mahkeme 2021/552 E. 2025/755 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2021/552

Karar No

2025/755

Karar Tarihi

7 Ekim 2025

T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2021/552
KARAR NO : 2025/755

DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 13/09/2021
KARAR TARİHİ : 07/10/2025

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ..., küçük ...'ın annesi olduğunu, gebelik takibinin dava dışı Dr. ... tarafından yapıldığını, Dr. ...'un Tıbbi Kötü Uygulamaya İlişkin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesi 07/08/2020-07/08/2021 tarihlerinde geçerli olmak üzere ----- no. ile davalı ------Şirketi tarafından düzenlendiğini, Sigortalı doktor gebelik takibinde davacı anneyi down sendromunu tespit eden testler, doğruluk oranları, alternatif tespit seçenekleri ve bunların reddedilmesi halinde başta down sendromu olmak üzere, ortaya çıkacak riskler konusunda usulünce aydınlatmayarak küçük ...'ın down seridromlu olarak doğmasına sebebiyet verdiğini, Yargıtay ------. Hukuk Dairesi ise down sandramunu teşhise yönelik imkanlar konusunda hastayı aydınlatmayan doktorun sorumlu olacağını kabul ettiğini, sigortalı doktorun davacıları aydınlatmaması sebebiyle down sendromlu doğumdan sorumlu olduğunu bu nedenle fazlaya dair talep ve dava hakkı mahfuz kalmak kaydıyla: müvekkili küçük ... için 430.000 TL işgöremezlik (bakıcı ücreti dahil maddi) tazminatı, 40.000 TL manevi tazminat, müvekkili ... (anne) için 20.000 TL manevi tazminat, müvekkili ... (baba) için 20.000 FL manevi tazminat olmak üzere toplam 510.090 TL tazminatın davalıya başvuru (05/04/2021) tarihinden itbaren avans faizi, mahkeme masrafları ve avukatlık ücretiyle davalıdan müteselsilen tahsiline karar verilmesi talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının hangi tarihlerde sigortalı hekimle görüştüğü, doğum öncesi gebelik takiplerinin hangi hastanelerde yapıldığına ilişkin hiçbir bilgi dava dilekçesinde yer verilmediğini, gebeliğin 40 haftaya yayılmış bir süreç olduunu, bu sürecin farklı aşamalarında farklı hekimler, uzmanlar ve hastaneler yer alabileceği gibi, hastanın sürecin farklı dönemlerinde tedavi ve takiplerini üst merkezler, dış merkezler ve dahi Özel Hastanelerde yürütebileceğini, davacının gebelik takibinde sigortalı hekim tarafından takip edildiği döneme ilişkin tüm test ve tetkikler eksiksiz yaptırıldığını ancak down sendromu vb. anomalilerin %100 tespiti mümkün olmadığını, her ne kadar davacı tarafından davacı küçüğün down sendromlu doğduğundan söz edilmişse de kimi kromozomal bozukluklar doğrudan rahim tahliyesi sebebi teşkil etmediğini, bazı durumlarda ise iddia edilen fiziksel ve bilişsel arazlara doğum sırasında bebeğin oksijensiz kalması, fetal stres vs. hususları neden olabildiğini beyan ederek HMK md.119/2 gereği dava dilçesinde dayanılan olay ve maddi vakıalar ile talep sonucun açıklatılması için davacıya 1 haftalık kesin süre verilmesini, haksız ve mesnetsiz davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.Feri müdahil (başlangıçta ihbar olunan olup, aşamalarda talebe ve harç ikmaline bağlı olarak fer'i müdahil sıfatıyla yargılamaya devam olunmuştur) vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin hekim, davacı ...’ı tarama testleri ve ultrason sonuçları düşük riskte çıkmasına rağmen, hiçbir zorunluluğu olmamasına rağmen down sendromunun tanı testleri konusunda aydınlattığını, bu hususta hiçbir şekilde ne sözlü ne de yazılı aydınlatma yükümlülüğü de bulunmadığından, müvekkiline dolayısı ile müvekkili sigortalayan davalıya atfedilebilecek hiçbir sorumluluk bulunmadığını beyan ederek müvekkilinin sigortacısı olan davalı sigorta şirketine karşı açılan bu davanın reddine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.

Deliller
Tarafların ticaret sicil sorguları dosya arasına alınmıştır.------ SGK'ya, ----- SGK'ya yazılan müzekkere cevabı dosya arasına alınmıştır.
-------Hastanesine yazılan müzekkere cevapları dosya arasına alınmıştır.

Davalı sigorta şirketine yazılan müzekkere cevabı dosya arasına alınmıştır.

--------- İlçe Emniyet Müdürlüğüne yazılan müzekkere cevabı dosya arasına alınmıştır.

SBGM'ne yazılan müzekkere cevabı dosya arasına alınmıştır.
Kadın doğum uzmanı, tıbbi genetik uzmanı, sağlık hukuku uzmanı ve radyoloji uzmanı bilirkişi heyet raporu dosyaya sunulmuştur.
Sigorta hukuku alanında uzman aktüer bilirkişi raporu dosyaya sunulmuştur.
Delillerin değerlendirilmesi ve gerekçe:
Dava, Tıbbi Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası kapsamında, tıbbi kötü uygulama ile hekime atfı kabil bir kusur bulunup bulunmadığı, davalının sorumluluğunun olup olmadığı, hekimin kusurlu olup olmamasının davalı sorumluluğuna etkisinin olup olmaması, hekimin davacıların aydınlatılmış onamını alıp almadığı ve bunun sorumluluğa etkisinin ne olduğu hastanın hekim tavsiyesi ve gözetimi altında üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirip getirmediği, meydana gelen sonuç ile uygulanan müdahaleler arasında illiyet bağı bulunup bulunmadığı, buna bağlı olarak sonuçta bakıcı ücreti de dahil olmak üzere iş göremezlik yönünden maddi tazminata ve manevi tazminata ilişkin şartların olayda gerçekleşip gerçekleşmediği, şartları gerçekleşmiş ise maddi ve manevi tazminat miktarlarının her bir davacı yönünden ne olduğu hususlarının aydınlatılmasına yönelik dava niteliğindedir.
Mahkememizce dava dilekçesi, cevap dilekçesi, taraflarca dosyaya sunulan deliller ve tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirilmiştir.
Başlangıçta heyet olarak yargılaması yürütülen iş bu dosya, yapılan kanun değişikliğine bağlı olarak 12.04.2023 tarihli duruşma ara kararı uyarınca üye hakim uhdesine tevdi edilmiştir.
Davanın, başlangıçta yazılı usule tabi olması sebebiyle, tensip tutanağında her ne kadar yazılı usule tabi olduğu belirtilmiş ise de, kanun değişikliğine bağlı olarak üye hakim uhdesine geçen davanın basit yargılamaya tabi hale geldiği ve o aşamadan sonra HMK uyarınca dava hakkında HMK'nın 316-322 maddelerinde düzenlenen basit yargılama usulünün uygulandığı görülmüştür.
Dosyada, aşamalarda aydınlatılmış onam yönünden rapor alınması amacıyla ara kararlar oluşturulmuş, dosya, kadın doğum uzmanı, tıbbi genetik uzmanı, sağlık hukuku uzmanı ve radyoloji uzmanı bilirkişi heyetine tevdi edilmiş; 01.11.2023 tarihli rapora göre, dosyada, davacı hastanın ıslak imzasını taşıyan ve dava dışı doktor tarafından düzenlenmesi istenen aydınlatılmış onam belgesinin bulunmamasının, hastanın aydınlatılmadığı gerçeğini göstermediği, dosyada aydınlatılmanın yapılmadığı değil, çeşitli yöntemler ile aydınlatılmanın yapıldığının görüldüğü, dava dışı doktorun her koşulda, hastası ile her karşılaştığında, hastasına yapamadığı tetkikler için bilgilendirdiği ve gerekli merkezlere sevkettiğinin görüldüğü, gerekli down sendromu tarama testlerini yaptırmasını istediği hastasının gerekli merkezlere gitmemesini tedaviyi red olarak kabul etmediği ve hastasını takip ve tedaviye devam ettiği, davaya konu vakada, sigortalı hekimin, davacı hastanın gebelik takip sürecine dahil olduğu aşamada yapılması gereken muayene, tetkik ve müdahaleleri güncel tıp kurallarına uygun olarak gerçekleştirdiği, hasta kayıtları incelenip değerlendirildiğinde, uzman hekim uygulamalarında herhangi bir kusur, ihmal ya da gecikme olmadığının açık olduğu, dava konusu olguda tıbbi uygulama hatası bulunmadığı rapor edilmiştir.
Davacı küçüğün maluliyetinin tespiti amacıyla ----- Üniversitesi ------ Eğitim ve Araştırma Hastanesine Adli Tıp ----- müzekkere yazılmış, maluliyet raporu dosyaya sunulmuştur.
Dosya, sigorta hukuku alanında uzman aktüer bilirkişiye tevdi edilmiş; 07.10.2024 tarihli rapora göre, dosyadaki bilgi, belge, sigorta poliçesi ve ibraz edilen deliller ışığında, davacı küçüğün kalıcı iş göremezlik zararının 7.548.941,28 TL olduğu rapor edilmiş olup, rapora itirazların değerlendirilmesi amacıyla aynı bilirkişiden ek rapor alınmış, itirazlar irdelenerek sunulan ek rapora göre, davacı küçüğün kalıcı iş göremezlik zararının 7.548.941,28 TL, ömür boyu bakıcı giderinin 11.546.442,00 TL olduğu rapor edilmiştir.
Yargıtay ------ Hukuk Dairesinin 21/10/2024 tarih, ----- esas ----- karar sayılı ilamında: "...
İlk Derece Mahkemesince, her ne kadar Adli Tıp Kurumu raporunda doktorun açıkça kusurlu bulunmadığı yönünde rapor düzenlenmiş ise de hastayı takip eden doktorun kişiye sözel ya da yazılı olarak invaziv yöntem önerdiğine ilişkin dosyaya somut delil sunulamadığının anlaşıldığı, bebeğin down sendromlu olup olmadığının tespiti için kesin tanı yöntemlerine başvurulması gerekmekte, ancak bu yöntemlerin de düşük gibi riskleri beraberinde getirmekte olduğunu, bu durumda hekimin, test sonucunda elde edilen verileri, kesin tanı için başvurulabilecek yöntemleri, bu yöntemlerin risklerini mevzuat hükümleri gereğince ve usulünce anneye açıklaması ve onu aydınlatması gerektiği, aydınlatma yükümlülüğünün yerine getirildiğinin ispat yükünün ise hekimde olduğu, sunulan deliller kapsamında sigortalı dava dışı hekimin aydınlatma yükümlülüğünü gereği gibi yerine getirdiğinin ispatlanamadığı, bilirkişi raporunda yapılan hesaplama sonucunda davacı küçüğün sürekli iş göremezlik yönünden 3.698.961,31 TL ve bakıcı gideri yönünden 4.426.941,90 TL tazminat bakıcı gideri talep edebileceği, sigortanın teminat limitinin 800.000,00 TL olduğu, buna göre maddi tazminat talebi yönünden davanın ıslah edilmiş haliyle tam kabulünün gerektiği, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, olayın niteliği, iş göremezlik oranı, davacılarda oluşturduğu elem ve üzüntüye göre davacıların talep ettikleri manevi tazminat tutarlarının makul olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile davacı -------- için 760.000,00 TL maddi ve 20.000,00 TL manevi tazminat ile davacı anne ----- için 10.000,00 TL ve baba -------- için 10.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekilince istinaf edilmiştir.

IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesince, yerel mahkemece verilen kararda usul, yasa ve dosya kapsamı yönlerinden herhangi bir aykırılığın bulunmadığı, davalı vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ İNCELEMESİ
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, tıbbi kötü uygulamaya ilişkin zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesine dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.2. İlgili Hukuk
1.2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın (Anayasa) 12 ve 17 nci maddeleri.
3. Değerlendirme
1. Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin karara yönelik davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2.Davacı çocuk ------- yönünden; Anayasa'nın Temel hak ve hürriyetlerin niteliği başlıklı 12 nci maddesi, "Herkes, kişiliğine bağlı, dokunulmaz, devredilmez, vazgeçilmez temel hak ve hürriyetlere sahiptir...", Kişinin dokunulmazlığı, maddi ve manevi varlığı başlıklı 17 nci maddesi, "Herkes, yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahiptir..." düzenlemelerini içermektedir. Öte yandan 31.12.2008 tarihli, 5825 sayılı Kanun ile onaylanması uygun bulunan Engellilerin Haklarına İlişkin Sözleşme'nin Giriş bölümünde (h) bendinde, İşbu Sözleşmeye Taraf Olan Devletlerin, "...Bir kişinin engelli olduğu için ayrımcılığa maruz kalmasının her bireyin doğuştan sahip olduğu insanlık onuru ve değerinin de ihlal edilmesi anlamına geldiğini de kabul ederek,..." aşağıdaki hükümler üzerinde anlaşmaya vardıkları belirtilmiş olup Yaşama Hakkı başlıklı 10 uncu maddesinde, Taraf Devletlerin her insanın yaşama hakkına sahip olduğunu yeniden onaylayarak engellilerin bu haktan etkin ve diğer bireylerle eşit koşullar altında yararlanmalarını sağlayacak gerekli tüm tedbirleri alacağı, Kişisel Bütünlüğün Korunması başlıklı 17 nci maddesinde, engelli her kişinin, beden ve ruh bütünlüğüne diğer bireylerle eşit bir şekilde saygı duyulması hakkına sahip olduğu düzenlenmiştir. Anılan hükümler hep birlikte değerlendirildiğinde, somut uyuşmazlıkta down sendromlu doğan davacı çocuk bakımından açılan davada, “Hekim, zamanında aydınlatma yükümlülüğünü yerine getirmiş olsaydı ölümcül şekilde rahimden tahliye edilecektim, sağ olarak dünyaya gelmemle, hekimin ihmali arasında illiyet bağı bulunuyor" şeklinde tevil edilebilecek bir dava ile geriye dönük ötenazi isteminden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat talebinde hukuki yarar bulunmamakta, istem özünde davacı çocuğun kişilik haklarını ihlal etmektedir. Maddi ya da manevi, neticede parasal bir değere tekabül eden bir menfaat, kişilik haklarını ihlal eder şekilde talep ve dava konusu edilemez. Sosyal devlet ilkesi çerçevesinde engelli bireylere tanınan tüm haklardan davacı çocuk ------- de yararlanacağı şüphesizdir. Açıklanan bu hususlar doğrultusunda davacı çocuk hakkında kurulan hükmün bozulması gerekmiştir." belirtilmiştir.
Yukarıda anılan içtihat uyarınca, davacı küçük ...'ın maddi ve manevi tazminat davası yönünden; Anayasa'nın Temel hak ve hürriyetlerin niteliği başlıklı 12. maddesi, 5825 sayılı Kanun ile onaylanması uygun bulunan Engellilerin Haklarına İlişkin Sözleşmesinin ilgili maddeleri birlikte değerlendirildiğinde, şayet hekim, zamanında aydınlatma yükümlülüğünü yerine getirmiş olsaydı, çocuğun ölümcül şekilde rahimden tahliye edileceği, bu durumda sağ olarak dünyaya gelmesi ile, hekimin ihmali arasında illiyet bağı bulunduğu şeklinde düşünülerek ve buna bağlı dava açılarak geriye dönük ötenazi isteminden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat talebinde hukuki yarar bulunmadığı, talebin sonuç olarak davacı küçüğün kişilik haklarını özellikle de yaşam hakkını ihlal ettiği kanaatinin Mahkememizde hasıl olduğu anlaşıldığından davacı küçük ...'ın maddi ve manevi tazminat davasının reddine karar vermek gerekmiştir.Davacı küçük dışında diğer davacılar ... ve ...'ın da manevi tazminat talebi mevcuttur.Manevi tazminat konusunda belirtmek gerekir ki; Anayasanın güvence altına aldığı hak arama özgürlüğünün yanında, yine Anayasanın "Temel Haklar ve Hürriyetlerin niteliği" başlığını taşıyan 12. maddesinde herkesin kişiliğine bağlı dokunulmaz, devredilmez, vazgeçilmez temel hak ve özgürlüklere sahip olduğu belirtildikten başka, 17. maddesinde de, herkesin yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahip bulunduğu da düzenleme altına alınmış bulunmaktadır. Türk Medeni Kanunu'nun 24. maddesinde, kişilik haklarına yapılan saldırının unsurları belirtilmiş ve hukuka aykırılığı açıklanmıştır. 25.maddesinde ise, kişilik haklarına karşı yapılan saldırının dava yolu ile korunacağı açıklanmıştır. Türk Borçlar Kanunu m. 56 gereği de; Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.
Manevi tazminat sade bir ifade ile, zarar görenin kişilik değerlerinde iradesi dışında meydana gelen eksilmenin (manevi zararın) giderilmesi, tazmin ve telafi edilmesidi-------Manevi tazminatta zarar, kişinin iç huzuru ve manevi bütünlüğüne yapılan saldırının mecazi ifadesidir(-------Manevi tazminata hükmedilirken uygulamaya 22/06/1966 gün 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararındaki (Belirtilmelidir ki; Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararları konularıyla sınırlı, sonuçlarıyla bağlayıcıdırlar, bkz: 2797 saıyılı Yargıtay kanunu m. 45;"İçtihadı birleştirme kararları benzer hukuki konularda Yargıtay Genel Kurullarını, dairelerini ve adliye mahkemelerini bağlar.)ilkeler ışık tutmaktadır. Manevi tazminat uygulamadaki yerleşen ilkeler ve tarafların sosyal ve ekonomik durumları da gözetilerek, hakimin takdirinde bir husustur. Mahkemeler kanunen kendilerine tanınan takdir haklarını dikkatlı kullanmalıdırlar. Takdir yetkisi, kanun koyucunun bilerek ve isteyerek, yani bilinçli olarak bıraktığı kural-içi (intra legem) boşlukların; hukuk kurallarını uygulamakla yükümlü olanlarca, olaylardaki özelliklerle toplumdaki ahlâkî düşünceler, hukukun birliği, takdir yetkisini tanıyan kuralın amacı, sosyal adalet gibi hususlar göz önünde tutularak ferdîleştirilip doldurulması yetkisidir. Hukukî niteliği bakımından, MK. m. 4'de tanınmış olan bu yetki, kural-içi boşluğu doldurup doldurmamak bakımından yargıca bir « s e r b e s t i » (ihtiyar) vermemiş; tersine, bir ödev yüklemiştir. Gerçekten, MK. m. 4'e göre, «hâkim ... hükmeder». Bu ibareden ödev niteliği kolaylıkla anlaşılmaktadır. Şu halde, hakim, takdirle ilgili şartların gerçekleşmesi halinde, takdir yetkisini kullanmakla yükümlüdür. Aksi takdirde, hakkın dağıtımından kaçınmış olur-------
Mahkememiz anılan hususların da farkında olarak, dosyaya dönüldüğünde, aydınlatılmış onam yönünden rapor alınması amacıyla ara kararlar oluşturulduğu, sunulan bilirkişi heyet raporuna göre hekime atfedilecek bir kusurun tespit edilemediği, Türk Medeni Kanunu'nun 24. maddesinde, kişilik haklarına yapılan saldırının unsurlarının belirtildiği ve hukuka aykırılığın açıklandığı, sonuç olarak davacıların manevi tazminat taleplerinin şartları oluşmadığı kanaatinin Mahkememizde hasıl olduğu anlaşıldığından, diğer davacılar... ve ...'ın da manevi tazminat davalarının reddine karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı ... 'ın maddi tazminat davasının REDDİNE,
2-Davacılar ..., ... ve ... 'ın manevi tazminat davalarının REDDİNE,
3-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 615,40 TL harçtan peşin alınan 1.741,91 TL harcın mahsubu ile arta kalan 1.126,51‬ TL harcın karar kesinleştiğinde talep halinde davacılara iadesine,
4-Davacılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacılar üzerinde bırakılmasına,
5-Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davacılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye irad kaydına,
6-Davalı tarafından yapılan 8.000,00 TL yargılama giderinin davacılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davalıya verilmesine,
7-6100 sayılı HMK'nin 328. Maddesi gereğince feri müdahil tarafından yapılan; 427,60 TL başvurma harcının davacılardan müştereken ve müteselsilen alınarak feri müdahile verilmesine,
8-Maddi tazminat davası yönünden davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT 13/4 uyarınca 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacı ...'dan tahsili ile davalıya verilmesine,
9-Manevi tazminat davası yönünden davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT 10/3 uyarınca 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacı ...'dan tahsili ile davalıya verilmesine,
10-Manevi tazminat davası yönünden davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT 10/3 uyarınca 20.000,00 TL vekalet ücretinin davacı ...'dan tahsili ile davalıya verilmesine,
11-Manevi tazminat davası yönünden davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT 10/3 uyarınca 20.000,00 TL vekalet ücretinin davacı ...'dan tahsili ile davalıya verilmesine,
12-Karar kesinleştiğinde varsa bakiye gider avansının yatırana iadesine,Dair, feri müdahil vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde ---- Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesi nezdinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim