mahkeme 2023/371 E. 2024/314 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2023/371

Karar No

2024/314

Karar Tarihi

16 Nisan 2024

T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/371
KARAR NO : 2024/314

DAVA : Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : 30/05/2023
KARAR TARİHİ : 16/04/2024

Mahkememizde görülmekte olan Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ----- ait-----plakalı ------marka ve model araç ile -----şirket sigortalısı ------ ait -----model ve marka----- plakalı aracın sürücüsü tali yolda iken ana yola çıkarken 26.02.2023 tarihinde ------müvekkiline ait araca sol tarafından çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, bu çarpışma esnasında müvekkiline ait ----- plakalı aracın sol kısmı komple zarar gördüğünü, bu zararın müvekkilinin kasko şirketine başvurusu ile aracın hasarlı kısımlarının parçalarının değiştirilmesi suretiyle giderildiğini, müvekkiline ait araçta meydana gelen hasar neticesinde müvekkilinin aracı değer kaybına da uğradığını, kazaya sebep olan sürücü ----kullanmakta olduğu ----- ait----- plakalı araç----- numaralı acente-poliçe numarası ile 16.06.2022-16.06.2023 tarihleri arasında ------ ŞİRKETİ tarafından TRAFİK sigortası ile teminat altına alındığını, kazada trafik sigortalı aracın sürücüsü ----- kaza sonrasında düzenlenmiş olan polis zaptına göre %100 kusurlu görüldüğünü, müvekkilinin aracında kaza nedeniyle meydana gelen değer kaybının miktar bakımından belirlenebilmesi için bir ekspere başvurarak değer kaybı raporu aldığını, kaza nedeniyle meydana gelen değer kaybının tespiti amacıyla eksper raporu almak için ----- KDV dahil 500 TL ödemede bulunduğunu, rapora göre müvekkiline ait araçta 26.02.2023 tarihinde meydana gelen kaza sonrasında 75.000 TL değer kaybı meydana geldiğinin tespit edildiğini, rapor doğrultusunda sigorta şirketine 11.04.2023 tarihinde e-posta ile yapılan başvuruya cevaben 27.04.2023 tarihinde SMS yolu ile olumlu geri dönüşte bulunulduğunu, Sigorta Şirketinin 02.05.2023 tarihinde yalnızca 28.037,09 TL ödeme yaptığını, araçta oluşan değer kaybının 75.000,00 TL olduğunu, müvekkiline yalnızca 28.037,09 TL gibi bir meblağının ödendiğini, bu ödemenin araçta oluşan değer kaybının yanında neredeyse yok denecek kadar az bir meblağ olarak kaldığını, gerçek zarar ilkesi gereğince tam ve eksiksiz ödeme yapılması gerektiğini beyan ile, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere bilirkişi incelemesi ile beraber ortaya çıkacak olan değer kaybının temerrüt tarihi olan 26.02.2023 kaza tarihinden itibaren işleyecek olan avans faiziyle birlikte davalı sigorta şirketi tarafından tazminini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir

SAVUNMA
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;Kazaya karışan ----- plaka sayılı aracın müvekkili şirket nezdinde ------ no'lu Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası ile sigortalı olduğunu, müvekkili şirket tarafından başvuru sahibine ödeme yapılmış olup bu ödemeyi aşan taleplerin fahiş olduğunu, Ekspertiz Raporunda; başvuru sahibinin meydana gelen trafik kazasında kusursuz olduğu dikkate alınarak, müvekkili şirket tarafından alınan rapor doğrultusunda, tespit edilen 28.037,09 TL tutarındaki değer kaybı zararı 02/05/23 tarihinde başvuru sahibine ödendiğini ve müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğunu yerine getirdiğini, değer kaybı talepleri, Genel Şartlarda açıkça belirlenmiş olup, yapılacak hesaplamada genel şart hükümlerinin esas alınması gerektiğini, hiçbir kabul anlamına gelmemek kaydıyla, müvekkili şirketin sorumluluğunun sigortalısının kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, müvekkili sigorta şirketin sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, kusur durumunun şüphesiz tespiti gerektiğini, ekspertiz raporunun ücretinden müvekkili şirket sorumlu olmadığını, hiçbir kabul anlamına gelmemek kaydıyla başvuru sahibinin avans faizi talebinin hatalı olduğunu, dava tarihinden itibaren faiz talep edilebileceğini beyan ile, davanın reddini, yargılama gideri ile vekalet ücretinin davacı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE: Dava hukuki niteliği itibariyle, meydana gelen trafik kazası nedeni ile oluşan değer kaybının tazminine yönelik olarak açılan alacak davasıdır.Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.Bilirkişi tarafından verilen raporda özetle; " 26/02/2023 tarihinde meydana gelen olayda; KUSUR Yönünden: Davalı şirkete sigortalı araç sürücüsü ------plaka sayılı -----marka araç sürücüsü -----%100 (Yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu, Dava konusu------plaka sayılı -----markaltip, ----- model araç sürücüsü-----kusursuz olduğu, söz konusu kazaya ait ------ SBM Kaza İhbar nolu tramer kaydındaki kazaya karışan araç sürücülerinin 82 - mutabakat - şirketler arası mutabakat ile sonuçlanan kusur durumu değerlendirmesinde de; dava konusu----- plalı araç sürücüsünün kusursuz (0) olduğu, ------ plaka sayılı araç sürücüsünün %100 kusurlu olarak tespit edildiği görülmüş olup, tramer kusur durumunun tarafımca tespit edilen kusur durumu ile uyumlu olduğu, 26/02/2023 tarihinde meydana gelen olaya ait trafik kazası tespit tutanağındaki tespitlerin, dava konusu -----plakalı araçta meydana gelen maddi hasar ile uyumlu olduğu, Değer Kaybı Hesaplamasında; Dava konusu ----- plaka sayılı aracın modeli, yaşı, km'si, kullanılmışlık düzeyi, aracın hasar geçmişinin incelenmesinde dava konusu kazadan öncesine ait sisteme kayıtlı hasar kaydının bulunmadığı hususu, parça-malzeme-işçilik kalemlerinin şekli-niteliği, 26/02/2023 tarihli kaza sonucu araçta oluşan hasara ait hasar fotoğraflarındaki hasarın şekli ve niteliği ve Yetkili Servis ile tramer hasar sorgusunda 11.414,25 TL hasar tutarı bulunması hususları da dikkate alınarak Yargıtay Kararları doğrultusunda değerlendirilmiştir) (Yargıtay ----- Hukuk Dairesi'nin 14/06/2017 tarih ve -----sayılı kararı) KTK.m.90'da yer alan “trafik sigortası kapsamında ödenen değer kaybı tazminatı, destekten yoksun kalma tazminatı ve sürekli sakatlık tazminatlarına ilişkin hesaplamada dikkate alınacak kriterler ile maddenin uygulanmasına ilişkin SEDDK'ya düzenleme yapma yetkisi verilen hüküm" Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edildiği de dikkate alınarak değer kaybı yönünden aşağıdaki yönteme göre sonuç belirlenmiş olup; Serbest Piyasa Koşullarına göre değerlendirmede; Dava konusu -----plaka sayılı-----markaltip, ----- model araçta oluşan değer kaybı için davaya konu edilen ve davalı tarafın tazmin etmesi istenilen toplam değer kaybı tutarının Yargıtay Kararları doğrultusunda (Aracın serbest piyasa koşullarında dava konusu kazadan önceki 2. el piyasa rayiç değeri ile dava konusu kazadan sonraki onarılmış haldeki 2. el piyasa rayiç değeri arasındaki fark) kaza tarihi itibariyle serbest piyasa koşullarında 30.000,00 TL olabileceği değerlendirilmiş olup, sürücünün kusuruna isabet eden tutar dikkate alındığında; (30.000,00 TL Değer Kaybı x %100 kusur oranı) = 30.000,00 TL olabileceği, Davacı adına; -----Şirketi tarafından düzenlenmiş Değer Kaybı Ekspertiz Raporunda; dava konusu aracın kaza öncesi rayiç değeri için Mart 2023 dönemine ait “kaza tarihine güncelleme yapılmamış” araç ilanları bulunduğu, ancak raporda kaza sonrasına ait Yargıtay Kararlarında belirtildiği şekilde emsal araç/değeri bulunmadığı gibi, raporda “yetkili servislerin ikinci el satış departmanlarıyla yapılan görüşme olarak” sunulan Tablo'da belirtilen yerler-belirtilen telefon numaraları tarafımca tek tek aranmış olup; -----diye belirtilen yerin 5 yıl önce ismi değiştiği ve -----olduğu, aranan yerlerin 2. El Satış Departmanlarının (raporda belirtilen) değer kaybı değerlendirmesi yapmadıkları, bu tip değerlendirmeyi hasar bölümünün yaptığını, bazılarının ise araç görülmeden değer veremeyecekleri bilgisinin tarafıma iletildiği ve değer kaybı açısından bilgi veren yetkili servislerinde tarafıma hasar sonucu oluşan değer düşüklüğünün-değer kaybı olarak 30.000,00 TL olabileceğinin belirtildiği (Tablo'da detaylıca açıklanmıştır), bu nedenle de söz konusu rapordaki değer kaybı tespitinin, isabetsiz olduğu, dosya kapsamındaki Davalı Sigorta şirketine (Tablo kullanılarak hesaplama yapıldığı anlaşılmıştır) ve davacıya hitaben hazırlanmış değer kaybı raporlarında ayrıca tablo kullanılarak değer kaybı hesaplaması da yapıldığı anlaşılmış olup, gerek Yargıtay Kararları gerekse Anayasa Mahkemesi iptal kararı da dikkate alındığında raporlardaki tespitlerin isabetsiz olduğu, davalı ----- Vekilince cevap dilekçesinde “müvekkil şirket tarafından alınan rapor doğrultusunda, tespit edilen 28.037,09 TL tutarındaki değer kaybı zararı 02/05/23 tarihinde başvuru sahibine ödendiğinin” belirtildiği, söz konusu ödemeye ilişkin 02/05/2023 işlem tarihli dekont örneği sunulmuş olduğu, Sayın Mahkeme tarafından belirtilen ödemenin kabulü halinde kalan bakiyenin (30.000,00- 28.037,09 )= 1.962,91 TL olduğu, davaya konu talep edilen Ekspertiz Ücreti; e-Arşiv Fatura KDV dahil 500,00 TL olup, talep edilen tutarın makul fiyat aralığında olabileceği hesaplanmış ise de, bu yöndeki nihai kararın Mahkemeye ait olduğu, " şeklinde rapor sunulmuştur. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85/1. maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı yasanın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur” hükümlerine yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesinde de, “sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir.Aynı kanunun 91. Maddesinde ise “İşletenlerin, bu Kanunun 85 inci maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur.” şeklinde belirtilmiştir. Sorumluluk sigortaları TTK.nın 1473. ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. “(1) Sigortacı sorumluluk sigortası ile, sözleşmede aksine hüküm yoksa, sigortalının sözleşmede öngörülen ve zarar daha sonra doğsa bile, sigorta süresi içinde gerçekleşen bir olaydan kaynaklanan sorumluluğu nedeniyle zarar görene, sigorta sözleşmesinde öngörülen miktara kadar tazminat öder.” şeklinde belirtilmiştir.Yukarıda açıklanan madde hükümlerinden, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları, korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğunun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu; böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu, öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir (----). 2918 sayılı Kanunun 86. maddesinde ise, bu Kanun’un 85. maddesinde düzenlenen sorumluluktan kurtulma ve sorumluluğu azaltma koşullarına yer verilmiştir.Bu düzenlemelere göre, araç işleteni veya araç işleteninin bağlı bulunduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulabilecek; sorumluluktan kurtulamayan işleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi ise kazanın oluşunda zarar görenin kusurunun bulunduğunu ispat ederse, hakim, durum ve şartlara göre tazminat miktarını indirebilecektir.Bir zarar sigortası türü olan zorunlu mali sorumluluk sigortasında sigortacı işletenin sorumluluğunu yine ancak sorumlu olduğu çerçevede karşılamakla yükümlüdür. Bu bakımdan zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile işletenin poliçe limiti dahilinde tazminat sorumluluğunu yüklenen sigorta şirketi gerçek zarardan, işletenin ve eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru oranında sorumlu tutulabilecektir (Yargıtay ----HD'nin ------.sayılı kararı).Davalı ------plaka sayılı aracın 16.06.2022-16.06.2023 tarihleri arasında geçerli olan ------ numaralı Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortacısıdır Kaza 26.02.2023 tarihinde gerçekleşmiştir.
Usul ve yasaya uygun bilirkişi raporunda meydana gelen kazada davalının sigortalısının 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu uyarınca %100 kusurlu olduğu, davacıya ait aracın sürücüsünün kusursuz olduğu, davacıya ait araçta kaza sebebiyle 30.000,00-TL değer kaybının oluştuğu tespit edilmiştir. Davalı tarafından 02/05/2023 tarihinde davacıya 28.037,09 TL değer kaybı ödemesi yapıldığı, bakiye 1.962,91 TL değer kaybı alacağının kaldığı anlaşılmıştır. Hal böyle olunca davanın kabulüne karar verilmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ İLE; 1.962,91 TL bakiye değer kaybı bedelinin 02/05/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte poliçe teminat limitiyle sınırlı olmak üzere davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Karar harcı 427,60-TL 'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 179,90-TL harcın mahsubu ile bakiye 247,7‬0-TL harcın davalı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan 179,90-TL başvurma harcı, 179,90- TL peşin nispi harc olmak üzere toplam 359,80-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine
4-Davacı tarafından yapılan 75,75-TL tebligat ve müzekkere gideri, 3.000,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 3.075,75-TL yargılama giderinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
5-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
6-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 1.962,91-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davacı tarafından dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,
8-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda miktar itibari ile kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim