Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2022/31
2025/165
13 Şubat 2025
T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2022/31 Esas
KARAR NO:2025/165
DAVA: İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 14/01/2022
KARAR TARİHİ: 13/02/2025
------maddesine göre Türk Milleti adına yargı yetkisini kullanan bağımsız ve tarafsız ----- Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmekte olan İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasında dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/
DAVA/TALEP ;Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalıya ait taşınmazın, çatı katı çıkmasına ait alüminyum kapı ve pencere doğramalarının yapımı hususunda 40.592,00.TL'ye anlaşmaya varıldığı, davalı yan iş bu anlaşma kapsamında davacıya 15.000,00.TL avans ödemesi yapıldığı, davacı anlaşma kapsamında alüminyum kapı ve pencerelerin imalatını tamamladığı ve -----------sıra numaralı sevk irsaliyesi ile imalatı tamamlandığını, kapı ve pencere doğramalarını montajın gerçekleştirileceği davalı adresine sevk edildiği ----- tarihli sevk irsaliyesi ile davalıya ait taşınmaza sevk edilen alüminyum kapı ve pencerelerin taşınmazda montajı ----- tarihlerinde gerçekleştirildiğini, davacı, davalı ile yapılan anlaşma çerçevesinde imalat ve montajını tamamlamış olduğu hizmete ilişkin -------numaralı faturanın düzenlendiğini, davacı tamamlanan hizmete ilişkin ---- tarihli faturayı sistem üzerinden ---- tarihinde davalıya tebliğ ettiğini, davalının----tarihli fatura konusu borcu ödememesi üzerine davacı alacağın tahsiline ilişkin olarak -------takip dosyası ile takip başlatıldığı, davalının ödeme emrindeki borca haksız ve kötü niyetli olarak itiraz edilmek sureti ile takip durdurulduğunu, davalının haksız itirazı neticesinde takip durduğu, haksız ve kötü niyetli olarak takibe itiraz eden davalının itirazının iptaline, takibin ferileri ile birlikte devamına, yukarıda arz ve izah edilen nedenlerle ve Sayın Mahkemece resen dikkate alınacak durumlar karşısında; İcra Müdürlüğü'nün ------ takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptaline, takibin ferileri ile birlikte devamına, takibe haksız ve kötü niyetli olarak itiraz eden davalının %20'den aşağı olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve ücreti vekâlet ücretinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP /TALEP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın yapmış olduğu alüminyum pencere ve kapılar hatalı uygulandığını, bu husus pencere ve kapılar monte edildikten kısa bir müddet sonra ortaya çıktığını, bu durumla ilgili davacı tarafla defalarda görüşüldüğünü, hatta davacı tarafın alüminyumları satın aldığı üretici firma olan ----- görüşmeler yapıldığını, hatalı uygulamanın düzeltilmesi için eleman gönderildiği, ancak gönderilen eleman da hatalı uygulamayı düzeltemediğini, hatta davacı firma ve ----------yapılan görüşmelerde hatalı uygulama nedeniyle bedelde indirim yapılacağı taraflara belirtildiğini, ancak hiçbir indirim yapılmadığını, hatalı uygulama nedeniyle davalı şirketin taşınmazı sürekli su almakta olduğunu, taşınmazı ağır zarar gördüğünü, bu zararı davacı tarafın karşılayacağı konusunda yapılan görüşmelerin, davacı tarafın işbu davayı açması ile gerçekleşmeyeceğini anlamış bulunduğu, davacı tarafın davalının taşınmazına verdiği zararı tespit ettirmek ve davacı tarafa tazminat davası açmak için ----- Değişik İş sayılı dosyayı açıldığını, bu dosyadan gelecek olan rapora göre davacı tarafa tazminat davası açılacağını, yukarıda arz ve izah edilen nedenlerle davanın reddine, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini beyan ve talep etmiştir.
DELİLLER: ----- sayılı dosyası, ------D. İş Sayılı tespit dosyası,-------, Fatura, Fotoğraflar, Tarafların Ticari Defter ve Belgeleri, Bilirkişi Raporu, Keşif, dosyadaki sair bilgi ve belgeler.
İDDİA VE SAVUNMA KAPSAMINDA UYUŞMAZLIĞIN NİTELİĞİNE GÖRE VAKIA VE DELİLLERİN TARTIŞILIP DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE SONUÇLARI : Dava, 2004 Sayılı İİK'nin 67.maddesi gereğince; eser sözleşmesi kapsamında düzenlenen faturadan dolayı alacağın tahsili için başlatılan icra takibine karşı yapılan itiraz üzerine açılmış itirazın iptali, takibin devamı ve tazminat istemine ilişkindir.6102 sayılı TTK'nin 4/2 maddesi gereğince davanın niteliğine ve değerine göre 6100 Sayılı HMK'nin 316 ilâ 322. maddeleri gereğince basit yargılama usulüne tabi işbu davada mahkememizce dilekçeler aşaması tamamlanmış ve usulüne uygun olarak yapılan davet sonucunda duruşma açılarak öncelikle resen incelenip gözetilmesi gereken başta zorunlu arabuluculuk dava şartı olmak üzere HMK'nin 114 ve 115.maddeleri gereğince dava şartları, taraf sıfatı, harç ve hak düşürücü süre incelenmek ve değerlendirilmek suretiyle ön inceleme duruşması icra edilmiş, uyuşmazlık belirlenmiş ve daha önce zorunlu arabuluculuk sürecinden sonuç alınamadığından bu kez takdiren sulh teşvikine ilişkin vaki davete rağmen duruşmaya katılan taraf vekillerinin sulh olmak istemediklerine yönelik beyanları üzerine tahkikata geçilerek, deliller toplanmış, tahkikat işlem ve incelemeleri yerine getirilip tamamlanmış ve araştırılacak bir husus kalmadığı tespit edilerek, son duruşmada hazır bulunan taraf vekillerinin sözlü açıklamaları da dinlenip zapta geçilerek aşağıdaki hüküm sonucuna ulaşılmıştır.Öncelikle davaya esas ----- sayılı dosyası ------ sistemi üzerinden getirtilerek, incelenmiştir. Yapılan incelemede icra dosyasının davanın tarafları ve konusu ile uyumlu olduğu görülmüştür. Ayrıca tarafların ticaret sicil kayıtları çıkartılarak/getirtilerek dosyaya konulmuştur. Tarafların bağlı bulunduğu --------- vergi mükellef kayıtları ve uyuşmazlığın doğduğu ---- yıllarına ait---- formları celbedilmiştir. Bilindiği üzere 2004 Sayılı İİK'nin 67.maddesinde;----- Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. -----Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın ------yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir. İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır. -----Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır. -------Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır." hükmü bulunmaktadır. Bu kuraldan hareketle; takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan itirazın iptali davasının konusu, icra takibi konusu edilen alacaklar olup, davanın amacı itirazla duran takibin devamını sağlamaktır. İtirazın iptali davası, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. İtirazın iptali davası, icra takibine sıkı sıkıya bağlı; itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir.
6100 Sayılı HMK'nin Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması başlıklı Madde 222 - (1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.
(2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.
(3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ------ diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. ------ Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.
(4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.
(5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır, düzenlemesine yer verilmiştir.
Eser sözleşmesi ise iş sahibinin ödemeyi taahhüt ettiği ücret karşılığında yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi ve teslim etmeyi üstlendiği iki taraf için hak doğuran ve borç yükleyen bir sözleşmedir. Eser sözleşmesinde iş sahibinin asli borcu TBK 470.maddesi çerçevesinde meydana getirilen eser karşılığında bir miktar pararın ödenmesi, yüklenicinin borcu ise eseri zamanında ve ayıpsız olarak imal ve teslim etmektir. Eser sözleşmesinde yüklenicinin ayıptan sorumluluğu TBK'nın 474 ile 478. maddeleri arasında düzenlenmiştir. Yüklenicinin ayıptan sorumlu olabilmesi için eserin iş sahibine teslim edilmesi, eserin ayıplı olması, eserin iş sahibi tarafından kabul edilmemiş olması veya kabul edilmek zorunda olunmaması, eserin iş sahibi tarafından muayene ve ihbar külfetinin yerine getirilmiş olması, eserdeki ayıbın iş sahibinin tutumundan- kaynaklanmamış olması ve son olarak ayıplı teslimden doğan hakların süresi içinde kullanılması gerekmektedir. ---- yerleşik içtihatlarında belirtildiği üzere, ayıp ihbarı yapılması hukuki bir işlem değil "hukuki işlem benzeri bir fiil" olması nedeniyle süresi içinde ayıp ihbarının yapıldığı tanık da dahil her türlü deliller ispatlanabilecektir. 6102 sy TTK'nın 18. maddesi ayıp ihbarını kapsamadığından tacirler arasındaki ayıp ihbarı bakımından da bu durum aynen geçerlidir. Ayrıca, yine ------- yerleşik içtihatlarında belirtildiği üzere, eser sözleşmelerinde TTK'nın 23. maddesinde düzenlenen 2 ve 8 günlük ayıp ihbar süreleri geçerli olmayıp, TBK'nın 474. maddesi gereğince eserin teslimden sonra işlerin olağan akışına göre imkan bulur bulmaz gözden geçirilmesi ve ayıp var ise bunun uygun bir süre içerisinde yükleniciye bildirilmesi gerekmektedir.
Yapılan açıklamalar, anılan yasal düzenlemeler, toplanan deliller ve yapılan yargılama sonucunda somut olaya bakıldığında; davacı vekili tarafından------- sayılı dosyası üzerinden davalı-borçlu şirket faturaya dayalı olarak olarak icra takibi başlatıldığı, ödeme emirlerinin tebliğine bağlı olarak davalı borçlunun yasal (7) günlük süresi içerisinde icra takibine/borca tüm faiz ve ferileri ile birlikte itiraz edildiği, takiplerin 2004 sayılı İİK'nin 66.madde hükmü uyarınca kendiliğinden durduğu, işbu itirazın iptali davasının da, icra dosyalarına yapılan itiraz dilekçesinin tebliğine rastlanmadığından her halde (1) yıllık hak düşürücü süre içinde açıldığı anlaşılmıştır. Bilindiği üzere itirazın iptali davaları, takibe sıkı sıkıya bağlı olup, uyuşmazlığın icra takibine dayanak yapılan bilgi ve belgelerle sınırlı olarak incelenip çözümlenmesi gerekir. Dolayısıyla eldeki somut uyuşmazlığın da, taraflar arasında bu konuda bir itilaf bulunmadığından temelde eser sözleşmesi ve bu kapsamda düzenlenen faturaya göre çözülmesi gerekmektedir. Mahkememizce açılan dava üzerine taraf teşkili sağlanarak işin esasının incelenmesine geçilmiş; HMK'nin 266.maddesi gereğince uyuşmazlığın çözümü özel ve teknik bilgi gerektirdiğinden 6102 Sayılı TTK'nin 83-85 maddeleri ve 6100 Sayılı HMK'nin 222. maddeleri kapsamında inceleme gün ve saati belirlenerek tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş ve ara kararlara bağlanan hukuki sonuçları taraf vekillerine ihtar edilmiştir. Bu kapsamda dosya belirlenen inceleme günü itibarıyla ------ resen seçilen SMMM --------- tevdi ve teslim edilmiştir. Bilirkişi tarafından düzenlenen 17/05/2022 tarihli raporda özetle; ticari Defterlerin Usulüne Uygun Tutulup Tutulmadığı Yönünden: Tacir olan her iki tarafların 2020 ve 2021 yıllarına ilişkin ticari defterleri usul yönünden incelendiğinde; açılış ve kapanış onaylarının süresinde yaptırıldığı, T.T.K ve V.U.K hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu, Davacının Alacak Talebi Yönünden: 01.07.2021 takip tarihi 25.592,00 TL tutarlı fatura bakiye alacağına ilişkin her iki tarafın ticari defter kayıtları incelendiğinde; davacı şirketin kendi defterlerinde 40.592,00 TL tutarında alacaklı gözükürken, davalı şirketin incelenen ticari defterlerinde davacıya ilişkin herhangi bir açık hesap kaydı tutulmadığı görülmüştür. Sayın Mahkemenin ------ Müdürlüklerinden celp edilen ------------formlarına ilişkin müzekkere cevap yazıları karşılaştırıldığında; 2021 yılında davacı şirketin davalı şirkete 1 adet fatura karşılığı KDV HARİÇ 34.400,00 TL tutarında “satım” bildirimde bulunduğu, davalı şirketin ise davacı taraftan herhangi bir “alım” yaptığında ilişkin bağlı bulunduğu vergi dairesine bildirimde bulunmadığının görüldüğü, raporun 4.d. bölümünde incelenen takip konusu -------fatura portali üzerinden davalı adına düzenlendiği ve bahse konu faturada ------------no.lu irsaliyeye ilişkin düzenlendiği bilgisinin yer aldığı yönünde tespit, hesap ve görüş bildirilmiştir. Mahkememizce bilirkişi raporu taraf vekillerine tebliğ edilerek vaki beyan ve itirazlar değerlendirilmiştir. (HMK,266,281,282) Bu kapsamda taraf şirketlerin temsilcilerin isticvap edilmiş ve akabinde HMK'nin 288 (1) maddesi gereğince keşif yapılmasına karar verilerek eser yerinde bizzat gözlemlenmiş ve incelenmiştir. Yapılan incelemede binadaki davacının yaptığı aliminyum kapı ve pencere doğrama ve montaj işinde esasen bir ayıp ve kusur bulunmadığı, keşif sırasında tesadüfen hava yağmurlu olduğundan görüldüğü üzere tabanın bir kısmındaki kısmi sızmanın; bölgedeki iklim ve çevre koşulları ile binanın konum, yapı ve projesinden kaynaklandığı gibi, her ne kadar kısa bir süre öncesi yapıldığı ifade edilse de, arkaya her halde bu kapı ve pencere sisteminin yapılmasından sonra yapıldığı açık olan sineklik ve cam korkuluğun giderleri kapatarak suyun tahliyesini engellediğinden oluştuğu, genel olarak eserin sağlam ve kaliteli malzemeden imal edildiği, işçilik ve montaj yönünden bir eksiklik bulunmadığı, böylece davacının eseri zamanında imal ve teslim yükümlülüğünü yerine getirdiği, davalı açısından eserin kabul edilemeyecek derecede ayıplı kabul edilmesini gerektirir bir husus bulunmadığı gibi hak ve nesafet kuralları gereği bedelde bir indim yapılmasına gerektirir bir durum da bulunmadığı tespit ve tayin edilmekle, davacının ücretin tamamına hak kazandığı inanç ve sonucunda ulaşılmıştır. Binaenaleyh; davacı şirketin yukarıda gösterilen alacağa ilişkin davasını; yargılamaya hakim olan ilkeler nezdinde TMK'nin 6 ile HMK'nin 190.maddeleri gereğince kendi ticari ticari defterlerindeki kayıtlar, fatura, bilirkişi raporu , keşif ve dosyaya mübrez tüm deliller de gözetildiğinde ispatladığı sonuç ve kanaatiyle; dosyaya sunulan sözü geçen bilirkişi raporunun da gerekçeli, denetime açık, hüküm kurmaya elverişli, yeterli ve yerinde olduğu kabul ve takdir edilerek davacının davasının kısmen kabulü ile, davalı-borçlunun davalı-borçlunun ------ Esas sayılı icra takip dosyasına yapmış olduğu itirazının iptali ile icra takibinin asıl alacağa (25.592,00 TL) takip tarihinden itibaren yıllık %16,75 ve değişen oranlarda avans faizi uygulanmak suretiyle aynen devamına karar verilmiştir. -------2004 Sayılı İİK'nin 67/2 maddesine göre davacının icra inkar tazminatı talebi yönünden yapılan değerlendirmede ise; Yargıtay'ın kararlılık kazanmış uygulamasına göre itirazın iptali davalarında İİK’nın 67/2. maddesi çerçevesinde alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için usulüne uygun şekilde yapılmış bir icra takibinin bulunması, borçlunun süresi içerisinde ödeme emrine itiraz etmesi, alacaklının bir yıl içinde itirazın iptali davasını açması ve davasında haklı çıkarak inkar tazminatı talep etmiş olması gereklidir. Burada borçlunun itirazının kötü niyetle yapılmış olması ve alacağın bir belgeye bağlanmış bulunması koşulları aranmamaktadır. Bu yasal koşullar yanında takibe konu alacağın likit olması da zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre likit bir alacaktan söz edilebilmesi için ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması, başka bir ifadeyle borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç gerekse borçlu bakımından bu koşullar mevcut ise ortada likit bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir. Somut olayda tazminatın yaptırım amacına göre yapılan inceleme sonucunda davaya konu olayın temelinin eser sözleşmesinden kaynaklanması, eserin ayıplı imal edildiğinin savunulması karşısında alacağın ve varlığı ve miktarının yargılama ve hukuki muhakeme sonucunda belirlenmesi nedeniyle alacağın davalı yönünden likit/muayyen olmadığı sonuç ve kanaatiyle koşulları oluşmayan icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. 6100 Sayılı HMK'nin 332/1 maddesine göre, 323. maddesinde sayılan yargılama giderlerinden, 326/1. maddesi gereğince esasa ilişkin aleyhinde hüküm verilen davalı şirket sorumlu tutulmuştur. Ayrıca Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliğinin 26/2. maddeleri gözetilerek dava öncesi Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen arabuluculuk ücretinin de yargılama gideri kapsamında davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına da karar verilmek suretiyle, 6100 Sayılı HMK'nin 297/2 maddeleri gereğince aşağıdaki şekilde hüküm ihdas edilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-)Davanın KABULÜNE,
2-)2004 sayılı İİK'nin 67/I maddesi gereğince, davalı-borçlunun -------Esas sayılı icra takip dosyasına yapmış olduğu itirazının iptali ile icra takibinin asıl alacağa (25.592,00 TL) takip tarihinden itibaren yıllık %16,75 ve değişen oranlarda avans faizi uygulanmak suretiyle aynen devamına,
3-)Davacının, 2004 sayılı İİK'nin 67/II maddesi gereğince tazminat talebinin reddine,
4-)Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.748,19 TL karar ve ilam harcından, başlangıçta alınan 310,05 TL harç ile icra dosyasına yatırılan 127,96 TL peşin harcın mahsubuyla bakiye 1.310,18 TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
5-)Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca------------ bütçesinden ödenen 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
6-)Davacı tarafından yapılan 80,70 TL başvurma harcı 310,05 TL peşin harç, 11,50 TL vekalet harcı, 219,60 TL posta masrafı ve 1.000,00 TL bilirkişi ücreti, 3.030,30 TL keşif harcı, 3.000,00 TL keşif yol ücreti, olmak üzere toplam 7.652,15 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-)Davacı tarafından --------- D. İş Sayılı tespit dosyasında yapılan giderlerin davalı üzerinde bırakılmasına,
8-)Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden, Avukatlık Kanunu'nun 164/5 maddesine göre davacı vekili için; karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/1, 13/2 maddeleri uyarınca hesap ve takdir edilen 25.592,00 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
9-)6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine, ( Yazı İşleri Müdürü tarafından Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 207/1 maddesi gereğince resen işlem yapılmasına, )
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı; 6100 sayılı HMK'nin 341(2) maddesi gereğince karar tarihi itibariyle miktar yönünden (25.592,00 TL< 40.000,00) İstinaf kanun yoluna başvuru sınırının altında kaldığı anlaşılmakla kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 13/02/2025
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.