Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2023/662

Karar No

2024/842

Karar Tarihi

3 Aralık 2024

T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/662
KARAR NO : 2024/842

DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 04/10/2023
KARAR TARİHİ : 03/12/2024

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkillerinin çocuğu-------, 27.09. 2022 tarihinde ---- İli ----- İlçesi, ilçe merkezi girişindeki bölünmüş yol noktasında, ehliyetsiz ---- yönetimindeki ---- plakalı aracın-----plakalı araca çarpması sonucu meydana gelen trafik kazası sonucu vefat ettiğini, olayın meydana gelmesinde, olay yeri kamera kayıtları, olay yeri tespit tutanakları, kusur raporları, keşif tutanakları ve ifade tutanaklarından anlaşılacağı üzere, davalı taraf ---- araç sürücüsü olarak tamamen ve asli derecede kusurlu olduğunu da iddia ettiğini, söz konusu kazaya sebebiyet veren ----- plakalı aracın ruhsat kaydında, araç maliki olması hasebiyle, doğmuş zarardan da hukuken müşterek ve müteselsil sorumlu bulunduğunu ileri sürdüğünü, müteveffanın, kaza öncesi pide lahmacun ve hamur ustası olduğunu, günlük 400,00 TL aylık yaklaşık, 12.000,00 TL civarında kazanç elde ettiğini beyan ederek müteveffanın vefatı ile ailesi iş bu maddi destekten de mahrum kaldığını belirttiğini, davalı tarafa yapılan başvuru üzerine miktara itiraz etmekle birlikte yasal olarak tam tazminat ödemesi yapılmadığını düşündüklerini, kısmi ödemeyi kabul etmemekle birlikte ve fazlaya dair hakları saklı kalmak üzere temerrüt tarihi olan 21.11.2022 tarihinden itibaren yasal faiz işletilerek, müvekkilleri için --- -- vefatı nedeniyle, ----(baba) için 15.000 TL, ----- (anne) için 15.000,00 TL olmak üzre toplam 30.000,00 TL maddi tazminatın 21.11.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsilatı talebi ile dava ile ilgili harç ve masraflar bakımından adli yardım taleplerinin kabulüne karar verilmesi ile yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçlesinde özetle; Davacılar tarafından destekten yoksun kalma sebebiyle şirketlerine başvuru yapıldığını ve müvekkili nezdinde ------numaralı hasar dosyası açıldığını belirterek, müvekkili şirketçe davacıların destekten yoksun kalma tazminatı açısından ----- hasar dosyasında alınan uzman görüşü sonrasında tespit edilen sigortalı araç sürücüsünün kusuru ve müteveffanın kaza tarihindeki gelir durumuna göre davacılar için babaya 217.728,70 TL, anneye 196.165,92 TL toplamda 413.895,00 TL tazminat hesaplandığını, işbu tutarın da davacılara 11.11.2022 tarihinde ödendiğini, müteveffanın sigortalı araç üzerinde seyahat halindeyken emniyet kemeri takmaması ve uygun koruyucu ekipmanları kullanmaması sebebiyle maluliyetin ağırlaşmasında kusurlu olması nedeni ile de hesap yapılırken asgari %25 oranında indirim yapılması gerektiğini ileri sürdüğünü, davacının araç üzerinden seyahat halindeyken emniyet kemerinin takmaması nedeniyle zararın meydana gelmesinde bu olayın etkili olduğunu savunarak, Yargıtay içtihatları gereğince asgari % 25 oranında kusurlu olduğundan yapılan tazminat hesabında indirim yapılması gerektiğini belirtiğini açıklanan hususlar açısından müvekkili şirket tarafından yapılan ödemelerin yeterli olması sebebiyle aleyhlerine haksız olduğunu ileri sürdüğü davanın reddini, davacının davasının ispatı halinde müvekkili şirketin öncelikle ferilerden sorumlu tutulmaması, olmaz ise, asıl alacak, yargılama giderleri ve avukatlık ücreti açısından ayrı ayrı poliçe limiti ile sorumlu tutulmasını, faizin en erken dava tarihinden başlatılmasını, davanın reddedilen kısmı açısından yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili 05.07.2024 tarihli ıslah dilekçesinde özetle; Anne-----hesaplanan destekten yoksun kalma zararının 196.303,10 TL ve baba ----- hesaplanan destekten yoksun kalma zararının 213.806,00 TL tespit edildiğini, bu nedenle; Davacı -----için 15.000,00 TL olarak açmış oldukları davayı 196.303,10 TL olarak, davacı -----için 15.000,00 TL olarak açmış olduğu davayı 213.806,00 TL olarak ıslah ettiklerini beyan etmiştir.

Deliller
Tarafların ticaret sicil sorguları dosya arasına alınmıştır.---- Cumhuriyet Başsavcılığının ----- sayılı dosyasının uyap kayıtları dosya arasına alınmıştır.
----- Cumhuriyet Başsavcılığı Özel Soruşturma Bürosu ----- Bakanlık muhabere dosyasının uyap kayıtları dosya arasına alınmıştır.
----- İlçe Jandarma Komutanlığı'na yazılan müzekkere cevabı dosya arasına alınmıştır.
SGK'ya yazılan müzekkere cevabı dosya arasına alınmıştır.
Davalı sigorta şirketine yazılan müzekkere cevabı dosya arasına alınmıştır.
Trafik kusuru konusunda uzman bilirkişi ile sigorta hukuku alanında uzman aktüer bilirkişi heyet raporu dosyaya sunulmuştur.

Delillerin değerlendirilmesi ve gerekçe:
Dava, 27.09.2022 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle davalı şirket nezdinde sigortalı bulunan ----- plakalı aracın kaza yapması sonucu, davacıların murisi müteveffa ----- vefat etmesi sebebiyle, müteveffanın annesi ve babası olan davacılar yönünden, fazlaya dair haklar saklı kalmak kaydıyla 30.000,00 TL destekten yoksun kalma maddi tazminat davasıdır.Dosyada, davacılar vekilinin adli yardım talebi ara kararla değerlendirilmiştir.
Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, gelen müzekkere cevapları ve taraflarca sunulan deliller hep birlikte değerlendirilmiştir.
Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesinde de, “sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir.
Yukarıda açıklanan madde hükümlerinden, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.6098 Sayılı TBK'nın 53. maddesi (818 sayılı BK 45. maddesi) gereği, ölüm neticesi olarak diğer kimseler müteveffanın yardımından mahrum kaldıkları takdirde, onların bu zararını da tazmin etmek lazım gelir. Yasa metninden de anlaşılacağı gibi destekten yoksun kalma tazminatının konusu, desteğin yitirilmesi nedeniyle yoksun kalınan zarardır. Bu yasal düzenleme doğrultusunda hükmedilmesi gereken maddi tazminat, davacıların daha önce aldıkları ancak murisin ölümü sonucu artık alamayacakları destek miktarıdır. Buradaki amaç, destekten yoksun kalanların desteğin ölümünden önceki yaşamlarındaki sosyal ve ekonomik durumlarının korunması, olaydan sonraki dönemde de, destek olmasa bile, onun zamanındaki gibi aynı şekilde yaşayabilmesi için muhtaç olduğu paranın ödettirilmesidir. Destekten yoksunluk zararının hesabında müteveffanın sağlığında elde ettiği net gelirinin belirlenmesi tazminatın doğru tespitinde önemli bir yer tutmaktadır.
SGK'ya yazılan yazıya verilen cevapta, müteveffaya ait kayıtlar gönderilmiş, rücuya dair herhangi bir ödemenin yapılmadığı bildirilmiştir.
---- yazılan yazıya verilen cevapta, ----- plaka sayılı araca ait zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ve hasar dosyasının bir örneği gönderilmiştir.
Dosya, trafik kusuru konusunda uzman bilirkişi ve sigorta hukuku alanında uzman aktüer bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, 15.05.2024 tarihli rapora göre, ----- plakalı aracın sürücüsünün 2918 sayılı KTK'nın 47/d, 52/a,b, 56/a-1 ve 84/c,g maddelerini ihlal etmesi sebebiyle %100 asli kusurlu olduğu, kazanın oluşumunda müteveffanın herhangi bir kusurunun bulunmadığı, kaza sebebiyle müteveffanın annesi ve babasının, müteveffanın desteğinden yoksun kaldıkları, yapılacak hesaplamada, Karayolları Trafik Kanununun bazı maddelerinde değişiklik yapan, 09.06.2021 tarihinde TBMM'de kabul edilerek 19.06.2021 tarihinde ---- Gazetede yayınlanan kanunun yürütmesi ile ilgili “Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu” tarafından 04.12.2021 tarihinde ----- Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren “Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarında Değişiklik Yapılmasına Dair Genel Şartlar” yürürlüğe girdiği 04.12.2021 tarihinden sonra düzenlenen poliçeleri kapsayacağından, rapor tarihi esas alınarak yapılan hesaplamada en güncel yüksek yargı kararlarından olan Yargıtay---- Hukuk Dairesinin -----sayılı ilamları da dikkate alınarak ilgili kurumlarca görüş değişikliği yapılıncaya kadar yaşam tablosu olarak TRH 2010 Yaşam Tablosu kullanılarak hesaplama yapıldığı, dava dışı SGK tarafından davacılara yapılan rücuya tabi herhangi bir ödemenin olmadığı, davacı ---- hesaplanan destekten yoksun kalma zararının 196.303,10 TL olduğu, davacı ------ hesaplanan destekten yoksun kalma zararının 213.806,00 TL olduğu rapor edilmiş olup, raporun taraflara tebliğ edildiği, davalı tarafça rapora karşı herhangi bir beyan ve itirazda bulunulmadığı görülmüştür.----- vefatı sebebiyle annesi ve babası olan davacılar----müteveffanın desteğinden yoksun kaldığının kabulü gerekmiş olup, davalı sigorta şirketi 2918 sayılı KTK'nın 97 ve devamı maddelerine göre sorumlu kabul edilmiştir.
Davacılar vekili, 05.07.2024 tarihli ıslah dilekçesi ile baba ---- için 213.806,00 TL, anne ----- için 196.303,10 TL maddi tazminatın tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Yargıtay -----Hukuk Dairesinin 27/05/2019 tarih ----- esas ----- karar sayılı ilamında: "...Davacı vekili; davalı sigorta şirketi nezdinde ZMMS poliçesi ile sigortalı bulunan müvekkilinin desteği ve murisi olan eşi ---- sevk ve idaresindeki motosikletin, dava dışı -----’ın sevk ve idaresindeki araçla çarpışması nedeniyle 02/07/2006 tarihinde meydana gelen trafik kazası neticesinde vefat ettiğini, kazanın meydana gelmesinde müvekkilinin desteğinin kusurlu ve sorumlu olduğunu, müvekkilinin zarar gören 3.kişi konumunda olduğunu beyanla, eşinin desteğinden mahrum kalan müvekkili için fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 1.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; kazaya karışan aracın müvekkili şirket nezdinde ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğunu, davacının taleplerinin poliçe kapsamı dışında olduğunu beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, kararda yazılı gerekçelerle ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davanın kabulüne, 57.500,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, dair verilen karar davalı vekili tarafından süresi içerisinde temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin yerinde görülmeyen aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.Davacı vekilince tazminat için temerrüt faizi olarak ticari faiz(avans faizi) istenilmiş, mahkemece tazminatta davalı sigorta şirketi yönünden avans faizine hükmedilmiştir. Oysa, zarara neden olan araç motosiklet olup ticari araç değildir. Bu halde temerrüt faizi olarak davalı sigorta şirketi yönünden yasal faize hükmedilmesi gerekirken avans faizine hükmedilmesi doğru değil bozma nedeni ise de; bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden 6100 sayılı HMK'nun geçici 3/2. maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK'nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir." belirtilmiştir.Mahkememizce aldırılan bilirkişi heyet raporunun bu yönleriyle hükme esas alınmaya uygun, gerekçeli ve denetlenebilir bulunduğu, her ne kadar sigorta şirketi tarafından ödeme yapıldığı belirtilmiş ise de, bahse konu ödemenin ahzu kabz yetkisi olmadan yapılmasına bağlı olarak davacıların herhangi bir ödemeye kavuşmadıklarının sabit olduğu kanaatinin Mahkememizde hasıl olduğu, 21/11/2022 tarihi itibariyle temerrüdün oluştuğu kabul edilmiş ve faiz, bu tarihten itibaren başlatılmıştır. Ayrıca yukarıda anılan içtihat uyarınca kazaya sebebiyet veren araç her ne kadar kamyonet ise de, davacılar tarafından yasal faiz talep edildiğinden, taleple bağlı kalınarak yasal faize hükmetmek gerekmiş ve netice olarak davanın kabulüne, 196.303,10 TL' nin 21/11/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacı ---- verilmesine, 213.806,00 TL'nin 21/11/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacı ----- verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ İLE;
-196.303,10 TL'nin 21/11/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacı---- verilmesine,
-213.806,00 TL'nin 21/11/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacı ---- verilmesine,
2-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 28.014,55 TL karar ve ilam harcı ile davacıların adli yardım talebinin kabulüne karar verilmiş olması sonucu dava açılış yılı olan 2023 senesi için 269,85 TL başvuru harcının toplamı olan 28.284,40 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir irad kaydına,
3-Adli yardım kurumundan yararlanılmasına bağlı olarak devlet ödeneğinden karşılanan 6.000,00 TL bilirkişi ücreti, 81,75 TL posta masrafı olmak üzere toplam 6.081,75 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
4-Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.200,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
5-Davacılar kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 65.516,37 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacılara verilmesine,
6-Davalı tarafça yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
7-Karar kesinleştiğinde varsa bakiye gider avansının yatırana iadesine,Dair, davacılar vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde ---- Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesi nezdinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. E-duruşmaya son verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim