Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2024/57

Karar No

2024/879

Karar Tarihi

29 Kasım 2024

T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/57
KARAR NO : 2024/879

DAVA : İtirazın İptali (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 23/01/2024
KARAR TARİHİ : 29/11/2024

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalılar ödemeyi vaad ettikleri 100.000-USD'nin, 82.500-USD'lik (SeksenİkiBinBeşYüz Amerikan Doları) kısmını ödemiş olup, kalan 17.500-USD'lik (OnYediBinBeşYüz Amerikan Doları) kısmını ödemediklerini, Davalı-borçlular tarafından ödenmeyen 17.500-USD'lik (OnYediBinBeşYüz Amerikan Doları) kısmın tahsili amacıyla ----İcra Müdürlüğü'nün ---- Esas sayılı icra takibi başlatıldığını, davalının takibe itiraz ettiğini, takibin durduğunu arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığını, tüm bu nedenlerle müvekkillerin ileride telafisi mümkün olmayacak zararlara uğramalarının ve davalı-borçluların muhtemel kötü niyetli girişimlerinin ve yargılama sonucunda oluşacak kararın infazının engellenmesinin, önlenmesi zımmında tüm davalı-borçlular adlarına kayıtlı bulunan tüm taşınır ve taşınmaz mallar ile motorlu taşıtlar, deniz taşıtları ve banka hesapları ve kat karşılığı inşaat sözleşmesi ve diğer sözleşmeler nedeniyle doğmuş ve doğacak 3. şahıslardaki tüm hak ve alacakları ve adlarına gelecek tüm havale ve sair hak ve alacakları üzerine dava sonuna, kararın infazına kadar ihtiyati haciz mahiyetinde ihtiyati tedbir konulmasına; açılan davanın kabulüne, itirazın iptaline, takibin devamına, davalının takibe konu alacak üzerinden %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.

SAVUNMA
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; itiraz konusu takip ilamsız bir takip olup, takibe dayanak belge olarak gösterilen senet de kambiyo vasfını haiz olmadığını dolayısıyla kambiyo senetlerindeki mücerretlik ilkesi somut olayımızda uygulama alanı bulamayacak ve borcuna itiraz edilen davacının bu borcun varlığını ispat etmesi ve gerekçelendirmesi gerekeceğini, taraflar; davacının sahibi olduğu ---- gemicilik firmasına ait ---- (ımo: -----) isimli geminin 700.000,00 usd karşılığında müvekkil davalıya satılması hususunda anlaşmış, bu bedelin 30.000,00 usd'sinin sözleşme tarihinden önce, 170.000,00 usd'sinin de geminin tesliminden önce olmak üzere toplamda 200.000,00 usd'sinin kapora olarak ödenmesi konusunda mutabık olmuş ve 08/05/2020 tarihinde bu şartlarla gemi alım-satım sözleşmesi imzaladıklarını, müvekkil davalı; sözleşme tarihinden önce gönderilmesi gereken bedeli 24/04/2020 tarihinde 30.000,00 usd olarak göndermiş, 18/05/2020 tarihinde de 70.000,00 usd göndererek toplamda 100.000,00 usd kapora bedelini '----satın alımı için kapora peşinat ödemesi'' açıklaması ile davacıya havale ettiğini, müvekkil davalı, kalan 100.000,00 usd kapora bedelinin ödemesini süresi içerisinde gerçekleştiremeyeceğini davacıya iletmiş, taraflar tekrar protokol-sözleşme vs. yapmak yerine itiraz konusu takibe dayanak olarak sunulan belgeyi tanzim etmiş, bu belgede usulen bir vade belirtilmiş ve borcun ödenmesi akabinde belgenin imha edileceği hususunda taraflar anlaştıklarını, müvekkil davalı; kalan 100.000,00 usd kapora bedelini (yani takip konusu senet bedelini) yine aynı dekont açıklaması ile; 22/05/2020 tarihinde 30.000,00 usd, 05/06/2020 tarihinde 15.000,00 usd, 12/06/2020 tarihinde 35.000,00 usd, 30/06/2020 tarihinde 10.000,00 usd ve 22/07/2020 tarihinde 10.000,00 usd olmak üzere davacıya göndermiş ve takip konusu belge borcunun tamamını ödediğini, tüm bu nedenlerle açılan davanın reddine, davacının %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatı ödemeye mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini beyan etmiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE:
----- vergi dairesi başkanlığının18/07/2024 tarihli yazı cevabında; Davacı ...'nun tarh dosyasının tetkikinde, ödevlinin 01.01.2023 tarihi itibariyle "Kendine Ait Veya Kiralanan Gayrimenkullerin Kiraya Verilmesi Veya Leasingi" faaliyeti ile iştigal ettiği ve yazımız tarihi itibariyle Dairemiz nezdindeki faal mükellefiyet kaydının devam ettiği, Bununla birlikte, ödevli ...'nun yöneticisi/ortağı olduğu şirketlerin de bulunduğu tespit edildiği, ...'nun şahsına ilişkin Gelir Vergisi Beyannamesi ile Dairemiz nezdinde faal mükellefiyet kaydı bulunan ve ödevlinin yöneticisi olduğu ---- vergi kimlik numaralı -----Şirketi'ne ait Kurumlar Vergisi Beyannamesine ilişkin bilgi ve belgeler tespit edilerek mahkememize bildirildiği görülmüştür.
----- Ticaret Sicil Müdürlüğünün yazı cevabında; davacının bodrum ticaret sicil kaydına rastlanılmadığı tespit edilerek mahkememize bildirildiği görülmüştür. Dava hukuki niteliği itibariyle, İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasıdır Ticari davalar, mutlak ticari davalar, nisbi ticari davalar, yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç grubta toplamak mümkündür.
Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır.
Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. 6102 sayıl TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi, hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira; Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.
Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür.Davaya konu uyuşmazlığın TTK'da düzenlenen mutlak ticari dava anlamında bir uyuşmazlık niteliğinde olmadığı gibi, zira davaya konu senet kambiyo senedi vasfı taşımamaktadır ; zorunlu unsur olan düzenleme tarihi ilamsız takibe dayanak belge olan senette mevcut değildirdir .Ayrıca Davacı ...'nun tarh dosyasının tetkikinde, ödevlinin 01.01.2023 tarihi itibariyle "Kendine Ait Veya Kiralanan Gayrimenkullerin Kiraya Verilmesi Veya Leasingi" faaliyeti ile iştigal ettiği ve yazımız tarihi itibariyle Dairemiz nezdindeki faal mükellefiyet kaydının devam ettiği ve davacının ticaret sicil kaydının bulunmadığı bu nedenle davacının tacir vasfı taşımadığı ve davacının dava dışı bir şirketin ortağın olması TTK 12/1 uyarıca ortağa tacir vasfı kazandırmayacağı hususu dikkate alındığında dava konusu somut olayda nispi ticari dava ölçüleri yönünden de ilgili şartların oluşmadığı, davanın Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmesi mümkün olmayıp 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 2/2 maddesi gereğince görüm ve çözüm yerinin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu kanaatine varılmıştır.Yukarıda anlatılan nedenlerle TTK'nun 4(1) maddesindeki düzenleme nedeniyle somut davada Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olması nedeniyle mahkememizin görevsiz olup davaya bakmanın mümkün olmadığı, görevin dava şartlarından olduğu ve HMK nun 115(1) maddesi uyarınca davanın her aşamasında resen gözetilmesi gerektiği dikkate alınarak mahkememizin görevsizliği nedeniyle davanın dava şartı yokluğu yönünden usulden reddine, görevli Asliye Hukuk mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, bu nedenle 6100 sayılı HMK'nın 115/2. Maddesi uyarınca dava şartı noksanlığından davanın usulden REDDİNE,
2-Taraflardan birinin, karar süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde Mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde dosyanın görevli----- Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine,
3-Yasal süre içinde Mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesi talep edilmediği takdirde, Mahkememize davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin iş bu kararın tebliği ile İHTARINA,
4-Dava dosyasının talep üzerine gönderilmesi halinde yargılama giderlerine görevli mahkemece hükmedilmesine, Dair, davalı vekilinin yüzüne karşı, davacı vekilinin yokluğunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile ----- Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, süresi içerisinde kararın istinaf edilmemesi halinde hükmün kesinleşeceği ve infaz edilebileceği açıklanmak suretiyle açık duruşmada verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim