mahkeme 2022/11 E. 2023/435 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2022/11

Karar No

2023/435

Karar Tarihi

8 Haziran 2023

T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2022/11 Esas
KARAR NO: 2023/435
DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 06/01/2022
KARAR TARİHİ: 08/06/2023

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, dosya incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:/
DAVA/TALEP;Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı ... tarafından sigortalanmış olan ----- ait ------ plakalı araç tarafından 10.07.2019 tarihinde müvekkile ait ------ plakalı araca çarpmak suretiyle maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, söz konusu hasarın tespitinin ----- şirketi Eksper ------- tarafından yapıldığını, bağımsız eksper tarafından hazırlanan rapora göre müvekkilinin aracında oluşan toplam hasar tutarı KDV dahil 12.489,86 TL'dir. Bu hizmet karşılığı ekspertiz şirketine fatura karşılığı 287,64 TL ödendiğini, somut olayda ------ Müdürlüğünce 23.09.2010 tarihinde yayınlanan ------ nolu sektör duyurusu uyarınca; bağımsız eksper tarafından araçta hasar tespiti yapıldığını, 5684 Sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 22.Maddesinin 17. Fıkrası hükmüne göre, bağımsız eksper tarafından düzenlenen raporlar birinci dereceden delil niteliğinde olduğunu, kazaya sebebiyet veren taraf veya somut olayda olduğu gibi sigorta şirketi; kaza sebebiyle oluşan her türlü zararı karşılamakla mükellef olduğundan oluşan hasar ve değer kaybının da tazmin edilmesi gerektiğinin açık olduğunu, taraflarınca davalıya 25.09.2020 tarihli ihtarnamenin tebliğ edildiğini ve 2918 sayılı Kanunun 97. maddesi uyarınca 15 gün içinde yazılı cevap verilmesini veya ihtarnamede belirtilen hesap numarasına yatırılmasını, aksi halde her türlü yasal yollara başvurulacağını bildirmiş olmalarına rağmen davalı tarafından müvekkilinin gerçek zararının tam olarak tazmin edilmediğini, izah edilen sebeplerle ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla; kaza sebebiyle oluşan hasar onarım alacağımızın şimdilik100,00-TL'sinin ticari işlerde uygulanan en yüksek temerrüt faiz oranı üzerinden ve kaza tarihinden, kabul görülmez iseihtar tarihinden itibaren işletilecek en yüksek temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tazminine, dava konusu hasar onarım bedeli tespiti için yapılan ekspertiz ücreti masrafı olarak 287,64 TL'nin ( TTK 1448/3 maddesi gereği sigortacı hasarın tespitine ilişkin masrafları ödemekle yükümlüdür.) HMK323/Fgereğince ve ------- Sayılı kararı gereği yargılama gideri olarak davalı tarafından müvekkiline ödenmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP /TALEP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava 2 yıllık zamanaşımına tabi olup, dava zamanaşımı geçtiğini, davacı taraf, dava dilekçesinde dava konusu aracın hasarına ilişkin davalarının belirsiz alacak davası olarak kabulünü talep ettiğini, HMK 107.madde gereği davanın '' belirsiz alacak davası'' olarak açılabilmesi için alacağın değerinin belirlenmesinin mümkün olmaması gerektiğini, ancak davacıya aracındaki hasar sebebiyle alınan eksper raporu alındığını ve ödeme yapıldığını, davacı zararını bilebilir durumda ve alacağın değeri bilinebilir durumda olduğunu, davacının huzurdaki davayı belirsiz alacak davası olarak ikamet etmesinde hukuki yararı bulunmadığını, işbu sebeple davanın usulden reddi gerektiğini, davanın kabulü anlamına gelmemek kaydıyla, davacı tarafından davadan önce yapılan başvuru üzerine müvekkili şirket nezdinde ------ numaralı hasar dosyası açıldığını ve ekspertiz incelemesi yapıldığını, inceleme sonrası davacının aracının hasarı için 2.873,00 TL'nin davacı tarafa 25.09.2019 tarihinde müvekkili şirket tarafından ödendiğini, bu sebeple huzurdaki davanın reddi gerektiğini, davacının kaza tarihinden itibaren ve avans faiz talep etmesinin taraflarınca kabulü mümkün olmadığını, zira müvekkili şirketin ödeme yaptığını ve sorumluluğunu yerine getirdiğini, davanın reddini, her halükarda davanın reddedilen kısmı açısından yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesi beyan ve talep etmiştir.

DELİLLER: Hukuk Uyuşmazlıklarında Dava Şartı Arabuluculuk Son Tutanağı, Nüfus Kayıtları, Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağı, Sigorta Hasar Dosyası, ZMMS Poliçesi, ------ Kayıtları, ------ Trafik Tescil Kayıtları, Kaza Fotoğrafları, Ekspertiz Raporu, Bilirkişi Raporları, Fatura. Dosyadaki Sair Bilgi Ve Belgeler.

İDDİA VE SAVUNMA KAPSAMINDA UYUŞMAZLIĞIN NİTELİĞİNE GÖRE, VAKIA VE DELİLLERİN TARTIŞILIP DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE SONUÇLARI: Dava , Maddi Hasarlı Trafik Kazası Nedeniyle Davacının Maliki Olduğu Araçta Meydana Gelen Hasar onarım zararının ZMMS Poliçesi Kapsamında Davalı ... Şirketince tazmin ve ondan tahsili istemine ilişkindir. 6102 sayılı TTK'nin 4/2 maddesi yollamasıyla 6100 Sayılı HMK'nin 316 ilâ 322 maddelerinde düzenlenen basit yargılama usulüne tabi işbu davada mahkememizce dilekçeler aşaması tamamlanmış ve usulüne uygun olarak yapılan davet sonucunda duruşma açılarak dava şartları ve ilk itirazlar incelenmesi ve değerlendirilmesine müteakip ön inceleme duruşması icra edilmiş, uyuşmazlık belirlenmiş ve dava şartı zorunlu arabuluculuk sürecinden sonuç alınamadığından bu kez sulh teşviki yapılmasına karşın duruşmada hazır bulunan davacı vekilinin beyanına göre tarafların sulh yolunu tercih etmediklerinin anlaşılması üzerine tahkikata geçilerek tahkikat işlemleri ve delillerin incelenmesi tamamlanmış, karar duruşmasına katılan davacı vekilinin son sözleri de dinlenip zapta yazılarak aşağıdaki hüküm sonucuna ulaşılmıştır. Öncelikle dosyaya mübrez Arabuluculuk tutanağına göre de zorunlu arabuluculuk dava şartının yerine getirildiği ve anlaşmazlık üzerine işbu davanın açıldığı anlaşılmıştır. Somut olaya geçmeden önce dava konusu olayın hukuki temeli ve uyuşmazlığın çözümüne etki edecek yasal düzenlemelere kısaca değinmekte yarar vardır.Bilindiği üzere haksız fiil öğretide; Hukuka aykırı zarar verici fiil olarak tanımlanmaktadır. Haksız fiilin unsurları ise eylem, hukuka aykırılık, zarar, kusur ve illiyet bağı olarak gösterilmektedir. Buna göre haksız fiilden bahsedebilmek için hukuka aykırı bir eylem bulunmalı, bu eylemden bir zararın doğmalı, zararlandırıcı eylemde bulunan kişinin kusurlu bulunması ile zarar ile kusur arasında illiyet bağının olması gerekmektedir. Bu beş unsurun varlığı halinde zarar veren kişi eylemden dolayı zarara uğrayan kişi ya da kişileri maddi ve manevi zararlarını karşılamak durumundadır. Türk Medeni Kanunu’nun 6 ve 6100 Sayılı HMK'nın 190. maddelerinie göre haksız fiilin unsurlarını ispat etme yükü davacıdadır. Davacı zararı, haksız eylemi ve zarar ile haksız eylem arasındaki illiyet bağını ispat etmek durumundadır. 6098 Sayılı TBK'nin 50.maddesine göre de zarar gören ,zararını ve zarar verenini kusurunu ispat yükü altındadır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “İşletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”, aynı yasa'nın 85/1. maddesinde, “ bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağı” aynı Yasa'nın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur” hükümlerine yer verilmiştir. Yine aynı yasanın 88/1 maddesi gereği de bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulur. Kaza tarihinde yürürlükte olan Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesinde de, “sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir. Yukarıda açıklanan yasal düzenlemelerden anlaşılacağı üzere, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır. Bu sebepledir ki, sigorta şirketinin sorumluluğu, sigortalı araç sürücüsünün kusurunun bulunması halinde sözkonusu olup poliçe limitiyle sınırlıdır. Zira, kanunun emredici hükmü gereği yaptırılan zorunlu trafik sigortalarında sigortacı, işletene düşen hukuki sorumluluğu teminat altına aldığına göre, ancak işletenin sorumlu olduğu oranda zarardan sorumlu olacaktır. İşletene hukuken yükletilemeyen zarardan, onun sorumluluğunu teminat altına alan sigortacının sorumlu tutulması da mümkün değildir. Zira sigorta şirketinin sorumluluğu 2918 Sayılı KTK'nin 86/1. maddesi gereğince işletenin eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kusuru oranında poliçe limitiyle sınırlıdır. Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları, korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğunun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu; böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir.Yukarıdaki yapılan genel açıklamalar, toplanan deliller ve yapılan yargılama ışığında somut olaya baktığımızda;10/07/2019 tarihinde --------, ------ mahallesi, ------- caddesi, ------- istasyonu önünde davacı gerçek kişi adına kayıtlı dava dışı ------- sevk ve idaresindeki ------ plaka sayılı hafif ticari araç ile maliki-işleteni dava dışı ------ sürücüsü ------- olan ------- plaka sayılı ticari taksinin karıştığı maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiştir. Davaya konu kazada davacı tarafça sürücüsünün kusurlu olduğu öne sürülen ------- plakalı ticari taksinin kaza tarihi olan 10.07.2019 tarihi itibariyle ------- adına kayıtlı olduğu ve davalı ... şirketine de 28/05/2019-28/05/2020 başlanğıç - bitiş tarihli maddi hasar halinde araç başına 36.000,00 TL limitli trafik sigorta poliçesi ile sigortalı olduğu anlaşılmıştır. Meydana gelen trafik kazası sonucunda sürücüler tarafından görüşlerinin yazılı olduğu maddi hasarlı trafik kazası tespit tutanağı dosyaya sunulmuştur. Davacı malik aracında kaza nedeniyle hasar meydana geldiğini ve hasar onarım bedelinin kazada kusurun davalı ... şirketinin müteselsil olarak sorumluluğunda bulunan araç sürücüsünde olduğu iddiası ile işbu davayı açmıştır. Yargılama sırasında davacı tarafın KTK'nin 97.maddesi gereğince davalı ... şirketine başvuru yaptığı ve kısmı ödeme yapıldığı ancak gerçek zararın ödenmediğinin ileri sürüldüğü celbedilen hasar dosyası örneğinden ve dosya kapsamından anlaşılmış olup konuya ilişkin dava şartının gerçekleştiği anlaşılmıştır. Somut olayda uyuşmazlığın temelinin meydana gelen maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle doğrudan kusur, hasar ve hasar onarım bedeli üzerinde yoğunlaştığı ve kusur oranının tespiti esasında hasarın onarım bedelinin belirlenmesi ve yapılan ödemenin gerçek zararı karşılayıp karşılamadığının ortaya çıkarılması halinde uyuşmazlığın aydınlanacağı aşikardır. Bu kapsamda taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve maddi hasarlı trafik kazası tutanağındaki sürücü görüşleri ve olayın gerçekleşme biçimi ile dosya kapsamına nazaran kusur ve hasar onarım bedeli konusunda rapor düzenlenmesi için dosya makine mühendisi bir bilirkişiye verilmiştir. Bilirkişi Makine Mühendisi ------- tarafından hazırlanan 08.07.2022 tarihli raporda ;Dosya konusu olay, davacıya ait ------- plaka sayılı araç ile davalıya ait ------ plaka sayılı araçların karıştığı iki araçlı maddi hasarlı trafik kazası olduğu. Dosya konusu maddi hasarlı trafik kazasında sürücülerden; ------ plaka sayılı aracın sürücüsü davacı ... -------- % 75 asli kusurlu, ------- plaka sayılı araç sürücüsü ------- % 25 tali kusurlu olduğu, davacıya ait ------- plaka sayılı araçta hafif hasar olup; malzeme ve işçilik dahil toplam: 2.873,00 TL hasar bedeli olup, ekspertiz raporundaki tespitlere aynen katıldığına yönelik tespit ve görüşlerini içerir rapor verilmiştir. Bilirkişi raporu taraf vekillerine tebliğ edilmiş ve vaki beyan ve itirazlar haklı ve yerinde görülerek farklı bir bilirkişiden aynı hususta tekrar rapor alınmasına karar verilmiştir. Bilirkişi İTÜ Makine Fakültesiden Emekli Öğretim Üyesi -------- tarafından hazırlanan 17.11.202 tarihli işbu raporda ise özetle ; davalı ... tarafından ZMMS Poliçeli araç sürücüsü ------- kazada % 35 oranında davacı tarafa ait araç sürücüsü -------- % 65 oranında kusurlu olduğu, davacının aracındaki toplam hasar onarım bedelinin 10.409,21 TL olduğu ,davalı ... şirketinin bu tutarın % 35' i olan 3.643,22 TL kısmından sorumlu olduğu ,davalı ... tarafından daha önce ödenen 2.873,00 TL düşüldüğünde davacının kalan alacağının 770,22 TL olacağı yönünde tespit, hesap ve görüş bildirilmiştir. İşbu bilirkişi raporu da taraf vekillerine tebliğ edilmiş ve davacı vekili tarafından sunulan beyan ve itiraz dilekçesi değerlendirilmiştir. Davacı vekilinin özellikle kusur durum ve oranına yönelik itirazları kapsamında dosya bu kez kusur konusunda uzman bir bilirkişiye tevdi edilmiş ve kusur yönünden tüm itirazları ve önceki raporlardaki kusur değerlendirmelerini açıklayacak şekilde rapor tanzim edilmesi istenmiştir. Bilirkişi ------- tarafından hazırlanıp dosyaya ibraz edilen 22/03/2023 tarihli raporda özetle ; ------ plakalı ticari otomobil sürücüsü ------- 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun, Trafik kazalarında sürücü kusurlarının tespiti ve asli kusur sayılan haller: başlıklı Madde 84 – Araç sürücüleri trafik kazalarında “h) Kavşaklarda geçiş önceliğine uymama,” Hallerinde asli kusurlu sayılırlar, maddesindeki kuralları ihlal ettiği ve kazaya sebebiyet verdiğinden dolayı asli derecede kusurlu olduğu, Yüzde Seksen (%80) ------- plakalı kamyonet sürücüsü ------ 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun, Hızın gerekli şartlara uygunluğunu sağlamak: başlıklı; Madde 52 – Sürücüler: “b) Hızlarını, kullandıkları aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmak, Zorundadırlar.” maddesindeki kuralları ihlal ettiği ve kazaya sebebiyet verdiğinden dolayı tali derecede kusurlu olduğu, yüzde yirmi (%20), görüş ve kanaatine ilişkin rapor verilmiştir. Bu raporda taraf vekillerine tebliğ edilmiş olup herhangi bir itiraz öne sürülmemiştir. Bu kapsamda kaza tutanağındaki sürücü görüşleri esasında öncelikle davalı ... şirketine sigortalı araç sürücüsünün KTK'nin 84/h maddesi gereğince kavşaklarda geçiş önceliğine uymama kuralını ihlal ettiğinden asli kusurlu olduğu, davacı tarafa ait araç sürücüsününde KTK'nin 52.maddesinde yer alan kavşaklara ve dönemeçlere yaklaşırken hızlarını azaltmak ,araçlarının teknik özelliğine göre hareket etmek kurallarını ihlal ettiğinden kusurlu bulunmuş ve kusur yönünden araçların ve olay yerinin canlandırılmış görüntülerine göre ayrıntıyı, gerekçeli, denetime açık, hüküm kurmaya yeterli ve elverişli bulunan işbu rapor aynen benimsenmiştir. Hasar onarım bedeline gelince öncelikle bilindiği üzere Sigorta eksperlerinin hukuki statüsü ve sigorta eksperleri tarafından tanzim edilen raporların hukuki niteliği 5684 sayılı Sigortacılık Kanununda düzenlenmiştir. Kanunun 2/1-n maddesinde sigorta eksperlerinin tarafsız ve bağımsız olduğu, aynı kanununun 22/13 fıkrasında sigorta eksperlerinin tarafsız olmak zorunda olduğu, yine aynı kanunun 22/17 fıkrasında eksperler tarafından düzenlenen raporların delil niteliğinde olduğu yönündeki düzenlemeler dikkate alındığında sigorta eksperleri tarafından düzenlenen raporların yargılama aşamasında itibar edilecek türden bir belge olduğu açıktır. Bu durumda birbirini genelde doğrulayan ekspertiz raporu ve gerekçeli ve denetime açık olduğu için benimsenen ve hasar onarım tazminatı yönünden itiraza da uğramayan bilirkişi ------- raporuna göre hasar onarım bedeli için belirlenen miktar günün ekonomik koşullarına ve piyasa rayiçlerine göre kadri maruf ve yerinde bulunmuş ve işbu rapor da hasar onarım bedeli olarak belirlenen toplam 10.409,21 TL hükme esas alınmış, kusur oranı ve yapılan kısmi ödemeye göre geriye kalan miktar değerlendirilmiştir. Filhakika, gerçekleşen işbu durumlara, kısmi ödeme ve davalıya sigortalı aracın tespit ve tayin olunun kusur oranı nazarında davalı ... şirketinin sigortalı araç sürücüsünün kusur oranında sorumlu tutulması ilkesi gereğince gerçek zararı tamamen ödemesi gerektiği ve bu ilkeden hareketle davacının davalıdan halihazırda 5.454,36 TL bakiye hasar onarım alacağı bulunduğu anlaşılmıştır. Davacı vekili tarafından tahkikat tamamlanmadan dava belirsiz alacak davası olarak açıldığından talep artırılmış ve harç tamamlanmıştır. Binaenaleyh, davacının davasını TBK,49, 50/1, 74, KTK , 85/1-son, 90, 91/1, 86/1 , 88/1 , Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları temelinde TMK, 6 ve HMK, 190. 266, maddeleri esaslarına göre ispat ettiği ve davasında haklı olduğu sonuç ve kanaatiyle; vaki talep artırım işlemine ve taleple bağlılık ilkesine göre eldeki olayda davalı ... yönünden başvuruya bağlı olarak oluşan temerrüt tarihi, davalıya sigortalı aracın ticari niteliğine göre işlemiş ve işleyecek avans faizi tür ve oranı ve teminat limiti de gözetilmek suretiyle davanın kabulü ile; 5.454,36 TL hasar onarım tazminatının, temerrüt tarihi olan 27.07.2019 gününden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte; (davalı ... şirketinin araç başına maddi 36.000,00 TL poliçe teminat limitiyle sınırlı/sorumlu olması kaydıyla) davalı ... şirketinden alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. 6100 Sayılı HMK'nin 332/1 maddesine göre, 323. maddesinde sayılan yargılama giderlerinden, 326/1. maddesi gereğince tamamen davalı taraf sorumlu tutulmuştur. Öte yandan bilindiği üzere 6100 sayılı HMK'nin 323/1-ç maddesi gereğince geçici koruma tedbirlerinden olan delil tespiti için yapılan tüm giderler yargılama giderlerinden sayılmaktadır. Bu kapsamda somut olayda davacı vekili tarafından dava açılmadan önce alınan ekspertiz raporu için ödenen miktarında mübrez faturaya göre davalıya yüklenmesi gerekmiştir. Ayrıca Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliğinin 26/2. maddeleri gözetilerek dava öncesi ------ bütçesinden ödenen arabuluculuk ücretinin de yargılama gideri olarak davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına da karar verilmek suretiyle 6100 Sayılı HMK'nin 26, 297/2 maddeleri gereğince aşağıdaki şekilde hüküm ihdas edilmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-)Davanın KABULÜ ile, 5.454,36 TL hasar onarım tazminatının, temerrüt tarihi olan 27.07.2019 gününden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte; (davalı ... şirketinin araç başına maddi 36.000,00 TL poliçe teminat limitiyle sınırlı/sorumlu olması kaydıyla) davalı ... şirketinden alınarak davacıya verilmesine,
2-)Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 372,59 TL karar ve ilam harcından başlangıçta alınan 80,70 TL peşin harç ve 91,44 TL tamamlama harcının mahsubuyla bakiye 200,45 TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
3-)Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca ------ bütçesinden ödenen 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
4-)Davacı tarafından yapılan 80,70 TL başvurma harcı 80,70 TL peşin harç, 91,44 TL tamamlama harcı, 11,50 TL vekalet harcı, 96,35 TL posta masrafı ve 2.750,00 TL bilirkişi masrafı ve 287,64 TL ekspertiz ücreti olmak üzere toplam 3.398,33 TL yargılama giderinın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-)Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden; Avukatlık Kanunu'nun 164/5 maddesine göre davacı vekili için karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/1, 13/2 maddeleri uyarınca hesap ve takdir edilen 5.454,36 TL nispi vekalet ücretinın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-)6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine, ( Yazı İşleri Müdürü tarafından Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 207/1 maddesi gereğince resen işlem yapılmasına,)
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı ... vekilinin yokluğunda ;6100 sayılı HMK'nin 341(2) maddesi gereğince karar tarihi itibariyle kararın miktar itibariyle ( 5.454,36 TL < 17.830,00 TL ) İstinaf kanun yoluna başvuru sınırının altında kaldığı anlaşılmakla, KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 08/06/2023

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim