Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2022/891
2024/697
1 Ekim 2024
T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/891
KARAR NO : 2024/697
DAVA : Tazminat
DAVA TARİHİ : 14/02/2021
KARAR TARİHİ : 01/10/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; Müvekkili orijinal ressama ait 3 adet resim eserinin davalı kargo şirketinin şubesinde kaybına ya da çalınmasına ilişkin doğan ciddi zararın manevi ve maddi olarak tazminine yönelik maddi ve manevi tazminat mahkemece re’sen soruşturma başlatılmasını, müvekkilinin eserleri için sunulacak bilirkişi raporuna göre tespit edilecek toplam tutarın fazlaya ilişkin haklarının saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1000 -TL’sinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ve 40.000 TL manevi tazminat ile yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği görüldü.
CEVAP:Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; Huzurdaki davaya ilişkin görev itirazlarının bulunduğunu, görevli mahkemenin ticaret mahkemeleri olduğunu, davacı tarafından ikame edilen davada --- mahkemelerinin yetkili olmadığını, davacı yan uyuşmazlığa konu kargonun kayıp duruma düşmesi sebebi ile maddi tazminat talep etmekteyse de kargo içeriği ürününün değerinin ispat edilmediğini, müvekkili şirketçe yapılan araştırma neticesinde ise dava konusu kargonun kayıp duruma düştüğünün tespit edildiğini, davacı yanın maddi tazminat talebi olarak 1.000-TL talep etmekte ise de kargo içeriği ürünlerin bu değerde bir ürün olup olmadıklarının belli olmadığını, dava şartı yokluğundan ve yetkisizlik sebebi ile davanın usulden reddine ,mahkemenin aksi kanaatte olması halinde esastan reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği görüldü.
İNCELEME VE GEREKÇE: Dava, taşıma sözleşmesi kapsamında eşyanın teslim edilmemesi nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararın tazmini istemine ilişkindir.
----- Tüketici Mahkemesinin 05.10.2021 tarih, ---- Esas ve ---- karar sayılı görevsizlik kararı ile dava dosyası mahkememize tevzi edilmiş, Mahkememizce 11.01.2022 Tarih, ---- Esas ve ------ karar sayılı karşı görevsizlik kararı verilmiş olup, yargı yeri belirlenmek üzere dava dosyası ----- Bölge Adliye Mahkemesi ---- Hukuk dairesine gönderilmiştir. Mahkememizce verilen bu karar, ----- Bölge Adliye Mahkemesinin 09.11.2022 Tarih, ---- Esas ve ----- Karar sayılı ilamı ile Mahkememiz yargı yeri olarak tayin edilmiş olup, yukarıda yazılı esasa kaydı yapılarak yargılamaya devam olunmuştur.Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Bilirkişi heyeti tarafından verilen raporda özetle; Dava konusu olayda, davacının taşınmak ve alıcısına teslim edilmek üzere, davalı kargo şirketine teslim ettiği ----- numaralı fatura ile taşıma ücretini peşin ödediği, ------ gönderi takip numaralı nolu kargo içeriğinin alıcısına teslim edilmediği, mahrecine (gönderene) de iade edilmediği, taşıma sırasında zayi olduğu anlaşılan eşyadan dolayı davalı taşıyıcı ----- 6102 sayılı TTK 875'inci madde kapsamında sorumlu olduğu, TTK 880/1 maddesi kapsamında taşıma esnasında zayi olan kargonun bedel 15.000.00TL olarak tespit edilebileceği, davalı taşıyanın zayi konusunda makul bir izahta bulunmaması nedeni ile kusurlu olduğu anlaşılmakla, TTK 886'ncı maddesi gereğince sorumluluğu sınırlandırma hakkını kaybedeceği, tespit edilecek gerçek zarar tutarından sorumlu olacağı, davalının maddi zarar olarak tespit edilen 15.000,00TL maddi tazminatı davalıdan talep edebileceği, davacının manevi zarar ve tazminat talebini değerlendirmenin mahkemeye ait olduğu; "şeklinde rapor sunulmuştur.
Davacı yan tanık deliline dayandığından gösterilen tanıklar dinlenmiştir.
Tanık ----- ilinde bulunduğundan talimat yolu ile dinlenmiş olup beyanında; "Davacı taraf eşim olur. Tanıklıktan çekilme hakkımı hatırlattınız, yine de tanıklık yapacağım. Davacı olan eşim ----- bölümünde akademisyen olarak görev yapmaktadır. Kendisi işi gereği sık sık tablolar yapmakta ve bu tabloları ile bir seri oluşturmaktadır. Davaya konu olan ve kargoda kaybolan 3 parça resim ---- serisinin 3 parçasıdır. Eşimin ---- serisi toplam 69 parça tablodan oluşmaktadır. Eşim sık sık bu şekilde eserlerini yurt içi ve yurt dışı (-----...) bir çok sergiye göndermektedir. Tablolar sergilendikten sonra tekrar bize iade edilmektedir. Ancak dava konusu kargo kaybolma olayı ilk defa başımıza geldi. Davaya konu tablolar paketlenirken ben de eşime yardım ettim. Paketleme yaparken köpük, karton, havalı ambalaj naylonu kullandık. Tablolar kolay kolay zarar görmeyecek şekilde paketledik. Sergi için kullandığımız kargo şirketinin elemanı bir gün eşimi arayarak teslimata çıktığını, eşime ait olan tabloları kaldırıma koyduğunu, geri geldiğinde kargonun olmadığını, ne yapacağımızı sordu. Ardından eşim ----- kargo şubesine giderek yetkililerle görüşmeye çalıştı ancak bir sonuç elde edemedi. Ardından gönderdiğimiz adresin kargo şubesiyle iletişime geçmeye çalıştık ancak yine sonuç elde edemedik ve eldeki dava açıldı. Yukarıda bahsettiğim gibi eşime ait olan ---- serisinin 3 parçası kaybolmuştur. Kargo kaybolmadan önce eşimin----bir müşterisi oteli için bir konsept yapacağını belirterek belirttiğim seriyi incelemişti ancak artık bu serinin 3 parçası bulunmamaktadır. Ben çocuğumuzla birlikte ----- ikamet etmekteydim, eşim ise görevi gereği ---- bulunuyordu. Ben ardından ----- taşındım. Taşındığım sıralarda babam vefat etti. Yeni bir hayat kurma ve babamı kaybetmenin üzerine dava konusu olay meydana geldiğinde evimizde huzurumuz kalmadı, eşim oldukça yıprandı. Sürekli telefon görüşmeleri gerçekleştirdi. Eşim oldukça duygusal bir insan olduğu için kendine işine veremedi. Hala da oldukça üzgündür. Eşim akademisyen olduğu için katıldığı her etkinlik kendisine akademik puan olarak geri dönmektedir. Ancak dava konusu olay sebebiyle bundan da geri kalmıştır. Benim bilgim ve görgüm bundan ibarettir." şeklinde rapor sunulmuştur.
Tanık ----- bulunduğundan talimat yolu ile beyanı alınmış olup, beyanında; "Ben heykeltraş olarak çalışırım. Davacı ile tanışıklığımız 25-30 yıl öncesine dayanır. Bir akrabalığımız yoktur. Kendisi ressamdır. Ara ara da sergilere resimlerini gönderir. Eski türk motiflerine ilişkin resimler yapmaktadır. Ben kargoya veriliş esnasında orada değildim ancak dava konusu eserler 3-4 sene öncesinde istanbulda ki bir sergiye gönderilmiştir. Kendisi çalışmalarını bu şekilde göndermektedir ancak o tarihte kargo şirketi ile böyle bir sorun yaşamışlar. Gönderdiği paket sergiye ulaşmamış buna ilişkin kendisi ile görüşmüşlüğümüz vardır dedi. Benim bilgim ve görgüm bundan ibarettir." şeklinde beyanda bulunmuştur.Tanık ---- bulunduğundan talimat yolu ile beyanı alınmış olup, beyanında; ----- 2006 yılından beri tanırım. Benim arkadaşım olur. Davalı ile aralarında husumet ve ortaklık yoktur. Eserlerin boyutunu ve maddi değerini bilmem ancak kendisi bunu lisans döneminden beri yapmaktadır. Eserler ---- adı ile isimlendirilmektedir. istek üzerine yine yaptığı bir resim kargoda kaybolmuştur. Bu olaya birebir şahit olmadım ancak sonradan duydum. ----- bey sanatına çok bağlı bir insandır. Yaptığı eserine çok kıymet verir bu olaydan ötürü yıpranmıştır. Yaşadığı manevi acıda haklıdır. Kargolama aşaması ile ilgili herhangi bir bilgiye sahip değilim. Arkadaşım mağdur olduğuna ilişkin bilgim yoktur. Bu aşamada herhangi bir anlatacağım bulunmamaktadır." şeklinde beyanda bulunmuştur.6102 sayılı TTK.nın 875. ve 879. maddeleri uyarınca taşıyıcı, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde, eşyanın zıyaından, hasarından veya teslimindeki gecikmeden doğan zararlardan; kendi adamlarının, taşımanın yerine getirilmesi için yararlandığı kişilerin görevlerini yerine getirmeleri sırasındaki fiil ve ihmallerinden, kendi fiil ve ihmali gibi sorumludur. Yine TTK.nın 876. maddesi uyarınca ziya, hasar ve gecikme, taşıyıcının en yüksek özeni göstermesine rağmen kaçınamayacağı ve sonuçlarını önleyemeyeceği sebeplerden meydana gelmişse, taşıyıcı sorumluluktan kurtulur.Diğer yandan sınırlı sorumluluk halleri TTK'nın 882. maddesinde düzenlenmiş olup, bu madde hükmüne göre gönderinin tamamının ziya veya hasarı halinde taşıyıcının sorumluluğu, gönderinin brüt ağırlığının kilogram başına 8,33 özel çekme hakkı ile sınırlıdır. TTK'nın 886. maddesi hükmüne göre ise, zarara, kasten veya pervasızca bir davranışla ve böyle bir zararın meydana gelmesi ihtimalinin bilinciyle işlenmiş bir fiilinin veya ihmalinin sebebiyet verdiği ispat edilen taşıyıcı, kanunda öngörülen sorumluluktan kurtulma hallerinden ve sorumluluk sınırlamalarından yararlanamaz. TTK'nın 855/5. maddesinde; eşyanın zayi olmasının, geç teslim edilmesinin veya hasara uğramasının taşıyıcının kasıtlı ya da pervasızca bir davranışından kaynaklanması halinde taşıyıcının sorumluluğun üç yılda zamanaşımına uğrayacağı düzenlenmiştir.Somut olayda; davacı tarafından dava dışı alıcıya teslim edilmek üzere davacı tarafından gönderilen 3 adet resmin alıcısına ulaşmadığı öne sürülerek açılan davada davalı tarafça, emtiaların kendilerine teslim edildiği, ancak emtiaların alıcısına teslim edilmediği, bu durumun davalı kayıtları ile sabit olduğu, davalı tarafın teslim edilmeme olgusunu somut ve haklı bir nedene dayandırmadığı, dolayısıyla davalının emtiaların kaybolmasında ağır kusurlu olduğu, bu durumda davalının sorumluluğunun sınırlandırılmadan gerçek zarardan sorumlu olacağı, teknik bilirkişilerce davacının zararının 15.000 TL olduğunun tespit edildiği anlaşıldığından davacının maddi tazminata ilişkin talebinin kabulüne karar verilmiştir.Manevi zararın şahsiyet haklarına vaki tecavüz dolayısı ile bir kimsenin duyduğu cismani ve manevi acı ızdırap ve elem, bir kimsemin hayattan tat almasında yaşama zevkinde bir azalma olarak tarif edildiği, bu tariften anlaşılacağı üzere, manevi tazminata temel olan düşüncenin bozulmuş olan ruhi ve bedeni kusurun kısmen ve imkan nispetinde yeniden elde edilmesini teminine yönelik olduğu, manevi tazminatın kabulundeki gayenin faili cezalandırılmak veya onu muzayaka haline düşürmek olmadığı, mağdurun mal varlığında bir çoğalma husule getirmek veya mağdurun istediği tazmin şekillerini birini kabul etmek sureti ile onun acısını gidermek ve ruhen onu tatmin etmek şeklinde tarif edildiği, hukuka aykırı bir fiilin manevvie tazminatı gerektirebilmesi için o fiilin bir şahsın şahsa bağlı haklarını başka bir deyim ile şahsi menfaatlerini ihlal etmesi gerektiği, şahsa bağlı hakkın ise herkese karşı ileri sürülebileyeceği resmi ismi, şeref ve namusu özel hayata mesleki sırra iktisadi şahsiyete yapılan tecavüzlerin de şahsiyet haklarını ihlal eden haraketler olarak kabul edildiği TBK'nun 56 maddesinde de bu gibi şahsi menfaatlerin ağır ihlali halinde kusurunda ağır olması kaydı ile manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği kabul edilmiştir.Eldeki davada sanatçı davacının sergilenen sanat eserlerinin davalı taşıması sırasında zayi edilmesi nedeniyle, eserlerin ---- Galerisinde düzenlenecek olan sergide sergilenemediği ,davacıya ait üç sanat eserinin kaybının BK 142 ve 58. maddesi uyarınca malvarlığı zararı olmaktan öte davacının kişisel haklarına saldırı niteliğinde bulunduğu gözetilmelidir. ---- BAM ----HD----- Sayılı ilamı da aynı doğrultudadır. Tarafların ekonomik durumu ve duyulan manevi üzüntü ve elemin derecesi dikkate alınarak yasal şartları ve özellikle takdir edilen miktarın tarafların ekonomik ve sosyal durumu, tazminat yükümlüsünün aşırı yük altına sokulmaması tazminatın zenginleşme aracı kılınmaması,hissedilen manevi zararı ve bozulan manevi dengeyi düzeltecek teselli ve ruhi tatmini sağlayacak kadar olması gerektiği hususları birlikte değerlendirildiğinde, manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verilmiştir.Davacının talep sonucunu azaltması, daraltması davayı değiştirme sayılmaz. Bu nedenle davacının talep sonucunu azaltması için kural olarak davalının muvafakatine ihtiyaç olmadığı gibi ıslah yoluna başvurmasına da gerek yoktur. Davacı, talep sonucunu kısmi feragat yolu ile daraltabilir. Müddeabihin azaltılması ıslah kavramı kapsamında değil, davadan feragat müessesesi içinde mütaalaa edebilir. Davacı vekili 01/06/2024 tarihli ıslah dilekçesi ile manevi tazminat talebini 40.000 TL'den 20.000 TL'ye düşürmüştür. Bu durumda talep sonucunun azaltılan kısmı yönünden davanın feragat nedeniyle reddine ve reddedilen kısım üzerinden davalı taraf yararına vekalet ücretine karar verilmesi ayrıca yargılama giderlerinin kabul-red oranına göre taraflar arasında paylaştırılmasına karar verilmiştir. (Benzer mahiyette Yargıtay -----HD.nin ---- Esas, ---- Karar sayılı içtihadı, Yargıtay----- HD.nin ---- Esas, ----- Karar sayılı içtihadı )
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının maddi tazminat talebinin KABULÜ İLE 15.000 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Davacının manevi tazminat talebinin KISMEN KABULÜ İLE 10.000 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Dava konusu 20.000 TL. MANEVİ TAZMİNAT yönünden davanın FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE,
4-Karar harcı 1.707,75-TL 'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan peşin harç ile ıslah harcı toplamı 1.010,20-TL harcın mahsubu ile bakiye 697,55-TL harcın davalı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına,
5-Davacı tarafından yatırılan 59,30-TL başvurma harcı, 1.010,20 TL peşin nispi harç, ıslah harcı toplamları olmak üzere toplam 1.069,50-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine
6-Davacı tarafından yapılan 1.485,60- TL tebligat ve müzekkere gideri, 9.000,00- TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 10.485,60-TL yargılama giderinin haklılık oranına göre 7.489,71- TL sinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, kalan tutarın davacı üzerinde bırakılmasına,
7-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
8-Davanın maddi tazminata ilişkin kabul edilen kısmı için davacı yararına karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 15.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
9-Davanın manevi tazminata ilişkin kabul edilen kısmı için davacı yararına karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 10.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
10-Davanın manevi tazminata ilişkin reddedilen kısmı için davalı yararına karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. 10/2. maddesindeki esaslara göre belirlenen 10.000,00- TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
11-Davacı tarafından dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,
12-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320-TL arabuluculuk ücretinin haklılık oranına göre 942,86-TL.sinin davalıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına, 377,14-TL.sinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,Dair; davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde ---- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.