Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2022/877
2025/30
17 Ocak 2025
T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/877
KARAR NO : 2025/30
DAVA : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 17/11/2022
KARAR TARİHİ : 17/01/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin uzun yıllardır reklam ve organizasyon işi ile uğraştığını, müvekkili şirket ile davalı şirket arasında davalı tarafından ---- fuarda kullanılmak üzere katalog tasarımı işi için anlaşıldığını, müvekkilinin, sözleşme gereği edimini yaparak hazırlamış olduğu katalog tasarımını davalı tarafa sunduğunu, yapılan hizmet karşılığı olan katalog tasarım bedeli olarak 03.02.2022 tarihli 11.800,00 TL bedelli fatura düzenleyerek davalı şirkete gönderdiğini, davalı tarafından faturaya hiçbir itirazda bulunulmadığını, faturayı teslim almasına rağmen herhangi bir ödemede de bulunmadığını, bunun üzerine faturaya dayalı olarak -----İcra Müdürlüğünün ----- Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, ancak davalı/borçlu tarafından haksız şekilde takibe itiraz edilerek takibin durmasına sebebiyet verildiğini, müvekkili tarafından fatura düzenlendikten yaklaşık iki buçuk aylık bir süreden sonra davalı tarafından sırf borçtan kurtulmaya yönelik ihtarname gönderildiğini ve iade faturası düzenlenmeye çalışıldığını, müvekkilinin doğru ve gerçekçi bir işlemle 20.04.2022 tarihli faturayla yanlış işleme karşı itiraz ve iade faturası düzenlendiğini, ancak ilk düzenlenen ve kabul edilen faturanın 03.02.2022 tarihli fatura olduğunu iddia ederek, ---- İcra Müdürlüğünün ----- Esas sayılı takip dosyasına yapılan itirazın iptaline, takibin kaldığı yerden devamına, davalının takibe konu alacak üzerinden %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin sahibi olduğu --- --- olarak 09-12 Şubat 2022 tarihlerinde düzenlenen ----- Fuarı'na katılmak için Ocak 2022'de davacı firma ile katalog tasarımı ve basımı hususunda öneri üzerine görüşmeye başlandığını, bahse konu kataloğun tasarımı üzerine yapılan görüşmede kapak sayfası açıldığında 3 boyutlu olarak oda tiplerini tasvir eden, özel bıçaklarla kesimi yapılmış ve Premium algı oluşturabilecek bir tasarım istendiği, sürenin kısıtlı olduğunu ve gerekli teknik imkanları varsa katalog tasarımı ve basımı hususunda davacı firma ile çalışılabileceğinin özellikle belirtildiğini, iki haftaya yakın bir süre geçmesine rağmen tasarımın sunulmadığını, sürekli olarak devam eden telefon görüşmeleri ve ----- yazışmaları üzerine maksimum birkaç saatlik çalışma olan ve müvekkili şirketin talep ettiği hiçbir özelliği taşımayan bir tasarımın hazırlanarak müvekkili şirkete gönderildiğini, bunun üzerine ------ üzerinden yapılan görüşme ile tasarımın konuşulan ve üzerine görüşülen teknik şartları karşılamadığının belirtildiğini, davacı şirket yetkilileri ile yapılan görüşmede sürenin az kaldığı, talep edilen bir tarzda tasarımın yetişemeyeceği, üretiminin maliyetli olacağı ve benzeri sebeplerle taleplerinin gerçekleştirilemeyeceğinin belirtildiğini, akabinde ilgili tasarımın bizzat müvekkili şirket tarafından tasarlandığını, davacının vermiş olduğu teklifin 1/3'ü fiyata bir matbaada baskıya alındığını, ancak kataloğun fuarın ikinci gününe yetişebildiğini, böylece davacı şirket tarafından müvekkilinin mağduriyetine sebebiyet verildiğini, bizzat müvekkilince hazırlanan tasarım üzerinde davacı yanca verilen kısıtlı hizmetle ilgili herhangi bir içerik veya bedel mutabakatı olmamasına rağmen davacı tarafından tek taraflı olarak müvekkili şirkete dava konusu faturanın kesildiğini, faturayla talep edilen bedelin yapılan kısıtlı işe nazaran fahiş olduğundan söz konusu faturanın iadesi zımnında 19.04.2022 tarihinde KDV dahil 11.800,00 TL bedelli bir adet fatura kesilerek davacı tarafa teslim edildiğini, bunun üzerine davacı şirket tarafından müvekkili şirkete tekrardan 20.04.2022 tarihli 11.800,00 TL bedelli fatura kesildiğini, bu defa müvekkili tarafından ilgili ihtarnameye miktar ve içerik olarak itiraz edildiğini bahse konu faturanın davacı tarafa iade olunduğunu tüm bu nedenlerle açılan davanın reddine, davacının %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatı ödemeye mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini beyan etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE: Dava hukuki niteliği itibariyle, ---- İcra Müdürlüğü'nün ----- Esas sayılı icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın İİK 67. maddesi gereğince iptali ile icra inkar tazminatı isteminden ibarettir.
İİK. mad. 67/I -III, V‟de düzenlenmiş bulunan itirazın iptali davası, borçlunun itirazının hükümsüz kılınarak, itiraz ile duran ilâmsız takibe konu olan alacağın varlığının saptanarak, icra takibinin devam etmesini (ve bu suretle, takip konusu alacağın borçludan alınmasını) sağlamak amacı ile açılır.
İtirazın iptali davası açılabilmesi için; a) Yetkili icra dairesinde yapılmış geçerli bir ilamsız icra takibi bulunmalıdır. İtirazın iptal davası, icra takibi ile bağlantılı olduğundan, davalı aleyhine yapılmış geçerli bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası dinlenmez. Yetkili icra dairesinde yapılmış usulüne uygun bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası açılamaz. Eğer, icra mahkemesince “ödeme emrinin iptaline” ya da “icra takibinin iptaline” karar verilmişse, iptal davası konusuz kalır.
b) Borçlu tarafından süresi içinde yapılmış -ve hakkındaki takibi durdurmuş olan- geçerli bir itiraz bulunmalıdır.
Borçlu tarafından süresinden sonra ödeme emrine itiraz edilmiş olduğu için ya da süresi içinde olmakla beraber yanlış (yetkisiz/görevsiz) yere itiraz edildiği için takip kesinleşmisse veya takip, borçlunun itirazı nedeniyle değil de icra mahkemesinin kararıyla durdurulmuşsa bu gibi durumlarda itirazın iptali davası açmakta hukuki yarar bulunmayacaktır.
c) Alacaklı tarafından, borçlunun itirazının kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde itirazın iptali davasının açılmış olması gerekir. Alacaklının, “itirazın kendisine tebliğinden itibaren” bir yıl içinde borçlunun itiraz ettiği alacağının tespiti ve itirazın iptali dileğiyle açtığı dava “itirazın iptali” davası niteliğini taşır. Bu davanın açılabildiği, “bir yıllık süre” hak düşürücü süredir. Bir yıllık dava açma süresinin başlangıcı, “itirazın alacaklıya tebliğ tarihi”dir. Bu halde; borçlunun itirazı, alacaklıya tebliğ edilmemişse, bir yıllık dava açma süresi işlemeye başlamayacaktır. Davacının, itirazı herhangi bir şekilde öğrenip öğrenmemesi de sürenin başlamasını gerektirmez. İtirazın iptali istemine konu, ---- İcra Müdürlüğü'nün ------ esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklının, davalı borçlu aleyhine genel haciz yolu ile icra takibinde bulunduğu, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği; borçlu tarafından borca itiraz edildiği, itiraz dilekçesinin davacı tarafa tebliğ edilmediği huzurdaki davanın yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Bilirkişi heyeti tarafından alınan kök ve ekraporda özetle; Dosyadaki faturalara göre, taraflar arasındaki Katalog Tasarımı tarafından davalı şirket adına 03.02.2022 tarihinde 11.800,00 TL tutarında fatura düzenlendiği, işbu faturaya karşı davalı şirket tarafından 19.04.2022 tarihinde yine 11.800,00 TL'lik iade faturası düzenlendiği, bu defa davacı şirket tarafından ilgili iade faturasına karşılık 20.04.2022 tarihinde 11.800,00 TL'lik yeni bir fatura düzenlendiği anlaşılmıştır. Karşılıklı bu faturalamanın tarafların dosyada mevcut BA-BS Formları ile de uyumlu olduğu Davacı şirketin 2022 yılı ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin zamanında yapıldığı, TTK ve VUK hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu, Davalı şirketin 2022 yılı ticari defterlerinin GİB onaylı beratlarının süresinde alındığı, TTK ve VUK hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu, davacı tarafından talep edilen tutarın yapılan iş ile uyumlu olduğu ve talep edebileceğinin değerlendirildiği, Açıklanan gerekçelerle, davacının hizmet ifası ispatlanan 27.04.2022 takip tarihi itibarıyla 11.800,00 TL ana para alacağını talep edebileceği, davacı/alacaklı takip öncesinde faiz talebinde bulunmadığı için taleple bağlılık kuralı gereği bu konuda değerlendirmenin yapılmadığı, mahkememizin kısmen yada Davacı lehine hüküm kurması halinde; tarafların tacir olması, işin ticari iş olması, temerrüt faiz oranının önceden kararlaştırılmamış olması münasebetiyle, takip sonrasında hükmolunacak davacı alacağı için 3095 s.k m.2/2 kapsamında ıskontoavans faiz talebinin yerinde olduğu hususlarını beyan ve rapor etmiştir
Talimat mahkemesince dinlenilen tanık-----beyanında; "Ben -- ----- de çalışıyorum, tabiat parkını işleten şirketin adı-----, 09/02/2022 tarihinde ---- düzenlenecek olan fuarın katılmak üzere Ocak 2022 tarihinde davacı şirket ile iletişime geçtik, katalog tasarımı yapılması için taleplerimizi kendilerine sıraladık, 22 Ocak tarihinde ilk tasarım ile bize dönüş yaptılar, tasarımın bizim anlattığımız ve taleplerimiz ile hiçbir ilgilisi yoktu, zaman kısıtlı ---- kullandıkları program ile kendimiz tasarımı oluşturduk, görselleri ile birlikte oluşturup, kendilerine bu şekilde 27 Ocak tarihinde ilettik, zaten hazır olan tarafımızdan iletilmiş üzerinde yalnızca baskıya hazır hale getirilmek için yapılması gereken ufak değişmeler için 03 Şubat 2022 tarihinde dönüş sağladılar, fuara 6 gün kalmıştı, biz bütün görüşmelerimizde zamanın sıkıntı olduğunu kendilerine belirttik, 3 Şubatta kataloğun basıma hazır hale geldiğini ve toplam 50.000,00 TL olduğunu söylediler, biz piyasa şartlarında bu rakamın fahiş olduğunu belirtmiş olmamıza rağmen firma zamanın çok az olduğunu kendileri dışında herhangi bir başka firmanın bunu yetiştirilmesinin mümkün olmadığını dolayısıyla rakamın değişmeyeceğini bize ifade etti, kendilerinden baskı hizmeti almayacağımızı söylediğimiz de bize tasarımların baskıya hazır hallerinin gönderilemeyeceğini başka firmalarda da bu hizmetin almamızın uzun süreceğin, ifade ettiler, bu işlemler yapılırken aramız da herhangi bir anlaşmaz ve düzenleşmiş bir sözleşme yoktur, biz aynı baskıyı başka bir firmaya 20.000,00 TL'ye yaptırdık ve yetişti, bizim tarafımıza göndermiş oldukları teklif ile kesmiş oldukları fatura bedeli zaten birbirini tutmuyor, biz teklifi dahi kabul etmemişken faturayı kabul etmemiz mümkün değildir, benim bilgim ve görgüm bundan ibarettir." şeklinde beyanda bulunmuştur.Talimat mahkemesince dinlenilen Tanık ----- beyanında: "Taraflarla akrabalığı, ortaklığı veya husumeti yoktur, Grafik tasarım işi yaparım, ayrıca Reklam Şirketi sahibiyim, dava konusu olaya ilişkin tasarımları ---- adına ben yaptım, bu süreçte otel müdürü olduğunu bildiğim ---- tasarımların nasıl yapılacağı konusunda sık sık görüştüm, ayrıca ---- bey adında ---- yetkili olduğunu düşündüğüm bir kişiyle de görüştüm, tasarımları son olarak ---- ve ----- bey'in bizzat mailine gönderdim, daha sonra yapmış olduğum kataloğun fiziken basıldığını da gördüm, ----- bu iş sebebiyle bana ödeme yaptı". şeklinde beyan da bulunmuştur
Davaya konu faturalara uyarınca davacı taraf katalog tasarımı işi nedeniyle davalı şirket adına 03.02.2022 tarihinde 11.800,00 TL tutarında fatura düzenlendiği, işbu faturaya karşı davalı şirket tarafından 19.04.2022 tarihinde yine 11.800,00 TL'lik iade faturası düzenlendiği, bu defa davacı şirket tarafından ilgili iade faturasına karşılık 20.04.2022 tarihinde 11.800,00 TL'lik yeni bir fatura düzenlendiği anlaşılmıştır. Karşılıklı bu faturalamanın tarafların dosyada mevcut BA-BS Formları ile de uyumlu olduğu Davacı şirketin 2022 yılı ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin zamanında yapıldığı, TTK ve VUK hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu, Davalı şirketin 2022 yılı ticari defterlerinin GİB onaylı beratlarının süresinde alındığı, TTK ve VUK hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu, davacı tarafından talep edilen tutarın yapılan iş ile uyumlu olduğu ve davacının davalı yana katalog tasarımı hizmetini verdiği ve talep edilen bedelin yapılan iş ile uyumlu olduğu teknik bilirkişi ve dinlenen tanık beyanları ile anlaşılmakla açıklanan gerekçelerle, davacının hizmet ifası ispatlanmakla davanın kabulü yolunda hüküm kurulmuştur.İcra ve İflas Kanununun 67.maddesinin 2.fıkrası gereğince, icra tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Borçlunun itirazının kötüniyetli olması ise yasal koşul değildir. İcra inkar tazminatı, aleyhindeki icra takibine itiraz eden ve işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Alacağın likit ve belli olması da gerekir. Alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlar bilinmekte ya da bilinmesi gerekmekte, böylece borçlu tarafından borcun tutarının tahkik ve tayini mümkün ise; başka bir ifadeyle borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Alacağın varlığı ve miktarı teknik inceleme gerektirdiğinden, mahkemece koşulları oluşmayan icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
DAVANIN KABULÜ İLE,
1-Davaya konu ----- İcra Müdürlüğü'nün ----- Esas sayılı icra takip dosyasında davalının yaptığı itirazın iptali ile takibin aynen devamına,
2-Alacak yargılamayı gerektirdiğinden icra inkar tazminatı talebinin Reddine,
3-Karar harcı 806,06 TL 'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 142,52 TL harcın mahsubu ile bakiye 663,54 TL harcın davalı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan 80,70 TL başvurma harcı, 142,50 TL peşin harç olmak üzere toplam 223,20 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine
5-Davacı tarafından yapılan tebligat, müzekkere gideri ve bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 6.514,00 TL yargılama giderinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
6-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,
7-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 11.800,00 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
9-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı miktar itibariyle KESİN olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.