mahkeme 2024/925 E. 2025/245 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2024/925
2025/245
8 Nisan 2025
T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/925
KARAR NO : 2025/245
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 12/12/2024
KARAR TARİHİ : 08/04/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin işyerinin yakınlarında gerçekleştirilen yol çalışmaları sırasında ------ ait borunun patladığını, patlama ve su baskını sonucunda müvekkilinin işletmesinin zarar gördüğünü, işyerinin altyapısı, iş yerindeki tüm makine, teçhizat ve elektronik aletler, siparişi alınıp yapımı devam eden ve biten mallar ile malzemelerin zarar gördüğünü, olay günü gerçekleşen itfaiye müdahalesine ilişkin ----- İtfaiye Grup Amirliğince tutulan İtfaiye Olay Raporunda su tahliye edilmeden önce zeminde 20 cm su birikintisi olduğu ve toplam 50.000 litre suyun tahliye edildiği tutanak altına alındığını, yine olay günü müvekkilinin şikayeti üzerine-----Merkezi Amirliğince hazırlanan Görgü ve Tespit Tutanağında, müvekkilin işyerinin sular altında kaldığının görüldüğü ve zarar tespiti yapılamadığının tutanak altına alındığını, Dava konusu haksız fiilin ve zararın, davalı-----yaptığı çalışmalardan kaynaklandığına ilişkin görgü tanıkları bulunduğunu, oluşan zararın tespiti için -----Sulh Hukuk mahkemesince bilirkişi incelemesi yapıldığını, yapılan arabuluculuk görüşmelerinden bir sonuç alınamadığını beyanla; Haksız fiilden kaynaklı zararın giderilmesi kapsamında; -----Sulh Hukuk Mahkemesi ----- Değişik İş numaralı zarar tespit dosyasındaki bilirkişi raporuna göre tespit edilen 119.110 TL zararın (ilaveten kazanç kaybı, işletmenin su dolması nedeniyle çalışanlara çalışılmadığı halde ödenen aylık matbu ücretler, süresinde teslim edilemeyen ürünler ve üçüncü kişilerle yapılmış olan sözleşmeden dönme nedeniyle doğan maddi zararlara ilişkin talep ve dava hakkımız saklı kaymak kaydıyla) haksız fiilin gerçekleşip zararın doğduğu 12/05/2024 tarihinden itibaren hesaplanacak birikmiş yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsil edilerek taraflarına verilmesine, müvekkiline henüz yeni açtığı işletmesinin gördüğü zarardan ve işlerinin durmasından dolayı büyük bir hayal kırıklığına uğradığı, ticari hedeflerinin sekteye uğradığı, sosyal ve ekonomik statüsünde ciddi kayıplar yaşadığı ve ağır manevi zarara maruz kaldığını, bu nedenle manevi olarak 10.000 TL tazminatın davalıdan tahsil edilerek taraflarına verilmesine, delil tespiti davası, arabuluculuk süreci ve işbu davaya ilişkin taraflarınca katlanılan tüm yargılama giderlerinin, vekalet ücretlerinin, harç ve masrafların da davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili idare açısından usul ve esas, davanın görev yönünden de reddini talep ettiklerini, davanın hukuk mahkemesinde değil idare mahkemerinde görülmesi gerektiğini, dava dilekçesinden, davaya konu hasarı içmesuyu şebeke borusundaki patlamadan kaynaklı olduğunun iddia edildiğini, 2560 sayılı --- Kuruluş Kanunu, ---- Tarifeler Yönetmeliği ve ilgili mevzuat gereği müvekkili idare ---- yalnızca Atıksu kanallarının yapımı ve işletmesinden sorumlu olduğunu, atık su kanalından ayrı olan yağmursuyu kanallarının yapım, bakım ve işletmesinden de ilgili Belediyenin mes'ul olduğunu, ana arterlerde Büyükşehir Belediyesi, ara cadde ve sokaklarda da İlçe Belediyelerinin bu görevi yapmak durumunda olduğunu, İdare uhdesinde ----- Sokakta yürütülen su arıza onarım çalışması esnasında, yol seviyesi altındaki bodrum katta mobilya atölyesi olarak faaliyet gösteren iş yerine ait ---- Sokağa cepheli duvarın çatlayarak zarar görmesi sonucu, arıza noktasından sızan suyun maddi hasara neden olduğu iddia edildiğini, İmar yolunda meydana gelen su arızasına İdare ekiplerince, 12.05.2024 tarihinde ----- numaralı işemri ile olağan bakım onarım faaliyetleri kapsamında müdahale edilerek gerekli onarımın yapıldığını ve arıza noktasında 4150 mm çapındaki DF borudan sızan suyun da yine ekiplerimizce vidanjör marifetiyle tahliye edildiği tespit edildiğini, ---- Sulh Hukuk mahkemesinin ---- dosyası kapsamında hazırlanan bilirkişi tespit raporunun 6. sayfasında “İşyerinde zeminde fayans ve duvarda çatlaklar olduğunun beyan edildiği, heyetlerince gösterilen ilgili çatlakların su baskınından olup olmadığı anlaşılamamıştır. ” denildiğini, idarenin olağan bakım onarım faaliyetleri kapsamında, imar yolu üzerinde meydana gelen su arızasına müdahale edilerek arızanın onarıldığı ve tranşede biriken suyun da vidanjör marifetiyle çekildiği, bilirkişi raporunda da ifade edildiği gibi işyeri duvarında meydana gelen çatlakların su baskınıyla alakalı olmadığı, konuya ilişkin ----- İmar Yönetmeliği Bodrumlar Madde 18 (1) "Düz veya eğimi az olan arazilerde yapılan konut binalarında su basmanın en az 1.00 m yapılması şartıyla 1. Bodrum kat iskân edilebilir. ayrıca her türlü yapı nizamında, imar planlarında aksine bir açıklama bulunmadığı takdirde konut binalarında toprağa dayalı bodrum katlarda; zorunlu piyeslerden olan oturma odası ve bir yatak odasının açığa çıkan dış duvarları en fazla (1.00) metre gömülmesi ve pencere açılmak suretiyle, doğal aydınlatma ve havalandırılmalarının sağlanması, sel, taşkın ve su baskınlarına karşı tedbirlerin alınmış olması şartıyla arazi meyili nedeniyle açığa çıkan bodrum katlar iskân edilebilir." (6) Toprağa dayalı tüm bodrum katlarda, dış etkilere karşı ısı ve su yalıtımı yapılması zorunludur. Türk Borçlar Kanunu Madde 69'da "Bir binanın veya diğer yapı eserlerinin maliki, bunların yapımındaki bozukluklardan veya bakımındaki eksikliklerden doğan zararı gidermekle yükümlüdür." denildiğinden hasarın yol seviyesi altında kalan bodrum kattaki işyerinde, ilgili mevzuatlar kapsamında belirtilen önlemlerin alınmamasından kaynaklı olduğunun tespit edildiğini, davaya konu hasarda idarenin herhangi bir kusur ve sorumluluğunun bulunmadığını beyanla; Öncelikle davanın görevsizlik nedeniyle dava şartı bulunmadığından ve husumetten reddine, Esasa girilmesi durumunda bu sefer davanın esastan reddine, Yargılama giderlerinin davacıya yüklenmesine, lehlerine vekalet ücretine hükmedilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE: Dava hukuki niteliği itibariyle, iş yerinden meydana gelen su baskını nedeni ile ile oluşan zararın idareden tazminine yönelik olarak açılan tazminat davasıdır.
TTK'nın 4.maddesinde, bir davanın ticari dava niteliğinde olup olmadığının tespiti bakımından üç ayrı kıstas kabul edilmiştir. Bunlardan ilki, tarafların sıfatına ve işin ticari işletme ile ilgili olup olmadığına bakılmaksızın ve başka hiçbir şart aranmaksızın TTK veya diğer kanunlarda ticari sayılan davalardır (mutlak ticari davalar). Mutlak ticari davalar herhangi bir unsurun, bağlama noktasının veya sebebin davanın ticari niteliğini değiştirmediği, mahkemenin kanaatinin rol oynamadığı davalardan olup TTK'nın 4/1 hükmünde (a) ile (f) bentleri arasında sayılmıştır. İkincisi ise, yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticarî nitelikte kabul edilen davalardır. TTK'nın 4/1-son cümlesi uyarınca ikinci grup ticarî davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia (saklama) sözleşmesi ile fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalardır. Bu nevi davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da gerekli ve yeterli görülmüştür. Üçüncü grup ise, nispi ticari davalar olup, TTK'nın 4/1 maddesi uyarınca her iki tarafın ticarî işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticarî işletmesini ilgilendirmesi, hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. TTK'nın 19/2 hükmü uyarınca, taraflardan biri için ticari iş niteliğindeki bir sözleşmenin diğer taraf için de ticari sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira TTK, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ''ticari iş'' esasına göre değil, ''ticari işletme'' esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması tek başına davayı ticari dava haline getirmez.Somut olayda uyuşmazlığın, iş yerinde meydana gelen su baskını nedeni ile oluşan zararın davalı ----- tazmini isteminden ibarettir. Zarar haksız fiile dayanmaktadır. Mutlak ticari dava sayılabilecek bir talep bulunmamaktadır. Davacının 23/12/2024 tarihli ----- vergi dairesi yazı cevabına göre davacının 20/04/2024 tarihide işe başladığı, 31/08/2024 tarihinde faaliyeti bıraktığı, faaliyet esnasında işletme hesabına göre defter tuttuğu, 2. Sınıf tacir sayıldığı, olayında faaliyet tarihleri arasında 12/05/2024 tarihinde meydana geldiği, olay esnasında davacının esnaf haddini aşmadığı, tacir sayılamayacağı, ------ Vergi Dairesinin 23/12/2024 tarihli yazı cevabındaki bilgilerin olay tarihinden önceki dönem olan 2020 yılına ait kayıtlar olduğu, olay tarihinde davacının tacir sayılamayacağı, eldeki davada nispi davanın şartları oluşmadığı, zararın tazmininde davalı ----- tahsilinde Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olması nedeniyle mahkememizin görevsiz olup davaya bakmanın mümkün olmadığı, görevin dava şartlarından olduğu ve HMK nun 115(1) maddesi uyarınca davanın her aşamasında resen gözetilmesi gerektiği dikkate alınarak mahkememizin görevsizliği nedeniyle davanın dava şartı yokluğu yönünden usulden reddine, görevli Asliye Hukuk mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, bu nedenle 6100 sayılı HMK'nın 115/2. Maddesi uyarınca dava şartı noksanlığından davanın usulden REDDİNE,
2-Taraflardan birinin, karar süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde Mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde dosyanın görevli ------ Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine,
3-Yasal süre içinde Mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesi talep edilmediği takdirde, Mahkememize davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin iş bu kararın tebliği ile İHTARINA,
4-Dava dosyasının talep üzerine gönderilmesi halinde yargılama giderlerine görevli mahkemece hükmedilmesine, Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile ----- Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, süresi içerisinde kararın istinaf edilmemesi halinde hükmün kesinleşeceği ve infaz edilebileceği açıklanmak suretiyle açık duruşmada verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. Dair; davalı vekilinin yüzüne karşı davacı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde ----- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı..
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.