mahkeme 2023/135 E. 2025/633 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2023/135

Karar No

2025/633

Karar Tarihi

16 Eylül 2025

T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/135
KARAR NO : 2025/633

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 24/02/2023
KARAR TARİHİ : 16/09/2025

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVACI İDDİA ve TALEP: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı gerçek kişi tacir atasında ticari iş ilişkisinin bulunduğunu, müvekkili şirketin, taraflar arasındaki ticari iş ilişkisinin (bütün yükümlülüklerini eksiksiz bir şekilde yerine getirdiğini, taraflar arasındaki mevcut ticari ilişkisi kapsamında, müvekkili şirket tarafından ------ no.lu, 02.12.2022 düzenleme tarihli ve 141.600,00 TL bedelli bir fatura düzenlendiğini ve 20.12.2022 tarihinde davalıya ait telefon numarasına da ------- üzerinden davalıya iletildiğini, ancak davalının fatura bedelini müvekkili şirkete ödemediğini, bunun üzerine davalı şirket aleyhine ----- İcra Müdürlüğü'nün ------Sayılı dosyasıyla davalı aleyhine icra takibi başlattıklarını, davalının takibe itiraz ettiğini ve takibin durduğunu beyanla; davanın kabulüne, davalının icra takibine itirazının iptali İle takibin devamına, davalının haksız ve kötü niyetli itirazı nedeniyle takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

SAVUNMA
Davalı yan kendisine yapılan usulüne uygun tebliğe rağmen davacı yanın dava dilekçesine cevap vermemiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE: Dava hukuki niteliği itibariyle, ------ İcra Müdürlüğünün ------sayılı icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın İİK 67 maddesi gereğince iptali ile icra inkar tazminatı isteminden ibarettir.İİK. mad. 67/I -III, V‟de düzenlenmiş bulunan itirazın iptali davası, borçlunun itirazının hükümsüz kılınarak, itiraz ile duran ilâmsız takibe konu olan alacağın varlığının saptanarak, icra takibinin devam etmesini (ve bu suretle, takip konusu alacağın borçludan alınmasını) sağlamak amacı ile açılır.
İtirazın iptali davası açılabilmesi için; a) Yetkili icra dairesinde yapılmış geçerli bir ilamsız icra takibi bulunmalıdır. İtirazın iptal davası, icra takibi ile bağlantılı olduğundan, davalı aleyhine yapılmış geçerli bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası dinlenmez. Yetkili icra dairesinde yapılmış usulüne uygun bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası açılamaz. Eğer, icra mahkemesince “ödeme emrinin iptaline” ya da “icra takibinin iptaline” karar verilmişse, iptal davası konusuz kalır.
b) Borçlu tarafından süresi içinde yapılmış -ve hakkındaki takibi durdurmuş olan- geçerli bir itiraz bulunmalıdır.
Borçlu tarafından süresinden sonra ödeme emrine itiraz edilmiş olduğu için ya da süresi içinde olmakla beraber yanlış (yetkisiz/görevsiz) yere itiraz edildiği için takip kesinleşmisse veya takip, borçlunun itirazı nedeniyle değil de icra mahkemesinin kararıyla durdurulmuşsa bu gibi durumlarda itirazın iptali davası açmakta hukuki yarar bulunmayacaktır.
c) Alacaklı tarafından, borçlunun itirazının kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde itirazın iptali davasının açılmış olması gerekir. Alacaklının, “itirazın kendisine tebliğinden itibaren” bir yıl içinde borçlunun itiraz ettiği alacağının tespiti ve itirazın iptali dileğiyle açtığı dava “itirazın iptali” davası niteliğini taşır. Bu davanın açılabildiği, “bir yıllık süre” hak düşürücü süredir. Bir yıllık dava açma süresinin başlangıcı, “itirazın alacaklıya tebliğ tarihi”dir. Bu halde; borçlunun itirazı, alacaklıya tebliğ edilmemişse, bir yıllık dava açma süresi işlemeye başlamayacaktır. Davacının, itirazı herhangi bir şekilde öğrenip öğrenmemesi de sürenin başlamasını gerektirmez. İtirazın iptali istemine konu, ----- İcra Müdürlüğünün ----- sayılı esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklının, davalı borçlu aleyhine genel haciz yolu ile icra takibinde buludğu, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği; borçlu tarafından Borca itiraz edildiği, itiraz dilekçesinin davacı tarafa tebliğ edilmediği huzurdaki davanın yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Bilirkişi tarafından alınan raporda ," Defterlerin Usulüne Uygun Tutulup! Tutulmadığı Yönünden; Davacı şirketin 2022 yılına ilişkin ticari defterlerinin açılış ve ka anış tasdiklerinin zamanında yapıldığı, TTK ve VUK hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu, Davalı şirketin 2022 yılında defter beyan sistemine tabi olduğu, gelir ve gider sayfalarını sunmuş olduğu, Davacı Alacağı Yönünden: Takip konusu alacağı oluşturan fatura itibariyle, davacı şirketin kendi defterlerinden davalı şirketten 141 .600,00 TL tutarında alacaklı olduğu, Mahkemenin talebi doğrultusuhda dava dosyasına gönderilen Vergi Dairesi Yazı cevaplarının incelenmesinde, davacı şirketin takip konusu fatura yönünden Bs (Satış) bildiriminde bulunduğu, davalı şirketin Ba-Bs mükellefiyetinin bulunmaması nedeniyle Ba formlarının boş olduğu, davalı şirketin defter beyan sistemi defter çıktılarının incelenmesinde, takip konusu faturanın davalı defterlerinde ver almadığı fatura içeriği hizmetin ifasına ilişkin apılan incelemede, faturanın e-arşiv faturası olarak düzenlendiği, faturanın davalı şirkete teslimine ilişkin ------- ekran görüntüsü haricinde herhangi bir belgenin sunulmadığı, ayrıca fatura içeriği tamir ve bakımın yapıldığına ilişkin somut herhangi bir belgenin bulunmadığı, davalı beyan dilekçesinde, davacı şirkete sağlam bir şekilde iade ettiğini, kiralama bedeli olan 70.000,00 TL tutarında ödeme yaptığını, yaptıkları anlaşmada hiçbir bakım veya onarım ücretinin tarafına yansıtılacağının ve faturalandırılacağının bilgisinin verilmediğini, ayrıca faturalandırılan tutarın çok yüksek bir tutar olduğunu belirtmiş olduğu, dava konusu fatura içeriği hasar ve boyutunun uzmanlık alanı dışında olduğu, yapılan tespitler doğrultusunda, davacının fatura alacağını talep edip edemeyeceğine, ilişkin davalının beyan dilekçesinde belirtmiş olduğu hususlarda hukuki değerlendirmenin mahkemeye ait olduğu, faiz yönünden, davacı/alacaklı takip öncesinde faiz talebinde bulunmadığı için taleple bağlılık kuralı gereği bu konuda değerlendirme yapılmadığı, Mahkeme'nin kısmen ya da tamamen davacı lehine hüküm kurması halinde; tarafların tacir olması, işin ticari iş olması, temerrüt faiz oranının önceden kararlaştırkılmamış olması münasebetiyle, takip sonrasında hükmolunacak davacı alacağı için 3095 s.k m.2/2 kapsamında ticari faiz talebinin yerinde olduğu," şeklinde rapor sunulmuştur.İtirazlar doğrultusunda bilirkişi heyetine teknik bilirkişi eklenerek yeniden rapor tanzimi istenilmiştir.
Bilirkişi heyeti tarafından tarafından verilen ek raporda özetle; "Dosya içeriğinde kiralama işleminin kapsamı, süresi, fiyatı, teslimin nasıl yapılacağı gibi konularla ilgili taraflar arasında imzalanmış herhangi bir sözleşme ayrıca davalı tarafından cihazlar davacıya teslim edildiğinde cihazların çalışır vaziyette teslim edildiğine dair karşılıklı olarak imzalanmış herhangi bir belge bulunmadığı, davalı tarafından kiralanan ------ cihazlara (projektörlere) belirli periyotlarla filtre temizliği veya değişimi, lens temizliği, ayarların kontrol edilmesi,.. vs. İşlemlerinin yapılması gerektiği, ------- cihaz bakım ücretinin toplam 29.830,08 TL+ KDV 1 adet ------ cihaza tamir ve bakım işlemi yapıldığı, tamir işleminde hangi parçaların ve kaç adet değiştiği (Lamba, Lens, ----, Kontrol Kartı... vs.) ve tamir için harcanan süre bilinemediğinden tamir bedeli hususunda değerlendirme yapılamadığı, yapılan tespitler ve değerlendirmeler neticesinde; taraflar arasında yazılı sözleşmenin bulunmadığı gibi, kiralık olarak verilen cihazların iadesinde eksiklik, aksaklıklarla, tamiri gereken kırıklar v.b. ilgili bir belgenin de bulunmadığı, soyut ifadelerden oluştuğu, diğer taraftan düzenlenen faturanın taraflar arasında ihtilafsız olan kiralama işlemini içermeden fatura açıklamasında “Yere düşen 1 adet ------Tamiri ve Bakım, 3 adet - --- Bakımı, 4 adet ------- Projektör Bakımı..” yazdığı, tamiri yapılan cihazlarda hangi parçanın niçin tamir edildiğinin de somut olmadığı, davalının ödemiş olduğu 70 Bin TL kiralama bedelinin bu fatura içeriğinde bulunmadığı, davacının kiralık cihazlara yaptırdığı bakım ve tamirin davalı kaynaklı olduğunun dosyadaki delil durumuna göre ispata muhtaç kaldığı, mahkemenin heyetimiz görüşünün aksine kısmen ya da tamamen davacı iddiaları lehine hüküm tesis etmek istemesi halinde, teknik heyet üyemiz tarafından bakım bedelinin 30.000 TL + KDV olabileceği, " şeklinde rapor sunulmuştur.
Fatura düzenlenmesi ve dayanağı kanıtlanamayan faturalar davacı defterlerinde kayıtlı olması ve faturaya itiraz edilmemiş olması tek başına akdi ilişkinin kanıtı olamaz(Yargıtay HGK'nun 19/09/2018 Tarih, ----- Esas ve ------ Karar Sayılı İlamı). Davada ispat külfeti faturalar nedeniyle alacaklı olduğunu iddia eden davacının üzerindedir. Davacının faturalara konu malları davalıya teslim ettiğini usulüne uygun delillerle ispatlaması gerekir(Yargıtay ----. Hukuk Dairesi'nin 22/02/2016 Tarih, ----- Esas ve ------ Karar Sayılı İlamı).
Ticarî defterlerin ibrazı ve delil niteliği, HMK’nın 222. maddesinde düzenlenmiş olup maddenin 1. fıkrasında mahkemenin, ticarî davalarda tarafların ticarî defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebileceği ve aynı maddenin 2. fıkrasında ise ticarî defterlerin, ticarî davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması gerektiği düzenlenmiştir. Ticarî defter kayıtları ikinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan tarafın, ticarî defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticarî defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticarî defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir (HMK m. 222/3). Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticarî defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olurlar. (HMK m. 222/4).
Öte yandan taraflardan birinin diğer deliller yanında karşı tarafın ticarî defterlerine dayanmasıyla karşı taraftan ticarî defterlerin ibrazının istenilmesi, ancak ticarî defterlerin ibrazından kaçınılması durumunda, HMK’nın belgelerin ibraz mecburiyetini içeren 219 ve devamındaki hükümler uygulama alanı bulacaktır. Bu çerçevede HMK’nın 220/3. maddesinde düzenlenen belgenin ibraz yükümlülüğüne aykırı davranışın sonucunda, HMK’nın 222/5. maddesindeki düzenlemeden farklı olarak hâkime takdir hakkı tanınmış olup hâkim, ibraz edilmeyen belgenin/ticarî defterin içeriği hakkında, somut durumun niteliğine uygun düştüğü ölçüde yapacağı değerlendirme sonrasında ibrazı isteyen diğer tarafın beyanının kabul edilip edilemeyeceğine karar verecektir (-------(Yargıtay HGK'nın 27.01.2022 tarihi ve ----- sayılı kararı )
Somut olayda davacı ve davalı tarafın ticari defterleri alacağın varlığının ispatı için incelenmiş olup davacı yanın kendi ticari defterlerine göre davalıdan 141.600,00 TL alacaklı olduğu, davalı tarafın ticari defterlerine de ise uyuşmazlık konusu olan 02/12/2022 tarihli, 141.600,00 TL bedelli faturaya ilişkin kayıt olmadığı tespit edilmiştir. Davalının VUK 177. Maddesindeki hadleri aşmasına rağmen işletme esasına göre defter tutmasından dolayı BA-BS formu verme zorunluluğu bulunmadığı anlaşıldığından uyuşmazlık konusu faturanın vergi dairesine bildirilmediği anlaşılmıştır. Her ne kadar davalı tarafından davacıya 12/09/2022, 07/10/2022, 16/10/2022 tarihlerinde toplamda 70.000,00 TL ödeme yaptığı defter kayıtlarından anlaşılmış ise de ödemelerin dava konusu fatura kapsamında ön ödeme olarak yapıldığına ilişkin bir delil olmadığı, ödemelerin fatura tarihinden önce olduğu dolasıyla dava konusu fatura için yapılmış ödemeler olduğu hususunun ispata muhtaç olduğu görülmüştür. Bu durumda davacının davalıya fatura konusu olan tamir ve onarım hizmetini sunduğunu ispatlaması gerekmektedir. Kural olarak ispat yükü kendisine düşen taraf o vakıayı başka delillerle ispat edemezse son çare olarak yemin deliline başvurulması gerekmektedir. Yemin teklifine dayanan taraf bunu dava dilekçesinde veya cevap dilekçesinde açıkça belirtmesi gerekir. Mahkeme ancak bu halde (dava dilekçesinde veya cevap layihasında yemin deliline dayanıldığının bildirilmesi halinde) yemin teklifini hatırlatmakla yükümlüdür. Davacı tarafın dava dilekçesinde yemin deliline dayandığı görüldüğünden davacı tarafa yemin delili hatırlatılmış, davacı tarafından yemin metni sunulmuş, davalı taraf 24.06.2025 tarihli celse de kullanmış olduğu elektronik cihazları davacı şirkete çalışır halde ve sağlam şekilde teslim ettiğine ilişkin olarak yemin etmiştir. Hal böyle olunca ispat külfeti üzerinde davacının iddiasını ispatlayamadığı anlaşıldığından davanın reddine karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Karar harcı 615,40-TL 'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 1.710,18-TL harcın mahsubu ile artan 1.094,78-TL harcın, karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
5-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 30.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Davacı tarafından dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,
7-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,Dair; davacı vekilinin yokluğunda, davalı vekilini yüzüne karşı gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde ----- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim