Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2021/397
2024/869
9 Aralık 2024
T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/397
KARAR NO : 2024/869
DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 24/09/2020
KARAR TARİHİ : 09/12/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA/TALEP;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davalı aralarında 05/10/2017 Tarihli Abonelik Sözleşmesi müvekkili şirket sözleşmeden kaynaklanan bütün edimlerini yerine getirmişse de davalının takip dayanağı 14 adet faturadan kaynaklanan edimlerini yerine getirmediğini, alacağın tahsili amacıyla---- İcra Dairesi’nin -----sayılı dosyası ile takip başlatıldığını ve davalı tarafından takibe tamamen haksız olarak itiraz edildiğini, arabuluculuk sürecinin sonuçsuz kaldığını beyan ederek davanın kabulü ---- İcra Dairesi’nin ----Sayılı dosyasındaki itirazın iptaline, davalının kötü niyetli olması sebebi ile %20’den az olmamak üzerine icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP /TALEP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Taraflar arasında imzalanan abonelik sözleşmesi kapsamında sözleşmeden ve eklerinden doğabilecek olan ihtilaflar için ---- Adliyesi Mahkemelerinin yetkili kılındığını, ilamsız icra takiplerinde genel yetki kurallarına göre yetkili icra dairesinin genel olarak borçlunun yerleşim yerindeki icra dairesi olduğunu, itirazın iptali davasının görülebilmesinin geçerli bir icra takibinin varlığına bağlı olduğunu, ortada geçerli bir takip yoksa itirazın iptali davasının görülmesinin usulen mümkün olmadığını, davacı taraf ile müvekkili arasında yapılmış olan sözleşme kapsamında davacı tarafın kurulum işlemlerini geç yapması sebebiyle davacının Aralık 2017 itibari ile taraflarına hizmet vermeye başladığını, sonrasında ise yaşanan teknik sıkıntılardan dolayı Mart 2018 döneminden sonra müvekkilinin davacı tarafın sağlamayı taahhüt etmiş olduğu hizmeti alamadığını, fakat davacı tarafın yetkilendirmiş olduğu kişilerce müvekkili şirketin oyalanarak hiçbir çözüm üretilmeden fatura kesilmeye devam edildiğini, sözleşme kapsamında sağlamayı taahhüt ettiği hizmeti sağlayamamış olan davacı tarafın, sözleşme kasamında edimini yerine getirmeyerek müvekkilinden tek taraflı olarak edimin yerine getirilmesi çabası içerisinde olduğunu, fatura kesiminin devam ettiğini fark eden müvekkilince davacı tarafa ----Noterliğince 08/11/2018 tarihli ve ----- yevmiye numaralı ihtarname çekildiğini ve davacı tarafa tebliğ edildiğini beyan ederek hukuki dayanaktan yoksun ve haksız olan itirazın iptali davasının reddi ile haksız ve kötüniyetli olarak takip başlatmış olan davacı taraf hakkında %20'den az olmamak koşulu ile kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
---- İcra Dairesi’nin ---- Esas sayılı dosyası, Taraf şirketlere ait BA/BS formları, bilirkişi raporları, taraflar arasında akdedilen abonelik sözleşmesi.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
Dava, ----. İcra Dairesi’nin ---- Esas sayılı dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın iptali talebine ilişkindir.Türk Medeni Kanunun 6. Maddesinde, Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her birinin hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü olduğunu belirtmiştir.Yine Türk Ticaret kanununun 83. Maddesinde, Ticari uyuşmazlıklarda mahkemenin yabancı gerçek veya tüzel kişi bile olsalar, tarafların ticari defterlerinin ibrazına, resen veya taraflardan birinin istemi üzerine karar verebileceğini belirtmiştir.6100 sayılı HMK'nın 222.maddesi; " (1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.
2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.
(3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.
(4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.
(5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır. " şeklindedir. Yasal düzenleme emredici niteliktedir. Yasanın üçüncü fıkrasında açıkça ifade edildiği üzere, diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının kesin delillerle ispatlanmamış olması ifadelerine yer verilmiştir.Tüm dosya kapsamı ve bilirkişi raporu bir arada değerlendirildiğinde; 6100 sayılı HMK'nın 222. Maddesinde 22/7/2020 tarihinde 7251 sayılı kanunun 23. Maddesi ile yapılan değişiklik gereği ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği, taraflar arasında 05.10.2017 tarihli Abonelik Sözleşmesi akdedildiği, davacı yanın ticari defterlerinde, davalının yaptığı ödemelerin, davacının düzenlediği faturalardan düşülmesi ile takip tarihi itibariyle kaydi olarak 24.798,10 TL olduğu, davalı tarafça toplam alacağa ilişkin düzenlenen faturalara konu hizmetin davacı tarafça yerine getirilmediğinin iddia edildiği, davalı tarafın işbu savunmasının ispatının ancak davacı taraf elinde bulunan bilgi ve belgelerin incelenmesi ile sağlanabileceği, bilirkişi raporları ile eksik bilgi ve belgelerin tespit edildiği, 28.11.2022 tarihli duruşmada ihtaratlı ara karar kurularak davacı tarafın dava konusu hizmeti yerine getirip getirmediğine ilişkin raporda istenen bilgi ve belgeleri dosyaya ibraz etmesinin istendiği, ancak süresi içerisinde ilgili belgelerin dosyaya sunulamadığı, her ne kadar bir kısım faturalar taraf defterlerinde kayıtlı olsa da davalı tarafın işbu kayıtların aksini yine yazılı delillerle ispat etmesinin mümkün olduğu, davacı tarafça incelemeye konu bilgi ve belgelerin sunulmamış olması nedeniyle bu yönde bir inceleme yapılamadığı anlaşılmakla ispat edilemeyen davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
3-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 427,60 TL TL karar ve ilam harcından peşin alınan 452,42 TL harcın mahsubuyla fazladan yatırılan bakiye 247,70 TL harcın davacıya iadesine,
4-Davalı kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/1 maddesi gereğince 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacı taraftan tahsili ile davalılara ödenmesine,
5-Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davacı taraftan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
6-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine ve bu konuda Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 207/1 maddesi gereğince Yazı İşleri Müdürü tarafından resen işlem yapılmasına,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı ; 6100 sayılı HMK'nin 341/1, 342, 343, 344 ve 345/1 maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf harç ve giderleri yatırılmak suretiyle mahkememize veya başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçeyle; ---- Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.