mahkeme 2021/68 E. 2025/683 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2021/68
2025/683
15 Eylül 2025
T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/68
KARAR NO : 2025/683
DAVA : Alacak (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 03/02/2021
KARAR TARİHİ : 15/09/2025
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 9.maddesine göre Türk Milleti adına yargı yetkisini kullanan bağımsız ve tarafsız ------. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmekte olan Alacak (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasında yapılan yargılama sonucunda dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili temlik eden ----- pasaport numaralı ----- uyruklu--- davalı aleyhine, ----- Asliye Mahkemesi 09/06/2015 tarih ve ---- dava numarası ve ------- karar sayılı mahkeme kararı sebebiyle alacaklı olduğu 330.000 - hakkını temlik aldığını, davalı şirket, temlik edenin, mahkeme kararı ile de sabit olduğu üzere 330.000 ------ miktarında parasını ödemediğini, bunun üzerine temlik eden tarafından verilen hukuk mücadelesi neticesinde parasının kendisine ödenmesine karar verilmiş ise de, davalı şirketin -----ülkesinde herhangi bir mal varlığı değeri olmadığı için karar icra edilemediğini, temlik edenin, davalıdan olan alacağı, ---- --Şubesine ait ----- çek nolu 240.000 --- - tutarlı 01/03/2011 vade tarihli çekine istinaden doğduğunu, davalı ile söz konusu uyuşmazlık hakkında anlaşmak için Arabuluculuk Daire Başkanlığı'na başvurulduğunu ancak anlaşamama ile sonuçlandığını, müvekkilinin davalıdan yazılı belgeye dayalı ve vadesi gelmiş bir alacağı söz konusu olduğnu, davalı hakkında ihtiyati haciz kararı verilmesini, davanın kabulüne, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davalı üzerine tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
HMK m.128 gereği usulüne uygun davetiyeye rağmen cevap dilekçesi sunmayan davalı taraf, dava dilekçesinde ileri sürülen vakıaların tamamını inkâr etmiş sayılmaktadır.
DELİLLER:
----Asliye Hukuk Mahkemesinin ---- Esas sayılı dosyası, bilirkişi raporu.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, kıymetli evraktan kaynaklanan alacak talebine ilişkindir.--- Asliye Hukuk Mahkemesinin ----- Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; dava dışı --- davalı aleyhine, ------ Asliye Mahkemesinin 09.06.2015 tarih ve ----- dava numarası ve-----sayılı mahkeme kararı gereği alacaklı olduğu 330.000 ------ hakkını ...'a temlik ettiği, buna dair temlik sözleşmesinin Türkçe metni ve bu metnin - tercümesinin apostil şerhli onaylı aslının sunulduğu, davalı şirketin, temlik edenin mahkeme kararı ile de sabit olduğu üzere 330.000 ----- miktarında parasını ödemediği, dava konusu mahkeme kararının tanıma ve tenfizinin bütün şartlarını taşımakta olduğu iddia edilerek tanıma tenfiz davası ikame edildiği, Yargtay'ın bozma ilamı üzerine ilk derece mahkemesi tarafından kararı veren ----- Devleti ile ülkemiz arasında karşılıklılık esasına dayanan bir anlaşma, tanımayı ve tenfizi mümkün kılan fiili uygulama bulunmadığı, bu itibarla 5718 Sayılı Milletlerarası Özel Hukuk Ve Usul Hukuku Hakkında Kanun’un 52, 53, 54, 55 ve 58 inci maddesindeki şartların gerçekleşmediği gerekçesi ile tenfiz talebinin reddine, ---- Asliye Mahkemesinin 09.06.2015 tarihli --- dava numaralı ------ numaralı kararının alacak istemine ilişkin olduğu Türk Mahkemelerinin münhasır yetkisine girmediği, davada davalıya tebligatların temsilcilik yoluyla yapıldığı gerekçesi ile 5718 sayılı Kanun'un 54/1-a maddesi dışındaki şartların gerçekleştiği anlaşılmakla tanıma talebinin kabulüne karar verildiği görülmüştür.5718 sayılı MÖHUK'un 50/(1). maddesi gereğince, yabancı mahkemelerden hukuk davalarına ilişkin olarak verilmiş ve o devlet kanunlarına göre kesinleşmiş bulunan ilamların Türkiye'de icra olunabilmesi yetkili Türk mahkemesi tarafından tenfiz kararı verilmesine bağlıdır. Aynı Kanunun 58. maddesi gereğince, yabancı mahkeme ilamının kesin delil veya kesin hüküm olarak kabul edilebilmesi yabancı ilamın, karşılıklı işlem şartı hariç, tenfiz şartlarını taşıdığının mahkemece tespitine bağlıdır. Yine aynı Kanunun 59. maddesi gereğince yabancı ilamın kesin hüküm veya kesin delil etkisi yabancı mahkeme kararının kesinleştiği andan itibaren hüküm ifade eder. Bu nedenle, yabancı mahkemelerden verilmiş olup da henüz Türk mahkemesince tanınıp tenfiz edilmemiş bir yabancı karar, Türk mahkemeleri önündeki bir davada kesin hüküm itirazına konu yapılamaz. Türk mahkemesince tanınıp tenfiz edilen yabancı mahkeme kararı, Türk hukuku bakımından kesin hüküm oluşturur. Buna bağlı olarak tanınıp, tenfiz edilen yabancı mahkeme kararı, aynı konudaki uyuşmazlığın tekrar Türk mahkemelerinde görülmesini engelleyecektir. (----- BAM -----. HD -----Karar)Tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; huzurdaki davaya dayanak ----- Asliye Mahkemesinin 09.06.2015 tarih ve ---- dava numarası ve ----- sayılı mahkeme kararına ilişkin-----Asliye Hukuk Mahkemesi nezdinde görülen tanıma tenfiz davasında ilgili mahkeme kararının tanındığı ancak tenfiz talebinin yukarıda gerekçesine yer verilen şekilde reddine karar verildiği, bu haliyle ilgili mahkeme kararının mahkememiz nezdinde yürütülen davada kesin hüküm teşkil etmeyeceği anlaşılmakla davacı temlik alanın ---- Bakası, ------ Şubesine ait ------ çek nolu 240.000 ---- tutarlı 01/03/2011 vade tarihli çeke dayalı alacak iddiasına dayalı olarak bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verildiği, bu hususta 14.04.2025 tarihli celsede davalı tarafa ticari defter ve kayıtlarını sunmak üzere süre verildiği, ara kararda ticari defter ve kayıtların sunulmaması halinde HMK m. 222 gereği karşı tarafın delillerinin kabul edilmiş sayılacağına ilişkin ihtarata yer verildiği ve duruşma zaptının davalı tarafa tebliğ edildiği ancak süresi içerisinde ticari defter ve kayıtların incelemeye sunulmadığı anlaşılmakla davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Davacı tarafın işlemiş faiz talebinin değerlendirilmesinde;Çeke dayalı başvurma hakkının kapsamı başlıklı 810. maddede hamilin neler talep edebileceği dört kalem halinde sayılmıştur. Anılan hüküm uyarınca hamil;
a) Çekin ödenmemiş olan bedelini,
b) İbraz gününden itibaren bu tutarın faizini,
Burada bahsedilen faiz, çekin süresinde ödenmemesi gerekçesine bağlanan ve ibraz gününden itibaren hesaplanacak temerrüt faizidir.
c) Protestonun veya buna denk olan belirlemenin ve gönderilen ihbarnamelerin giderleri ile diğer giderleri
d) Çek bedelinin binde üçünü aşmamak üzere komisyon ücretini kendisine karşı müteselsilen sorumlu tutulan başvuru borçlularından talep edebilir.TTK m. 810 gereği davacı tarafın işlemiş faiz talebinin çekin vade tarihi olan 01/03/2011 tarihinden itibaren işleyecek 3095 sayılı kanunun 4/A maddesi uyarınca işleyecek faiz üzerinden kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Dava değeri: 240.000 ---- karşılığı 313.876,30 TL
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile 240.000 ----- çek vade tarihi olan 01/03/2011 tarihinden itibaren işleyecek 3095 sayılı kanunun 4/A maddesi uyarınca işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 21.440,89 TL karar ve ilam harcından baştan alınan 899,99 TL peşin harç ve 4.460,01 TL tamamlama harcının mahsubuyla bakiye 16.080,89 TL karar ve ilam harcının davalı taraftan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan 59,30 TL başvurma harcı, 899,99 TL peşin harç ve 4.460,01 TL tamamlama harcı toplamı olan 5.419,30 TL ile yargılama gideri olarak yapılan 4.776,00 TL'nin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
4-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/1 maddesi uyarınca hesaplanan 50.220,21 TL nispi vekalet ücretinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
5-Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davalı taraftan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
6-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine, ( Yazı İşleri Müdürü tarafından Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 207/1 maddesi gereğince resen işlem yapılmasına,) Dair, davacı asılın yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda; 6100 sayılı HMK'nin 341/1, 342, 343, 344 ve 345/1 maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf harç ve giderleri yatırılmak suretiyle mahkememize veya başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçeyle; ----- Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.