Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2024/175
2024/828
12 Kasım 2024
T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/175
KARAR NO : 2024/828
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 11/03/2024
KARAR TARİHİ : 12/11/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;-----21.09.2021 tarihli Unvan değişikliği yaptığını, -----arasında düzenlenen, 31.12.2021 tarihli, Özel Güvenlik, Koruma , Denetim ve Gözetim Hizmetlerine Dair Hizmet Sözleşmesi kapsamında,----- 31.01.2023 tarihine kadar koruma ve özel güvenlik hizmeti verildiğini, taraflar arasında düzenlenen 31.12.2021 tarihli, Özel Güvenlik, Koruma, Denetim ve Gözetim Hizmetlerine Dair Hizmet Sözleşmesinin, 13.2. fıkrası gereği ödenmeyen hizmet bedelinin hiçbir ihbara gerek olmaksızın ticari işlerde uygulanan avans faizi ile bundan ayrı olarak ödemede gecikilen her ay için aylık %5 vade farkı uygulanarak fatura edileceği, bildirilmesi nedeniyle, 31.01.2023 tarihli ----- sayılı 70.235,45 TL bedelli fatura alacağının tahsil edilememesi nedeni ile alacağın tahsili için icra takibi yapıldığını, yapılan icra takibine itiraz edildiğini ve takibin durduğunu, yapılan arabuluculuk görüşmelerinden de bir sonuç alınamadığını beyanla; fazlaya ilişkin haklarını saklı tutularak, davanın kabulü ile davalının ---- İcra Md. -----. dosyasında gerçekleştirdiği haksız ve kötü niyetli itirazının iptaline, ödenmeyen fatura bedel, ticari işlerde uygulanan avans faizi belirlenerek ödenmesine, takibin devamına haksız ve kötü niyetli itiraz eden davalının %20 den aşağı olmamak kaydıyla inkar tazminatına mahkumiyetine, masraf ve ücreti vekaletin de davalıya yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı taraf davasını ispat edemediğinden huzurdaki davanın esastan reddi gerektiğini, davacı tarafın dava dilekçesi ekinde hiçbir dayanak sunmaksızın müvekkili şirketten alacağı olduğunu iddia ettiğini, bu bağlamda, davacı taraf davasını ispat edememiş olup davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, faturaya 8 gün içinde itiraz edilmemiş olmasının faturaya konu mal veya hizmetin alındığını ortaya koymak adına tek başına yeterli olmadığını, işlemiş faiz icra takibinde borcun sebebi olarak gösterilmemiş olup davaya konu edilebilmesi mümkün olmadığını ve re'sen dikkate alınacak sebeplerle, fazlaya dair her türlü ve tüm haklar saklı kalmak kaydı ile tüm itirazları baki kalmak kaydıyla; davanın tüm talepler yönünden reddine, davacı aleyhine takip tutarının %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, Yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE: Dava hukuki niteliği itibariyle, ----.İcra Müdürlüğünün ----- esas sayılı icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın İİK 67 maddesi gereğince iptali ile icra inkar tazminatı isteminden ibarettir.İİK. mad. 67/I -III, V‟de düzenlenmiş bulunan itirazın iptali davası, borçlunun itirazının hükümsüz kılınarak, itiraz ile duran ilâmsız takibe konu olan alacağın varlığının saptanarak, icra takibinin devam etmesini (ve bu suretle, takip konusu alacağın borçludan alınmasını) sağlamak amacı ile açılır.İtirazın iptali davası açılabilmesi için; a) Yetkili icra dairesinde yapılmış geçerli bir ilamsız icra takibi bulunmalıdır. İtirazın iptal davası, icra takibi ile bağlantılı olduğundan, davalı aleyhine yapılmış geçerli bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası dinlenmez. Yetkili icra dairesinde yapılmış usulüne uygun bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası açılamaz. Eğer, icra mahkemesince “ödeme emrinin iptaline” ya da “icra takibinin iptaline” karar verilmişse, iptal davası konusuz kalır.
b) Borçlu tarafından süresi içinde yapılmış -ve hakkındaki takibi durdurmuş olan- geçerli bir itiraz bulunmalıdır. Borçlu tarafından süresinden sonra ödeme emrine itiraz edilmiş olduğu için ya da süresi içinde olmakla beraber yanlış (yetkisiz/görevsiz) yere itiraz edildiği için takip kesinleşmisse veya takip, borçlunun itirazı nedeniyle değil de icra mahkemesinin kararıyla durdurulmuşsa bu gibi durumlarda itirazın iptali davası açmakta hukuki yarar bulunmayacaktır.
c) Alacaklı tarafından, borçlunun itirazının kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde itirazın iptali davasının açılmış olması gerekir. Alacaklının, “itirazın kendisine tebliğinden itibaren” bir yıl içinde borçlunun itiraz ettiği alacağının tespiti ve itirazın iptali dileğiyle açtığı dava “itirazın iptali” davası niteliğini taşır. Bu davanın açılabildiği, “bir yıllık süre” hak düşürücü süredir. Bir yıllık dava açma süresinin başlangıcı, “itirazın alacaklıya tebliğ tarihi”dir. Bu halde; borçlunun itirazı, alacaklıya tebliğ edilmemişse, bir yıllık dava açma süresi işlemeye başlamayacaktır. Davacının, itirazı herhangi bir şekilde öğrenip öğrenmemesi de sürenin başlamasını gerektirmez.
İtirazın iptali istemine konu, ---- İcra Müdürlüğünün ---- esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklının, davalı borçlu aleyhine genel haciz yolu ile icra takibinde buludğu, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği; borçlu tarafından itiraz dilekçesinde borca itiraz edildiği ve takibin durduğu anlaşılmıştır.
Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.Bilirkişi heyeti tarafından alınan raporda ," Davacı ve Davalı tarafın 2022, 2023 yılı yasal ticari defterlerinin ve kayıtlarının HMK 222. Maddesine göre lehine delil kabul edilebileceği, davacının yasal ticari defter kayıtlarına göre davalı ----88.994,66 TL borçlu olduğu , davalının yasal Ticari Defter Kayıtlarına göre davacı ------70.235,45 TL alacaklı olduğu, davacı ile davalı taraf arasındaki bakiye farkının davalının düzenlediği 18.759,19 TL tutarlı 15.03.2023 tarihli faturanın davacının yasal ticari defter kayıtlarında olmamasından kaynakladığı, davacı ve davalıya ait BA ve BS formlarının karşılıklı olarak örtüştüğü davalı satış: 1 belge : 11.187,03 TL, davacı satış : 2 belge 80.180,60 TL olduğu, Ba ve Bs formlarının altında “mükellefler tarafından gönderilen Form Ba-Bs Bildirimlerine, ---- Sıra No.lu VUK Genel Tebliği gereği 2021/07 döneminden itibaren bildirimlere konu edilmeyen elektronik belgeler dâhil edilerek hazırlanmıştır.” İbaresi yer aldığı dava konusu olan 31.01.2023 tarihli ----sayılı 70.235,45 TL bedelli faturanın davalı Yasal Ticari defter kayıtlarında yer aldığı davalı tarafından faturaya 8 gün içinde itiraz edildiğine dair dosya içerisinde bilgi ve belgeye rastlanmadığı, 31.01.2023 tarihli ---- sayılı 70.235,45 TL bedelli faturanın ödeme süresinin 15 gün olduğu (sözleşme mad.9.2), 15.02.2023 tarihi ila İcra takip tarihi olan 17.03.2023 tarihi arasındaki sürede reeskont avans faizinin 620,57 TL olduğu, " şeklinde rapor sunulmuştur.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 222/3. Maddesinde " İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi (Değişik 28.07.2020T. 7251 Sy. Kanun-23.madde)yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. (Değişik 28.07.2020T. 7251 Sy. Kanun-23.madde). Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." hükmü düzenlenmiştir.
Fatura düzenlenmesi ve dayanağı kanıtlanamayan faturalar davacı defterlerinde kayıtlı olması ve faturaya itiraz edilmemiş olması tek başına akdi ilişkinin kanıtı olamaz(Yargıtay HGK'nun 19/09/2018 Tarih, ---- Esas ve ----- Karar Sayılı İlamı). Davada ispat külfeti faturalar nedeniyle alacaklı olduğunu iddia eden davacının üzerindedir. Davacının faturalara konu malları davalıya teslim ettiğini usulüne uygun delillerle ispatlaması gerekir(Yargıtay -----. Hukuk Dairesi'nin 22/02/2016 Tarih, ---- Esas ve ----- Karar Sayılı İlamı).
Ticarî defterlerin ibrazı ve delil niteliği, HMK’nın 222. maddesinde düzenlenmiş olup maddenin 1. fıkrasında mahkemenin, ticarî davalarda tarafların ticarî defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebileceği ve aynı maddenin 2. fıkrasında ise ticarî defterlerin, ticarî davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması gerektiği düzenlenmiştir. Ticarî defter kayıtları ikinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan tarafın, ticarî defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticarî defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticarî defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir (HMK m. 222/3). Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticarî defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olurlar. (HMK m. 222/4).
Öte yandan taraflardan birinin diğer deliller yanında karşı tarafın ticarî defterlerine dayanmasıyla karşı taraftan ticarî defterlerin ibrazının istenilmesi, ancak ticarî defterlerin ibrazından kaçınılması durumunda, HMK’nın belgelerin ibraz mecburiyetini içeren 219 ve devamındaki hükümler uygulama alanı bulacaktır. Bu çerçevede HMK’nın 220/3. maddesinde düzenlenen belgenin ibraz yükümlülüğüne aykırı davranışın sonucunda, HMK’nın 222/5. maddesindeki düzenlemeden farklı olarak hâkime takdir hakkı tanınmış olup hâkim, ibraz edilmeyen belgenin/ticarî defterin içeriği hakkında, somut durumun niteliğine uygun düştüğü ölçüde yapacağı değerlendirme sonrasında ibrazı isteyen diğer tarafın beyanının kabul edilip edilemeyeceğine karar verecektir (----).(Yargıtay HGK'nın 27.01.2022 tarihi ve ----. sayılı kararı )Somut olayda taraflar ticari defterlerini inceleme için sunmuştur. Davacı tarafın ticari defterlerine göre davacı yan davalıdan 88.994,66 TL alacaklı, davalı tarafın ticari defterlerine göre ise de davalı yan davacıya 70.235,45 TL borçludur. Defterler arasındaki mutabakatsızlığın 15/03/2023 tarihli 18.759,19 TL'lik faturadan kaynaklandığı, bu faturanın takip konusu yapılmadığı dolayısıyla takibe konu faturalar yönünden taraf ticari defterlerinin uyumlu olduğu, tarafların BA/BS formlarının da birbiri ile örtüştüğü bir bütün olarak değerlendirildiğinde davacının faturaya konu hizmeti sunduğu, fatura bedellerine hak kazandığı, faturalara ilişkin davalının ödeme yaptığını usulüne uygun delillerle ispat edemediği kanaati ile davanın asıl alacak üzerinden kabulüne karar verilmiştir. Davacı tarafça harçlandırma asıl alacak üzerinden yapılmış olup dava dilekçesindeki dava değeri olarak gösterilen takip çıkışı miktar dikkate alınmamıştır, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de harçlandırma olmadığından davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemiştir.İcra ve İflas Kanununun 67.maddesinin 2.fıkrası gereğince, icra tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Borçlunun itirazının kötüniyetli olması ise yasal koşul değildir. İcra inkar tazminatı, aleyhindeki icra takibine itiraz eden ve işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Alacağın likit ve belli olması da gerekir. Alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlar bilinmekte ya da bilinmesi gerekmekte, böylece borçlu tarafından borcun tutarının tahkik ve tayini mümkün ise; başka bir ifadeyle borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Takip talebi ve bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde alacak likit olduğu anlaşılmakla asıl alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatının davalının tahsiline ilişkin talebin kabulüne karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın KISMEN KABULÜNE,
1-Davalının -----. İcra müdürlüğünün ----- Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazının iptaline, takibin 70.235,45 TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faizi işletilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-Alacak likit olmakla hüküm altına alınan asıl alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Karar harcı 4.797,78 TL 'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 859,52 TL harcın mahsubu ile bakiye 3.938,26 TL harcın davalı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL başvurma harcı, 859,52 TL peşin nispi harc olmak üzere toplam 1.287,12 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine
5-Davacı tarafından yapılan 184,00 TL tebligat ve müzekkere gideri, 8.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 8.184,00 TL yargılama giderinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
6-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
7-Davanın kabul edilen kısmı için davacı yararına karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 30.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Davacı tarafından dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,
9-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde ----- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.