mahkeme 2023/251 E. 2025/630 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2023/251

Karar No

2025/630

Karar Tarihi

16 Eylül 2025

T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/251
KARAR NO : 2025/630

DAVA : Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 10/04/2023
KARAR TARİHİ : 16/09/2025

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalının ------- adlı internet haber sitesinde davacı hakkında seri haberler yaptığını, bu haberlerde davacı şirketin kötülendiğini, söz konusu haberlerden 21.02.2023 tarihli olanda müvekkilinin Ulusal Roaming anlaşması ile ilgili düzenlemenin iptali için BTK'ya dava açtığını ve deprem esnasında ulusal roaming için almış olduğu tavrın işbirliğine engel olduğu iddialarına yer verildiğini, sadece müvekkili tarafından değil ----) tarafından ilk olarak davanın açıldığını, bu davada alınan kararın ------ tarafından açılan davada kullanılarak karar verilmesine yer olmadığına kararı verildiğini, haberde yer alan iptal kararının ------ tarafından açılan davada alınan karar olduğunu, kesinleşmiş mahkeme kararları mevcut olduğundan hukuka aykırı bir durumun da mevcut olmadığı, ulusal roaming ile ilgili yapılan haberlerde kafa karışıklığı yaşatılarak müvekkilinin kötülendiğini, 22.02.2023 tarihli yazıda ise ----- hakkında yapılan başarısızlık algısının gerçeği yansıtmadığını, ------- mevzuata aykırı davrandığına ilişkin BTK tarafından kendisine bir uyarı/yaptırım uygulanmadığını, yaşanan depremle ilişkilendirilecek bir özensizliğine dair çalışmasının bulunmadığını, 23.02.2023 tarihli haberde, davacıyı kötüleme amacıyla yapılan manipülatif ifadelerin bulunduğunu, ----- yer alan haritanın buraya yüklenmesinin zorunlu olmadığını, ancak yapılan incelemede buraya yüklenen haritanın 2014 yılı itibariyle güncel olduğunu, bu sebeple ----- ile iletişime geçilerek güncel kapsama alanı haritalarının iletildiğini, buradaki haritanın depremden sonra değil, 20.01.2023 tarihinde güncellenmiş olduğunu, dolayısıyla haberin gerçeği yansıtmadığını, 01.03.2023 tarihli haberde, müvekkilini yapıcı tavrının karalama maksadı nedeniyle müvekkilinin kişilik haklarının da açık zedelendiğini beyanla; Dava konusu hukuka aykırı haber manşet ve içeriğinin haksız rekabet ile müvekkilinin kişilik haklarına saldırı teşkil ettiğinin tespitine, müvekkili aleyhine haksız rekabet teşkil eden ve kişilik haklarına yönelen saldırının önlenmesine ve durdurulmasına, haksız ve hukuka aykırı yayın nedeniyle zarar gören Müvekkilinin uğramış olduğu manevi zararın bir nebze olsun giderilebilmesi maksadıyla, yayım tarihinden itibaren başlayacak olan yasal faizi ile 1.000.000,00 -TL manevi tazminata, Mahkeme tarafından verilecek hükmün kesinleşmesi akabinde masrafı müştereken ve müteselsilen davalılardan karşılanmak üzere kararın TTK m. 59. uyarınca ilanına, Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin müştereken ve müteselsilen davalıya yükletilmesine karar verilmesini, talep ve dava etmiştir.

SAVUNMA
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; Haberlerde yer alan bilgi ve yorumların, telekomünikasyon sektörünün hem özel hem de devlet ayağının depremdeki başarısızlığına ve sebeplerine ilişkin olduğunu, 6 Şubat'ta yaşanan depremde felaketinde, ----- şirketlerinin haftalarca iletişimi sağlayamadığını, kurdukları alt yapını tamamen çöktüğünü, yaşanacak felaketlere ilişkin hiçbir tedbir alınmadığının ortay acıktığını, afet sonrasında dahi GSM şirketlerinin iletişimi sağlamak için işbirliği içinde bulunmadığı konularının ele alındığını, davacının bu yorumların salt kendisine yönelikmiş gibi algıladığını, davaya konu haberlerde yer alan yorumların tüm sektöre yönelik olduğunu, mevzuattaki eksiklikleri gideremeyen, ulusal dolaşım protokolünü düzenleyemeyen, gerekli denetimleri yapamayan kamu otoritelerin, BTK'ya ve Bakanlığa yönelik eleştirilere yer verildiğini, bu eleştirilerin sadece davalı tarafından değil, birçok kişi tarafından da farklı mecralarda dile getirildiğini, nitekim ------ operatörlerinin bu konudaki zafiyeti nedeniyle BTK tarafından soruşturma açıldığını, 21.02.2023 tarihli haberde ------ ulusal roamingi düzenleyen yönetmeliğin iptali için dava açıldığı bilgisinin geçmediğini, ülkenin altyapısının içinde bulunduğu duruma ilişkin haber yapıldığını, bu haberde fiber altyapı yatırımlarının çoğunluğunun ------ sorumluluğunda olduğunun belirtildiğini, 22.02.2023 tarihli haberde davacı iştiraki olan ------- alt yapısına ilişkin istatistiki verilerin paylaşıldığı ve dünya örnekleriyle kıyaslandığını, 23.02.2023 tarihli haberde, deprem öncesi ve sonrası döneme ilişkin ------ verilerinin paylaşıldığını, davacını hangi tarihte bu haritayı güncellediğinin bilinemeyeceğini, 01.03.2023 tarihli haberde ------ operatörlerinin baz istasyonu yapacakları binaların depreme dayanıklılığını araştırmadığı üzerinde durulduğunu, doğrudan davacıya yönelik bir ifadeye yer verilmediğini, yazının son paragrafında ------ konuyla ilgili açıklamasına yer verilerek istenen sonucun alınmadığının belirtildiğini, davaya konu haberlerin hukuka uygun olduğunu, bu haberlerin gerçeği yansıttığını, güncel olduğunu ve kamu yararına hizmet ettiğini, davacının davalı ve aynı gruptaki şirketlere karşı 9 ayrı dava açtığını, bir yıldırma politikası içine girdiğini, ileri sürülerek davanın reddine karar verilerek, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesi talep edilmiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE: Dava hukuki niteliği itibariyle, yapılan haberler nedeni ile oluşan haksız rekabet iddiası ile zararın tazminine yönelik olarak açılan tazminat davasıdır.Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
03.01.2024 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle; " Dava dosyası, dosyaya sunulan bilgi ve belgeler ile tarafların sunduğu ticari defterlerindeki kayıtları ve dayanağı belgeler üzerinde yapılan incelemeler neticesinde, 21.02.2023 ve 23.02.2023 tarihli davalının internet sayfalarında yayınlanan haberlerin iyiniyet ve objektif habercilik esaslarına bağlı olarak yayınlandığından bahsedilmesinin mümkün olmadığı, bu yönüyle söz konusu haberlerin TTK m. 55/1,a-1 kapsamında kötüleme haksız rekabet eylemine sebebiyet verebileceği, 22.02.2023 ve 01.03.2023 tarihli davalının internet sayfalarında yayınlanan haberleştirilen olgunun “karalama/kötüleme amacını” taşıdığından bahsedilmesinin mümkün bulunmadığı bu itibarla söz konusu haberler yönünden TTK m. 55/1,a-1 kapsamında kötüleme haksız rekabet eyleminin varlığından bahsedilemeyeceği, Mahkemece haksız rekabetin varlığına karar verildiği durumda, manevi tazminat talebine ilişkin şartlar çerçevesinde manevi tazminat miktarına karar verme konusunda takdirin Mahkemenizde olduğu, " şeklinde rapor sunulmuştur.02.03.2025 tarihli bilirkişi heyeti raporunda özetle; " Medya sektörü açısından değerlendirme kapsamında; Bir haberdeki iddiaların yeterli kanıtlara dayanmıyorsa ve yalnızca ------ olumsuz bir konuma yerleştirecek şekilde sunuluyorsa, bu durumun medya sektörü açısından etik dışı rekabet kapsamında değerlendirilebileceği, ancak haberlerin genel içeriği, sektörel bir eksiklik analizine dayandığı için tümüyle etik rekabet oluşturduğunu söylemenin güç olduğu, iki haberde net olarak bu hususların yer aldığı, haberlerin, ------ operatörlerinin depremdeki performansına yönelik genel bir değerlendirme sunsa da, özellikle -------- kapsama haritasındaki değişiklikler üzerinden eleştirilmesinin, şirket açısından olumsuz bir algı yaratabileceği, haberlerde açıkça hakaret, yanlış bilgi verme veya manipülatif ifadeler tespit edilmediği, ancak, haberlerin ------ diğer operatörlerden daha fazla eleştirmesinin, tarafsızlık ve etik ilkesi açısından sorun teşkil ettiği, Haberlerin somut kanıtlara dayanmadan ve -------- kendini savunmasına olanak tanımadan yayımlandıysa, kişilik hakları ihlali ve haksız rekabet iddialarını somut bir zemine taşıyabileceği, basın özgü çerçevesinde değerlendirildiğinde, haberin tamamen hukuka aykırı olduğunu söylemenin imkânsız olduğu, -----, haberlerin kendisine zarar verdiğini düşünüyorsa tekzip talebinde bulunabileceği, genel olarak, ------- bu haberlerinin her ne kadar eleştirel gazetecilik sınırları içinde kalsa da, bazı ifadelerin ------- açısından itibar zedeleyici olduğu, bu nedenle şirketin, özellikle ulusal roaming ve kapsama haritası değişiklikleri konularındaki iddialar nedeniyle kendi sektöründe maddi ve manevi zarar görebileceği, hukuki açıdan değerlendirme kapsamında, yapılan haberlerin eleştiri sınırını aşan “gereksiz yere incitici açıklamalarla kötüleme” olarak nitelendirilemeyeceği, kamunun aydınlatılması amacı taşıdığı; Bu nedenle Türk Ticaret Kanunu madde 55/1 anlamında bir haksız rekabet halinin somut olayımızda oluşmadığı, bu nedenle Türk Ticaret Kanunu madde 55/1 anlamında bir haksız rekabet halinin somut olayımızda oluşmadığı," şeklinde rapor sunulmuştur. 16.07.2025 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle; " Medya sektörü açısından yapılan değerlendirme ve inceleme kapsamında; Değerlendirme kısmında detaylı bir şekilde izah edilen sebepler nedeniyle kök raporda medya sektörü açısından bir değişikliğe gerek duyulmadığı, bir haberdeki iddiaların yeterli kanıtlara dayanmıyorsa ve yalnızca ------ olumsuz bir konuma yerleştirecek şekilde sunuluyorsa, bu durumun medya sektörü açısından etik dışı rekabet kapsamında değerlendirilebileceği, ancak haberlerin genel içeriği, sektörel bir eksiklik analizine dayandığı için tümüyle etik rekabet oluşturduğunu söylemenin güç olduğu, iki haberde net olarak bu hususların yer aldığı, haberlerin, ----- operatörlerinin depremdeki performansına yönelik genel bir değerlendirme sunsa da, özellikle ------ kapsama haritasındaki değişiklikler üzerinden eleştirilmesinin, şirket açısından olumsuz bir algı yaratabileceği, haberlerde açıkça hakaret, yanlış bilgi verme veya manipülatif ifadeler tespit edilmediği, ancak, haberlerin ------ diğer operatörlerden daha fazla eleştirmesinin, tarafsızlık ve etik ilkesi açısından sorun teşkil ettiği, haberlerin somut kanıtlara dayanmadan ve ----- kendini savunmasına olanak tanımadan yayımlandıysa, kişilik hakları ihlali ve haksız rekabet iddialarını somut bir zemine taşıyabileceği, basın özgürlüğü çerçevesinde değerlendirildiğinde, haberin tamamen hukuka aykırı olduğunu söylemenin imkânsız olduğu, -----, haberlerin kendisine zarar verdiğini düşünüyorsa tekzip talebinde bulunabileceği, genel olarak, ----- bu haberlerinin her ne kadar eleştirel gazetecilik sınırları içinde kalsa da, bazı ifadelerin ------- açısından itibar zedeleyici olduğu, bu nedenle şirketin, özellikle ulusal roaming ve kapsama haritası değişiklikleri konularındaki iddialar nedeniyle kendi sektöründe maddi ve manevi zarar görebileceği, hukuki açıdan değerlendirme kapsamında, yapılan haberlerin ve açıklamaların ölçüsüz ve eleştiri sınırını aşan “gereksiz yere incitici açıklamalarla kötüleme” olarak nitelendirilemeyeceği, kamunun aydınlatılması amacı taşıdığı; bu nedenle Türk Ticaret Kanunu madde 55/1 anlamında bir haksız rekabet halinin somut olayımızda oluşmadığı," şeklinde rapor sunulmuştur.
Haksız rekabet, TTK'nın 54. vd. maddelerinde düzenlenmiştir. TTK'nın 54/1 maddesinde haksız rekabetin amacı "bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanması" olarak ifade edilmiş; 54/2'de ise haksız rekabet tarif edilerek "rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır" şeklinde belirtilmiştir. TTK'nın 55. maddesinde ise haksız rekabet sayılan bazı haller, sınırlayıcı olmamak üzere sayılmıştır. Bu nedenle sayılan haller dışındaki eylemlerin haksız rekabet oluşturup oluşturmadığının somut olayın özelliklerine göre değerlendirilmesi gerekmektedir.TTK'nın 55/1-a,1 maddesinde, "Başkalarını veya onların mallarını, iş ürünlerini, fiyatlarını, faaliyetlerini veya ticari işlerini yanlış, yanıltıcı veya gereksiz yere incitici açıklamalarla kötülemek", TTK’nın 55/1-a,5 maddesinde, “Kendisini, mallarını, iş ürünlerini, faaliyetlerini, fiyatlarını, gerçeğe aykırı, yanıltıcı, rakibini gereksiz yere kötüleyici veya gereksiz yere onun tanınmışlığından yararlanacak şekilde; başkaları, malları, iş ürünleri veya fiyatlarıyla karşılaştırmak ya da üçüncü kişiyi benzer yollardan öne geçirmek” haksız rekabet olarak nitelendirilmiştir.İfade özgürlüğü demokratik bir toplumun en önemli temellerinden birisi olup, toplumsal ilerlemenin ve her kişinin gelişiminin başlıca koşullarından birini teşkil etmektedir. AİHS'nin 10. maddesinin ikinci fıkrası saklı kalmak koşuluyla, ifade özgürlüğü yalnızca iyi karşılanan ya da zararsız veya önemsiz olduğu düşünülen değil, aynı zamanda kırıcı, hoş karşılanmayan ya da kaygı uyandıran “bilgiler” ya da “düşünceler” için de geçerlidir, çoğulculuk, hoşgörü ve açık düşünce bunu gerektirir ve bunlar olmaksızın “demokratik bir toplum” olamaz. 10. maddede benimsenen ifade özgürlüğü bu şekilde olmakla birlikte, yine de bu dar bir yorum gerektiren istisnalar içermektedir ve bu hakkı kısıtlama ihtiyacının ikna edici bir biçimde ortaya konması gerekmektedir-------İfade özgürlüğü geniş bir şekilde yorumlanmakta ise de, sınırsız olmadığı da Sözleşme’nin 10. maddesinin ikinci fıkrasında belirtilmiştir.Anayasa’nın 26. maddesinin ikinci fıkrasında bu hürriyetlerin kullanılması, sınırlandırılması düzenlenmiş; millî güvenlik, kamu düzeni, kamu güvenliği, Cumhuriyetin temel nitelikleri ve Devletin ülkesi ve milleti ile bölünmez bütünlüğünün korunması, suçların önlenmesi, suçluların cezalandırılması, Devlet sırrı olarak usulünce belirtilmiş bilgilerin açıklanmaması, başkalarının şöhret veya haklarının, özel ve aile hayatlarının yahut kanunun öngördüğü meslek sırlarının korunması veya yargılama görevinin gereğine uygun olarak yerine getirilmesi amaçlarıyla sınırlanabileceği ifade edilmiştir.
Düşünce ve kanaat özgürlüğü sınırının aşılması ve kişilik hakkına saldırı seviyesine ulaşması hâlinde 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 58. ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 24. maddeleri gereğince manevi tazminat istenebilecektir. ( YHGK----Somut olayda 6 Şubat 2023 tarihinde ------ merkezli deprem sonrasında davalının internet sitesinde davacıya yönelik yapılan haberlerin davacıyı karalama ve kötüleme kastıyla yapıldığı, davacının ticari itibarının zedelendiği, haksız rekabet teşkil ettiği iddiası ile manevi tazminat isteminde bulunulmuştur. 6 Şubat 2023 tarihinde meydana gelen ------ merkezli olan ve 11 ili etkileyip on binlerce kişinin ölümü ile sonuçlanan deprem sonrası davalılar tarafından yapılan haberlerin içerikleri irdelendiğinde haberlerin doğrudan davacı ----- hedef almadığı, ------ ticari itibarını zedeleyici, haksız rekabet içeren söylemler içermediği; deprem sonrası davacı ve diğer operatörlerin yer aldığı iletişim sektörün ülke çapındaki doğal afetler sonrası yaşadıkları aksaklıklar ve eksikliklerin dile getirildiği, bu dile getirmenin halinin ifade özgürlüğü kapsamında halkı bilgilendirmeye, ------ operatörlerine eksiklikler konusunda yol göstermeye yönelik olduğu, dolayısıyla bu söylemlerin davacı şirketin faaliyetlerini veya ticari işlerini yanlış, manipülatif, yanıltıcı veya gereksiz yere incitici nitelikte olmadığı, TTK'da aranan haksız rekabet şartlarını taşımadığı, davacının kişilik haklarına zarar verici olmadığı, eleştirel ve yol gösterici haber niteliğinde olduğu, kamunun aydınlatılmasının amaçlandığına kanaat getirildiğinden davacının şartları oluşmayan manevi tazminat isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Karar harcı 615,40-TL 'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 17.077,50 TL harcın mahsubu ile artan 16.462,10-TL harcın, karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-Davalılar tarafından yapılan 7.500,00 TL bilirkişi ücreti yargılama giderinin davacı taraftan tahsili ile davalılara tarafa verilmesine,
5-Davalılar kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. 10/3. maddesindeki esaslara göre belirlenen 30.000,00 -TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
6-Davacı tarafından dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,Dair; davacı vekili ile davalılar vekilinin yüzüne gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde ------ Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim