Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2026/85
2026/86
3 Şubat 2026
T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/100 Esas
KARAR NO: 2026/34
DAVA: Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 12/02/2024
KARAR TARİHİ: 13/01/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davalı şirket arasında “Araçların İmal, Tadil ve Montajı Hakkında Yönetmelik” kapsamında birbirleri ile çalışmak maksadı ile --- tarihli sözleşme akdedildiğini, taraflar arasındaki sözleşmenin ---- tarihinden itibaren 5 yıllık bir süre için yapıldığını, sözleşmenin henüz 1,5 yılını sürdürmekteyken davalı tarafından ------yevmiye no.lu ihtarnamesiyle kötü niyetli olarak tek taraflı feshedildiğini, devam eden süreçte taraflarınca ------ yevmiye numaralı ihtarnamesiyle feshin hakkın kötüye kullanılması kapsamında olduğu ve müvekkili şirketin alacağının ödenmesinin talep edildiğini, işbu ihtarnameye karşı davalı şirketin ----- yevmiye no.lu ihtarnameyi göndererek feshin haklı ve geçerli olduğu, sözleşmenin 4.1.maddesi hükmünün açık olduğunu, bu durumun hakkın kötüye kullanılmasına gösterge olmadığını, sözleşmenin konusunu oluşturan ----- kapsamındaki departmanın kapatıldığını, bu kararın ortaklar kurulu kararı ile alındığı, gerekli ekipman ve teçhizatların iadesinin müvekkili şirketten talep ettiklerini, ancak davalı şirketin, sözleşmenin 4.1.maddesine dayanarak sözleşmeyi feshetmesinin hukuka aykırı olduğunu, davalı şirketin ------kapsamında, sözleşme öncesinde yapmış olduğu işlere dair faturalar ve elde ettiği ciro ile müvekkili şirket ile yapmış olduğu sözleşme döneminde alınan yetkiler sonrasında kesmiş olduğu faturalar karşılaştırıldığında, gerçekte bu faaliyet alanından çekilmesini gerektirecek hiçbir neden bulunmadığı, aksine her geçen zaman artan kar marjıyla daha cazip bir noktaya geldiği konusunun açıkça ortada olduğunu, bu bilgiye ek olarak, davalı şirket tarafından “Araçların İmal, Tadil ve Montajı Hakkında Yönetmelik” kapsamından çekilineceğinden bahisle sözleşmenin konusuz kalacağı bildirilmesine rağmen, aynı alanda ve konuda faaliyet gösteren ve davalı şirket ile aynı holding çatısı altında bulunan ---- firması ile davalı şirket tarafından Araçların İmal, Tadil ve Montaj faaliyetlerine devam edileceği hususunun, sektörü ilgilendiren piyasalarda bilinen gerçeklerden olduğunu, davalı şirketin, iş ortaklığı süresince edinmiş olduğu “Araçların İmal, Tadil ve Montajı Hakkında Yönetmelik” kapsamında müvekkil şirketin sahip olduğu ---- TMK'nun 2.maddesinde belirtilen genel ilke olan “dürüstlük kuralına” aykırı şekilde ------ şirketi ile paylaştığı, bu doğrultuda müvekkil şirketin müşterileri ile söz konusu şirket arasında yapılan uygunluk ve akreditasyon hizmetlerine ilişkin faaliyetlerin bulunduğu konusunun da izahtan vareste olduğunu, bu bilgilere ilaveten, -------- göre, teknik servislerin uygunluk değerlendirmesini alt yükleniciye taşere etmesinin sonucu olarak faaliyetlerinin askıya alınacağı ve verilen süre içerisinde düzeltilmemesi halinde teknik servis statüsünün iptal edileceği düzenlemesi bulunmasına rağmen, davalı şirketin müvekkil şirket ile yapmış olduğu sözleşme süresinde 1,5 yıl boyunca bu hususun göz ardı edildiğini, bunun yanında, davalı şirketin sözleşmeyi dürüstlük kuralına aykırı olarak feshederken bu hususun ------- tarafından bilinmesi halinde Araçların İmal, Tadil ve Montajı Hakkında Yönetmelik kapsamındaki yetkileri dışında diğer akreditasyonlarının da askıya alınması ya da iptali ile yaptırımlara tabi olabileceğinin açıkça ortada olduğunu, anılan ve anlatılan nedenler karşısında davalı şirketin sözleşmeyi dürüstlük kuralına aykırı bir şekilde feshettiğinin izahtan vareste olduğunu, huzurdaki dava konusu olayda davalı şirketin, müvekkili şirket ile yapmış olduğu sözleşmeyi dürüstlük kuralına aykırı şekilde feshederek sözleşme gereği elde edilecek karın müvekkili şirket ile paylaşılması yerine “Araçların İmal, Tadil ve Montajı Hakkında Yönetmelik” kapsamındaki iş ve işlemleri diğer şirket -------- üzerinden devam ettirme niyetini haiz işlemi ile müvekkili şirketi oldukça yüksek bir kar bedelinden mahrum ettiğini, bu nedenle davalı şirketin söz konusu feshi hakkın kötüye kullanılması kapsamında olması hasebiyle hukuka aykırı olduğunu, taraflar arasındaki sözleşmenin 4.2.maddesinde “Taraflardan herhangi birinin işbu sözleşmeye aykırı hareket etmesi ve kendisine diğer tarafça yapılan yazılı bildirimden itibaren 10 takvim günü içinde söz konusu aykırılığın giderilmemesi halinde, bildirimde bulunan taraf, işbu sözleşmeyi derhal ve tazminatsız feshedebilir. İhlale uğrayan tarafların tazminlerini talep hakkı saklıdır.” denildiğini, görüldüğü üzere taraflar arasında imzalanmış bulunan sözleşmede, sözleşmenin hangi hallerde tazminatsız olarak feshedilebileceğinin yazıldığını, davalı şirket tarafından müvekkili şirkete yönelik sözleşmenin 4.2.maddesi kapsamında bir bildirimde bulunulmadığını, müvekkili şirkete yönelik sözleşmeye aykırı davranma gibi bir iddia ortaya konulmadığını, davalı şirketin, taraflar arasında akdedilen sözleşmeyi, iyi niyetten uzak bir şekilde ve müvekkile izafe edilebilecek hiçbir kusura dayanmadan feshettiğini, davalının her ne kadar fesih sebebi olarak sözleşme kapsamı işten çekildiğini bildirmişse de sözleşme kapsamında olan işi dava dışı ------ üzerinden devam ettirdiğini ve hali hazırda devam ettirdiğini, her iki şirketin ------- incelendiğinde, aynı adreste faaliyet gösterdikleri, yöneticilerinin benzer olduğu ve ------ Bünyesinde faaliyet gösterdiklerinin anlaşılacağını, davalı şirket tarafından yapılan bu feshin haksız ve hukuka aykırı olup, müvekkili şirketin büyük ticari zarara uğramasına sebebiyet verdiğini, davalı şirket tarafından yapılan haksız fesih nedeniyle, sözleşme kapsamında çalıştırılan ------ isimli çalışanların iş akitlerinin de haksız ve hukuka aykırı olarak feshedilmiş olup, işbu hal fesih sebebiyle doğması muhtemelen tazminatlar tutarı olan 260.011,39 TL'nin müvekkili şirketin davalı şirketten olan hakkedişinden haksız ve hukuka aykırı olarak mahsup edildiğini, davalı tarafça yapılan haksız fesih gerçekleşmeseydi müvekkile ödenecek olan işbu meblağın, davalı şirketin sebebiyet verdiği haksız fesih nedeniyle müvekkiline ödenmediğini, tüm bu sebeplerle hakkın kötüye kullanımı şeklindeki tek taraflı fesih sonucunda müvekkili şirketin söz konusu sözleşmeye güvenerek yapmış olduğu yatırım ve harcamaların, ek personel istihdamının ve sözleşmenin devamı halinde elde edilecek kazançtan yoksun kalınacak karın ve sair diğer giderlerin karşılığı olarak, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 1.000 TL tutarındaki alacağın tahsilini talep ettiklerini belirtmiş olup, davanın kabulüne, sözleşmenin haksız ve süresinden önce fesih nedeniyle müvekkili şirketin uğradığı zararın fesih tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tazminine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin ---- kapatılması kararı alındığı için, dolayısıyla ----- kapsamından da çekilme kararı alındığını, bu minvalde sözleşmenin konusuz kaldığını, davacı şirketin, birçok noktada sözleşmeye aykırı davranmış olup, bölüm kapama kararına neden olanlardan birinin de davacı şirket olduğunu, davacının iş dosyaları ve raporlamalarda sözleşmeye aykırı hareket ederek müvekkili şirketin ana iş kolu olan akreditasyon yetkilerini tehdit ettiğini, sözleşmede yer alan 2022 yılı hedefinin tutmadığını ve müvekkili şirketin zarara uğradığını, müşteriler tarafından şikayet edildiklerini, ciro getirisi olmasına rağmen tahsilat yapılamadığı için yine ------- Bölümünü zarara uğrattıklarını, davacı şirketin ------ tarihli sözleşmenin 6.1.maddesinde yer alan ve hedefin masraf ve ciro eşit olacak şekilde belirlendiği, masrafın ciroyu geçmemesi kıstası konmasına rağmen bu kıstasa uymaması nedeniyle müvekkili şirketi zarara uğrattığını, ancak müvekkili şirketin her seferinde davacıya şans verdiğini ve haklı nedenle fesih sebebini bu sefer de kullanmadığını, müvekkili şirketin ----- mali bilançolarında son yıllarda hep zarar açıkladığını, bu durumun bilirkişi incelemesinde de açıkça görüleceğini, tüm bu şikayetler, eksik yapılan işler ve ----- zarar açıklaması nedeniyle, bağlı olunan ve müvekkili şirketin büyük hissedarı da olan----- kapatılması kararını aldığını, ------tarihinde bu talebin müvekkili şirkete iletilmiş olup, müvekkili şirketin işlerin toplanması adına süre istediğini, bu bağlamda davacı şirket ile irtibata geçildiğini ve sözleşmenin feshedilmesinin istendiğinin belirtildiğini, ---- yevmiye numaralı ihtarnamesi ile sözleşmenin ------tarihi itibariyle feshedileceğinin davacı şirkete gönderildiğini, davacı şirket yetkilisi ---- tarihli maili ile sürecin uzatılmasını talep ettiğini, müvekkili şirketin de bu bağlamda İş Ortaklığının süresini daha sonra davacı ile yapılan telefon görüşmeleri üzerine ---- tarihine kadar uzattığını, davacı şirket yetkilisinin tüm bu süreçte feshe herhangi bir itirazı da olmadığını, hatta personelin mağdur olmaması için de gerekli aksiyonun alınmasının rica edildiğini, bu mailleşmeler ve telefon görüşmeleri üzerine müvekkili şirketin ------ tarihli maili ile çalışanlarla ilgili çıkış süreçlerini açıklayan maili davacıya gönderdiğini ve davacının da tüm bu işlemlere onay verdiğini, davacı şirketin her ne kadar sözleşme kapsamında müvekkili şirketin müşteri portföyünü genişletip, iş hacmini büyütmüş gibi gözükse de niteliksiz, eksik ve yanlış işleri nedeniyle müvekkili şirketin mağdur olduğunu, ayrıca davacının yaptığı işlerden tahsilat da yapamadığını ve yapılan işin maddi getiri oranının düşük olduğunu, davacının tahsil etmediği işlerle ilgili sözleşmeye aykırı kestiği faturaların da mali incelemelerde görüleceğini, sözleşmeye göre yapılan işin tahsilatı yapılmadan davacı şirketin müvekkili şirkete fatura kesmesinin de mümkün olmadığını, sözleşme gereği işe alınan personellerin iş akitlerinin yine sözleşme kapsamında feshedildiğini, davacının haksız ve kötüniyetli davrandığını, davacının,------ tarihli sözleşme kapsamında işe alınan personellerin tüm masraflarını tazminatları dahil ödeyeceğini kabul ederek, basiretli bir tacir gibi bunun sonuçlara uymakla mükellef olduğunu, davacının dilekçesinde bahsettiği ---- çıkış anında müvekkili şirket çalışanı olmadığını, -----ise sözleşme yapılmadan davacı çalışanı olup; sözleşme bittikten sonra tekrar davacı yanda işe devam ettiğini, ---- ise müvekkili şirket aleyhine ------ Esas sayılı dosyayla işe iade davası açmış olup, bu dosyaya gelen kayıtlarda da davacı bünyesinde çalışmaya devam ettiği sigorta kayıtları ile sabit olduğunu, yine ---- bu davada vekilinin işbu davada davacının vekili olan ---- olup, gerekli ilişiği Mahkemeye bildirdiklerini, davacı şirketin dava dışı ---- şirketi hakkındaki iddialarının kötü niyetli olup, iftira niteliğini taşıdığını,----- müvekkili şirketin tamamın bağımsız tüzel kişiler olduğunu, ---- ortağının -----olup, müvekkili şirketin ortağının ise------ olduğunu, ayrıca yönetim yapılarının da tamamen farklı olduğunu, bunun dışında---- şirketinin hisselerinin ---- görüleceği üzere ---- başlarında olup, davacı şirket ile olan ortaklığın ise-------- yılında yapıldığını, müvekkili şirketin davacının bahsettiği gibi ---------- müşteri portföyü gibi hususların öğrenilmesinin mümkün olmadığını, zira müvekkili şirketin bütçesi ve karının ------- firmasından tamamen ayrı olup; müvekkili şirket bünyesinde otomotiv hizmetlerinin sürdürülmesi için büyük çaba sarf ettiğini, ayrıca------ firmasının çalıştığı alan ile müvekkili şirketin alanlarının birebir örtüşmediğini, belirtildiği gibi -------- sektörü ve ----faaliyetleri kapsamında faaliyetlere devam etmeyeceğini,------- şirket olup, ortaklık yapılarının da tamamen ayrı olduğunu, bu nedenle ortak hareket edilmesi, gelir aktarımı gibi bir sürece girilmesinin mümkün olmadığını, kötü niyetle hareket eden davacı tarafın haksız talebinin reddi ile müvekkili lehine haksız ve kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep ettiklerini belirtmiş olup, haksız ve mesnetsiz davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı yanca ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:Dava hukuki niteliği itibariyle, taraflar arasındaki sözleşmenin haksız olarak fesih edildiği iddiası ile oluşan zararın tazmini amacı ile açılan tazminat davasıdır. Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleribulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.Bilirkişi heyeti tarafından verilen raporda özetle; " Davalı şirket kayıtları ve----- sorgulamaları incelendiğinde; Dava dışı ----davalının ticari ilişkisinin bulunduğu, davalı şirket ve dava dışı şirketin ---- bir iştiraki bulunduğu, ----adına imza yetkilisi olan ------ hem davalı şirketin hem de dava dışı şirketin münferiden imzaya yetkilisi olduğu, eş deyişle iki şirketin de yöneticilerinin, iş kolunun aynı olduğu, davalı şirketin aynı zamanda Holding ve ona bağlı değişik ülkelerdeki onlarca şirket ile de ticari ilişkisinin bulunduğu, davalı ve dava dışı iki şirketin organik olarak birbirine bağlı olduğunun söylenebileceği, Fesih Bakımından, Mahkemece davalı tarafından davacıda sözleşmenin devam ettirileceğine dair inanç uyandırılmasına rağmen sözleşmenin olağan fesih ile edildiğine kanaat edilmesi halinde, davacının talep etmiş olduğu yatırım zararları, fiili zararları ve yoksun kalınan karını talep ettiği, yatırım zararları bakımından, dosya içerisinde davalı tarafından uygun görülen, onaylanan bir yatırım zararına rastlanılmadığından ilgili hususta bir hesaplama yapılamadığı, zarar bakımından, davacının sözleşme kapsamında yaptığı masrafları davalıdan talep edebileceği, dosya içerisinde bu hususta bir belgeye rastlanılmadığı, sözleşmenin feshi sebebiyle çalışanlara ödenmek zorunda kalan özlük hakları da fiili zarar kapsamında olmakla beraber, taraflar arasındaki sözleşmenin 2.2. maddesinde bütün özlük haklarından davacının sorumlu tutulduğu, bu bakımdan özlük hakları ile ile ilgili olarak çalışanlara kıdem, ihbar tazminatı ödenmişse de bu tutarlardan franchise verenin sorumlu olmayacağı, yoksun kalınan kar bakımından, taraflar arasındaki sözleşmede | aylık ihbar öneli bulunduğundan, davacının | aylık yoksun kalınan karını davalıdan talep edebileceği, fakat heyetimizce yapılan mali incelemede, bir karlılık tespit edilemediğinden ilgili hususta bir hesaplama yapılamadığı, Mahkemece, davalı tarafından davacıda sözleşmenin devam ettirileceğine dair inanç uyandırılmadığına kanaat edilmesi halinde ise, ihbar önelli fesih haksız olmayacağından, davacının sadece yatırım zararlarını talep edebileceği, yatırım zararları bakımından, dosya içerisinde davalı tarafından uygun görülen, onaylanan bir yatırım zararına rastlanılmadığından ilgili hususta bir hesaplama yapılamadığı, sonuç ve kanaatine varılmıştır." şeklinde rapor sunulmuştur.
Bilirkişi heyeti tarafından verilen ek raporda özetle; "Kök raporda ki görüşlere bağlı kaldığı" şeklinde rapor sunulmuştur. Somut olayda; taraflar arasında ------- tarihinde iş ortaklığı sözleşmesi akdedildiği, sözleşmenin süresinin 5 yıl olarak belirlendiği, sözleşmenin 4. Maddesinde 30 gün önceden yazılı olarak bildirimde bulunmak kaydıyla sözleşmenin feshi hakkının taraflara tanındığı, davalının da bu maddeye dayanarak ---- tarihinde --- tarihinden itibaren sözleşmeyi feshettiği, davacının feshin haksız olduğu ve zarara uğradığının iddia edildiği anlaşılmıştır. Franchise Sözleşmesi, franchise verenin, kendisine ait üretim, işletme ve pazarlama sistemini oluşturan fikri ve sınai unsurlar üzerinde, franchise alana kullanma hakkı ( lisans ) tanıyarak, onu kendi işletme organizasyonuna dahil etmek ve onu sistem içerisinde devamlı olarak desteklemek borcu altına girdiği; franchise alanın ise sisteme dahil mal ve hizmetlerin sürümünü kendi nam ve hesabına yapmayı ve franchise verene belirli bir ücret ödemeyi taahhüt ettiği sürekli bir borç ilişkisi kuran çerçeve bir sözleşmedir ---- Söz konusu sözleşmeler içeriklerine göre çoğu zaman, lisans sözleşmesi, kira sözleşmesi, alım-satım sözleşmesi, komisyon sözleşmesi gibi sözleşmeleri de içinde barındıran çerçeve ( şemsiye ) sözleşmeler niteliğindedir. Görüldüğü üzere franchise sözleşmesi her iki tarafın da borç altına girdiği karşılıklı edimler içeren bir sözleşme olup, her bir tarafın borcu diğer tarafın borcunun karşılığını oluşturmakta ve edimler arasında değişim söz konusu olmaktadır. Başka bir deyişle franchise sözleşmesinde franchise alan ile franchise verenin borçları aynı zamanda diğer tarafın ediminin karşılığını ihtiva etmektedir. Franchise verenin kendisine ait franchise sistemini franchise alana kullandırma ve onu ticari faaliyeti sırasında devamlı olarak destekleme yükümlülüğüne karşılık, franchise alanın franchise verenin mal veya hizmetlerin sürümünü kendi nam ve hesabına yürütme ve franchise verene belli bir bedel ödeme yükümlülüğü gelmektedir. Ayrıca franchise alanın, franchise verene karşı onun menfaatlerini koruma, sırlarını saklama, gerektiğinde hesap verme gibi güven ve sadakate dayanan yükümlülükleri vardır. Sözleşmenin belirli süreli olarak kurulduğu durumlarda, sözleşmenin devam ettiği belirli süre boyunca olağan fesih hakkının kullanılması söz konusu değildir. Ancak taraflar sözleşmede serbest fesih haklarını birbirine tanıyabilirler. Bu hakkın her iki tarafa tanınması halinde olağan feshe ilişkin hükümler taraflar için bağlayıcı hale gelir. Olağan fesih halinde fasih talebinde bulunan tarafın sebep göstermez. Sözleşmede belirlenen ihbar önellerine uyması gerekmektedir. Her iki tarafa da tanınan olağan fesih hakkına dayanarak yapılan fesihlerde tazminat sorumluluğundan bahsedilemez. Eldeki davanın da sürekli nitelikte asli edimler içeren belirli süreli franchise sözleşmesidir. Davalı taraf sözleşmenin 4. Maddesinde her iki tarafa da olağan fesih hakkı tanıyan maddeye dayanarak ve ihbar önellerine uyarak sözleşmeyi feshetmiştir. Bu durumda feshin
haksızlığındanbahsedilemeyecektir. Edilmiştir. Davacı taraf davalının sözleşmeyi feshederek müşterilerini ve bilgi birikimini dava dışı --------üzerinden devam ettirdiğini iddia etmiş ise de dava dışı -------davacının, davalı ile kurduğu iş ilişkisi kapsamında davalı ------ faaliyetlerinin aynı olmasına, alınan akreditasyonların aynı olmasına, her iki kuruluşunda Araçların İmal Tadil ve Montajı Hakkındaki Yönetmelik ---- kapsamında tip onay belgelendirme, derecelendirme ve bağımsız denetim konularında faaliyette bulunmalarına rağmen, davacının, davalının sözleşmeyi sonlandırarak müşterilerini ve bilgi birikimini dava dışı -------- yönlendirdiği iddialarını ispatlayan somut bir delil bulunmadığı gibi bilirkişi incelemesinde de böyle bir tespite yer verilmemiş olup iddiaların ispata muhtaç olduğu belirlenmiştir. Kaldı ki davacının yatırım masrafı ve fiili zararına ilişkin somut bir delile rastlanmadığı gibi şirketin karlılığı tespit edilemediğinden yoksun kalınan kar kaybı da belirlenememiştir. Ayrıca davacının sözleşmenin feshi sebebiyle çalışanlara ödenmek zorunda kalınan özlük hakları fiili zarar kapsamında olmakla beraber, taraflar arasındaki sözleşmenin 2.2. maddesinde bütün özlük haklarından davacının sorumlu tutulduğu, bu bakımdan özlük hakları ile ile ilgili olarak çalışanlara kıdem, ihbar tazminatı ödenmişse de bu tutarlardan franchise verenin sorumlu olmayacağı belirtilmiştir. Hal böyle olunca davalının feshinin haksızlığından bahsedilemeyeceği gibi davacının zarar iddialarını da ispat edememesi dikkate alınarak davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Karar harcı 732,00-TL 'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 427,60-TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 304,40-TL harcın, davacı taraftan tahsil edilerek hazineye irat kaydı yapılmasına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
5-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 1.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Davacı tarafından dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,
7-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ------ bütçesinden ödenen 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,
Dair; davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde ----------- Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 13/01/2026
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.