Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2019/126

Karar No

2024/635

Karar Tarihi

1 Ekim 2024

T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2019/126
KARAR NO : 2024/635

DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 13/09/2019
KARAR TARİHİ : 01/10/2024

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı kazazede müvekkilinin, 21/09/2018 tarihinde, ---- Mahallesi, ---- Caddesi üzerinde, üç şeritli yolun sol şeridinde----- plaka sayılı motosiklet ile seyir halinde iken, davalı sürücü ----- sevk ve idaresindeki ---- plaka sayılı hafriyat kamyonu ile kontrolsüz ve süratli bir şekilde yolun orta şeridinden sol tarafta kalan ----- dönüş yapmak için dönmeye çalıştığı esnada davacı müvekkilin sevk ve idaresindeki motosiklete çarpması neticesinde yaralamalı, maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, 21/09/2018 tarihli kazanın oluşumunda davalı sürücü tam ve asli kusurlu olduğunu davalı ---- davacı müvekkilin yaralanmasına sebebiyet veren 21/09/2018 tarihli kazaya esnasında ----- plaka sayılı hafriyat kamyonunu sevk ve idare ettiğini, davalı sürücü, detaylı açıklandığı üzere kontrolsüz ve süratli bir şekilde yolun orta şeridinden sol tarafta kalan sokağa dönmeye çalıştığı esnada davacı müvekkilinin sevk ve idaresindeki motosiklete çarpması neticesinde kaza meydana geldiğini, davalının sevk ve idaresindeki hafriyat kamyonunun çarpmasıyla yerde metrelerce sürüklenen davacı müvekkilinin motosiklet kaskı kırılmış, motosiklet yeleği, motosiklet eldiveni, motosiklet botunun yırtıldığını ve tüm bu teçhizatın kullanılamaz hale geldiğini, bahsi geçen ürünlerin, motosiklet kullanıcıları için özel olarak üretildiğini ve ekte sunmuş oldukları faturalardan da görüleceği üzere ürünlerin fiyatının yüksek olduğunu, -----yeleğin 970,00 TL, ----model eldivenin 565,00 TL,------ ve ayakkabının 3.205,46 TL olduğunu, davacının iş göremez hale geldiğini, maddi zararlar yönünden 1.000,00 TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılardan tahsiline, davacı müvekkilin, trafik kazasının ve sakatlığın yarattığı ruhsal ve yaşamsal olumsuzluklar nedeniyle, davalının kusur durumu, trafikte seyir halindeyken özensizliği, davacının kusursuz oluşu gözetilerek telafi edici ve caydırıcı unsurları etkin olmak üzere 20.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılardan tahsiline, kazaya sebebiyet veren araç üzerine ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı sigorta vekili cevap dilekçesinde özetle; ----- plakalı kazaya karışan aracın müvekkili şirkete, 18.02.2018-18.02.2019 tarihleri arasında geçerli olmak üzere ----- numaralı Karayolu Zorunlu Mali Mesuliyet Poliçesi ile sigortalı olduğunu, iş bu poliçeden dolayı sorumluklarının, sigortalının kusuru oranında olmak üzere, bedeni zararlarda şahıs başına azami 360.000 TL, maddi zararlarda kaza başına 72.000,00 TL ile sınırlı olduğunu, davacının dava açmadan önce müvekkili şirkete başvuru yapmadığını, dava açmak için gerekli önşartın gerçekleşmemesi nedeniyle davanın usulden reddi gerektiğini, meydana gelen kaza nedeniyle geçici iş göremezlik tazminatından müvekkili şirket sorumlu tutulamayacağını, bu hususta sorumluluk sosyal güvenlik kurumuna ait olduğunu beyan ederek, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte, aleyhlerine karar verilecek ise hükmedilmesi gereken faizin yasal faiz olduğunu ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalılar ----- usulüne uygun tebligat yapılmış, davalılar davaya cevap vermemiştir.
Davacı vekili 04.03.2023 tarihli ıslah dilekçesinde özetle; Fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla, dava dilekçesinde talep miktarlarını artırarak 274.169,51 TL maddi tazminat alacağının davalılar --- yönünden kaza tarihi olan 21.09.2018 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiz ile birlikte, davalı ------. yönünden arabuluculuk başvuru tarihi olan 26.07.2019 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiz ile birlikte davalılardan (sigorta şirketleri yönünden poliçe gereği sorumlulukları ile sınırlı olmak üzere) tahsiline, 20.000,00 TL manevi tazminat alacağının davalılar ------ yönünden kaza tarihi olan 21.09.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı -----vekili ıslaha karşı beyan dilekçesinde özetle; Islah dilekçesini kabul etmediklerini ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Deliller
Tarafların ticaret sicil sorguları dosya arasına alınmıştır.
-----Asliye Ceza Mahkemesi 'nın ---- sayılı dosyasının uyap kayıtları dosya arasına alınmıştır.
----Cumhuriyet Başsavcılığının ------ sayılı dosyasının uyap kayıtları dosya arasına alınmıştır.
------ Emniyet Müdürlüklerine yazılan müzekkere cevapları dosya arasına alınmıştır.
-----yazılan müzekkere cevabı dosya arasına alınmıştır.
----- SGK'ya yazılan müzekere cevabı dosya arasına alınmıştır.
ATK raporları dosya arasına alınmıştır.
Trafik kusuru konusunda uzman bilirkişi ile sigorta hukuku alanında uzman aktüer bilirkişi heyeti kök ve ek raporları dosyaya sunulmuştur.
Delillerin değerlendirilmesi ve gerekçe:
Dava, 21.09.2018 tarihinde davalı ----- kullandığı ------ plakalı kamyonetin, davacının kullandığı ------ plakalı motosiklete çarpması sonucu davacı yönünden HMK 107 uyarınca geçici iş göremezliğe, motosikletin teçhizatına ilişkin maddi tazminat ile manevi tazminat davasıdır.
Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, gelen müzekkere cevapları ve taraflarca sunulan deliller hep birlikte değerlendirilmiştir.
Dosyada, davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebi ara kararla değerlendirilmiştir.
Yargıtay ----- Hukuk Dairesi’nin 11/03/2021 tarihli, ---- esas --- karar sayılı ilamında;"…haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp iddiasında; Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Ana Bilim Dalı bölümleri gibi kuruluşlarının çalışma gücü kaybı olduğunu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihi;
-11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü,
-11.10.2008–01.09.2013 arası Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği,
- 01.09.2013–01.06.2015 arası Maluliyet Tespit İşlemleri Yönetmeliği,
-01.06.2015–20.02.2019 arası Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik, ile Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik
-20.02.2019 tarihinden sonrası için Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir." belirtilmiştir.
Dosya, maluliyetin tespiti amacıyla ATK'ya gönderilmiş, 26.02.2021 tarihli, Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre düzenlenen raporda, davacının %3,2 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, iyileşme süresinin olay tarihinden itibaren üç aya kadar uzayabileceği rapor edilmiş, kaza tarihinin 21.09.2018 olmasına bağlı olarak Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre rapor düzenlenmesi amacıyla dosya yeniden ATK'ya gönderilmiş, 08.10.2021 tarihli, Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen raporda, davacının tüm vücut engellilik oranının %2 olduğu, iyileşme süresinin olay tarihinden itibaren üç aya kadar uzayabileceği rapor edilmiş, itirazların değerlendirilmesi amacıyla dosya ATK Üst Kuruluna gönderilmiş, itirazlar irdelenerek sunulan 15.12.2022 tarihli raporun da 08.10.2021 tarihli rapor ile aynı doğrultuda olduğu görülmüş, 08.10.2021 ve 15.12.2022 tarihli raporların, yukarıda anılan güncel içtihata göre, uygun yönetmelik esas alınarak yöntemince düzenlendiği anlaşıldığından bu ATK raporlarına itibar etmek gerekmiştir.
Dosya, trafik kusuru konusunda uzman bilirkişi ve sigorta hukuku alanında uzman aktüer bilirkişi heyetine tevdi edilmiş; 07.07.2023 tarihli rapora göre dosyadaki bilgi, belge, sigorta poliçesi, hasar dosyası, ATK raporu ve ibraz edilen deliller ışığında, ---- plakalı araç sürücüsü davalı ------ 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 46/b,c, 53/b, b1, 67/c, 84/j maddelerini ihlal etmesi sebebiyle kazanın meydana gelişinde %75 oranında asli kusurlu olduğu, araç maliki davalı -----, sürücünün kusuru oranında sorumlu olduğu,---- plakalı araç sürücüsü davacı ----- 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 52/a maddesini ihlal etmesi sebebiyle kazanın meydana gelişinde %25 oranında tali kusurlu olduğu, kaza sebebiyle oluşan motosiklet teçhizatına yönelik 2.613,00 TL masrafın kadri maruf olduğu, yerleşik içtihatlar uyarınca TRH 2010 Tablosu göre davacının 47.420,29 TL geçici iş göremezlik, 52.166,91 TL işlemiş aktif dönem, 233.173,34 TL işleyecek aktif iskontolu dönem, 30.187,71 TL işleyecek pasif iskontolu dönem zararı olmak üzere toplam 362.946,34 TL tazminat alacağı olduğu, sigorta poliçe limitinin ise 360.000,00 TL olduğu rapor edilmiş olup, itirazlar irdelenerek sunulan ek rapora göre de, bilirkişilerin ek rapordaki görüş ve kanaatinin kök rapordaki ile aynı olduğu, ayrıca %75 kusur oranına göre maddi tazminat miktarının 272.209,76 TL olduğu görülmüştür.
Mahkememizce aldırılan bilirkişi kök ve ek raporlarının bu yönleriyle hükme esas alınmaya uygun, gerekçeli ve denetlenebilir bulunması sebebiyle yeni bir rapor alınması cihetine gidilmeyerek, davacı tarafından miktar yönünden, iş göremezlik zararı ve motosiklet teçhizatı toplamı olmak üzere toplamda 274.169,51 TL olarak davanın ıslah edildiği, davacı tarafça ıslah harcının yatırıldığı, artırılan miktarın poliçe limitleri dahilinde kaldığı tespit edilmiştir.
Yargıtay -----Hukuk Dairesinin 27/05/2019 tarih ---- esas --- karar sayılı ilamında: "...Davacı vekili; davalı sigorta şirketi nezdinde ZMMS poliçesi ile sigortalı bulunan müvekkilinin desteği ve murisi olan eşi ---- sevk ve idaresindeki motosikletin, dava dışı ----sevk ve idaresindeki araçla çarpışması nedeniyle 02/07/2006 tarihinde meydana gelen trafik kazası neticesinde vefat ettiğini, kazanın meydana gelmesinde müvekkilinin desteğinin kusurlu ve sorumlu olduğunu, müvekkilinin zarar gören 3.kişi konumunda olduğunu beyanla, eşinin desteğinden mahrum kalan müvekkili için fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 1.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; kazaya karışan aracın müvekkili şirket nezdinde ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğunu, davacının taleplerinin poliçe kapsamı dışında olduğunu beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, kararda yazılı gerekçelerle ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davanın kabulüne, 57.500,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, dair verilen karar davalı vekili tarafından süresi içerisinde temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin yerinde görülmeyen aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
Davacı vekilince tazminat için temerrüt faizi olarak ticari faiz(avans faizi) istenilmiş, mahkemece tazminatta davalı sigorta şirketi yönünden avans faizine hükmedilmiştir. Oysa, zarara neden olan araç motosiklet olup ticari araç değildir. Bu halde temerrüt faizi olarak davalı sigorta şirketi yönünden yasal faize hükmedilmesi gerekirken avans faizine hükmedilmesi doğru değil bozma nedeni ise de; bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden 6100 sayılı HMK'nun geçici 3/2. maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK'nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir." belirtilmiştir.
Yukarıda anılan içtihat uyarınca davacı tarafça ticari işlerde uygulanan faiz talebinde bulunulmuş olup, kazaya neden olan araç çekici olduğundan ticari faize hükmetmek gerekmiş, yine her ne kadar davalılar ----- ve ----- yönünden kaza tarihinden, davalı sigorta yönünden arabuluculuk başvuru tarihi olan 26.07.2019 tarihinden itibaren faiz işletilmesi talep edilmiş ise de, davalı sigorta şirketi yönünden, başvuru tarihinden sekiz iş günü sonrasına tekabül eden 08.08.2019 tarihi itibariyle temerrüde düştüğü anlaşıldığından, davalı sigorta şirketi yönünden bu tarih itibariyle temerrüdün gerçekleştiği, davalılar ----- yönünden 21.09.2018 kaza tarihi itibariyle temerrüdün gerçekleştiği kabul edilmiş ve davacının maddi tazminat davasının, teselsül talebi olmadığı da dikkate alınarak, hükümde yazıldığı şekilde kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Davacının ayrıca manevi tazminat talebi de mevcuttur.
Manevi tazminat konusunda belirtmek gerekir ki; Anayasanın güvence altına aldığı hak arama özgürlüğünün yanında, yine Anayasanın "Temel Haklar ve Hürriyetlerin niteliği" başlığını taşıyan 12. maddesinde herkesin kişiliğine bağlı dokunulmaz, devredilmez, vazgeçilmez temel hak ve özgürlüklere sahip olduğu belirtildikten başka, 17. maddesinde de, herkesin yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahip bulunduğu da düzenleme altına alınmış bulunmaktadır. Türk Medeni Kanunu'nun 24. maddesinde, kişilik haklarına yapılan saldırının unsurları belirtilmiş ve hukuka aykırılığı açıklanmıştır. 25.maddesinde ise, kişilik haklarına karşı yapılan saldırının dava yolu ile korunacağı açıklanmıştır. Türk Borçlar Kanunu m. 56 gereği de ; Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.
Manevi tazminat sade bir ifade ile, zarar görenin kişilik değerlerinde iradesi dışında meydana gelen eksilmenin (manevi zararın) giderilmesi, tazmin ve telafi edilmesidir-----)Manevi tazminatta zarar, kişinin iç huzuru ve manevi bütünlüğüne yapılan saldırının mecazi ifadesidir(------
Manevi tazminata hükmedilirken uygulamaya 22/06/1966 ----- sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararındaki (Belirtilmelidir ki; Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararları konularıyla sınırlı, sonuçlarıyla bağlayıcıdırlar, bkz: 2797 saıyılı Yargıtay kanunu m. 45;"İçtihadı birleştirme kararları benzer hukuki konularda Yargıtay Genel Kurullarını, dairelerini ve adliye mahkemelerini bağlar.)ilkeler ışık tutmaktadır. Manevi tazminat uygulamadaki yerleşen ilkeler ve tarafların sosyal ve ekonomik durumları da gözetilerek, hakimin takdirinde bir husustur. Mahkemeler kanunen kendilerine tanınan takdir haklarını dikkatlı kullanmalıdırlar. Takdir yetkisi, kanun koyucunun bilerek ve isteyerek, yani bilinçli olarak bıraktığı kural-içi (intra legem) boşlukların; hukuk kurallarını uygulamakla yükümlü olanlarca, olaylardaki özelliklerle toplumdaki ahlâkî düşünceler, hukukun birliği, takdir yetkisini tanıyan kuralın amacı, sosyal adalet gibi hususlar göz önünde tutularak ferdîleştirilip doldurulması yetkisidir. Hukukî niteliği bakımından, MK. m. 4'de tanınmış olan bu yetki, kural-içi boşluğu doldurup doldurmamak bakımından yargıca bir « s e r b e s t i » (ihtiyar) vermemiş; tersine, bir ödev yüklemiştir. Gerçekten, MK. m. 4'e göre, «hâkim ... hükmeder». Bu ibareden ödev niteliği kolaylıkla anlaşılmaktadır. Şu halde, hakim, takdirle ilgili şartların gerçekleşmesi halinde, takdir yetkisini kullanmakla yükümlüdür. Aksi takdirde, hakkın dağıtımından kaçınmış olur(-----).
Mahkememiz anılan hususların da farkında olarak, dosyaya dönüldüğünde, Manevi tazminatın amaçlarından biri caydırıcılık olmakla beraber diğeri manevi tatmin duygusudur. Manevi tazminat miktarı amacından çıkacak şekilde, tarafın maddi olarak çöküşüne neden olacak miktarda da olmamalıdır. Davacı tarafın sebepsiz olarak zenginleşmesine neden olmayacak, zarara uğrayanda manevi huzur doğuracak ve hükmedilecek tazminat miktarının cezalandırmaya veya malvarlığına ilişkin bir zararı gidermeye yönelik olmayacak şekilde olmasının Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarında kabul edilmiş olduğu, iş bu davada manevi tazminat talebinin tamamının kabul edilmesinin davalıların ekonomik olarak çöküşüne sebep olacağı, tüm hususlar, yukarıdaki açıklamalar, 22/06/1966 gün ----- sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararındaki (Belirtilmelidir ki; Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararları konularıyla sınırlı, sonuçlarıyla bağlayıcıdırlar, bkz: 2797 saıyılı Yargıtay kanunu m. 45;"İçtihadı birleştirme kararları benzer hukuki konularda Yargıtay Genel Kurullarını, dairelerini ve adliye mahkemelerini bağlar.) ilkeler göz önünde tutarak, davacının, yaralama sebebiyle vücut engellilik oranının %2 olduğu, üç ay iş göremez hale geldiği, alınan kusur raporuna göre davalı sürücü ---- olayda asli ve %75 kusurlu olması, diğer davalı ---- araç maliki olduğu için, sürücünün kusuru oranında sorumlu olması, talep edilen manevi tazminat miktarının, dava açılış tarihine ve geçen süreye göre makul bir miktar olması bir bütün olarak değerlendirilip hükümde gösterildiği şekilde, teselsül talebi olmadığı da dikkate alınarak, davalılar ----- aleyhine açılan, davacının manevi tazminat talebinin kabulüne karar vermek gerekmiş, her ne kadar kazaya neden olan araç ticari araç ise de, davacı tarafça yasal faiz talep edildiğinden, taleple bağlılık ilkesi uyarınca yasal faize hükmetmek gerekmiş, davalılar yönünden 21.09.2018 kaza tarihinde temerrüdün gerçekleştiği kabul edilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının maddi tazminat davasının KABULÜNE, toplam 274.169,51 TL'nin (iş göremezlik tazminatı ile motosiklet teçhizatı tazminatı), davalı sigorta şirketi yönünden 08.08.2019 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte, davalılar ---- ve ----- yönünden 21.09.2018 kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılardan müştereken tahsili ile davacıya verilmesine, (davalı sigorta şirketinin sorumluluğu poliçede yazılı limitle sınırlı olmak üzere),
2-Davacının manevi tazminat davasının KABULÜNE, toplam 20.000,00 TL'nin 21.09.2018 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ------ müştereken tahsili ile davacıya verilmesine,
3-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 20.094,72 TL harçtan peşin alınan 44,40 TL ve 4.665,05 TL ıslah harcının toplamı olan 4.709,45 TL harcın mahsubu ile 15.385,27 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazine adına irad kaydına,
4-Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irad kaydına,
5-Adalet Bakanlığı Adli Tıp Kurumu Başkanlığının 13.04.2021 fatura tarihli ----- nolu 820,00 TL'lik, 13.04.2021 fatura tarihli ------ nolu 820,00 TL'lik, 03.01.2023 fatura tarihli ------ nolu 3.060,00 TL'lik olmak üzere toplam 4.700,00 TL fatura ücretinin davalılar tarafından müştereken ve müteselsilen Adli Tıp Kurumu döner sermaye saymanlığının ------ şubesindeki -----iban nolu hesabına yatırılmasına,
6-Maddi tazminat davası yönünden davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 43.125,43 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
7-Manevi tazminat davası yönünden davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalılar ------ müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
8-Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri olmadığı için bu hususta hüküm kurulmasına yer olmadığına,
9-Karar kesinleştiğinde varsa bakiye gider avansının yatırana iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde ---- Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesi nezdinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim