Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2023/837
2024/904
6 Aralık 2024
T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/837 Esas
KARAR NO:2024/904
DAVA:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 05/12/2023
KARAR TARİHİ:06/12/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA :Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davalı şirket arasında 09.03.2021 tarihi itibariyle mal alım satım ilişkisi başladığını, aynı zamanda tarafların, aralarındaki sözleşmeyi değiştirerek zeyilname imzaladıklarını, ancak bu süreçte müvekkili tarafından karşı tarafa teslim edilen mallara ilişkin ---------bedelli faturalardan kaynaklı olarak ceman 11.633,62 Euro fatura bedellerinin müvekkili şirkete ödenmediğini, her iki tarafın da e fatura mükellefi olduğunu, fatura bedellerinin ödenmemesi nedeniyle müvekkili şirketin karşı tarafa şifahi olarak defalarca başvurduğunu, ancak olumlu bir yanıt alamadığını, son dönemlerde müvekkili şirketin davalı şirkete ulaşamadığını, bu nedenle taraflarınca ---- yevmiye no.lu ihtarı ile karşı taraftan 11.633,52 Euro cari hesap borcunu 3 gün içinde ödemesinin ihtar edildiğini, ihtarnamenin 25.07.2023 tarihinde karşı tarafa tebliğ edildiğini, ancak bugüne kadar herhangi bir ödeme yapılmadığını, bunun üzerine davalı şirket aleyhine -----dosyası ile icra takibi başlattıklarını, davalının haksız itirazı üzerine icra takibinin durduğunu belirtmiş olup, davanın kabulüne, davalının icra takibine itirazının iptali ile takibin tüm alacaklar yönünden devamına, alacağın /020'sinden az olmamak üzere davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve ücreti vekaletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
SAVUNMA :Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Tek başına faturaların varlığının alacak iddiasını ispat edecek mahiyette olmadığını, davacının müvekkili şirkete bahse konu hizmeti sağladığını ispat etmesi gerektiği gibi dosya kapsamında alacağın varlığının ispatı açısından bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini, davacının icra takibinin dayanağı fatura olup faturaya konu hizmetlerin verildiğinin teyidinin gerektiğini, bu kapsamda tarafların ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini, icra inkar tazminatının koşullarının mevcut olmadığını, davayı kabul etmemekle birlikte faiz talebinin haksız olduğunu belirtmiş olup, davanın esastan tümden reddine, hukuki şartlara haiz olmayan icra inkar tazminatı talebinin reddine, davacının takip miktarının 020'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve yasal vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE: Dava hukuki niteliği itibariyle,---- icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın İİK 67. maddesi gereğince iptali ile icra inkar tazminatı isteminden ibarettir.İİK. mad. 67/I -III, V‟de düzenlenmiş bulunan itirazın iptali davası, borçlunun itirazının hükümsüz kılınarak, itiraz ile duran ilâmsız takibe konu olan alacağın varlığının saptanarak, icra takibinin devam etmesini (ve bu suretle, takip konusu alacağın borçludan alınmasını) sağlamak amacı ile açılır.İtirazın iptali davası açılabilmesi için; a) Yetkili icra dairesinde yapılmış geçerli bir ilamsız icra takibi bulunmalıdır. İtirazın iptal davası, icra takibi ile bağlantılı olduğundan, davalı aleyhine yapılmış geçerli bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası dinlenmez. Yetkili icra dairesinde yapılmış usulüne uygun bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası açılamaz. Eğer, icra mahkemesince “ödeme emrinin iptaline” ya da “icra takibinin iptaline” karar verilmişse, iptal davası konusuz kalır.
b) Borçlu tarafından süresi içinde yapılmış -ve hakkındaki takibi durdurmuş olan- geçerli bir itiraz bulunmalıdır. Borçlu tarafından süresinden sonra ödeme emrine itiraz edilmiş olduğu için ya da süresi içinde olmakla beraber yanlış (yetkisiz/görevsiz) yere itiraz edildiği için takip kesinleşmisse veya takip, borçlunun itirazı nedeniyle değil de icra mahkemesinin kararıyla durdurulmuşsa bu gibi durumlarda itirazın iptali davası açmakta hukuki yarar bulunmayacaktır.
c) Alacaklı tarafından, borçlunun itirazının kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde itirazın iptali davasının açılmış olması gerekir. Alacaklının, “itirazın kendisine tebliğinden itibaren” bir yıl içinde borçlunun itiraz ettiği alacağının tespiti ve itirazın iptali dileğiyle açtığı dava “itirazın iptali” davası niteliğini taşır. Bu davanın açılabildiği, “bir yıllık süre” hak düşürücü süredir. Bir yıllık dava açma süresinin başlangıcı, “itirazın alacaklıya tebliğ tarihi”dir. Bu halde; borçlunun itirazı, alacaklıya tebliğ edilmemişse, bir yıllık dava açma süresi işlemeye başlamayacaktır. Davacının, itirazı herhangi bir şekilde öğrenip öğrenmemesi de sürenin başlamasını gerektirmez. İtirazın iptali istemine konu,----- sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklının, davalı borçlu aleyhine genel haciz yolu ile icra takibinde bulunduğu, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği; borçlu tarafından borca itiraz edildiği, itiraz dilekçesinin davacı tarafa tebliğ edilmediği huzurdaki davanın yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Bilirkişi tarafından alınan raporda özetle; Defterlerin Usulüne Uygun Tutulup Tutulmadığı Yönünden: Davacı şirketin 2022 ve 2023 yıllarına ilişkin ticari defterlerinin GİB onaylı beratlarının süresinde alındığı, TTK ve VUK hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu, Davalı şirketin 2022 ve 2023 yıllarına ilişkin ticari defterlerinin GİB onaylı beratlarının süresinde alındığı, TTK ve VUK hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu, davacı şirket tarafından davalı şirket adına düzenlenen faturaların her iki şirketin ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, defter kayıtları VUK gereği TL olarak kaydedilmiş olsa da haricen her iki tarafın takip tarihi itibariyle, davacı şirketin kendi defterlerinde 11.633,62 EUR alacaklı gözükürken, davalı şirketin kendi defterlerinde 11.633,62 EUR borçlu gözüktüğü, ticari defterlerin birbiriyle uyumlu olduğu hususları topluca değerlendirildiğinde, fatura içeriği malların davalı şirkete tesliminin ispatlandığı, karşılığında davalı şirket tarafından ödeme yapıldığına ilişkin dosya kapsamında somut herhangi bir belge bulunmadığından şirketin 12. 09.2023 takip tarihi itibariyle 11.633,62 EUR alacağını talep edebileceği, Davacı/alacaklı takip öncesinde faiz talebinde bulunmadığı için taleple bağlılık kuralı gereği bu konuda değerlendirmenin yapılmadığı, mahkemenin kısmen ya da tamamen Davacı lehine hüküm kurması halinde tarafların tacir olması, işin ticari iş olması temerrüt faiz oranının önceden kararlaştırılmamış olması münasebetiyle takip tarihinden yabancı para (euro) ana para alacağı için 3095 S.km.4a maddesi kapsamında faizi isteyebileceği hususlarını beyan ve rapor etmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 222/3. Maddesinde " İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi ------yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. ----. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." hükmü düzenlenmiştir.Bilirkişi tarafından davacı ve davalı tarafın ticari defterleri incelenmiştir. Her iki tarafın ticari defterlerine göre de davacının davalıdan alacaklı olduğunun tespit edildiği, Davalının davaya konu faturayı kendi ticari defterlerine kaydettiği, faturaya süresi içerisinde itiraz etmediği gibi iade faturası da kesmediği görülmüştür. Somut olay da basiretli davranma yükümlülüğü bulunan davalının davaya konu faturayı ticari defterlerine borç olarak kaydettiği hususu bir bütün halinde görüldüğünde davacının defterleri lehine ,davalının defterleri aleyhine delil teşkil etmekle davacı tarafça davaya konu alacağının varlığı ispat edilmiş olmakla davanın kabulü ile icra takibine vaki itirazının iptaline karar vermek gerekmiştir.İcra ve İflas Kanununun 67.maddesinin 2.fıkrası gereğince, icra tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Borçlunun itirazının kötüniyetli olması ise yasal koşul değildir. İcra inkar tazminatı, aleyhindeki icra takibine itiraz eden ve işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Alacağın likit ve belli olması da gerekir. Alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlar bilinmekte ya da bilinmesi gerekmekte, böylece borçlu tarafından borcun tutarının tahkik ve tayini mümkün ise; başka bir ifadeyle borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Takip talebi ve bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde alacak likit olduğu anlaşılmakla asıl alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatının davalının tahsiline ilişkin talebin kabulüne karar verilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜNE,
2-Davalının ------- Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazının iptaline, takibin aynen devamına,asıl alacak tutarına takip tarihinden itibaren 1 yıl vadeli EURO cinsi mevduata devlet bankalarının uyguladığı en yüksek faiz oranının uygulanmasına,
3-Alacak likit olduğundan kabulüne karar verilen 11.633,62 EURO alacağın takip tarihindeki TL karşılığının %20'si oranında hesaplanacak icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
4-Karar harcı 25.191,78 TL 'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 5.885,10 TL harcın mahsubu ile bakiye 19.306,68 TL harcın davalı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına,
5-Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL başvurma harcı, 5.885,10 TL peşin harç olmak üzere toplam 5.457,50 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine
6-Davacı tarafından yapılan tebligat, müzekkere gideri ve bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 3.831,75 TL yargılama giderinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
7-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
8-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 59.005,77 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
9-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca -------- bütçesinden ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
10-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
Dair taraf vekillerine (e- duruşma sistemi üzerinden), kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde ---------- Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı.06/12/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.