mahkeme 2024/575 E. 2025/241 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2024/575

Karar No

2025/241

Karar Tarihi

8 Nisan 2025

T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/575
KARAR NO : 2025/241

DAVA : Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 16/08/2024
KARAR TARİHİ : 08/04/2025

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;
---- Kasko poliçesi ile davalı ---- sigortalı, müvekkiline ait ----- plakalı aracın 09.07.2016 tarihinde hasarlandığını, müvekkiline ait araçta meydana gelen hasar bedelinin tahsili için sigorta şirketine başvurulduğunu, zarar karşılanmadığından -----Asliye Ticaret Mahkemesi nezdinde dava ikame edildiğini ve yargılama neticesinde -----04.07.2023 tarihli karar ile davanın kabulüne karar verildiğini ve kararın kesinleştiğini, akabinde tahsil için --- İcra Müdürlüğüne ait ----- Sayılı dosya ile ilamlı icra takibi başlatıldığını ve davalı sigorta şirketi tarafından müvekkilin oluşan zararının bir kısmına karşılık gelen 18.700,00 TL asıl alacak bedeli 05.07.2024 tarihinde ödendiğini, hasarın 09.07.2016 tarihinde meydana geldiğini ve davalı tarafın yapılan başvuru ile 18/07/2016 tarihinde temerrüte düştüğünü, ekonomik koşulları ve enflasyon oranlarına dikkate alındığında kaza tarihine göre hesaplanan hasar bedelinin faizle dahi müvekkilinin zararını tam olarak karşılamadığını beyanla; taraflar arasındaki hasar bedelinden doğan aşkın zarar bedeline ilişkin uyuşmazlık sebebi ile talep edilecek miktarın bilirkişi marifeti ile tespit edilmesinden sonra 6100 Sayılı HMK 107 Md. uyarınca iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmadan alacak miktarını belirlenecek miktar kadar arttıracaklarını beyanla fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, davalı sigorta şirketinin temerrüt tarihi 18.07.2016 tarihinden itibaren ödenmeyen faizle dahi karşılanamayan şimdilik 10,00 TL aşkın zarar bedelinin işlemiş ve işleyecek avans faizi ile birlikte tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

SAVUNMA
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davanın belirsiz alacak olarak ikame edilemeyeceğini, kesin hüküm nedeniyle işbu başvurunun reddini talep ettiklerini, müvekkili şirket tarafından ---İcra----- dosyasına ödeme yapıldığını, dava konusu talep kaza tarihi sebebiyle zamanaşımına uğradığını, 2 yıllık sürenin dolmuş olduğunu, müvekkili şirketin söz konusu talebe ilişkin kusuru olmadığından haksız davanın reddi gerektiğini, ülkedeki ekonomik değişiklikler munzam zarar sebebi olmadığından davanın reddi gerektiğini, tbk ilgili hükümlerince munzam zarar oluşmadığını bu nedenle davanın reddini talep ettiklerini, müvekkili şirket tarafından ödeme yapılmış olduğundan davacının başkaca hak ve alacağı kalmadığını beyanla; usul ve yasaya aykırı davanın usulden reddine, aksi takdirde haksız ve sebepsiz zenginleşmeye yol açacak nitelikteki talebinin esastan reddi ile yargılama masraf ve vekâlet ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE: Dava hukuki niteliği itibariyle, meydana gelen trafik kazası nedeni ile oluşan zararın zamanında ödenmemesi dolayısı ile oluşan enflasyon farkı nedeni ile munzam zararın tazminine yönelik olarak açılan tazminat davasıdır.
Aşkın (munzam) zararın ispatına ilişkin yükümlülük, bu zararın varlığını iddia eden alacaklının üzerindedir. Bu bağlamda aşkın (munzam) zarar alacaklısı, 6098 sayılı Kanun’un 122 nci maddesine dayalı olarak tazminat talebinde bulunabilmesi için öncelikle kaynağı ne olursa olsun evvela bir alacağı olduğunu, borçlunun temerrütte bulunduğunu, illiyet bağını ve bu alacağını tahsil edememesinden veya geç ödeme yapılmasından doğan ve duruma göre malvarlığında azalma veya engellenen kazançlardan oluşan zararını kanıtlamak durumundadır. Aşkın (munzam) zararın talebinde varlığı iddia olunan zararın, yine alacaklı tarafından yasal ispat vasıtalarıyla somut, inanılır ve açık bir biçimde ispatlaması gerekir. Başka bir anlatımla, alacaklı tarafça aşkın (munzam) zarar olgusu, 6100 sayılı Kanun'un 194 üncü maddesi gereğince ispata elverişli şekilde somutlaştırılarak ileri sürülen iddianın ispatı için gerekli tüm deliller somut olarak ortaya konulmalıdır. Bu itibarla salt ülkenin ve piyasanın içinde bulunduğu ekonomik olumsuzluklardan olan enflasyon, yüksek faiz, para değerindeki düşüş gibi olgulara dayalı olarak ileri sürülen aşkın (munzam) zarar talebi, alacaklının bu sebeple zarara uğradığını açık ve somut bir biçimde iddia ve ispat etmediği müddetçe, 6098 sayılı Kanun'un 122 nci maddesi kapsamında aşkın (munzam) zararın kanıtı olarak ileri sürülemez ve anılan şartlar sebebiyle ortaya çıkan olumsuzluklar alacaklı zararı olarak kabul edilemez. Dolayısıyla 6098 sayılı Kanun'un 122 nci maddesinde karşılanması öngörülen faizi aşan aşkın zararın, genel ekonomik olumsuzlukların (ülkede cari enflasyon oranı, yüksek ve değişken döviz kurları, mevduat faizleri, paranın satın alma gücünde meydana gelen azalma) dışında davacının durumuna özgü somut vakıalarla ispatlanması gerekir. Başka bir anlatımla yüksek enflasyon, dolar kurundaki artış, serbest piyasadaki faiz oranlarının yüksek oluşu, paranın satın alma gücünde meydana gelen azalma, davacıyı ispat yükünden kurtarmayacağı gibi herhangi bir ispat kolaylığı da sağlamaz. Bu kapsamda ülkenin içinde bulunduğu ekonomik olumsuzluklardan hareketle ileri sürülen soyut ve varsayıma dayalı zarar iddiaları hükme esas alınamaz. Davacı, dava dilekçesi ile müvekkilinin zamanında tahsil edilemeyen paranın enflasyon karşısında eridiğini ileri sürmüş olup, somut bir maddi zarara uğradığını ileri sürmemiş ve parasını geç tahsil ettiği için temerrüt faizini aşan somut bir maddi zarara uğradığını ispat edememiştir. Bu sebeple davanın reddine karar vermek gerekmiştir. (Yargıtay -----HD. -----Sayılı, 16/03/2023 Tarihli Kararı, Yargıtay -----. HD.------Sayılı, 15/02/2023 Tarihli Kararı )

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Karar harcı 615,40-TL 'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 427,60TL harcın mahsubu ile artan 187,80-TL harcın, karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
5-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 10,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Davacı tarafından dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,
7-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde ----- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim