mahkeme 2023/51 E. 2025/661 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2023/51

Karar No

2025/661

Karar Tarihi

9 Eylül 2025

T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/51
KARAR NO : 2025/661

DAVA : Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 20/01/2023
KARAR TARİHİ : 09/09/2025

Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 9.maddesine göre Türk Milleti adına yargı yetkisini kullanan bağımsız ve tarafsız ------Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmekte olan Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) davasında dosya incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/
DAVA/TALEP;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ----- adlı sosyal medya platformunda "-----" hesabı üzerinden müvekkil şirket ürünleri hakkında davacı şirketi tüketici nezdinde kötüleyici, toplum tarafından tanınırlığını kötü yönde etkileyen, ticari itibarını sarsan, satışlarını sekteye uğramasına sebebiyet veren ve kişilik haklarını açıkça ihlal eden asılsız ve kötü niyetli paylaşımlarda bulunmuş olup, İşbu paylaşımlar sebebiyle davalı şirketin maddi ve manevi önemli hak kayıpları yaşamasına sebep olduğunu, davalının işbu dilekçede arz edeceği eylemleri ile TTK'nun 55. ve devamı hükümleri uyarınca haksız rekabete sebebiyet verdiği ve ayrıca TMK'nun 24.maddesi uyarınca davacı şirketin kişilik haklarının ihlaline sebep olduğu açık olduğunu, bu nedenle; maddi ve manevi tazminat talepleri bulunduğunu, davalı şirket 1984 yılından bu yana faaliyette olup, Türkiye'deki ilk konserve tan balığı üreticisi olduğunu, 36 ülkeye ihracat yapan firmanın yıllık net cirosu 100 milyon dolar olduğunu, ----- fabrikasında büyük çoğunluğu kadın olmak üzere toplamda 1600 kişi çalıştığını, dava konusu olayda 13.11.2022 tarihinde, önce davalının eşi olduğunu iddia eden ------ isimli şahıs davacı şirketin çağrı merkezini arayarak eşinin yediği ----- sandviçin içinden “yarabandı” çıktığını söyleyerek şikayet kaydı oluşturduğunu, bu şikayete ilişkin görüşmede, gerekli incelemelerin yapılabilmesi için ----- isimli kişiden sandviç paketinin fotoğrafları da talep edilmiş ve kendisi de bu görüntüleri davacı şirkete ulaştırdığını, ertesi gün, 14.11.2022 tarihinde, davalı kendisine ait “------” adlı mail adresinden, davacı şirketin Yönetim Kurulu Başkanı ----- mail adresine bir e-posta göndererek şikayetini görselleri ile birlikte yeniden belirttiğini, bu e-postanın gönderilmesinden yaklaşık olarak yarım saat sonra davacı şirkette Kalite Güvence Uzmanı olarak görev yapmakta olan ----, davalıyı aradığını, tüm bunlara rağmen davalı ----- adlı sosyal medya platformunda bulunan hesabı üzerinden davacı şirketi itibarsızlaştırmak maksadıyla hukuka aykırı olarak bu paylaşımları yaptığını, davalının paylaşımlarından açıkça görüleceği üzere, tüketicinin kasten hatalı yönlendirildiğini, davacı şirketin asılsız beyanlar ile karalanması ve tüketicinin gözünde davacının ticari itibarının düşmesi amaçlandığı anlaşıldığını, açıklanan sebeplerle; davanın kabulü ile; haksız rekabetin tespitine ve önlenmesine, fazlaya ilişkin talep ve dava hakkımız saklı kalmak üzere şimdilik 50.000 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek mevduata uygulanan en yüksek faiz ile birlikte davalıdan tahsiline, davacı şirketin ticari itibar kaybı ve haksız rekabet nedeniyle marka değerinde yaşanan düşüş dikkate alınarak; 50.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline ve yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin de davalıya yükletilmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP /TALEP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Yukarıda esas numarası belirtilen dava dosyası ile davacı tarafından aleyhine haksız rekabete sebep olduğu gerekçesiyle maddi ve manevi tazminat istemiyle dava açıldığını, davacı tarafça gerçekleşen olay nedeniyle davalı aleyhine yorumlamalar ve ithamlar ile davaya konu iddiaları haksız, kötü niyetli, hukuki dayanaktan yoksun olduğu ve gerçeği yansıtmadığından taraflarınca kabulü mümkün olmadığını, davalı 13.11.2022 tarihinde ----- İstasyonundan alınmış olduğu ---- balıklı sandviçin içerisinden yara bandı çıktığını, ürünü satın aldığı istasyona dönerek durumu anlatan ve iadesini gerçekleştiren davalı ilgili firmanın müşteri hizmetlerine şikayetini bildirdiğini, buna benzer olayların yaşanabileceği normal olduğu belirtildiği, dilerse mail üzerinden şikayetin yazılı olarak yapılabileceğinin bilgisi verildiğini, satın aldığı istasyonun konuyla ilgili ve çözüme yakın olmasının aksine yapmış olduğu görüşmeler neticesinde yazılı bir geri dönüş olmamış olumlu sonuçlar alınamadığı gibi yara bandını davalının koyduğu yönünde ithamlarda bulunduğunu, bu kapsamda taraflarınca maddi bir kazanç amacı güdülmeksizin yaşanan talihsiz olaydaki ihmalini kabul etmemesi nedeniyle 1,00 TL değerinde sembolik ----.Asliye Hukuk Mahkemesi ----- Esas sayılı dosyası ile manevi tazminat davası açıldığını, davacı tarafça müvekkilinin açmış olduğu davanın akabinde ek süreler için cevap süresini 2 defa uzatmakla birlikte bu süre içerisinde hem marka hakkına tecavüz şikayeti ile cumhuriyet savcılığına başvurulduğunu hem de işbu dava açıldığını, tüzel kişiler insanlar gibi maddi-organik bir yapıya sahip olmadıklarından onların bedensel bütünlüğü, yaşamı, sağlığı gibi, maddi bedensel değerler üzerinde kişilik haklarının varlığı eşyanın tabiatı gereği söz konusu olmadığını, bununla birlikte saygınlık, onur, sır çevresi gibi manevi nitelikteki kişisel değerlerle, mesleki ve ekonomik kişisel değerlere gerçek kişiler gibi tüzel kişilerin de sahip olduğu söylenebileceğini, ancak manevi tazminat, zarara uğrayanda manevi huzuru gerçekleştirecek tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olması gerektiğini, zararın karşılanması amaç edinilmediğinden zenginleşme aracı da olmaması gerektiğini, bu kapsamda davacının 50.000,00 TL olarak talep etmiş olduğu manevi tazminat miktarı fahiş olup kabulü sebepsiz zenginleşme olarak değerlendirileceğinden reddi gerektiğini, açıklanan tüm nedenlerle dava dilekçesinde yer alan hukuki dayanaktan yoksun yersiz ve mesnetsiz iddia ve taleplerin tarafımızca kabulü mümkün olmadığını, haksız ve kötü niyetli davanın bu itibarla reddi gerektiğini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini beyan ve talep etmiştir.

DELİLLER: Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Son Tutanağı, ----Tüketici Mahkemesi'ne Ait ------- Esas Sayılı Dosyası UYAP Kayıtları, ---- CBS------ Soruşturma Sayılı Dosyası UYAP Kayıtları, Nüfus Kayıtları, E-Postalar, Fotoğraf ve Video Kaydı, Tanık, dosyadaki diğer tüm bilgi ve belgeler.
DEĞERLENDİRME VE SONUÇ:
Dava , haksız rekabet teşkil ettiği öne sürülen eylemler nedeniyle, 6102 Sayılı TTK'nin 56 (1)- a) Fiilin haksız olup olmadığının tespiti, b) Haksız rekabetin men'i, d) maddi zarar ve zıyanın tazminini ve 6102 Sayılı TTK'nin 56/1,e maddesi yollamasıyla 6098 Sayılı TBK'nin 58.maddesi gereğince manevi tazminat istemine ilişkindir.
6102 sayılı TTK'nin 4/2 maddesi gereğince davanın niteliğine ve değerine göre 6100 Sayılı HMK'nin 316 ilâ 322. maddeleri gereğince basit yargılama usulüne tabi işbu davada; mahkememizce yetkisizlik kararı sonucunda gelen dosyada tensip zaptı hazırlanarak usulüne uygun olarak yapılan davet sonucunda duruşma açılmış ve resen incelemeye tabi başta arabuluculuk dava şartı olamak üzere HMK'nin 114 ve 115.maddeleri gereğince dava şartları ile harç ve taraf sıfatına ilişkin hususlar değerlendirilmek suretiyle ön inceleme duruşması icra edilmiş akabinde tahkikata geçilerek deliller toplanmış, tahkikat işlem ve incelemelerine devam edilmiştir. Ne var ki, yargılamanın 08/05/2025 tarihli altıncı celsesinde yapılan tüm yoklama ve çağrılara rağmen davacı vekilinin duruşmada hazır olmadığı gibi mazeret de bildirmediği anlaşılmış; davalı vekili tarafından da davanın takip edilmediğinin beyan edilmesi üzerine taraflarca takip edilmeyen işbu davanın, 6100 sayılı HMK'nin 150/4.maddesine göre taraflarca yenilenmesine kadar; dosyanın 6100 Sayılı HMK'nin 150/1. maddesi gereğince işlemden kaldırılmasına karar verilmiştir. 6100 Sayılı HMK'nin 150/4 maddesi gereğince dosyanın işlemden kaldırıldığı tarihten itibaren üç aylık yasal süre içinde taraf ve/veya taraf vekillerince davanın yenilenmesi talebinde bulunulmadığı tespit edilmiştir.
Yukarıda açıklanan hususlara göre 6100 Sayılı HMK'nin 150/5 maddesi gereğince dosyanın işlemden kaldırıldığı tarihten itibaren üç aylık sürenin dolduğu gün olan 08/08/2025 günü adli tatile rastladığından 6100 Sayılı HMK'nin 104.maddesi gereğince 01.09.2025 tarihinden itibaren uzayan bir hafta süreye bağlı olarak dosyanın işlemden kaldırıldığı tarihten itibaren üç aylık sürenin dolduğu gün olan 08/09/2025 günü itibarıyla kendiliğinden davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş ve kayıt kapatılmıştır.
6100 Sayılı HMK'nin 332/1 maddesine göre, 323. maddesinde sayılan yargılama giderlerinden aynı yasanın 331/3 maddesi gereğince tamamen davacı sorumlu tutulmuştur. Ayrıca bu kapsamda Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2. Maddeleri gözetilerek dava öncesi Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen arabuluculuk ücretinin de davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına da karar verilmek suretiyle 6100 Sayılı HMK'nin 297/2 maddeleri gereğince aşağıdaki şekilde hüküm ihdas edilmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-)Davanın, 6100 Sayılı HMK'nin 150/5 maddesi gereğince 08/09/2025 GÜNÜ İTİBARIYLA AÇILMAMIŞ SAYILMASINA,
2-)Yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
3-)Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcından başlangıçta alınan peşin harcın (1.707,75 TL) mahsubuyla bakiye 1.092,35‬ TL harcın karar kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine,
4-)Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
5-)Davalı kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Kanunu'nun 164/5 maddesine göre davalı vekili için; karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 7/1 maddesi uyarınca hesap ve takdir edilen 30.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-)Davalı tarafından kendisini vekille temsil ettirmek dışında (HMK'nin 323/1/ğ) yapılmış başka yargılama gideri bulunmadığından işbu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
7-)6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan avansın yatırana iadesine, ( Yazı İşleri Müdürü tarafından Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 207/1 maddesi gereğince resen işlem yapılmasına, )
8-)Mahkememiz esas kaydının işbu karar gereğince kapatılmasına,
Dair, taraf ve taraf vekillerinin yokluğunda dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; 6100 sayılı HMK'nin 341/1, 342, 343, 344 ve 345/1 maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf harç ve giderleri yatırılmak suretiyle mahkememize veya başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçeyle ----- Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim