Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2024/911

Karar No

2026/120

Karar Tarihi

10 Şubat 2026

T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/911 Esas
KARAR NO: 2026/120
DAVA: Tazminat (Rücuen Tazminat)
DAVA TARİHİ: 09/12/2024
KARAR TARİHİ: 10/02/2026

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin -----sigortalı bulunan------ firma tarafından satılan ---- kaplamalı alüminyum ambalaj folyosunun ---- plakalı araç ile gerçekleştirildiğini, ----- günü teslimi sırasında ----- ıslak olduğu ve bu sebeple zararın meydana geldiğinin tespit edildiğini, meydana gelen hasar nedeniyle müvekkili şirket tarafından gerçekleştirilen incelemeler neticesinde poliçe kapsamında ----- tazminat ödenmesinde bulunulduğunu, müvekkilinin yaptığı ödeme ile sigortalısının haklarına halef olduğunu beyanla; fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile ---- sigorta tazminatının, sigortalıya ödeme tarihi olan ----itibaren yabancı para alacaklarına ilişkin 3095 sayılı Kanun 4/a hükmü gereğince ---- o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı dikkate alınarak işleyecek faizi (CMR Konvansiyonu gereği %5'ten aşağı olmamak kaydıyla) tazminine, arabuluculuk ücreti dahil olmak üzere yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesi talep ve dava etmiştir.

SAVUNMA Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; CMR'nin 30. Maddesine uygun olarak yapılmış bir hasar tespiti ve bildiriminin bulunmadığını, mal tesliminde hasara ilişkin şerhin bulunmamasının, müşterinin malı kabul ettiği anlamına geldiğini, taşıma hukukunda eşya gönderilen teslim edilirken eşya üzerinde bir zararın oluşması durumunda, zararın tespitinin belirli bir süre içerisinde belirlenmesi ve usulüne uygun bildirim yapılması gerektiği, nitekim taşıma hukukunda, yükte oluşan zıya ve hasarın tespiti ve bildirimine ilişkin düzenlemeler Türk Ticaret Kanunu 889 hükmünde düzenlendiği, eşyanın hasara uğradığı açık bir şekilde görülüyorsa gönderen veya gönderilen en geç eşyanın taşıyıcı tarafından teslim edildiği zaman kadar bu ziya ve hasarı bildirmeli ve hasarın açıkça görülmemesi halinde ise 7 günlük sürede bildirim yapılması gerektiği, gerekli bildirimler yasal süre içerisinde yapılmadığı, bildirim yükümlülüğünün yerine getirilmemesi nedeni ile rücu talebinin hukuka aykırı olacağını, kabul anlamına gelmemek kaydı ile, alıcı firma tarafından ıslanma hasarına konu 1 palet muhteviyatı emtianın tasnif yapılmadan imha edilmesi ve emtianın tamamının hasarlı olduğunu tevsik eden fotoğrafların ibraz edilmemesinin hukuka aykırı olduğunu, nitekim işbu husus davacı tarafından sunulan eksper raporundaki ----------- yetkilisi tarafından gönderilen ----- mevcut olduğunu, davacı şirketin iddiasının aksine müvekkili şirketleri tarafından, taşıma sırasında önlemler alındığı teslimat sırasında da müvekkil şirketleri bünyesinde çalışan sürücüye teslimattaki hasara ilişkin herhangi bir belge imzalattırılmadığı, alıcının depo çalışanlarının CMR üzerine açıklama eklemeyi unutmalarının kusurunun müvekkil şirketlerine atfedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, müvekkili şirkete ait aracın su aldığına dair aracın kasasında başkaca bir iz olmadığı, bu nedenle hasara ilişkin iddianın soyut kaldığı, ispat yükümlülüğünün müvekkili şirkette olmadığı, TTK ve CMR hükümleri gereğince hasara ilişkin bildirimin yasal süresi içerisinde yapılmaması, CMR belgesinde hasara ilişkin şerh bulunmaması nedenleri ile müvekkili şirkete atfedilecek bir kusur bulunmadığını beyanla; davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE: Dava hukuki niteliği itibariyle, CMR Konvansiyonu kapsamında dava dışı sigortalıya ödenen hasar bedelinin rücuen tahisili için açılan tazminat davasıdır. Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Bilirkişi heyeti tarafından verilen raporda özetle; " Davacının TTK m.1472 hükmüne dayanarak ödediği tazminatın 753,20 EURO olduğu iddiası ile rücu ettiği, ödemesinin dosyada ödeme dekontu bulunduğu ve sair bir ödeme belgesi ile sabit olduğu, meydana gelen hasarın ---- uluslararası karayolu taşımada kullanılan CMR konvansiyonu şartlarına uymayan taşıtın uygunsuzluğundan kaynaklandığı, CMR m.17/3 gereği davalının sorumlu olacağı, doğrudan hasar kaynaklı zararın 710,80 EURO hesaplandığı, taşıma bedeli katkısı gözetildiğinde zararın 799,71 EURO miktarında olduğu, davacının ödemesi sabit olması halinde, 753,20 EURO tazminatı davalı CMR taşıyıcısına rücu edebileceği, davacı lehine hükmedilecek tazminata CMR m.27 gereği yıllık %5 faiz uygulanmasının talep edilebileceği, " şeklinde rapor sunulmuştur.TTK m. 1472’de düzenlenen halefiyet, yasal, sınırlı ve cüz’î halefiyet niteliğindedir. Bu maddeden doğan halefiyet hakkına istinaden açılan veya açılacak olan dava, esas itibariyle sigortalının, kendisine zarar verene karşı açacağı tazminat davasının, onun halefi sıfatıyla sigortacı tarafından açılmasıdır. TTK'nın 1472. maddesi uyarınca sigortacı, sigorta bedelini ödedikten sonra hukuken sigorta ettiren yerine geçer ve dava, tazmin ettiği bedel nisbetinde sigortacıya intikal eder. Bu şekilde sigortalısının haklarına halef olan sigorta şirketinin, ödediği tazminat miktarınca hukuken sigortalı yerine geçerek açtığı rücû davası, aslında bir tazminat davası olup, bu niteliği itibariyle aynı zamanda şahsî nitelikte bir eda davasıdır. Burada sigortacı, sigorta ettiren yerine geçtiği için şahsî ve rücûu ödediği bedelle sınırlı olduğundan dolayı da cüz'î haleftir. Sigortacının, sigortalıya ödediği tazminat oranında sigortalının yerine geçeceği ve onun kanunî halefi olacağı, ilke olarak ------- Kararında da, sigortacının, zarara sebebiyet veren aleyhinde açtığı rücû davasının, kanundan doğan halefiyete dayandığı ve halef olanın, halefiyet yolu ile nasıl bir hak iktisap etmiş ise, o hakka sahip olacağı vurgulanmış; velhasıl sigorta ettirenin ne hakkı varsa bunların, şartları gerçekleşince sigortacıya geçeceği; sigortacının, sigorta ettirenin bütün def’ilerini üçüncü şahsa karşı ileri sürebileceği ve Borçlar Kanununun 44 üncü maddesine (TBK m. 52) de dayanabileceği; tabiatıyla sigorta ettirenin olayda dava hakkı yoksa, sigortacıya da bu yönde bir hakkın intikal etmeyeceği açıklanmıştır.Somut olayda davacı sigorta şirketinin dava dışı sigortalısına dava konusu taşıma sebebiyle meydana gelen zararını ödediği dolayısıyla sigortalısının haklarına halef olduğu, eldeki davayı açmakta aktif husumetinin bulunduğu anlaşılmıştır. CMR evraklarına göre gönderen firmanın -----davalı ----- firması olduğu, ----- bürüt taşıma yapılan emtianın ---- taşımasının yapıldığı,, --- tarihinde taşımanın başladığı, --- tarihinde teslim ile taşımanın tamamlandığı gözlenmektedir. Kayıp, hasar veya gecikmeye ilişkin herhangi bir şerh yoktur. Ekspertiz raporunda kapalı kasa aracın üst kısmından su aldığı, taşımanın korunaklı araç ile yapılmadığı, CMR 17/3. Maddesi gereğince taşıyanın kusurlu davranışları sebebiyle zararın meydana geldiği, CMR 17/1 gereğince davalının hasardan sorumlu olduğu, davacının sigortalısına yaptığı ödemeyi davalıya rücu edebileceği kanaati ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile, 753,20.-EURO'nun ödeme tarihi olan 22.08.2024 itibaren işleyecek CMR m.27 gereği yıllık %5 faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Karar harcı 1.895,39-TL 'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 473,5-TL harcın mahsubu ile bakiye 1.421,89-TL harcın davalı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan 427,60-TL başvurma harcı, 473,85-TL peşin nispi harc olmak üzere toplam 901,45-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan 317,50-TL tebligat ve müzekkere gideri, 10.500,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 10.817,50-TL yargılama giderinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
5-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
6-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 27.746,98-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davacı tarafından dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,
8-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca--------- bütçesinden ödenen 3.600.00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,
Dair; davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı miktar itibari ile kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 10/02/2026

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim