mahkeme 2023/127 E. 2024/578 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2023/127

Karar No

2024/578

Karar Tarihi

12 Temmuz 2024

T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/398 Esas
KARAR NO: 2024/590
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satıma Konu Malın İadesi)
DAVA TARİHİ: 08/06/2023
KARAR TARİHİ: 12/07/2024

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satıma Konu Malın İadesi) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA;Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil tacir -----tarihinde davalı şirketin------- adlı internet sitesi üzerinden satılan plakalardan 4600,00 TL tutarın toplu sipariş verdiğini, söz konusu sipariş 13.02.2023 tarihinde teslim edildiğini, plakaların kırık olduğunu, karşı tarafı arayarak aynı gün plakaları iade için kargoya verdiğini, davalı şirket plakaları kabul etmemiş ve kargo Müvekkiline iade edildiğini, bunun üzerine -------Sayılı dosyası üzerinden davalı aleyhine plaka ücreti ile kargo masraflarının iadesine yönelik icra takibi başlatıldığını söz konusu icra takibine karşı davalı tarafından 20.02.2023 tarihinde itiraz edildiğini, takibin durduğunu arabulucuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığını, tüm bu nedenlerle açılan davanın kabulüne, itirazın iptaline, takibin devamına, davalının takibe konu alacak üzerinden %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.

SAVUNMA; Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Satıcının ürünü kargo şirketine teslim attığı andan, kargo şirketinin ürünü tüketiciye teslim anına kadar hasar kargo şirketine ait olacağını, ürünü teslim aldıktan sonra ürünün ayıplı olup olmadığının tespiti tüketiciye ait olduğunu, bu kapsamda tüketicinin hak ve yükümlülüklerine hâkim olması gerektiğini, tüketici ürününü kargo şirketi çalışanı aracılığıyla teslim aldığı anda mutlaka incelenmeli, eşyanın ayıplı olup olmadığı, faturanın mevcut olup olmadığı mutlaka tespit edilmesi gerektiğini ve bu gibi ayıpların tespit edilmesiyle beraber ilgili kargo çalışanına “Hasar tespit tutanağı” hazırlatılması önem arz edeceğini, kargo esnasında kırılan ürünlerin sorumluluğu müvekkil şirkete ait olmadığını, Çünkü kargo şirketi müvekkil şirketin ürünlerini sigorta kapsamında taşıdığını. Sevkiyat esnasında kırılan ya da zarar gören ürünlerin kargo teslimi sonrası kontrol edilip bu ürünler hakkında ilgili kargo şubesi tarafından hasar tespit formu istenmesi gerektiğini, davalı taraf, kargo teslimi sırasında herhangi bir incelemede bulunmamış ve kanun ve yönetmelikte düzenlenen işlemlerin hiç birini yerine getirmediğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla bir an için müvekkilin kırılan ürünlerden sorumluluğu varsayıldığında dahi sözleşmeden dönme ayıplı malın değiştirilmesinde oransızlık olduğu aşikar olduğunu, müvekkil şirketin kırılan ürünlerin yerine yenisini göndereceğini davacıya söylemesine rağmen davacının tüm ürünlerden vazgeçtiğini söylediğini, bu duruma cayma hakkı olmadığını tüm bu nedenlerle açılan davanın reddine, davacının %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatı ödemeye mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini beyan etmiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE: Dava hukuki niteliği itibariyle--------sayılı icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın İİK 67. maddesi gereğince iptali ile icra inkar tazminatı isteminden ibarettir.İİK. mad. 67/I -III, V‟de düzenlenmiş bulunan itirazın iptali davası, borçlunun itirazının hükümsüz kılınarak, itiraz ile duran ilâmsız takibe konu olan alacağın varlığının saptanarak, icra takibinin devam etmesini (ve bu suretle, takip konusu alacağın borçludan alınmasını) sağlamak amacı ile açılır.İtirazın iptali davası açılabilmesi için; a) Yetkili icra dairesinde yapılmış geçerli bir ilamsız icra takibi bulunmalıdır. İtirazın iptal davası, icra takibi ile bağlantılı olduğundan, davalı aleyhine yapılmış geçerli bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası dinlenmez. Yetkili icra dairesinde yapılmış usulüne uygun bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası açılamaz. Eğer, icra mahkemesince “ödeme emrinin iptaline” ya da “icra takibinin iptaline” karar verilmişse, iptal davası konusuz kalır.
b) Borçlu tarafından süresi içinde yapılmış -ve hakkındaki takibi durdurmuş olan- geçerli bir itiraz bulunmalıdır. Borçlu tarafından süresinden sonra ödeme emrine itiraz edilmiş olduğu için ya da süresi içinde olmakla beraber yanlış (yetkisiz/görevsiz) yere itiraz edildiği için takip kesinleşmisse veya takip, borçlunun itirazı nedeniyle değil de icra mahkemesinin kararıyla durdurulmuşsa bu gibi durumlarda itirazın iptali davası açmakta hukuki yarar bulunmayacaktır.
c) Alacaklı tarafından, borçlunun itirazının kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde itirazın iptali davasının açılmış olması gerekir. Alacaklının, “itirazın kendisine tebliğinden itibaren” bir yıl içinde borçlunun itiraz ettiği alacağının tespiti ve itirazın iptali dileğiyle açtığı dava “itirazın iptali” davası niteliğini taşır. Bu davanın açılabildiği, “bir yıllık süre” hak düşürücü süredir. Bir yıllık dava açma süresinin başlangıcı, “itirazın alacaklıya tebliğ tarihi”dir. Bu halde; borçlunun itirazı, alacaklıya tebliğ edilmemişse, bir yıllık dava açma süresi işlemeye başlamayacaktır. Davacının, itirazı herhangi bir şekilde öğrenip öğrenmemesi de sürenin başlamasını gerektirmez. İtirazın iptali istemine konu,-------- sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklının, davalı borçlu aleyhine genel haciz yolu ile icra takibinde bulunduğu, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği; borçlu tarafından borca itiraz edildiği, itiraz dilekçesinin davacı tarafa tebliğ edilmediği huzurdaki davanın yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Bilirkişi tarafından alınan raporda özetle; Davaya konu ürünlerin araç plaka altlığı olduğu, ürünlerin üzerine alıcı firmasının marka / unvan gibi ayırt edici niteliğinin, satıcı tarafında baskı yoluyla basılmış olmasından dolayı ürünlerin kişiye özgü ürünler olduğu, hasar fotoğraflarından teslim edilen bazı ürünlerin kenar kısımlarının kırık olduğu, alıcıya teslim edilen ürünlerin bazılarının hasarlı olarak teslim edilmiş olduğu, taraflar arasında uyuşmazlık konusu olan ürünlerin bazılarının alıcıya kırık / hasarlı olarak teslim edildiği hususunda tarafların mutabık oldukları, dava ve cevap dilekçesinden anlaşıldığı gibi hasar fotoğraflarında da bazı ürünlerin kırık oldukları görüldüğü, Dava konusu plaka altlıklarına ait hasar fotoğraflarından anlaşıldığı kadarıyla, ürünlerin bir kısmı kargoda taşındığı esnada zarar görmüş, davalı alıcıya bir kısım ürünler hasarlı / ayıplı olarak teslim edildiği anlaşıldığı, dava konusu plaka altlıklarının niteliği ve internet ortamında satışın gerçekleşmiş olması dikkate alındığında, ürünlerin davalı alıcıya kapalı ambalaj ile gönderilmiş olması gerektiği değerlendirilmiş, kapalı ambalajdan dolayı davacı alıcının teslim anında görsel olarak makul bir inceleme ile göremediği hasarlı ürünler ile ilgili olarak TTK 889. Maddesinde belirtilen süreler içerisinde davalı satıcıyı bilgilendirdiği, ürünleri bu süre içerisinde davalı satıcıya geri gönderdiği anlaşıldığı, ancak dava konusu ürünlerin tamamının hasarlı olmadığı, bir kısımının hasarlı olduğu, bir kısım ürünlerin sağlam olduğu ve ürünlerin kişiye özgü ürünler olduğu dikkate alındığında, Mesafeli Sözleşmeler Yönetmeliğ' nin 15. maddesinden, davacının sağlam olan kişiye özgü olarak, davalı firmaya hazırlattığı ürünleri iade edemeyeceği anlaşıldığı, davalı satıcının hasarlı ürünlerin yerine, yeni ürünler gönderme teklifinin uyuşmazlığın çözümü için makul olduğu değerlendirildiği, Kargo taşıması esnasında zarar gören ürünlerde, taşıyıcının sorumluluğundan söz edebilmek için gönderenin ürünleri gerekli özeni göstererek uygun bir ambalaj ile kargolayıp kargolamadığının tespit edilmesi gerektiği, TTK 862 ve 875. Maddelerinde gönderenin ürünleri zıya ve hasardan koruyacak ve taşıyıcıya zarar vermeyecek şekilde ambalajlama yapması gerektiği ifade edildiği, dava konusu ürünlerin bir kısmının davacıya hasarlı olarak teslim edilmiş olduğu, kişiye özgü olarak, davacı tarafından davalı satıcıya özel olarak ürettirilen ürünlerin bir kısmının, davacıya sağlam teslim edilmiş olduğu, davacı tarafından TTK 889. Maddesinde belirtilen sürelere uygun olarak hasarlı ürünler için davalı satıcıya bildirim yapılmış olduğu, dava konusu ürünlerin Mesafeli Sözleşmeler Yönetmeliği'nin 15/B. Maddesinde tarif edilen ürünlerden olmasından dolayı, Davacı tarafından davalı satıcıya özel olarak ürettirilen kişiye özgü ürünler içerisinden sağlam olanlarının iade edilemeyeceği, davalı satıcının hasarlı ürünlerin yerine, yeni ürünler gönderme teklifinin uyuşmazlığın çözümü için makul olduğu hususlarını beyan ve rapor etmiştir.Bilirkişi tarafından alınan ek rapor da özetle; Davacının sunmuş olduğu uyuşmazlık konusu ürünler ile ilgili -------- numaralı faturadan, davacının 500 adet ürünü 4.605,00 TL karşılığında davalıdan satın almış olduğu, ürünlerin adet fiyatının 9,21 TL olduğu anlaşıldığı, 19.03.2024 tarihinde yerinde inceleme yetkisi ile davacıya ait ------- adresinde bulunan iş yerinde uyuşmazlık konusu ürünler toplam 5 adet koli içerisinde görülmüş, kolilerden 3 adetinin açık olduğu, iki adetinin ise yurt içi kargo firmasının logosu bulunan koli bandı ile kapalı olduğu görülmüş, kapalı olan kolilerde açılarak uyuşmazlık konusu ürünler incelendiği, Uyuşmazlık konusu araç plaka altlıkları üzerinde yapılan inceleme ve sayım ile toplam 175 adet ürünün aynı noktadan kırılmış olduğu, 325 adet ürünün sağlam olduğu tespit edildiği, Taraflar arasında tanzim edilmiş fatura birim fiyatları dikkate alınarak; Kırık olan 175 adet ürünün bedelinin ( 1759,21=) 1.611,75 TL olduğu hesaplandığı Ürünler ve kargolamada kullanılan ambalaj üzerinde yapılan incelemede, ürünlerin tamamının aynı noktadan kırılmış olması da dikkate alındığında ürünlerin taşıma esnasında zarar görmemiş olduklarının anlaşıldığı, Ürünler ve kırılmış oldukları noktalar üzerinde detaylı yapılan incelemede, ürünlerin plaka altlıklarının sahip olması gereken plastik esnekliğine sahip olmadıkları, malzeme olarak gevrek bir yapıya sahip oldukları ve üretim hatasından dolayı kalıbın birleşim noktasında ürün üzerinde oluşmuş çentikten dolayı ürünlerin çentik noktasından kırılmış oldukları tespit edildiği, Plaka altlıklarının sahip olması gereken esnekliğe sahip olmayan, gevrek kırılgan yapıdaki plaka altlıklarının, kalıp birleşim noktasında ürün üzerinde oluşmuş çentikten dolayı gevrekliğin de etkisiyle kırılan ürünlerin ayıplı olduğu, davacı taraf, dava dilekçesinde ayıbı ürünün kalitesi olarak ifade etmiş olduğu anlaşılmış, Davacının kırık ürünlerin bedelini talep edebileceği yönünde kanaat oluşması durumunda, davacının kırık oldukları tespit edilen 175 adet ürün için davalıdan 1.611,75 TL talep edebileceği, Davacının kalite ifadesinin mahkeme tarafından ayıp olarak değerlendirilmesi durumu için, dava konusu ürünlerin tamamının ayıplı olduğu, tamamı ayıplı olan ürünler için davacının ürünlerin tamamının bedeli olan 4.605,00 TL'yi davalıdan talep edebileceği hususlarını beyan ve rapor etmiştir.
Somut olayımızda, davacı yanın davalıdan siparış ettiği emtiaların davacı yana ayıplı olarak teslim edildiği davacının ürünleri davalıya iade ettiği akabinde davalı yanca ürünlerin iadelerinin kabul edilmeyerek davacıya tekrardan iade olduğu anlaşılmıştır. Mahkememizce toplanan tüm deliller bilirkişi kök ve ek raporları birlikte değerlendirildiğinde usul ve yasaya uygun bilirkişi raporu hükme esas alınarak davaya konu araç plaka altlıkları üzerinde yapılan inceleme ve sayım ile toplam 175 adet ürünün aynı noktadan kırılmış olduğu, 325 adet ürünün sağlam olduğu tespit edildiği, Taraflar arasında tanzim edilmiş fatura birim fiyatları dikkate alınarak; Kırık olan 175 adet ürünün bedelinin ( 175
9,21=) 1.611,75 TL olduğu hesaplandığı Ürünler ve kargolamada kullanılan ambalaj üzerinde yapılan incelemede, ürünlerin tamamının aynı noktadan kırılmış olması da dikkate alındığında ürünlerin taşıma esnasında zarar görmemiş olduklarının anlaşıldığı, ürünler ve kırılmış oldukları noktalar üzerinde detaylı yapılan incelemede, ürünlerin plaka altlıklarının sahip olması gereken plastik esnekliğine sahip olmadıkları, malzeme olarak gevrek bir yapıya sahip oldukları ve üretim hatasından dolayı kalıbın birleşim noktasında ürün üzerinde oluşmuş çentikten dolayı ürünlerin çentik noktasından kırılmış oldukları tespit edildiği, plaka altlıklarının sahip olması gereken esnekliğe sahip olmayan, gevrek kırılgan yapıdaki plaka altlıklarının, kalıp birleşim noktasında ürün üzerinde oluşmuş çentikten dolayı gevrekliğin de etkisiyle kırılan ürünlerin ayıplı olduğu bu nedenle davacı yanın ürünlerin tümünü iade nedenleri mahkememizce haklı görülmekle usul ve yasaya uygun bilirkişi raporunun ayıba yönelik tespitleri hükme esas alınarak davaya konu takibin ödemeye konu 4.600,00 TL asıl alacak üzerinden devamına, fazlaya yönelik olarak talep edilen kargo bedellerine yönelik dayanak belge sunulmadığından bu miktarlar yönünden talebin reddine ödemeye konu plakaların davacı tarafça davalıya iadesi itibaren karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur. Her ne kadar davanın kabulüne yazılmış ise de sehven kısmen kelimesinin yazılmadığı anlaşılmıştır.İcra ve İflas Kanununun 67.maddesinin 2.fıkrası gereğince, icra tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Borçlunun itirazının kötü niyetli olması ise yasal koşul değildir. İcra inkar tazminatı, aleyhindeki icra takibine itiraz eden ve işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Alacağın likit ve belli olması da gerekir. Alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlar bilinmekte ya da bilinmesi gerekmekte, böylece borçlu tarafından borcun tutarının tahkik ve tayini mümkün ise; başka bir ifadeyle borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Takip talebi ve bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde alacak likit olduğu anlaşılmakla asıl alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline ilişkin talebin kabulüne karar verilmiştir.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın kabulü ile ------- esas sayılı dosyasında davalı borçlunun yaptığı itirazın iptali ile takibin 4.600,00 TL asıl alacak üzerinden devamına, fazlaya yönelik talebin reddine
2-Alacak likit olduğundan hüküm altına alınan alacak miktarının %20'si oranında hesaplanacak icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
3- Ödemeye konu plakaların davacı tarafça davalıya iadesine
4-Karar harcı 427,60 TL 'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 247,70 TL harcın davalı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına,
5-Davacı tarafından yatırılan 179,90 TL başvurma harcı, 179,90 TL peşin harç olmak üzere toplam 359,8‬0 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine
6-Davacı tarafından yapılan tebligat, müzekkere gideri ve bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 2.835,75 TL yargılama giderinin haklılık oranına göre 2.278,51 TL sinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, kalan tutarın davacı üzerinde bırakılmasına,
7-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
8-Davanın kabul edilen kısmı için davacı yararına karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 4.600,00 TL maktu/ nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
9-Davanın reddedilen kısmı için davalı yararına karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 1.125,00 TL maktu/ nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
10-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ------bütçesinden ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin haklılık oranına göre 2.506,90 TL'nin davalıdan, 613,10 TL'nin ise davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
11-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
Dair davacı vekiline (e- duruşma sistemi üzerinden) davalı vekilinin yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde ----- Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı. 12/07/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim