmiş olup herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla eğer ki faize hükmedilecekse, hükmedilmesi gereken faiz yasal faiz olduğunu, açıklanan ve resen dikkate alınacak sebepler doğrultusunda; sair hususlar hakkında cevap ve itirazlar hakları saklı kalmak kaydıyla, cevaplarımızın kabulü ile; maddi ve hukuki gerekçeleri mesnetsiz bulunan davanın reddi ile yargılama masrafları ve vekalet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini beyan ve talep etmiştir.
DELİLLER: Hukuk Uyuşmazlıklarında Dava Şartı Arabuluculuk Son Tutanağı, Nüfus Kaydı, Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağı, ---- Noterler Birliği Trafik Tescil Kayıtları, Kaza ve Araç Fotoğrafları, Davalı Sigorta Şirketinden istenen Hasar dosyası ve Kasko Poliçesi, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi Kayıtları, Hasar Tespit Raporu, Ekspertiz Raporu, Pert-Total Rayiç Bedel Mutabakatname Taahhütname, İbraname belgesi, ---- müzekkere cevabı, Banka Dekontu, Bilirkişi Raporu, Dosyadaki Sair Bilgi ve Belgeler.
İDDİA VE SAVUNMA KAPSAMINDA UYUŞMAZLIĞIN NİTELİĞİNE GÖRE, VAKIA VE DELİLLERİN TARTIŞILIP DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE SONUÇLARI:
Dava , maddi hasarlı tek taraflı trafik kazası nedeniyle davacının maliki/işleteni olduğu ticari araçta meydana gelen hasara bağlı olarak oluşan zararının, 6102 Sayılı TTK'nin 1401 vd. maddeleri gereğince düzenlenen Kasko Sigorta Poliçesi (İMMS) teminatı kapsamında davalıdan tahsili edilmesi istemine ilişkindir.
6102 sayılı TTK'nin 4/2 maddesi yollamasıyla davanın niteliğine ve değerine göre 6100 Sayılı HMK'nin 316 ilâ 322 maddelerinde düzenlenen basit yargılama usulüne tabi işbu davada mahkememizce dilekçeler aşaması tamamlanmış ve usulüne uygun olarak yapılan davet sonucunda duruşma açılarak öncelikle resen gözetilmesi gereken arabuluculuk ve HMK'nin 114. maddesinde sayılan dava şartları ile, taraf sıfatı, harç gibi hususların incelenmesi ve değerlendirilmesine müteakip ön inceleme duruşması icra edilmiş, uyuşmazlık belirlenmiş ve dava şartı zorunlu arabuluculuk sürecinden sonuç alınamadığından bu kez sulh teşviki yapılmasına karşın duruşmada duruşmada hazır bulunan davacı vekilinin beyanına göre tarafların sulh yoluyla çözümü tercih etmediklerinin anlaşılması üzerine tahkikata geçilerek delillerin toplanması ve incelenmesi tamamlanarak tahkikat bitirilmiş ve karar duruşmasında hazır bulunan davacı vekilinin son sözleri de dinlenip zapta yazılmak suretiyle yargılama bitirilmiş ve aşağıdaki hüküm sonucuna ulaşılmıştır. Dosyada mukim belgelere göre kasko poliçesi yönünden sigortaya başvuru/ihbar yapıldığı; arabuluculuk tutanağına göre de zorunlu arabuluculuk dava şartının yerine getirildiği ve anlaşmazlık üzerine işbu davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Somut olaya geçmeden önce dava konusu olayın hukuki temeli ve uyuşmazlığın çözümüne etki edecek yasal düzenlemelere kısaca değinmekte yarar vardır. Sigorta sözleşmesi 6102 sayılı TTK'nin 1401. Maddesinde (1) Sigorta sözleşmesi, sigortacının bir prim karşılığında, kişinin para ile ölçülebilir bir menfaatini zarara uğratan tehlikenin, rizikonun, meydana gelmesi halinde bunu tazmin etmeyi ya da bir veya birkaç kişinin hayat süreleri sebebiyle ya da hayatlarında gerçekleşen bazı olaylar dolayısıyla bir para ödemeyi veya diğer edimlerde bulunmayı yükümlendiği sözleşmedir şeklinde düzenlenmiştir. 6102 sayılı TTK'nin1409.maddesinde sigortacının sözleşmede öngörülen rizikonun gerçekleşmesinden doğan zarardan veya bedelden sorumlu olduğu, 1459. maddede, sigortacının sigortalının uğradığı zararı tazmin edeceği, 1461. maddede ise sigortacının sorumluluğunun sigorta bedeli ile sınırlı olduğu hususlarına yer verilmiştir.
Görüldüğü üzere, sigorta sözleşmesi ile teminat altına alınan husus malın bizatihi kendisi değil, sigorta ettirenin o mal üzerindeki menfaatidir. Özel sigorta türlerini, zarar sigortası ve meblağ sigortası olmak üzere iki ana gruba ayırmak mümkündür. Birinci gruba giren zarar yani mal ve malvarlığı sigortalarında, riziko para ile ölçülmesi mümkün olan menfaatlere ilişkin olduğu halde, diğer grupta insan hayatı gibi konusu para ile değerlendirilemeyen menfaat ilişkileri sigorta teminatı altına alınmaktadır. Bunlardan ilk gruba kısaca “menfaat (zarar) sigortası”, diğerine ise, “meblağ sigortası” denilmektedir. Öte yandan, motorlu kara taşıt araçları kasko sigortası, diğer bir deyişle uygulamada kısaca “kasko sigortası” olarak adlandırılan bu sigorta türü, gerçek anlamda ayrı bir sigorta türü olmayıp, mal/zarar sigortaları türlerinden bir kısmının karma olarak motorlu kara taşıt araçlarında birlikte uygulanmasıdır. Kasko sigortası da niteliği itibariyle, bir sigorta sözleşmesidir. Yukarıda da belirtildiği üzere, kasko sigortası, mal sigortasının bir türü olmakla, bu genel düzenleme dışında Türk Ticaret Kanunu'nda ayrıca ve özel olarak düzenlenmemiştir. Kasko sigortası ile kısaca “trafik sigortası” olarak da anılan “motorlu araçlar zorunlu ve ihtiyari mali sorumluluk sigortası”nın birbirine karıştırılamaması gerekir. Kasko sigortası ile sigorta ettirenin bizzat uğradığı zararlar sigortaca güvence altına alındığı halde ikincisinde, sigorta ettirene ait aracın karıştığı kazayla üçüncü kişilerin uğradığı zararlar sigorta tarafından karşılanmaktadır -----Mal sigortaları türünden olan kasko sigortasının teminat kapsamını belirleyen Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartları A. Sigortanın Kapsamı A.1. Sigortanın Konusu; Bu sigorta ile sigortacı, sigortalının poliçede belirtilen ve karayolunda kullanma izni olan motorlu ve motorsuz kara araçlarından, römork veya karavanlardan iş makinelerinden, lastik tekerlekli traktörler, diğer zirai tarım makinelerinden doğan menfaatin aşağıda belirtilen risklerin gerçekleşmesi sonucunda doğrudan uğrayacağı maddi zararları teminat altına alır. a) Aracın karayolunda veya demiryolunda kullanılabilen motorlu, motorsuz araçlarla çarpışması, b) Gerek hareket gerek durma halinde iken sigortalının veya aracı kullananın iradesi dışında araca ani ve harici etkiler neticesinde sabit veya hareketli bir cismin çarpması veya aracın böyle bir cisme çarpması, devrilmesi, düşmesi, yuvarlanması gibi kazalar, c) Üçüncü kişilerin kötü niyet veya muziplikle yaptıkları hareketler, ile fiil ehliyetine sahip olmayan kişilerin yol açacağı zararlar, d) Aracın yanması, e) Aracın veya araç parçalarının çalınması veya çalınmaya teşebbüs edilmesi sonucu oluşan maddi zararların sigortanın teminat kapsamında olduğu anlaşılmaktadır. Diğer taraftan, poliçe tanzim tarihi ve olay tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK'nin 1409/1. maddesi uyarınca, sigortacı geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumlu olduğu gibi aynı maddenin 2. fıkrası hükmüne göre, kural olarak rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkin iddianın sigortacı tarafından kanıtlanması gerekmektedir. Olayın sigortalının ihbar ettiği şekilde değil de sigortacının iddia ettiği şekilde gerçekleşmesi halinde ise, bu oluş şeklinin Kasko Sigortası Genel Şartlarının A.5. maddesinde sayılan teminat dışında kalan hallerden olması gerekmektedir. İlkeler yukarıda anlatılan şekilde olmakla birlikte sigortalı, Kasko Poliçesi Genel Şartları'nın A.5. maddesi ve TTK'nin 1446/2 maddesi uyarınca rizikonun gerçekleştiğine dair doğru ihbar mükellefiyetini kasten yerine getirmez veya iyiniyet kurallarına açıkça aykırı şekilde sigorta teminatı dışında kalan bir hususu sanki bu oluşan riziko teminat içinde imiş gibi ihbar ederse ispat yer değiştirip oluşan rizikonun teminat içinde kaldığını ispat yükü sigortalıya geçer..-----sayılı ilâmları)
Yukarıdaki yapılan genel açıklamalar, toplanan deliller ve yapılan yargılama ışığında somut olaya baktığımızda; davacınnı malik/işleteni olduğu ticari amaçla kullanılan kiralık--- araç sürücüsü ---- ili, --- ilçesi, --- Mahallesinde direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucunda boş arsaya girmesi şeklinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği anlaşılmıştır. Böylece esasında tek taraflı maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği ve davacının aracının maddi hasar gördüğü ve zarar oluştuğu trafik zabıtası tarafından düzenlenen kaza tespit tutanağı ve sair deliller nezdinde sabittir. Yine ---- plaka sayılı ticari amaçla işletilen motorlu kara taşıtının davalı sigorta şirketi nezdinde---- poliçe numaralı 31/03/2023-31/03/2024 başlangıç ve bitiş tarihli olarak genişletilmiş kasko sigorta poliçesi ile davalının teminatı altında olduğu poliçede bu durumun teminatı olarak rayiç değerin gösterildiği anılan poliçe içeriğinde görülmüştür. Davacı tarafın hasarı süresinde usulüne uygun olarak ihbar ettiği de buna ilişkin bilgi , belge ve sigorta şirketi kayıtlarından anlaşılmıştır. Öncelikle taraflar arasındaki poliçenin niteliğine ve olaya göre davada kusur tartışmasına yer olmadığı belirtilmelidir. Mahkememizce açılan dava üzerine taraf teşkili sağlanarak taraf vekillerince gösterilen ve sunulan deliller toplanıp değerlendirilmek suretiyle işin esasının incelenmesine geçilmiş ve tahkikat işlemi olarak HMK'nin 266.maddesi gereğince uyuşmazlığın çözümü özel ve teknik bilgi gerektirdiğinden dosya üzerinden özellikle hasara, araç değerine ve yapılan ödemeye göre bakiye zarar bulunup bulunmadığına ilişkin rapor düzenlenmesi için dosya Mahkememizce ----- Bilirkişilik Bölge Kurulu Listesinden resen seçilen makine mühendisi bir bilirkişiye tevdi ve teslim edilmiştir. Bilirkişi Makine Mühendisi ---- tarafından düzenlenen 25/09/2024 tarihli raporda özetle ; Aracın perte ayrılması durumunda zarar: aracın hasarlı hali ile araç malikinin uhdesinde kalması durumunda davacının zararı: araç rayiç değeri- sovtaj değeri= 460.000 TL- 248.880 TL sovtaj değeri- 15.000 TL muafiyet bedeli= = 196.120 TL’dir. Davalı hasar bedeli olarak 151.120 TL ödemiştir. Bu konuda bir uyuşmazlık yoktur. Bu durumda davacının talep edebileceği bakiye zarar bedeli 196.120 TL – 151.120 TL= 45.000 TL’dir. Davaya konu olayda davaya konu araçta bakiye zarar bedelinin 45.000,00 TL olduğu yönünde tespit, hesap ve görüş bildirilmiştir. Mahkememizce bilirkişi raporu taraf vekillerine usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş: vaki beyan itirazlar değerlendirilmiştir. Bu kapsamda öncelikle taraflar arasında sigortalı araç hakkında pert-total (tam ziya) işlemi yapılması konusunda mutabakat olduğu ve 151.120.00 TL ödeme yapıldığı görülmüştür. Davacı tarafından taraflar arasında yapılan pert-total sözleşmesinde fazlaya ilişkin hakları yönünden kayıt konulduğundan tam bir ibra sayılamayacağı davacının dava açmak hak ve hukuki yararı bulunduğu değerlendirilmiştir. Somut olayda uyuşmazlık aracın piyasa rayiç ve sovtaj değeri üzerinde olup buna göre bakiye alacak bulunup bulunmadığı noktasındadır. Bilindiği üzere ülkemizde ikinci el araç piyasası sürekli değişkenlik göstermekte olup, marka ve modele göre bölgesel farklılıklar ortaya çıkabildiği gibi, günün siyasi, ekonomik ve sosyal koşulları, tüketici tercihleri gibi birçok etken ikinci el araç fiyatlarda doğrudan etkili olduğu maruftur. Dolayısıyla ekspertiz raporu ile bilirkişi raporu arasındaki 45.000.00 TL rayiç değer farkı belirlemesi işin niteliği gereği gayet makul ve meşru bulunmuştur. Filhakika bilirkişi raporunda belirlenen rayiç değer; piyasada satışa sunulan benzer nitelikteki birden fazla aracın ortalama değerleri esas alınmak ve sovtaj gideri de ekspertiz raporunda olduğu gibi aynen korunmak suretiyle belirlenmiş olduğundan değere ilişkin yukarıya ve aşağıya yönelik karşılıklı itirazlar yerinde görülmemiştir. Davacı vekili tarafından işbu rapor sonrası dava kısmi dava olarak açıldığından ıslah yoluyla talep arttırılmış ve harç tamamlanmıştır. Böylece somut olayda kaza, kazanın oluş şekli ve toplam zarara ilişkin olarak düzenlenen ve gerekçeli, denetime açık, hüküm kurmaya yeterli ve elverişli olduğu anlaşılan bilirkişi raporu da gözetildiğinde kaza hadisesinin/rizikonun ve hasarın doğru şekilde ihbar edildiği ve davalının sigorta sözleşmesi ilişkisine göre gerçek zararı karşılama ilkesi çerçevesinde bakiye zararı gidermesi gerektiği anlaşılmıştır. Binaenaleyh, davacının davasını / bakiye gerçek zararını yargılamaya hakim olan ilkeler nezdinde TMK, 6 ve HMK, 190. maddeleri geregince esastan ispat ettiği ve davasında haklı olduğu sonuç ve kanaatiyle; vaki ıslah işlemi, 6102 sayılı TTK'nin 1427/2 maddesi gereğince ihbardan itibaren kırk beş gün sonra oluşan temerrüt tarihi, TTK'nin 16/1 maddesi gereğince tarafların tacir sıfatı ve kasko sigortalı aracın kullanım amacına/ ticari vasfına göre avans faizi de istenebileceği de gözetilmek suretiyle davanın kabulü ile; 100,00 TL kısmına 13/09/2022, 44.900,00 TL kısmına ıslah tarihi olan 21/11/2024 tarihinde itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte toplam 45.000,00 TL tazminatın; aracın sovtajı davacıda kaldığı halde kısa kararda sovtajın sigortacıda kalacağına yönelik temel ilke ve kabul nedeniyle sehven yazılan 'davaya konu ---- plakalı aracın üzerindeki takyidatlardan âri olarak trafikten çekme belgesiyle birlikte davalı sigortacıya teslimi kaydıyla, ibaresi çıkarılarak' davalıdan alınarak, davacıya verilmesine karar verilmesi gerekmiştir. (AY.9, 36 ,138, 141, TMK, 1/1, 6 ,KTK. 3, 84, TTK,1401 vd.1409, vd. 1427/2, Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartları , HMK, 25, 26,27, 29, 30,31,33, 187/1, 190, 198, 266 vd, 281, 282)
6100 Sayılı HMK'nin 332/1 maddesine göre, 323. maddesinde sayılan yargılama giderlerinden, 326/1 maddeleri gereğince tamamından aleyhinde hüküm verilen davalı taraf sorumlu tutulmuştur. Bu kapsamda ayrıca Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliğinin 26/2. maddeleri gözetilerek dava öncesi Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen arabuluculuk ücretinin de davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına da karar verilmek suretiyle 6100 Sayılı HMK'nin 297/2 maddesi gereğince aşağıdaki şekilde hüküm ihdas edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-)Davanın kabulü ile; 100,00 TL kısmına 13/09/2022, 44.900,00 TL kısmına ıslah tarihi olan 21/11/2024 tarihinde itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte toplam 45.000,00 TL tazminatın davalıdan alınarak, davacıya verilmesine,
2-)Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 3.073,95 TL karar ve ilam harcından; peşin alınan 269,85 TL harcın ve ıslah harcı olarak yatırılan 767,00 TL harcın mahsubuyla bakiye 2.037,10 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-)Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
4-)Davacı tarafından yapılan 269,85 TL başvurma harcı, 269,85 TL peşin harç, 767,00 TL tamamlama harcı, 38,40 TL vekalet harcı, 188,00 TL posta masrafı ve 3.250,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 4.783,10 TL yargılama giderinın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-)Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden; Avukatlık Kanunu'nun 164/5 maddesine göre davacı vekili için; karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/1 maddesi uyarınca hesap ve takdir edilen 30.000,00 TL nispi/maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-)6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine, ( Yazı İşleri Müdürü tarafından Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 207/1 maddesi gereğince resen işlem yapılmasına, ) Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda ;6100 sayılı HMK'nin 341/1, 342, 343, 344 ve 345/1 maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf harç ve giderleri yatırılmak suretiyle mahkememize veya başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçeyle ---- Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.