mahkeme 2023/21 E. 2025/292 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2023/21

Karar No

2025/292

Karar Tarihi

8 Nisan 2025

T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/21
KARAR NO : 2025/292

DAVA : Tazminat (Ölüm ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 09/01/2023
KARAR TARİHİ : 08/04/2025

Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 9.maddesine göre Türk Milleti adına yargı yetkisini kullanan bağımsız ve tarafsız -----Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasında dosya incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ /
DAVA/TALEP ;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 05.06.2022 tarihinde Şehir Merkezinden ---- Caddesi istikametinde seyir halinde olan sürücü --- - sevk ve idaresindeki----plakalı aracı ile -- -- Sokaktan gelerek ---- Caddesine çıkan ... sevk ve idaresindeki ---- plakalı otomobile sağ orta kısmından çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, meydana gelen kazada ----plakalı araçta yolcu olan davacı ... kaza sebebiyle ağır şekilde yaralanmıştır. Meydana gelen kazada----plakalı araç sürücüsü asli ve tam kusurlu olduğunu, kazaya yol açan -----plaka sayılı araç, davalı ... tarafından Karayolları Mali Sorumluluk Sigortası ile sigortalandığını, davacının bu nedenle uğradığı maddi zararın davalı ... şirketince kaza tarihinde geçerli olan poliçe teminat limitleri dahilinde karşılanması gerektiğini, sözleşme süresi içinde Hazine Müsteşarlığı'nın bağlı bulunduğu Bakanlıkça teminat tutarları arttırıldığı takdirde, bu poliçede yazılı teminat tutarları herhangi bir işleme gerek kalmaksızın yeni teminat tutarları üzerinden geçerli olacağını, bu nedenle meydana gelen maddi zararın sigorta şirketince kaza tarihinde geçerli olan poliçe teminat limitleri dahilinde karşılanması gerektiğini, kaza sonucu davacı ... ağır şekilde yaralandığını, davacının vücut fonksiyonlarında oluşan kayıp sebebiyle günlük işlerini yürütmekte zorlanmakta ve eskisine göre daha fazla çaba gösterdiğini, arz ve izah edildiği üzere; 05.06.2022 tarihinde meydana gelen çift taraflı yaralanmalı trafik kazası sebebiyle davacının uğramış olduğu maddi zararlar için, fazlaya dair talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik davacının sürekli iş göremezliği dolayısıyla 50,00-TL, geçici iş göremezliği dolayısıyla 50,00-TL ve geçici bakıcı ihtaiyacı için 50,00-TL ve SGK tarafından karşılanmayan tedavi gideri masrafları için 10,00-TL olmak üzere toplamda 160,00-TL maddi tazminatın davalının temerrüte düştüğü tarihten itibaren işlemiş avans faiziyle birlikte davalı tarafından müşterek ve müteselsil sorumluluk esasları çerçevesinde tazmin edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP /TALEP :
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Yetkisiz mahkemede açılan isbu davada yetkisizlik kararı verilerek dosyanın yetkili ----- Mahkemelerine gönderilmesini talep ettiklerini, başvuran tarafından sunulan maluliyet raporu Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliğe uygun düzenlenmediğini, davayı ve sorumluluğu kabul anlamına gelmemek kaydı ile davacı ... kaza tarihinde ev hanımı olduğunu, Kendisinin herhangi bir aktif çalışması da bulunmadığını, geçici iş göremezlik tazminatı kişilerin aktif çalışmaları durumunda, maluliyet nedeni ile bir süre tamamen iş göremez halde olması gerektiğini, ancak burada başvuran zaten çalışmadığından ve oluşan bir kazanç kaybından söz edilemeyeceğinden geçici iş göremezlik durumu oluşmadığını, kazaya karışan araç davalı şirket nezdinde Zorunlu mali mesuliyet sigortası ile sigortalı olduğunu, davalı şirketin sorumluluğu poliçe teminatı ile sınırlı olup bedeni zarar halinde maddi tazminat talepleri şahıs başına sınırlı poliçe teminat limitleri ile sınırlı olduğunu, kabul anlamına gelmemekle beraber başvuran dosyaya konu kazada yolcu konumunda olduğunu, kaza tespit tutanağında emniyet kemeri belirsiz olarak işaretlendiğini, ancak yargılama sırasında yapılacak değerlendirmeler neticesinde davacının maluliyetin oluşmasında emniyet kemerinin takılı olup olmadığının etkisi araştırılması gerektiğini, aleyhteki tüm hususları reddetmek suretiyle, fazlaya ve başkaya ilişkin haklarımızı, ihbar, dava, talep ve şikayet haklarımızı saklı tutarak; davalı şirket hakkında açılan davanın dava şartlığı yokluğundan reddine, esasa girilmesi halinde davanın esastan reddine aksinin kabulü halinde ise, sorumluluğun azami poliçe teminatı ile sorumlu tutulmasına, temerrüde düşmemiş ve dava açılmasına sebebiyet vermemiş bulunan müvekkil şirket aleyhine vekalet ücreti, yargılama giderleri ve faize karar verilmemesine, kabul anlamına gelmemek üzere aleyhe hüküm kurulması halinde ise poliçe limiti ve sigortalının kusur oranı dikkate alınarak hüküm kurulması gerekliliğine, reddedilen kısım için ise yargılama ücreti ve ücreti vekaletin davacı yana tahmiline karar verilmesini beyan ve talep etmiştir.

DELİLLER : Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Son Tutanağı, Nüfus Kayıtları, ---- Noterler Birliği Trafik Tescil Kayıtları, Hasar dosyası ve ZMMS poliçesi, Yaralanmalı Trafik Kazası Tespit Tutanağı, --- Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kayıtları, Bilirkişi Kusur Raporu, SGK Kayıtları, ESD Araştırması, ---- CBS -----soruşturma dosyası, dosyadaki sair bilgi ve belgeler.

DEĞERLENDİRME VE SONUÇ :
Dava, yaralanmalı trafik kazası nedeniyle, 6098 Sayılı TBK'nin 54. maddesi gereğince; tedavi giderleri (bakıcı), kazanç kaybı ve çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar kapsamında açılan maddi tazminat istemine ilişkindir.
6102 sayılı TTK'nin 4/2 maddesi gereğince davanın niteliğine ve değerine göre 6100 Sayılı HMK'nin 316 ilâ 322 maddelerinde düzenlenen basit yargılama usulüne tabi işbu davada, mahkememizce tensip zaptı hazırlanarak dilekçeler aşaması tamamlanmış ve usulüne uygun olarak yapılan davet sonucunda ön inceleme duruşması açılarak HMK'nin 114 ve 115 maddeleri kapsamında genel ve özel dava şartları, taraf sıfatı, harç eksikliği ve avans eksikliği gibi hususlar incelenip değerlendirilmiş ve devamında yasal bir engel bulunmadığı anlaşılmakla yasa gereği taraflar arasındaki hukuki uyuşmazlık belirlenmiştir. Akabinde daha önce zorunlu arabuluculuk sürecinden sonuç alınamadığından bu kez tercihen esasları, süreci ve hukuki sonuçları açıklanarak taraflar sulh olmaya davet ve teşvik edilmelerine karşın duruşmaya katılan taraf vekillerinin beyanlarına göre tarafların sulh yoluyla çözüme gitmek istemediklerinin anlaşılması üzerine belirlenen uyuşmazlığın hükmen giderilmesi için tahkikat işlemlerine geçilmiş; delilerin toplanması ve incelenmesi sürdürülmüştür.
Yargılamanın 23/11/2023 tarihli celsesinde davacının 04/11/2023 tarihinde öldüğü tespit edilmiştir. Böylece TBK'nin 513/1 maddesi gereğince davaca vekilinin vekilliğinin de son bulduğu anlaşılmıştır. Buna göre 6100 sayılı HMK'nin 55. maddesi gereğince davacı dava sırasında öldüğünden davanın mirasçıların mirası kabul veya reddetme ihtimaline binaen TMK 'nin 605 vd maddeleri gereğince davanın üç ay ertelenmesine karar verilmiş ve bu süre de gözetilerek duruşma tehir edilmiştir. Ancak 04/04/2024 tarihli celsede nüfus kayıtlarına göre davacının mirasçıları olduğu anlaşılan ... ve ----tarafından ayrı ayrı ----- Hukuk Mahkemeleri ön bürosu marifetiyle dilekçeler gönderildiği, dilekçelerin de davaya devam etmek istemediklerini, işbu dava ve sonuçları bakımından hiçbir taleplerinin olmadığını ve olmayacağını beyan ettikleri görülmüştür. Buna rağmen mahkememizce söz konusu dilekçelerde açıkça davadan feragat edildiğine yönelik bir beyan olmadığı değerlendirilmiştir. Bu hale göre yapılan tüm yoklama ve çağrılara rağmen yukarıda adı geçen davacı mirasçılarının duruşmada hazır olmadıkları ve kendilerini bir vekille temsil de ettirmedikleri, mazeret de bildirmedikleri anlaşılmıştır. Aynı şekilde davalı vekilinin de çağrıya rağmen duruşmaya katılmadığı ve mazeret de bildirmediği tespit edilmiştir. Bunun üzerine taraflarca takip edilmeyen davanın, 6100 sayılı HMK'nin 150/4.maddesine göre taraflarca yenilenmesine kadar; dosyanın 6100 Sayılı HMK'nin 150/1. maddesi gereğince işlemden kaldırılmasına karar verilmiştir. 6100 Sayılı HMK'nin 150/4 maddesi gereğince dosyanın işlemden kaldırıldığı tarihten itibaren üç aylık yasal süre içinde taraflar ve/veya vekillerince davanın yenilenmesi talebinde de bulunulmadığı görülmüştür.
Yukarıda açıklanan hususlara ve yasal sürece göre nihayetinde dosyanın hakim önüne geldiği gün itibarıyla inceleme yapılarak 6100 Sayılı HMK'nin 150/5 maddesi gereğince dosyanın işlemden kaldırıldığı tarihten itibaren üç aylık sürenin dolduğu gün olan 04/07/2024 günü itibarıyla davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş ve kayıt kapatılmıştır.
6100 Sayılı HMK'nin 332/1 maddesine göre, 323. maddesinde sayılan yargılama giderlerinden aynı yasanın 331/3 maddesi gereğince tamamen mirası reddetmedikleri anlaşılan davacı/davacı mirasçıları sorumlu tutulmuştur. Ayrıca bu kapsamda Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2. Maddeleri gözetilerek dava öncesi Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen arabuluculuk ücretinin de davacı mirasçılarından alınarak hazineye gelir kaydına da karar verilmek suretiyle 6100 Sayılı HMK'nin 297/2 maddeleri gereğince aşağıdaki şekilde hüküm ihdas edilmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-)6100 Sayılı HMK'nin 150/5 maddesi gereğince; davanın 04/07/2024 günü itibarıyla açılmamış sayılmasına,
2-)Yapılan yargılama giderlerinin müteveffa davacının mirasçıları üzerinde bırakılmasına,
3-)Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcından başlangıçta alınan peşin harcın (179,90 TL) mahsubuyla bakiye 435,50 TL harcın müteveffa davacı mirasçılarından müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına,
4-)Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin müteveffa davacı mirasçılarından alınarak Hazineye gelir kaydına,
5-)Davalı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Kanunu'nun 164/5 maddesine göre davalı vekili için; karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 7/1, (ön inceleme duruşması tutanağı imzalandıktan sonra-tamamı)13/1,2 maddeleri uyarınca hesap ve takdir edilen 160,00 TL vekalet ücretinin müteveffa davacının mirasçılarından alınarak davalıya verilmesine,
6-)Davalı tarafından kendisini vekille temsil ettirmek dışında (HMK'nin 323/1/ğ) yapılmış yargılama gideri bulunmadığından işbu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
7-)6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan avansın yatırana iadesine, ( Yazı İşleri Müdürü tarafından Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 207/1 maddesi gereğince resen işlem yapılmasına, )
8-)Mahkememiz esas kaydının işbu karar gereğince kapatılmasına, Dair, taraf ve taraf vekillerinin yokluğunda dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; 6100 sayılı HMK'nin 341/1, 342, 343, 344 ve 345/1 maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf harç ve giderleri yatırılmak suretiyle mahkememize veya başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçeyle ----- Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim