mahkeme 2023/848 E. 2024/421 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2023/848
2024/421
17 Mayıs 2024
T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/713
KARAR NO : 2024/336
DAVA : Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 29/09/2022
KARAR TARİHİ : 24/04/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesiyle özetle; davacı şirketin çikolata ve şekerleme sektöründe uluslararası tanınırlığı olan öncü şirketlerden olduğu, davalının 01.03.2018 tarihinde pazarlama biriminde marka müdürü pozisyonunda çalışmaya başladığını, 01.07.2019’da kıdemli marka müdür, 01.12.2021’de yurtdışı pazarlama müdürü pozisyonuna yükseldiğini ve iş akdinin sona erdiğini, davalının akabinde ---- aynı pozisyonda çalışmaya başladığını, davalının davacıya ait müşteri çevresine, ticari ve üretim sırlarına, finansal bilgilerine, üretim maliyet bilgilerine, pazara giriş stratejilerine vakıf olduğunu, davalının davacı şirkette çalışırken özellikle ----- ürünlerine ilişkin her türlü stratejiye vakıf olduğunu, davalının henüz hayata geçirilmemiş projelerden de haberdar olduğunu, bu durumun davacı için ciddi bir risk oluşturduğunu, davalının bu ürünler yanı sıra ---- ülkelerinden de sorumlu olduğunu, davalı ile davacı arasında akdedilen iş sözleşmesindeki rekabet yasağı hükmünün ihlal edildiğini, davalının aynı sektörde faaliyet gösteren rakip firma ----- çalışmaya başladığını, TBK m. 446/1 uyarınca rekabet yasağına aykırı hareket eden işçinin bu sebeple neden olduğu zararları tazminle yükümlü olduğunu, tüm bu nedenlerle açmış oldukları davanın kabulü ile İşçinin rekabet yasağına aykırı davranması nedeniyle 20 brüt maaş tutarındaki cezai şart alacağı olan 680.000,00 TL'nin iş akdi feshi tarihinden itibaren işleyecek olan ticari temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile müvekkili şirkete ödenmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; huzurdaki davada görevli mahkemenin iş mahkemeleri olduğunu, davanın zamanaşımına uğradığını, davalıya rekabet yasağı sözleşmesinin baskı ve dayatmayla imzalatıldığını, iş ilişkisinin devam etmeme korkusu altında imzalanan bu sözleşmenin geçersiz olduğunu, rekabet yasağı sözleşmesinin geçerlilik şartlarını taşımadığını, işçinin mesleki geleceğini önemli ölçüde kısıtlayan rekabet yasağı şartının ölçüsüz olarak kabul edileceğini ve geçersiz olduğunu, yasak bölgesinin çok geniş belirlendiğini, süre olarak belirlenen 1 yılın çok uzun olduğunu, davalının mesleğini Türkiye’nin en büyük şehirlerinde icra etmesinin imkansız hale getirildiğini, cezai şart tutarının tek taraflı olarak belirlendiğini, TBK m. 420 uyarınca işçi aleyhine tek taraflı ceza koşulunun getirilemeyeceğinin belirlendiğini, ayrıca ceza koşulunun fahiş olduğunu, davalının yurtdışı pazarlama müdür olarak görev yaptığını ve Türkiye içinde herhangi bir faaliyette bulunmadığını, yeni şirketinde ise yalnızca yurtiçi pazarında çalıştığını, davalının eski işyerinde öğrendiği bilgileri kullanabileceği bir pozisyonda çalışmadığını, davalının eski işinde yapmadığı görevlerin rekabet yasağı kapsamına alınmayacağını, davacı şirketin uğradığı bir zararı ortaya koyamadığını, davacının sektörde herkes tarafından üretilen ürünleri üretip piyasaya sunduğunu, ihtiyacı olan herkesin sektördeki herhangi bir satıcı veya sağlayıcı ile iletişime geçebileceğini ileri sürülerek, mutlak geçerlilik koşullarını taşımayan sözleşmenin geçersizliğinin kabulü ile sözleşmede kararlaştırılan cezai şarta bağlı tazminat talebine ilişkin davanın reddine, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizce, dava dışı----- Şirketi'nden davalı ---- ile ile yapılan iş sözleşmesi ve davalıya ait özlük evrakları istenilmiş, ----- Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü'nden davalının hizmet döküm cetveli, ----- Ticaret Sicil Müdürlüğü'nde davacı şirketin ticaret sicil kaydı celp edilmiş, tarafların bildirdikleri tanıklar dinlenilmiş ve mahkememizce bir haksız rekabet uzmanı ve sektör bilirkişisinden oluşan bilirkişi heyetinden tarafların tüm iddia ve savunmaları dikkate alınarak ön incelemede belirlenen uyuşmazlık konusunda ayrıntılı, gerekçeli, denetime ve hüküm kurmaya elverişli nitelikte rapor alınarak taraflara tebliğ edilmiştir. Dava, rekabet yasağı sözleşmesinin ihlali iddiasına dayalı cezai şartın tahsiline ilişkin alacak davasıdır.
Tüm dosya kapsamı; tarafların bildirdikleri deliller, gelen yazı cevapları, tanık beyanları ile hükme esas alınan denetime elverişli bilirkişi raporu bir bütün olarak incelendiğinde; davalının, davacı şirkette 01/03/2018 tarihinde pazarlama biriminde marka müdürü olarak çalışmaya başladığı ve aynı tarihte iş sözleşmesi ile rekabet etmeme taahhütnamesini imzaladığı, süreç içerisinde aldığı terfiler ile 01/07/2019 tarihinde kıdemli marka müdürü, sonrasında 01/12/2021 tarihinde yurt dışı pazarlama müdürü olduğu, terfisi nedeniyle 25/06/2019 tarihli, dava konusu gizlilik ve rekabet etmeme taahhütnamesini imzaladığı ve 31/03/2022 tarihinde işten ayrıldığı; daha sonra davacı tarafından davalı muhataba çekilen ----. Noterliği'nin 12/04/2022 tarih ve ----- yevmiye nolu ihtarnamesi ile, rekabet yasağına ilişkin sözleşme maddesi ihlal edilerek rakip firmada çalışılmaya başlanılması nedeniyle sözleşmeyle kararlaştırılan cezai şartın ödenmesi ihtar olunduğu, davalı tarafça davacı ihtarnamesine cevap verilmediği ve bunun üzerine davacı taraf, işçinin sözleşmeyle kararlaştırılan rekabet yasağına aykırı davrandığından bahisle kararlaştırılan cezai şartın tahsili istemiyle eldeki davayı açtığı görülmüştür.6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu(TBK)'nun 444/1. maddesinde, fiil ehliyetine sahip olan işçinin, işverene karşı, sözleşmenin sona ermesinden sonra herhangi bir biçimde onunla rekabet etmekten, özellikle kendi hesabına rakip bir işletme açmaktan, başka bir rakip işletmede çalışmaktan veya bunların dışında, rakip işletmeyle başka türden bir menfaat ilişkisine girişmekten kaçınmayı yazılı olarak üstlenebileceği, aynı maddenin 444/2. maddesinde ise, rekabet yasağı kaydının, ancak hizmet ilişkisi işçiye müşteri çevresi veya üretim sırları ya da işverenin yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkânı sağlıyorsa ve aynı zamanda bu bilgilerin kullanılması, işverenin önemli bir zararına sebep olacak nitelikteyse geçerli olacağı düzenlenmiştir. Buna göre rekabet yasağı kaydının geçerliliği için zararın gerçekleşmesi şart olmayıp, işçinin edindiği bilgilerin iş verenin önemli bir zararına sebep olacak nitelikte olması yeterlidir.
Taraflar arasında imzalanan 25/06/2019 tarihinde imzalanan Gizlilik ve Rekabet Etmeme Taahhütnamesinin 39 No’lu maddesinde rekabet yasağı ve kapsamı düzenlenmiştir. Taahhütnamenin ilgili maddesi “Sözleşmenin sona ermesinden itibaren 1 yıl içerisinde çikolata, şekerleme ve bisküvi
sektöründe,------ illerinde geçerli olmak üzere doğrudan veya dolaylı olarak Şirket’in faaliyet konularından herhangi biri ile tamamen veya kısmen ilgili herhangi bir işte ve kademede veya kendi şahsıma ait her ne şekilde olursa
olsun doğrudan veya dolaylı olarak çalışamayacağımı kabul, beyan ve taahhüt ederim. Aksi halde Şirket’e aylık brüt maaşımın 20 katı tutarında cezai şartı ödeyeceğimi, cezai şart miktarının fahiş olmadığını ve her türlü itiraz hakkımdan peşinen vazgeçtiğimi kabul, beyan ve taahhüt ederim.” şeklindedir. Taraflar arasındaki sözleşmede 1 yıllık rekabet yasağı süresi öngörülmüş, rekabet yasağının geçerli olacağı yer----- illeri olarak belirlenmiştir. TBK'nın 445/1 fıkrasında bu tür sözleşmeler bakımından yer ve zaman sınırlaması öngörüldüğü gibi, aynı maddenin ikinci fıkrasında da mahkemece aşırı nitelikteki rekabet yasağı hükümlerinin kapsamı veya süresi bakımından sınırlandırılabileceği düzenlenmiştir. Bu durumda TBK.'nın 445. maddesinde düzenlenen geçersizlik hali özel norm niteliğinde olup kesin hükümsüzlük olarak değerlendirilemez. Hakimin müdahalesi ile giderilebilecek bir hükümsüzlük hali olduğunun kabulü gerekir. (Yargıtay -----. Hukuk Dairesi'nin 16.06.2016 Tarih ve ------ Sayılı Kararı).
Gerek 6098 sayılı TBK'nın 444. maddesi ve gerekse de mülga 818 sayılı BK’nın 348. maddesi ile mer'i hukuk düzeni içerisinde yerini bulan ve kısaca rekabet yasağı olarak adlandırılan davaya konu sözleşme, kanun ile düzenlenmiş bir sözleşme olup içeriğinin sınırlandırılması da yine kanun hükmü ile sağlanmış, 6098 sayılı Kanun’un 445. ve 818 sayılı Kanun’un 349. maddelerinde bu yolda hükümlere yer ----- kayıtlarına göre davalı 28/03/2022 tarihinden itibaren dava dışı -----çalışmaya başlamıştır. Davacı firma da, davalının çalışmaya başladığı dava dışı şirket de aynı alanlarda faaliyet göstermektedir. Ayrıca her iki şirket de ----- merkezli olarak faaliyet göstermektedir.Davalı hizmet akdi sona ermeden önce davacı şirket nezdinde yurt dışı pazarlama müdürü olarak çalıştığından alelade bir çalışan olmadığı açıktır. Davalının davacı şirketteki pozisyonu, davacının müşteri çevresi, fiyat ve pazarlama politikası ile işverenin yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkânı vermektedir. Bu haliyle rekabet yasağı sözleşmesindeki rekabet yasağı kaydı anılan Kanuni düzenlemeye uygun olup geçerlidir.Dosya kapsamı itibariyle davacı ile dava dışı-----firmasının her ikisinin de ----- İlinde, aynı sektörde faaliyet gösteren ve aynı müşteri çevresini hedefleyen rakip firmalar olduğu anlaşılmaktadır.Zaman yönünde rekabet yasağı incelendiğinde, TBK’da öngörülen 2 yıllık azami altında bir süre ile sınırlamanın getirildiği görülmekle, rekabet yasağının süre bakımından kanuna aykırı olmadığı kanaatine ulaşılmıştır.Davalı taraf, rekabet yasağı sözleşmesiyle hizmet sözleşmesinden sonra 1 yıl süre ile işverenin iş alanına giren başka bir rakip işletmede çalışmayacağını taahhüt etmesine rağmen, davacı ile aynı alanda faaliyet gösteren rakip firmada, iş akdinin sona erdiği tarihten itibaren 1 yıl geçmeden ve çok kısa bir süre sonra çalışmaya başlayarak rekabet yasağı sözleşmesini ihlal ettiğine göre TBK'nın 446. maddesi uyarınca rekabet yasağının bağlandığı cezai şarttan sorumludur.Davacı firma ile dava dışı ------sınırları içerisinde bulunmaktadır. Davacı firmanın faaliyet gösterdiği bölgelerin rekabet yasağının yer itibariyle sınırlandırılmasında herhangi bir hukuka aykırılık bulunmamaktadır. Yer bakımından sınırlandırma açısından
belirleyici olacak unsur, işverenin faaliyette bulunduğu alandır. İşverenin faaliyet alanını aşan bir şekilde rekabet yasağı sözleşmesi yapılması halinde işverenin korunmaya değer bir menfaatinin bulunduğundan söz edilemeyecek aksine bu durum işçinin ekonomik geleceğini ortadan kaldıracağından, anayasal çalışma hürriyetine aykırılık teşkil edecektir.Somut olaydaki rekabet yasağı süre olarak 1 yıllık bir sınırlama öngörmüştür. Rekabet yasağı bölge olarak-----illeriyle sınırlandırılmış, konu olarak ise çikolata, şekerleme ve bisküvi sektörü belirlenmiştir. Rekabetyasağının yer bakımından, Türkiye’nin en büyük bölgelerinin belirlenmiş olması, davalının çalışma özgürlüğünü tehlikeye atabilecek nitelikte bir sınırlama olarak görülebilse de, davaya konu rekabet yasağı düzenlemesi bir bütün olarak değerlendirildiğinde, gerek rekabet yasağının süre olarak nispeten kısa bir süre için belirlenmiş olması gerek konu ve yer bakımından sınırlamalar getirilmesi itibariyle Kanuna uygun olduğu sonucuna ulaşılmıştır.Taraflar arasında imzalanan Gizlilik ve Rekabet Etmeme
Taahhütnamesinin 39 No’lu maddesinde, davalının "... aylık brüt maaşının 20 katı tutarında cezai şartı ödeyeceği, cezai şart miktarının fahiş olmadığı ve her türlü itiraz hakkından peşinen vazgeçtiğini kabul, beyan ve taahhüt ettiği.”
kararlaştırılmış olduğundan, bu doğrultuda hesaplanan 680.000,00 TL cezai şart miktarı üzerinden değerlendirme yapmak gerekmiştir.TBK'nın 182/3. maddesine göre, Hâkim, aşırı gördüğü ceza koşulunu kendiliğinden indirir.Davalının uzun süredir çalıştığı çikolata, şekerleme ve bisküvi sektörü yoğun olarak ----- ve çevresinde faaliyet göstermeke birlikte, rekabet yasağının
bölge olarak----illerini içerdiği, bu nedenle rekabet yasağı süresince davalının başka sektörlerde iş bulma olanağının kısıtlı olduğu, ayrıca rekabet yasağı kaydına ilişkin davacı işverenin üstlendiği karşı bir edimin de bulunmadığı, buna göre davalı işçinin bir aylık ücreti, davalının diğer sektörlerde iş bulma ve geçimini temin imkanı, ekonomik şartlar ile işverenin üstlendiği karşı bir ediminin bulunmaması birlikte değerlendirildiğinde rekabet yasağı kaydında kararlaştırılan cezai şartın hakkaniyete uygun olmadığı ve aşırı nitelikte bulunduğunun kabulü ile cezai şarttan %50 oranında bir indirim yapılması gerektiği vicdani sonuç ve kanaatine varılarak, davanın kısmen kabulü ile 340.000,00 TL cezai şart alacağının 22/04/2022 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya dair talebin reddine dair karar vermek gerekmiş; sözleşme ile tayin edilen bir cezai şartın tahsilini istemek hakkını haiz olan davacının açtığı dava sonunda cezai şartın mahkemece fahiş görülerek hakimin takdir hakkını kullanarak tenkis edilmesi halinde, tenkis edilen miktardan dolayı davalı yararına vekalet ücretine ve yargılama giderlerine hükmedilemeyecek olması nedeniyle bu husus dikkate alınarak vekalet ücreti tayin edilmek suretiyle aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM (Yukarıda Açıklanan Nedenlerle):
1-Davanın kısmen kabulü ile 340.000,00 TL'nin 22/04/2022 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya dair talebin reddine,
2-Harçlar kanunu uyarınca alınması gereken 23.225,40 TL harçtan peşin yatırılan harcın mahsubu ile bakiye 11.612,70 TL karar ve ilam harcının davalılardan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan 11.704,90 TL dava açılış masrafı ile 10.348,25 TL yargılama masrafı toplamı 22.053,15 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı kendisini vekille temsil ettiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince davacı vekili için tayin olunan 101.200,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davalılar kendisini vekille temsil ettiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince davalılar vekili için tayin olunan 53.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
6-Takdiri olarak tenkise tabi tutulup reddedilen kısım üzerinden davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
7-Suçüstü ödeneğinden karşılanan 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
8-Taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının 6100 sayılı HMK md. 333 uyarınca karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,Dair; davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde ----- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.