Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2024/382

Karar No

2025/94

Karar Tarihi

13 Şubat 2025

T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/382
KARAR NO : 2025/94

DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 02/06/2024
KARAR TARİHİ : 13/02/2025

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava dışı -- --- ile müvekkili sigorta şirketi arasında kara araçları genişletilmiş kasko sigorta
poliçesi akdedildiğini, müvekkili ile dava dışı sigortalı ---- arasında 25/02/2022 başlangıç, 25/03/2023 bitişi tarihli,
----numaralı, Kara Araçları Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi akdedilmiştir. Anılan poliçe
ile ----- plaka numaralı araç sigortalandığını, davalı yan tarafından trafik sigortası ile sigortalı maliki----- olan -----plakalı araç asli (%100) kusurlu bir şekilde kazaya sebebiyet vererek müvekkili şirket nezdinde sigortalı aracın hasarlanmasına sebebiyet verdiğini, ---- plaka numaralı araç 14.10.2022 başlangıç, 14.10.2023 bitiş tarihli ----- numaralı
Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası ile davalı yan tarafından sigorta koruması kapsamına alındığını, 09.02.2023 tarihinde, davalı yanın Trafik Sigortası ile sigortaladığı maliki---- olan-----plakalı araç %100 kusuru ile müvekkili sigorta şirketi nezdinde sigortalı araca arkadan çarparak hasara sebebiyet verdiğini, kazada zarar gören sigortalı ----- plakalı araç için müvekkil şirkete yapılan müracaat sonucu
açılan hasar dosyası ile 5684 sayılı Kanun’un 22. maddesi uyarınca bağımsız ve uzman eksper tarafından
hasarın niteliğinin ve miktarının tespiti için ekspertiz incelemesi yaptırıldığını, müvekkili ----. tarafından kazaya ilişkin ----- numaralı hasar dosyası
açıldığını bildirdiğinden bahisle ----- İcra Müdürlüğü------ Esas sayılı dosyasına vaki itirazın 100.000,00-TL
alacak açısından iptali ile takibin 15.03.2023 tarihinden itibaren asıl alacağa işleyecek yasal faiz ile
birlikte devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; kazaya karışan ----- plaka sayılı araç müvekkili şirket nezdinde 15/10/2022 - 15/10/2023
başlangıç ve bitiş tarihli ----- no’lu Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Poliçesi ile sigortalı olduğunu, müvekkili sigorta şirketin sorumluluğu sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında poliçe limiti ile
sınırlı olduğunu, müvekkili şirkete sigortalı araç sürücüsü, dava konusu kazanın meydana gelmesinde kusurlu
olmadığından, müvekkili şirketçe başvuran tarafa ödeme yapılmadığını, kaza dolayısıyla talep sahibi tarafından müvekkili şirkete yapılan başvuru üzerine ----nolu hasar dosyası açılmış ve yapılan incelemeler neticesinde müvekkil şirkete sigortalı aracın
sürücüsünün meydana gelen trafik kazasında herhangi bir kusurunun bulunmadığının tespit edildiğini, nitekim, davacının iddiası somut verilerden uzak ve herhangi somut veriye dayandırılmamış olup
yalnızca davacının tek taraflı kanaatiyle kusur tespiti yapıldığını, bu yönüyle, hukuki dayanaktan yoksun
ve mesnetsiz işbu iddialara itibar edilmesinin mümkün olmadığını, hasar tespiti yapılırken gerçek zarar ilkesi dikkate alınarak sebepsiz zenginleşmeye sebebiyet
verilmemesi gerektiğini, dosya kapsamınızda yapılacak tazminat hesabında aracın onarımının ekonomik olup olmadığının
da değerlendirilmesini talep ettiklerini, ZMM Sigortası Genel Şartları’nın B.2.2.maddesinde sigorta şirketinin ödenecek tazminattan
anlaşmalı merkezde uygulanacak iskonto oranını düşebileceğinin düzenlendiğini, “2.2. Hak sahibi aracının, bu madde uyarınca Hazine Müsteşarlığınca belirlenen ölçütleri karşılayan,
dilediği onarım merkezinde onarılmasını talep edebilir. Bu durumda sigortacı, araç kaza tarihi itibariyle
anlaşmalı olduğu onarım merkezinde onarılsaydı uygulanacak parça, tedarik, işçilik ve diğer hususlara
göre belirlenecek bedele göre ödeme yapabilir. Sigortacı söz konusu bedel uygulaması hakkında hak
sahibini hasar ihbarından itibaren 2 iş günü içinde bilgilendirir. Sigortacı bu süre içinde anılan bildirimi
yapmadığı takdirde bildirim konusu bedeli hak sahibine karşı ileri süremez.” açıklaması ışığında, müvekkili şirketin, aracın anlaşmalı servislerde onarılması
durumunda en az % 15 - % 35 arasında tedarik ve işçilik iskontolu fiyat alabileceğini, hiçbir kabul anlamına gelmemek kaydıyla birlikte müvekkil şirketin hasar tutarının KDV’sine
ilişkin herhangi bir sorumluluğu olmadığını, müvekkili şirketin sorumluluğunun sigortalısının kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu beyanla davanın reddini talep etmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE:
Dava hukuki niteliği itibariyle,----- İcra Dairesinin -----Esas sayılı icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın İİK 67. maddesi gereğince iptali ile icra inkar tazminatı isteminden ibarettir.
İİK. mad. 67/I -III, V‟de düzenlenmiş bulunan itirazın iptali davası, borçlunun itirazının hükümsüz kılınarak, itiraz ile duran ilâmsız takibe konu olan alacağın varlığının saptanarak, icra takibinin devam etmesini (ve bu suretle, takip konusu alacağın borçludan alınmasını) sağlamak amacı ile açılır.İtirazın iptali davası açılabilmesi için; a) Yetkili icra dairesinde yapılmış geçerli bir ilamsız icra takibi bulunmalıdır. İtirazın iptal davası, icra takibi ile bağlantılı olduğundan, davalı aleyhine yapılmış geçerli bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası dinlenmez. Yetkili icra dairesinde yapılmış usulüne uygun bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası açılamaz. Eğer, icra mahkemesince “ödeme emrinin iptaline” ya da “icra takibinin iptaline” karar verilmişse, iptal davası konusuz kalır.
b) Borçlu tarafından süresi içinde yapılmış -ve hakkındaki takibi durdurmuş olan- geçerli bir itiraz bulunmalıdır. Borçlu tarafından süresinden sonra ödeme emrine itiraz edilmiş olduğu için ya da süresi içinde olmakla beraber yanlış (yetkisiz/görevsiz) yere itiraz edildiği için takip kesinleşmisse veya takip, borçlunun itirazı nedeniyle değil de icra mahkemesinin kararıyla durdurulmuşsa bu gibi durumlarda itirazın iptali davası açmakta hukuki yarar bulunmayacaktır.
c) Alacaklı tarafından, borçlunun itirazının kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde itirazın iptali davasının açılmış olması gerekir. Alacaklının, “itirazın kendisine tebliğinden itibaren” bir yıl içinde borçlunun itiraz ettiği alacağının tespiti ve itirazın iptali dileğiyle açtığı dava “itirazın iptali” davası niteliğini taşır. Bu davanın açılabildiği, “bir yıllık süre” hak düşürücü süredir. Bir yıllık dava açma süresinin başlangıcı, “itirazın alacaklıya tebliğ tarihi”dir. Bu halde; borçlunun itirazı, alacaklıya tebliğ edilmemişse, bir yıllık dava açma süresi işlemeye başlamayacaktır. Davacının, itirazı herhangi bir şekilde öğrenip öğrenmemesi de sürenin başlamasını gerektirmez.
İtirazın iptali istemine konu, ----- İcra Dairesinin ---- Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklının, davalı borçlu aleyhine genel haciz yolu ile icra takibinde bulunduğu, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği; borçlu tarafından borca itiraz edildiği, itiraz dilekçesinin davacı tarafa tebliğ edilmediği huzurdaki davanın yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Mahkememizce aldırılan bilirkişi raporu ile ---- plakalı otomobil sürücüsü ---- ’ın kazanın meydana gelmesinde asli ve
%100 kusurlu olduğu,
----- plakalı aracın sürücüsü ----- meydana gelen kazada kusursuz olduğu,
Davaya konu kazada davaya konu hasar bedelinin 103.903,43 TL olduğu,
Davacının, TTK 1472. Madde gereğince davalıdan 100.000,00 TL rücuen tazminat talep hakkı olduğu, İcra takibi yönünden değerlendirmede asıl Alacak : 100.000,00 TL, Faiz Başlangıç tarihi: Ödeme tarihi 15.03.2023,
İcra takip tarihi: 16.08.2023 ,
İşlemiş faiz türü: Yıllık adi kanuni faiz %9, İşlemiş faize baz gün sayısı: 153 gün
İşlemiş faiz: 3.772,60 TL
olduğu sonuç ve kanaati bildirilmiştir.
6102 sayılı TTK’nın 1472. maddede halefiyet düzenlenmiştir. Maddede, sigortacının, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçeceği, sigortalının gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hakkın, tazmin ettiği bedel kadar sigortacıya intikal edeceği belirtilmiştir.
Halefiyete dayalı olan rücu davası esas itibariyle sigortalının kendisine zarar verene karşı açacağı tazminat davasının onun halefi sıfatıyla sigortacı tarafından açılmasıdır. Bu nedenle sigortacı tarafından açılan rücu davası aslında bir tazminat davası olup, bu niteliği itibarıyla aynı zamanda şahsi nitelikte bir eda davasıdır. Her tazminat davasında olduğu gibi sigortacının açtığı rücu davasında da davalının kusurunu ve zararı ispat etmek davacı sigortacıya düşer.
Mahkememizce alınan bilirkişi raporunun dosya kapsamındaki diğer delillerle örtüşmesine ve denetime elverişli olmasına, bilirkişi raporunda belirtilen maddi tazminata ilişkin hesaplamanın hükme esas alınmasında bir usulsüzlük görülmediği, davacının kara araçları genişletilmiş kasko sigorta poliçesi sigortalısının hasarını ödemesine göre onun haklarına halef olması, zarardan haksız fiil hükümleri gereğince davalının davacıya karşı sorumlu olması nedeniyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Eldeki davada tazmini gereken alacak miktarı bilirkişi raporuyla belirlendiğinden bu halde likit alacaktan sözetmek mümkün olmayacağından icra inkar tazminatı talebinin reddine, karar vermek gerekmiştir.

H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
DAVANIN KABULÜ İLE
1-Davalının -----. İcra Dairesinin ---
Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın 100.000,00 TL asıl alacak üzerinden iptaline, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine,
2-İcra inkar tazminatı talebinin reddine,
3-Alınması gerekli karar ve ilam harcı olan 6.831,00 TL'nin dava açılırken davacı tarafça peşin olarak yatırılan 1.188,89 TL'nin mahsubu ile bakiye kalan 5.642,11 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan 1.188,89 TL peşin harç, 427,60 TL başvurma harcı olmak üzere toplam 1.616,49 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 9.000,00 TL bilirkişi ücreti, 66,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 9.066,00 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT' ye göre belirlenen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
8-Suçüstü ödeneğinden karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
9-Kararın kesinleşmesi halinde kullanılmayan gider avansının ilgili tarafa iadesine,
Dair davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde --- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim