mahkeme 2021/820 E. 2024/252 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2021/820
2024/252
16 Nisan 2024
T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/820
KARAR NO : 2024/252
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 02/04/2021
KARAR TARİHİ : 30/12/2021
----Asliye Hukuk (Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) Mahkemesinin 26.11.2021 tarih ---- Esas ----- karar sayılı yetkisizlik kararı ile mahkememize tevzi edilen tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin davalı tarafa---- sayılı -----kasko sigorta poliçesi ile sigortalı bulunan----- plakalı aracın 27.09.2020 tarihinde hasarından dolayı tam hasar işlemi yapıldığını, yapılan işlem sonucunda 157.03,00 TL bedelin müvekkile davalı tarafça ödenmesine karar verildiğini, fakat davalı tarafın sovtaj bedelini düştükten sonra müvekkiline 14.026,00 TL ödeme yaptığını, sigorta kasko poliçesinde kaza halinde aracın rayiç bedelinin ödemesinin yapılacağının yazılı olduğunu, aracın piyasa değerinin ortalama 200.000,00 TL ile 210.000,00 TL civarında olduğunu, dava şartı arabulucuya başvurulduğunu ancak anlaşamama şeklinde sonuçlandığını beyan ederek davanın kabulü ile fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL araç bedelinin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte müvekkiline ödenmesine, yargılama gideri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davanın yetkili mahkemede açılmadığını, yetkinin ----- Mahkemelerinde olduğunu, davaya karşı zamanaşımı itirazında bulunduklarını, dava konusu ------ plakalı aracın müvekkili şirkete----- poliçe no ile kasko sigorta poliçesi kapsamında sigortalı olduğunu, aracın tek taraflı kaza yaptığını, davacı tarafa ekspertiz raporu neticesinde 141.026,00 TL tutarında araç rayiç bedelinin 05.01.2021 tarihinde ödendiğini, taraflar arasında ibranamenin mevcut olduğunu, buna göre davacının herhangi bir alacağının olmadığını, haksız ve mesnetsiz davanın öncelikle usulden, olmadığı takdirde esastan reddine, yargılama gideri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davacı vekili 30.10.2023 tarihli ıslah dilekçesinde özetle; Müvekkili aracının kaza tarihindeki ikinci el piyasa fiyatının 160.000,00TL olarak belirlendiğini, davalı tarafın müvekkiline yapmış olduğu ödemenin 141.026,00TL olduğunu, aradaki farkın 18.974,00 TL olduğunu ve bu miktarın talep edilebileceğinin tespit edildiğini, bu nedenle dava değerinin 8.974,00 TL arttırılmak suretiyle 18.974,00 TL olarak ıslah ettiklerini ve bu bedelin faiziyle tahsilini talep ettiklerini beyan etmiştir.Davalı vekili ıslah dilekçesine karşı beyan dilekçesinde özetle; Davacı tarafın ıslah dilekçesine itirazla takas-mahsup defileri bulunduğunu, 1.392,00 TL prim borcunu ödediğini davacı tarafın ispat etmesi gerektiğini beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
SAFAHAT
-----.Asliye Hukuk (Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) Mahkemesinin 26.11.2021 tarih ----- Esas ----- karar sayılı kararı ile mahkemenin yetkisizliğine dair; "1-Davalının Yetki İtirazının Kabulü ile mahkememizin yetkisizliği nedeniyle davanın usulden reddine,Kararın kesinleşmesinden itibaren iki hafta içinde taraflardan birinin başvurması halinde dosyanın görevli ve yetkili ---- Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine,," dair karar verildiği ve dosyanın kesinleşerek mahkememizin yukarıdaki esasına kaydedildiği anlaşılmıştır.
Deliller
Tarafların ticaret sicil sorguları dosya arasına alınmıştır.
----- İl Emniyet Müdürlüğüne yazılan müzekkere cevabı dosya arasına alınmıştır.
Trafik kusuru konusunda uzman bilirkişi, araç hasarlarında uzman makine mühendisi(hasar değer tespit uzmanı) ile sigorta hukuku alanında uzman aktüer bilirkişi heyeti kök ve ek raporları dosyaya sunulmuştur.
Delillerin değerlendirilmesi ve gerekçe:
Dava, 27.09.2020 tarihinde meydana gelen hasar sebebiyle davalı şirket nezdinde sigortalı bulunan ----- plakalı araç yönünden sigorta poliçesinden kaynaklı davacı tarafın davalı taraftan alacağı olup olmadığına bağlı olarak 10.000 TL kısmi alacak davasıdır.Mahkememizce dava dilekçesi, cevap dilekçesi, taraflarca dosyaya sunulan deliller ve tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirilmiştir.Dosyada, davalının zaman aşımı itirazı ön inceleme duruşmasında değerlendirilmiş, davanın süresinde açıldığı kabulüyle yargılamaya devam olunmuştur.Dosya, trafik kusuru konusunda uzman bilirkişi ile sigorta hukuku alanında uzman aktüer bilirkişi heyetine tevdi edilmiş; 04.05.2022 Uyap'a gönderim tarihli rapora göre dosyadaki bilgi, belge, sigorta poliçesi, hasar dosyası ve ibraz edilen deliller ışığında, ----- plakalı araç sürücüsünün 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 57/a ve 84/h maddelerini ihlal etmesi sebebiyle %100 oranında asli kusurlu olduğu, aracın davalı sigora şirketinin ----- nolu poliçesi ile 07/08/2020 başlangıç tarihli ve 1 yıl süreli genişletilmiş kasko sigortalısı olduğu, TTK madde 1423- "(1) Sigortacı ve acentesi, sigorta sözleşmesinin kurulmasından önce, gerekli inceleme süresi de tanınmak şartıyla kurulacak sigorta sözleşmesine ilişkin tüm bilgileri, sigortalının haklarını, sigortalının özel olarak dikkat etmesi gereken hükümleri, gelişmelere bağlı bildirim yükümlülüklerini sigorta ettirene yazılı olarak bildirir. Ayrıca, poliçeden bağımsız olarak sözleşme süresince sigorta ilişkisi bakımından önemli sayılabilecek olayları ve gelişmeleri sigortalıya yazılı olarak açıklar." hükmüne göre bu konudaki yükümlülüğün davalı sigorta şirketince yerine getirilmediğinin tespitinin takdirinin Mahkemede olduğu, kabulü durumunda dosyada yer alan teknik bilirkişi zarar sonucunun toplamına hükmedilebileceği, davacı alacağının ibranamede 157.030,00 TL belirlendiğini ancak 141.026,00 TL ödendiğini, kalanın ise 16.004,00 TL hesap edildiği, davalının prim borcu ve hırsızlık iddiasında bulunarak 1.392,00 TL + 14.612,00 TL = 16.004,00 TL ödemeyi yapmadığını belirttiği ancak bu konuda dosyada iddiaların ispatına dair esaslı bilgi ve belge tespit edilemediği rapor edilmiştir.Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiş, taraflarca yapılan rapora itirazların değerlendirilmesi amacıyla aynı bilirkişi heyetinden ek rapor alınmış, itirazlar irdelenerek sunulan 29.07.2022 Uyap'a gönderim tarihli ek rapora göre, bilirkişilerin ek rapordaki görüş ve kanaatleri ile kök rapordaki görüş ve kanaatlerinin aynı olduğu, ayrıca hasarın tutarı sovtaj bedeli tayini ve talep edilen değer kaybı konusunda araç hasarlarında uzman makine bilirkişi hasar değer tespiti uzmanı tarafından rapor alınması hususunun Mahkemenin takdirinde olduğu rapor edilmiş olup, ek raporun irdelenmesinde araç hasar değer uzmanının bazı hususlarda irdeleme yapabileceği belirtildiğinden ve davacı tarafça bu yönde talep sunulduğundan, dosya, araç hasarlarında uzman makine mühendisi(hasar değer tespit uzmanı) bilirkişiye tevdi edilmiş, 21.12.2022 Uyap'a gönderim tarihli rapora göre, aracın kaza tarihindeki ikinci el piyasa fiyatının 160.000,00 TL olduğu, aracın 213585 km’de olduğu, aracın toplam hasar tutarının 56.466,00 TL olduğu, araç için kaza sonrası tamir ve işçiliklere ilişkin düzenlenen ekspertiz raporunun meydana gelen kaza, hasar ve işlemler yönünden tespit edilen 56.466,00 TL'nin uygun ve kadri maruf olduğu, aracın değer kaybının, ilgili formül çerçevesinde yapılan değerlendirmeye göre 11.277,00 TL olduğu, araç 7 günde tamir edilebileceğinden, kazanç kaybı 500 TL/gün x 7 gün = 3.500,00 TL olduğu rapor edilmiş olup, taraflarca yapılan rapora itirazların değerlendirilmesi amacıyla aynı bilirkişiden ek rapor alınmış, itirazlar irdelenerek sunulan 15.06.2023 Uyap'a gönderim tarihli ek rapora göre, bilirkişinin ek rapordaki görüş ve kanaati ile kök rapordaki görüş ve kanaatinin aynı olduğu rapor edilmiştir.Davacı vekili, 30.10.2023 tarihli ıslah dilekçesi ile dava değerini 18.974,00 TL'ye çıkarmış, ıslah dilekçesi davalı tarafa tebliğ edilmiştir.Mahkememizce aldırılan, bilirkişi kök ve ek raporlarının kusur, ikinci el piyasa fiyatı, hasar bedeli ve değer kaybı hesabı yönleriyle gerekçeli, denetime elverişli ve hükme esas alınabilir nitelikte bulunması sebebiyle yeniden rapor alınması cihetine gidilmeyerek, her ne kadar davalı tarafça 1.392,00 TL prim borcu olduğundan bahisle takas-mahsup def'inde bulunulmuş ise de, taraflara delillerini bildirmek üzere kesin süre verildiği, dosyaya buna ilişkin herhangi bir bilgi ve belge sunulmadığı, prim borcu olduğunun davalı tarafça ispat edilemediği, davacı tarafça, ikinci el piyasa fiyatı üzerinden ödenen bedel düşüldükten sonra usulüne uygun ıslah yapıldığı ve yapılan hesaplamaların hükme esas alınması gerektiği, bu hali ile davalının takas-mahsup def'i şartlarının oluşmadığı kanaatine varılmıştır.
Yargıtay ----. Hukuk Dairesinin 28/05/2013 tarih ---- esas ----- karar sayılı ilamında:"Mahkemece, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davanın kısmen kabulüne, davalının icra takibine itirazının 65.000,00 TL asıl alacak üzerinden iptaline, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava, 6762 sayılı TTK.’nin 1301. maddesinden (6102 sayılı TTK'nin 1472. maddesi) kaynaklanan rücuan tazminat istemine ilişkindir.Trafik kazaları, nitelikleri itibariyle haksız fiillerdendir. Haksız fiillerde temerrüt tarihi, haksız fiilin meydana geldiği tarih olup, zarar sorumlusunun ayrıca ihbar ve ihtar edilmesine gerek yoktur. Sigorta ettirenin dava hakkı, tazmin ettiği bedel nispetinde sigortacıya intikal eder. Ödeme tarihi aynı zamanda 3. şahsa rücu edebilme tarihidir. Bu nedenle işleten ve sürücünün faizden sorumluluğunun başlangıcının halefiyet başlangıcı olan ödeme tarihi olarak kabulü gerekir. Bu durumda mahkemece, hükmedilen tazminata ödeme tarihinden itibaren faiz yürütülmesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
2-Davacı tarafça temerrüt faizi olarak avans faiz istenilmiştir. Davalının işleteni olduğu araç minibüs olup ticari araçtır. O halde, davada temerrüt faizi olarak ticari faiz niteliğindeki avans faizine hükmedilmesi gerekirken yasal faize hükmedilmesi de doğru değil bozma nedeni ise de; bu yanılgıların giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden hükmün 6100 sayılı HMK.nun geçici 3/2 maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK.nun 438/7 maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir." belirtilmiştir.
Yukarıda anılan içtihat uyarınca davacı tarafça ticari işlerde uygulanan avans faiz talebinde bulunulmuş, kazaya neden olan araç ticari araç olduğundan avans faize hükmetmek gerekmiş, kısmi alacak davası olarak açılan iş bu davada, başlangıçta belirtilen 10.000,00 TL yönünden, davalı sigorta şirketi tarafından dosyaya sunulan cevap dilekçesi ekine eklenen ihbar föyü başlıklı belgede, ihbar tarihinin 30.09.2020 olarak belirtildiği, temerrüdün, başvurudan itibaren 8 iş günü sonrasına tekabül eden 13.10.2020 tarihinde gerçekleştiği, kalan 8.974,00 TL yönünden ise ıslah tarihinden itibaren faizin işleyeceği tespitiyle beraber, sonuç olarak davacının davasının kabulü ile, toplam 18.974,00 TL'nin, 10.000,00 TL'sinin 13.10.2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte; 8.974,00 TL'sinin 30.10.2023 ıslah tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜNE, toplam 18.974,00 TL'nin, 10.000,00 TL'sinin 13.10.2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte; 8.974,00 TL'sinin 30.10.2023 ıslah tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
2-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 1.296,11 TL harçtan, peşin alınan 170,78 TL harç ile ıslah harcı olarak alınan 153,29 TL harcın toplamı olan 324,07 TL harcın mahsubu ile bakiye 972,04 TL harcın davalıdan tahsili ile hazine adına irad kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan peşin alınan 170,78 TL harç ile ıslah harcı olarak alınan 153,29 TL harcın toplamı olan 324,07 TL harç gideri, 3.900,00 TL bilirkişi ücreti ve 187,00 TL posta masrafı olmak üzere toplam 4.411,07 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
4-Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
5-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Davalı tarafça yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
7-Karar kesinleştiğinde varsa bakiye gider avansının yatırana iadesine,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, 6100 sayılı HMK 341/2 maddesi uyarınca miktar itibarıyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.