mahkeme 2022/950 E. 2026/10 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2022/950
2026/10
6 Ocak 2026
T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2022/950 Esas
KARAR NO: 2026/10
DAVA: Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 13/12/2022
KARAR TARİHİ: 06/01/2026
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davalı arasında ------ işi ile ilgili olarak müvekkilinin alt yüklenici, davalının ise yüklenici sıfatı ile taraf olduğu ----- tarihli alt yüklenicilik sözleşmesinin imzalandığını, sözleşmeye istinaden ---- Yevmiye sayılı temliknamesi ile ----- tarafından ihalesi yapılmış bulunan ---- ile ilgili davalı lehine tahakkuk etmiş ve edecek hak edişlerin tamamı olan 1.484.440,00 TL'lik tutarın müvekkili şirkete temlik edildiğini, müvekkili şirketin bu bedeli talep ve tahsiline yetkili kılındığını, müvekkili tarafından alt yüklenicilik sözleşmesi ile üstlenilip ilave işlerle birlikte başarılı bir şekilde tamamlanan iş sonrasında son hak ediş tutarının yetkili kurum tarafından müvekkiline ödenmesinin beklenildiği bir aşamada müvekkilinin banka hesaplarına davalı tarafından haciz konulduğunu öğrendiğini ve yaptığı araştırmada davalı tarafından -------- Esas sayılı icra dosyaları ile hakkında icra takibi başlatıldığı, usulsüz bir şeklide yapılan tebligatlar sonucunda haciz işlemlerinin yapıldığı bilgisine ulaştıklarını, aynı gün icra dosyalarına itirazlarını sunduklarını, ----esas sayılı dosya için ---- Esas sayılı icra dosyası için --------- sayılı dosyaları ile usulsüz tebligatlara ilişkin şikayet davalarının ikame edildiğini, her iki dosyadan yapılan yargılamalar neticesinde nihai olarak ---- sayılı icra dosyası için yapmış olduğu usulsüz tebligat davasını kazandıklarını, ----esas sayılı icra dosyası için ise tebligatın usulüne uygun olduğu kararının verildiğini, davalı tarafından yapılan usulsüz tebligat işlemi ve bu tebligatı geçerli sayan ----- Esas-----sayılı hukuka aykırı karar neticesinde, takibe konu edilen 139.953,95 TL'lik takip dosyasından yapılan işlemlerle davalı tarafça, müvekkilinin --------nezdindeki alacaklarının ----- tarihinde davalı tarafından haksız surette haciz işlemleri ile tahsil edildiğini, davalı tarafından haksız surette tahsil edilen toplam 88.854,58 TL'lik bu tutarın tahsil tarihinden itibaren işleyecek ticari faizleri ile birlikte davalıdan istirdadının gerektiğini, müvekkilinin takip alacaklısı davalıya hiçbir borcu bulunmadığını, hatta müvekkilinin alacağına istinaden ---------esas sayılı dosyası ile davalı hakkında icra takibi başlatıldığını, müvekkilinin alacaklı olduğunun ticari defter ve belgeler ile sabit olduğunu, -------- ihale kayıt numarası ile kayıtlı işle ilgili tüm kayıtların celbinin gerektiğini belirtmiş olup, müvekkilinin ----- Esas sayılı dosyasından davalıya borcunun olmadığının tespitini, anılan icra dosyasından davalı tarafından ------olmak üzere haksız surette tahsil olunan toplam 88.854,58 TL'lik tutarın tahsil tarihinden itibaren işleyecek ticari faizleri ile birlikte davalıdan istirdadını, davalının İİK 72/5 mad gereğince %20'den aşağı olmamak kaydıyla tazminata hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya tahmilini vekaleten talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; İstirdat İstemine Havi Talep Yönünden: icra takip dosyasından ----- tarihinde olmak üzere 2 ödeme gerçekleştiği konusunda tartışmanın bulunmadığını, böylece davacı borçlu tarafından paranın ödendiği tarih itibariyle İstirdat davasının icra dosyasına yapılan son ödemeden itibaren bir yıl içerisinde açılması gerektiğini, süresinde açılmayan istirdat davasının bu sebeple reddine karar verilmesi gerektiğini, Menfi Tespit İstemine Havi Talep Yönünden: Davacı vekilinin dava dilekçesinde belirttiği hususların gerçekle bağdaşmadığını, söz konusu işin yapımında hakkedişlerin temliki ile, bu işler dışında ek işlerin yapım bedelini de davacının tahsil etmeye kalkıştığını, yine sözleşme hükümlerine göre davacı alt yüklenicinin yükümlülüğünde olan -----ve diğer bazı gider kalemlerini ödemeyen bununla birlikte yapım sırasında gecikmeye neden olunmasından kaynaklı gecikme cezalarını da ödemekten imtina eden yüklenicinin, sanki sadece belli bir tutarın kendisine temlik edilmiş ve harici bir temlik alacaklısı gibi davranış içine girdiğini, alt yüklenici sözleşmesi incelendiğinde, sözleşmede yapılacak işlerin tahmini bedelinin 1.245.285,86 TL+ %18 KDV si toplam 1.469.436,00 TL olduğunu, müvekkilinin işi üstlendiği devlet ile yapılan anlaşma tutarının 1.258.000,00 TL4 KDV- 1.484.000,00 TL olduğunu ve bu tutar kadar davacı lehine temlik vererek iyi niyetli olduğunu, sözleşmeye göre de 14.564,00 TL fazla bir bedeli kendisine işin sonunda iadesini sağlayacağı inancı içerisinde vermiş olduğunun kayıtlardan ve belgelerden anlaşılacağını, sözleşmenin 6.maddesinde ----- primlerinin ödenmesi yükümlülüğünün alt yüklenici olan davacı şirkete ait olduğunu, gelir vergisi, kurumlar vergisi, işçilerin ücretleri, damga resmi, KDV tevkifatı, gelir vergisi stopajları ile harçlar ile işin yapılması için gereken her türlü sarf ve harcamaların alt yüklenici olan davacının sorumluluğunda ve yükümlülüğünde olduğunu, ancak idarenin tahakkuk ve hakkediş raporlarından davacı alt yüklenicinin bunların bir kısmını yerine getirmediği ve işin tam kabulünde ödenecek bedelden kesintiye gidildiğini, işçilerin yemek, barınma ve taşıma giderlerinde de yüklenicinin sorumlu olacağının yazılı olduğunu, sözleşmenin 12.maddesinde yüklenici tarafından, 6 maddede yazılı olan ve ödeme yükümlülüğü alt yükleniciye ait giderlerin ödenmemesi halinde bunların ödenmesinin İşverene yüklenmesi ve işveren tarafından karşılanması dürümü ile karşı karşıya kalındığında, yatırılan bedellerin karşılığının alt yüklenicinin hakkedişlerinden veya teminatlarından tahsil edileceğinin belirtildiğini, idarenin kayıtlarında görüleceği üzere, alt yüklenici davacı ile yapılan sözleşmeden sonra ilave ek iş için ----- müvekkili davalı tarafından yapılan işin bedeli olarak kendisine ödenmesi gereken tutar olarak gözükmekte olduğunun görüleceğini, İdare tarafından davacıya yapılan hakkediş ödemelerinin; --- tarihinde 1.Hakkediş olarak yapılan ödeme; 251.600,00 TL+%18 KDV'si 45.288,00- 296.888,00 TL,---- tarihinde 2.Hakkediş olarak yapılan ödeme; 503.200,00 TL+%18 KDV'si 90.576,00- 593.776,00 TL, ---- tarihinde 3.Hakkediş olarak yapılan ödeme; 361.675,00 TL+%18 KDV'si 65.101,50- 426.776,50 TL, ---- tarihinde 4.Hakkediş olarak yapılan ödeme; 120.768,00 TL +%18 KDV'si 21.738,24- 142.506,24 TL olmak üzere toplam 1.459.946,00 TL tahsilat yaptığını, müvekkili tarafından davacı alt yüklenicinin işi gereğince ifa etmemesi sebebiyle, işin ihalesini yapan -------- tarafından kesilen 23.548,00 TL'si gecikme cezası, 19.050,00 TL teknik personel cezası, 12.112,53 TL ------ ödemesi, 6.064,75 TL vergi borcu, 5.853,11 KDV tevkifatı, 1.027,55 TL damga vergisi olmak üzere 67.655,00 TL tutarındaki bedelin ödenme yükümlülüğünün de davacıya ait olması nedeniyle, kurumun kestiği bedel olarak müvekkile yansıtması sebebiyle, bundan sorumlu olan alt yüklenicinin bu miktarda kazanç sağlamış olduğunu, üstelik kesin kabul öncesinde yatırılmadığı için kesin kabulü yapılmayan------- borcu olan 12.112,53 TL'si ve maliye borcu olan 6.064,76 TL'lik ödemenin müvekkili tarafından ilgili kurumlara yatırılması sonucunda ancak kesin kabul sağlanabildiğini, böylece davacının bir taraftan 1.459.946,00 TL tahsilat ile ödemekle yükümlü olduğu 67.655,00 TL tutarlı kesintiler ile birlikte kurumdan tahsil ettiği tutarın ceman 1.527.601,00 TL miktara tekabül ettiğinin görüleceğini, davacının alt yüklenici sözleşmesine göre alması gereken tutarın 1.469.436,00 TL olmasına karşılık 1.527.601,00 TL aldığını, alması gereken bedel çıkartıldığında 58.165,00 TL fazla tahsil ettiğinin ortaya çıktığını, hesap tablosu incelendiğinde, davacı alt yüklenicinin fazla tahsil ettiği 58.165,00 TL'si ile müvekkilinin ek iş nedeniyle 95.000 +KDV olarak 112.000,00 TL'si toplandığında 170.165,00 TL alacaklı olduğu, bu sebeple de borçlu hakkında yapılan icra takibinin yine de 139.953,95 TL olarak takip açılması sebebiyle fazla alacak talep etmeyi bir tarafa bıraktıklarında, halen tahsil edilen bedel düştükten sonra dosya alacaklarının devam ettiğini, bu nedenle menfi tespit isteminin gerçekle bağdaşmadığını belirtmiş olup, istirdat davasının zamanaşımı yönünden reddine, menfi tespit davası yönünden ise davacının alacağı bulunması bir yana halen borcunun bulunması sebebiyle menfi tespit isteminin reddine, halen borcu ödemediği halde işbu davayı açmak suretiyle müvekkilinin davasının takibi için avukata ödemek zorunda kalacağı %15 vekalet ücreti tutarı olan 20.992,00 TL maddi zararın ve haksız dava sebebi ile %20 tazminata hükmedilmesine karar verilmesini, dava masraf ve giderleri ile karşı vekalet ücretini davacı yandan tahsili ile taraflarına ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:Dava hukuki niteliği itibariyle, taraflar arasında kurulan ticari ilişki kapsamında borçlu olunmadığının tespitine yönelik olarak açılan menfi tespit davası ve icra tehdidi altında ödenen bedelin istirdatı istemine ilişkindir. Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Bilirkişi heyeti tarafından verilen raporda özetle; " Defterlerin Usulüne Uygun Tutulup Tutulmadığı Yönünden: Davacı şirketin ------- yıllarına ilişkin ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin zamanında yapıldığı, TTK ve VUK hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu, 2018 yılına ilişkin açılış tasdiklerinin zamanında yapıldığı, kapanış tasdikinin bulunmadığı, davalı şirketin 2016 yılına ilişkin ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin zamanında yapıldığı, TTK ve VUK hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu, 2017 ve 2018 yıllarına ilişkin ticari defterlerinin açılış tasdiklerinin yapıldığı, kapanış tasdiklerinin bulunmadığı, davacının Menfi Tespit Talebi Yönünden: Raporumuzun Genel Değerlendirme bölümünde detaylı bir şekilde açıklandığı üzere, dosya kapsamına sunulan belgelere göre, davacı şirketin davalı şirkete borcunun bulunmadığı, aksine 178.308,94 TL alacağının bulunduğu, bu sebeple davalı şirket tarafından davacı şirket aleyhine başlatılan-------Sayılı dosyasına borcunun bulunmadığı, işbu icra dosyasının kesinleşmesi sonrasında, dava dışı ---- tarafından icra dosyasına ödenen -------- tarihinde 43.798,41 TL olmak üzere toplam 88.854,58 TL tutarındaki ödemelerin istirdadı talebi ve davalı vekilinin cevap dilekçesinde belirttiği, istirdat talebi yönünden zamanaşımına uğradığı itirazına ilişkin hukuki değerlendirmenin Mahkemeye ait olduğu, Nihai ve hukuki değerlendirme Mahkemeye ait olmak üzere, davalı şirket defterlerinde kayıtlı olup, davacı şirket defterlerinde kayıtlı olmayan, raporumuzun “5-Genel Değerlendirme ve İrdeleme” bölümünde detaylandırılan 335.191,10 TL tutarlı kayıtların dayanak belgelerinin sunulması halinde, taraflar arasında imzalanan sözleşme doğrultusunda, bu tutarlardan davacı şirketin sorumlu olup olmadığı hususu uzmanlık alanımız dışında olduğundan konusunda uzman teknik bilirkişiden rapor aldırılabileceği," şeklinde rapor sunulmuştur. Bilirkişi heyeti tarafından verilen ek raporda özetle; ---- Hakedişler de ------- kısaca Kanuni----- için Kesintiler, ---- Gecikme Cezası kesildikten sonra----- nezdinde işlem gören -----hesabından ------ (1. Hakediş tutarı 240.581,86 TL. + 353.077,18 TL. 2. Hakediş tutarı + 245.182,30 TL. 3. Hakediş tutarı + 118.392,81 TL. 4. Hakediş tutarı) -957.234,15 TL. davacı (alt yüklenici) şirket davacı ----- yapıldığı tespit edilmiştir. “Damga Vergisi, KDV. Tevkifatı, İş Artışı Taahhüt Pulu %0,948, İş Artışı Karar Pulu %0,569) hariç Teknik Personel Ceza kesintisi, Geçici Kabul Eksiklikleri ve Gecikme Cezası kesintileri olmak üzere; (- no.lu hakediş 6.000,- TL. + 8.906,64 TL. + 17.813,28 TL.- no.lu Hakediş + 12.803,30 TL. - no.lu Hakediş + 4.275,19 TL. ------no.lu Hakediş 4 19.050,- TL. - 23.548,- TL. 4+12.112,53 TL. +5.700,- TL.---- no.lu Hakediş ) = 110.208,94 TL. tutarında kesilen cezalar Hakediş Raporlarında ilgili kuzumca ödemelerden indirim yapılmıştır. Davalı (yüklenici) şirket------ tarafından davacı (alt yüklenici) şirket ---- aleyhine başlatılan ----esas sayılı dosyasında borcunun bulunmadığı ve işbu İcra dosyasının kesinleşmesi sonrasında, dava dışı ------- tarafından İcra dosyasına ödenen ---- tarihinde-----ve 31.12.2018 tarihinde 43.798,41 TL. olmak üzere toplam 88.845,58 TL. tutarındaki ödemelerin istirdatı talebi ve ayrıca, davalı vekilinin Cevap Dilekçesinde belirtildiği gibi istirdat talebi yönünden zaman aşımına uğradığı itirazına ilişkin Hukuki değerlendirmenin Sayın Mahkemeye ait olduğu. Tüm dosya kapsamı ile rapordaki veriler ve yukarıdaki tespitler neticesinde, raporun -------- Sayfalarında detayına yer verildiği üzere; Davalı (yüklenici) şirket ----- tarafından davacı (alt yüklenici) şirket ------ tarihinde imzalanan ----- --- maddesinde belirtilen hususlar dikkate alındığında, davacı (alt yüklenici) şirket ---- sorumlu olduğu hükmü kapsamında değerlendirildiği;" şeklinde rapor sunulmuştur. Bilirkişi heyeti tarafından verilen 2. Ek raporda özetle; "Yüklenici Davalı tarafın kendi defterlerinde kayıtlı olmasına rağmen davacı kayıtlarında yer almayan 46 adet belge karşılığı toplam 335.083,91 TL'nin dava dışı iş sahibi --------- tarafından yapılan kesintilerinden dolayısı ile dava konusu iş ile ilgili olduğu, dayanak belgelerinin dosya kapsamında yer aldığı, yüklenici davalının bu kesintileri alt yüklenici davacıya borç olarak yansıtmakta haklı olduğu yönündeki değerlendirme yapması halinde davalının davacıdan alacaklı duruma geçeceği, bu durumda takdiri Sayın Mahkemenize ait olmak üzere ; Davacı aleyhine başlatılan -----Esas sayılı icra takibine borçlu olmadıklarının tespiti ile icra dosyasına dava dışı ----- tarafından 29.11.2018 tarihinde 45.056,17 TL ve 31.12.2018 tarihinde 43.798,41 TL olmak üzere haksız surette ödenen toplam 88.854,58 TL'lik tutarın tahsil tarihinden itibaren işleyecek ticari faizleri ile birlikte davalıdan istirdadını talep edemeyeceği kanaatlerine varılmıştır." şeklinde rapor sunulmuştur. İİK.'nun 72. maddesinde, menfi tespit davası açılması için bir süre öngörülmemiş olup, borç ödeninceye kadar her zaman menfi tespit davası açılabilir.İİK m.72/7 maddesi, “Takibe itiraz etmemiş veya itirazının kaldırılmış olması yüzünden borçlu olmadığı bir parayı tamamen ödemek mecburiyetinde kalan şahıs, ödediği tarihten itibaren bir sene içinde, umumi hükümler dairesinde mahkemeye başvurarak paranın geriye alınmasını isteyebilir.” şeklinde düzenlenmiştir. Anılan kanuni düzenleme uyarınca istirdat davasının 1 yıllık süre içerisinde açılması gerekmektedir. Bu 1 yıllık süre, hak düşürücü süre niteliğinde olup taraflarca ileri sürülmese dahi mahkemece resen nazara alınmalıdır. Bahsi geçen hak düşürücü süre, borç olmayan paranın ödendiği tarihten itibaren işlemeye başlar. Taksitle ödenen bir borç varsa, son taksitinin ödenmesinden sonra hak düşürücü süre olan 1 yıllık süre başlar. Burada dikkate alınması gereken süre ise borç olmayan paranın icra veznesine ödenmesi ile başlayacak süredir. Vezneye paranın ödenmesi ile 1 yıllık dava açma süresi başlayacaktır. Paranın alacaklıya hangi tarihte ödendiği süre bakımından önemli değildir.------sayılı ilamlarında da belirtildiği üzere icra dosyasındaki borç, tahsil harcı da dahil olmak üzere tüm ferileriyle birlikte tamamen kapatılmadığı sürece anılan Yasa hükmüyle öngörülen hak düşürücü süre işlemeye başlamaz. Somut olayda, dava tarihi itibariyle dosya borcunun tamamının ödenmediği ve davanın hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Bu sebeple de davalının istirdat talebine karşı ileri sürdüğü hak düşürücü süre itirazı yerinde görülmemiştir. ------ sayılı ilamları da aynı doğrultudadır.Davacı tarafından varlığı inkâr edilen bir hukukî ilişkinin mevcut olmadığının tespiti için açılan davaya menfi (olumsuz) tespit davası denir -----------. Menfi tespit davası 2004 sayılı İİK'nın 72. maddesinde düzenlenmiş olup bu davadaki amaç, bir hukukî ilişkinin veya bir hakkın gerçekten mevcut olmadığının tespitidir. Bu maddeye göre, borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir. Bu aşamada, menfi tespit (borçsuzluğun tespiti) konulu eldeki davada ispat yükünün özellikleri üzerinde de durulmalıdır. Kural olarak, bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf, o vakıayı ispat etmeye mecburdur -----İspat yüküne ilişkin bu genel kural, menfi tespit davaları için de geçerlidir. Yani, menfi tespit davalarında da tarafların sıfatları değişik olmakla beraber, ispat yükü bakımından bir değişiklik olmayıp, bu genel kural uygulanır. Bu davalarda da bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran (iddia eden) taraf o vakıayı ispat etmelidir. Diğer bir değişle, alacaklı olduğunu iddia eden kişi borcunun dayandığı hukuki sebebi ve onun geçerli olduğunu ispat etmek zorundadır.Eldeki davada taraflara arasında ---- işi ile ilgili ---- tarihinde sözleşme imzalandığı, davacının alt yüklenici, davalının ise yüklenicisi, dava dışı -------iş veren olduğu, dava konusu iş ile ilgili olarak davalının işverenden tarafından lehine taahhuk ettirilecek tüm hakedişlerini 16/06/2016 davacı alt yüklenici temlik ettiği, davalının ------ esas sayılı dosyasında ------ Tarihli Sözleşme Gereğince ------ dayanak göstererek takip başlattığı, dava dışı -----gönderilen haciz ihbarnamesi sonrasında ilgili kurum tarafından ----- tarihinde , ------tarihinde icra dosyasına ödediği, davacının bu takip sebebiyle borçlu olmadığının tespiti ile, ödenen bedelinin istirdatını talep ettiği, davalının ise davanın reddini istediği görülmüştür. Yukarıda da bahsedildiği üzere buruda ispat yükü alacaklı olduğunu iddia eden davalı alacaklı üzerindedir. Ticari defterler üzerinde yapılan incelemede davalının alacağının davacının defterinde kayıtlı olmayan 46 adet fatura, bilgi ve belgeye dayandığı görülmektedir. 46 kalem alacağa ilişkin kayıtlar incelendiğinde personel cezası, damga vergisi, KDV tevkifatı---- ödemesi, geçici kabul eksiklikleri, risk sigorta prim bedeli,------isimlere çeşetli isimler altında ödemeler, nakliye, kira bedeli vb şekilde çeşitli ödemeler olduğu görülmüştür. Ancak davalının bu ödemelerin yapıldığına ilişkin ödeme dekontu, fatura vs sunmadığı, davacının yaptığı eksik yaptığı işlere ilişkin bir kayıt veya ihtar sunmadığı, tek taraflı defter kaydı ile davacıdan talepte bulunduğu, ----- tarafından gönderiline ihale dosyası kayıtlarına göre damga vergisi, KDV, geçici kabul eksikleri, --------- borç kesintisi, teknik personel gecikme ceza kesintisi, gecikme cezası gibi kalemler için hakediş ödemesi yapılırken zaten kaynakta bir kesinti yapılarak ödeme yapıldığının anlaşıldığı, bu vergi ve cezalara ilişkin davalının kendisinin ödeme yaptığına ilişkin bir delil sunamadığı görülmüştür. Hal böyle olunca davalı taraf dosya kapsamı ve tek taraflı ticari defter kayıtları itibariyle davacıdan alacaklı olduğunu ispat edememiştir. Kural olarak ispat yükü kendisine düşen taraf o vakıayı başka delillerle ispat edemezse son çare olarak yemin deliline başvurulması gerekmektedir. Yemin teklifine dayanan taraf bunu dava dilekçesinde veya cevap dilekçesinde açıkça belirtmesi gerekir. Mahkeme ancak bu halde (dava dilekçesinde veya cevap layihasında yemin deliline dayanıldığının bildirilmesi halinde) yemin teklifini hatırlatmakla yükümlüdür.İspat yükü üzerinde olan davalı tarafın cevap dilekçesinde yemin deliline dayanmadığı anlaşıldığından davalı tarafa yemin de hatırlatılamadığından davalının alacağının ispat edemediği kanaati ile davacının davasının kabulüne karar verilmiştir. Davalının kötü niyetli olduğu ispat edilemediğinden davacı lehine kötüniyet tazminatına hükmedilmemiştir. İstirdatına karar verilen miktarlara ise ödeme tarihlerinden itibaren ayrı ayrı avans faiz işletilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile, davacının--------- sayılı dosyası sebebiyle davalıya borcu bulunmadığının tespitine,
2- ------ dosyasından davalıya ödenen toplam 88.854,58 TL.’nin istirdadı ile davacıya ödenmesine, kabulüne karar verilen 45.056,17 TL.'ye 29.11.2018 tarihinden , 43.798,41 TL.'ye ise 31.12.2018 tarihinden itibaren avans faiz işletilmesine,
3-Karar harcı 6.069,65-TL 'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 2.390,07-TL harcın mahsubu ile bakiye 3.679,58-TL harcın davalı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan 80,70-TL başvurma harcı, 2.390,07-TL peşin nispi harc olmak üzere toplam 2.470,77- TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine
5-Davacı tarafından yapılan 516,75 -TL tebligat ve müzekkere gideri, 5.000,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 5.515,76-TL yargılama giderinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
6-Davalı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
7-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 45.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Davacı tarafından dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,
9-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca --------bütçesinden ödenen 1.320-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde -------- Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 06/01/2026
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.