mahkeme 2022/661 E. 2023/639 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2022/661
2023/639
3 Ekim 2023
T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2022/661 Esas
KARAR NO: 2023/639
DAVA: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ: 16/09/2022
KARAR TARİHİ: 03/10/2023
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin dava dışı ilgili elektrik perakende satış firması ile karşılıklı herhangi bir perakende satış sözleşmesi imzalamaksızın enerji kullanımı yaptığının 04.10.2017 tarihinde tespit edildiğini ve kullanım yerinin elektrik enerjisinin kesildiğini, Müvekkil Şirket'in ilgili ekipleri tarafından 04.10.2017 tarihinde kullanım yerinde yapılan kontrolde “dağıtım lisansı sahibi tüzel kişinin ilgili mevzuata uygun olarak kestiği elektrik enerjisini, mücbir sebep halleri dışında; yükümlülüklerini yerine getirmeden dağıtım lisansı sahibi tüzel kişinin izni dışında açılarak" kullanıldığının tespit edilerek davalı aleyhine -------- seri numaralı kaçak tutanağı düzenlendiğini ve icra takibine konu edildiğini 30.01.2018 tarihinde "dağıtım lisansı sahibi tüzel kişinin ilgili mevzuata uygun olarak kestiği elektrik enerjisini, mücbir sebep halleri dışında; yükümlülüklerini yerine getirmeden dağıtım lisansı sahibi tüzel kişinin izni dışında açılarak" kullanıldığı tespit edilerek davalı aleyhine -------- numaralı tutanağın düzenlendiği, faturanın icra takibine konu edildiğini, İşbu 4.207,67 TL tutarındaki faturalarının tahsili maksadıyla Müvekkili şirketin, davalı aleyhine işbu huzurdaki davanın konusu -------- Esas sayısına kayden ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalının, işbu icra takibine yönelik 26.04.2019 tarihinde itiraz ettiğini, itiraz dilekçesinin taraflarına tebliğ edildiğini, yapılan arabuluculuk görüşmelerinde bir sonuç alınamadığını beyanla; davanın kabulü ile itirazı iptaline ve takibin devamına, davalı aleyhine %20.den az olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı yan kendisine yapılan usulüne uygun tebliğe rağmen davacı yanın dava dilekçesine cevap vermemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE: Dava hukuki niteliği itibariyle,--------- E sayılı icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın İİK 67. maddesi gereğince iptali ile icra inkar tazminatı isteminden ibarettir.İİK. mad. 67/I -III, V‟de düzenlenmiş bulunan itirazın iptali davası, borçlunun itirazının hükümsüz kılınarak, itiraz ile duran ilâmsız takibe konu olan alacağın varlığının saptanarak, icra takibinin devam etmesini (ve bu suretle, takip konusu alacağın borçludan alınmasını) sağlamak amacı ile açılır.
İtirazın iptali davası açılabilmesi için; a) Yetkili icra dairesinde yapılmış geçerli bir ilamsız icra takibi bulunmalıdır. İtirazın iptal davası, icra takibi ile bağlantılı olduğundan, davalı aleyhine yapılmış geçerli bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası dinlenmez. Yetkili icra dairesinde yapılmış usulüne uygun bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası açılamaz. Eğer, icra mahkemesince “ödeme emrinin iptaline” ya da “icra takibinin iptaline” karar verilmişse, iptal davası konusuz kalır.b) Borçlu tarafından süresi içinde yapılmış -ve hakkındaki takibi durdurmuş olan- geçerli bir itiraz bulunmalıdır. Borçlu tarafından süresinden sonra ödeme emrine itiraz edilmiş olduğu için ya da süresi içinde olmakla beraber yanlış (yetkisiz/görevsiz) yere itiraz edildiği için takip kesinleşmisse veya takip, borçlunun itirazı nedeniyle değil de icra mahkemesinin kararıyla durdurulmuşsa bu gibi durumlarda itirazın iptali davası açmakta hukuki yarar bulunmayacaktır.c) Alacaklı tarafından, borçlunun itirazının kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde itirazın iptali davasının açılmış olması gerekir. Alacaklının, “itirazın kendisine tebliğinden itibaren” bir yıl içinde borçlunun itiraz ettiği alacağının tespiti ve itirazın iptali dileğiyle açtığı dava “itirazın iptali” davası niteliğini taşır. Bu davanın açılabildiği, “bir yıllık süre” hak düşürücü süredir. Bir yıllık dava açma süresinin başlangıcı, “itirazın alacaklıya tebliğ tarihi”dir. Bu halde; borçlunun itirazı, alacaklıya tebliğ edilmemişse, bir yıllık dava açma süresi işlemeye başlamayacaktır. Davacının, itirazı herhangi bir şekilde öğrenip öğrenmemesi de sürenin başlamasını gerektirmez. İtirazın iptali istemine konu, -------- Eayılı sayılı takip dosyasının incelenmesinde davacı alacaklının, davalı borçlu aleyhine genel haciz yolu ile icra takibinde buludğu, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği; borçlu tarafından itiraz dilekçesinde borca itiraz edildiği ve takibin durduğu, huzurdaki davanın yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Bilirkişi tarafından alınan raporda," Dava dışı -------- tarafından, -------- Sit. ------- Blok No:------- ---------- adresinde ticarethane olarak kullanılan ----------- nolu tesisatta 31.01.2018 tarihinde ---------- adına düzenlendiği iddia edilen “Perakende Satış Sözleşmesinin --------- talep edilmesi gerektiği, tutanak tarihlerinde yürürlükte olan --------- Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği' nin kaçak elektrik tüketim miktarının hesaplanmasında ve faturalamada esas alınacak süre başlıklı 29. Maddesinde “Perakende Satış Sözleşmesiz elektrik enerjisi kullanılması durumunda” kaçak elektrik hesaplamasında faturalamaya esas sürenin 12 ayı (360 günü ) aşamayacağı açık ve net bir şekilde belirtilmesine rağmen, davacı şirket tarafından, kaçak tüketim hesabı yapılırken, 1014 günlük süredeki (26.12.2014 ile 04.10.2017 tarihleri arasındaki) kaçak tüketim miktarının neden alındığını davacı şirkete açıklattırılmasının gerektiği, davaya ve takibe 2 adet kaçak elektrik tespit tutanağı konu edilmiş ve bu iki tutanağa istinaden 4.157,67 TL kaçak tüketim faturası düzenlenmiş olmasına rağmen, tutanaklardan sadece 04.10.2017 tarih ve --------- seri numaralı Kaçak elektrik tespit tutanağının davalı adına düzenlendiği, diğer tutanak olan 30.01.2018 tarih ve --------- seri numaralı kaçak elektrik tespit tutanağının dava dışı --------- adına düzenlenmesinden dolayı, bu tutanaktan ve bu tutanaktan kaynaklı kaçak tüketim bedelinden, davalının sorumlu olup olmadığının takdirinin mahkemeye ait olduğu, 04.10.2017 tarih ve -------- seri numaralı Kaçak elektrik tespit tutanağından kaynaklı kaçak tüketim bedelinin hesaplanabilmesi için, tesisattaki 2014-2018 tarihleri arasındaki KWH bazlı tüketim ekstresi, varsa 04.10.2016 tarihinden önceki kesme, bağlama, mühürleme tutanaklarının abonelik yada fesih vb. belgelerin dava dosyasına sunulmasının gerektiği, " şeklinde rapor sunulmuştur.Bilirkişi tarafından verilen ek raporda özetle; " Dava konusu ---------- numaralı tesisatta, tutanakların düzenlendiği tarihler öncesinde, davalı --------- adına ise herhangi bir abonelik sözleşmesinin bulunmadığı, davaya konu 2 adet kaçak elektrik tespit tutanağının “perakende satış sözleşmesi olmadan” elektrik tüketimi yapılmasından dolayı düzenlendiği, --------- elektrik piyasası tüketici hizmetleri yönetmeliği'nin 26. Maddesinin 1. Fıkrasının a. bendinde “perakende satış sözleşmesiz elektrik kullanımı” kaçak elektrik tüketimi olarak tanımlandığı, davaya ve takibe 2 adet kaçak elektrik tespit tutanağı konu edilmiş ve bu iki tutanağa istinaden 4.157,67 TL kaçak tüketim faturası düzenlenmiş olmasına rağmen, tutanaklardan sadece 04.10.2017 tarih ve -------- seri numaralı Kaçak elektrik tespit tutanağının davalı adına düzenlendiği, 30.01.2018 tarih ve ---------- seri numaralı Kaçak elektrik tespit tutanağının ise dava dışı --------- adına düzenlendiği, bu tutanaktan ve bu tutanaktan kaynaklı kaçak tüketim bedelinden, davalının sorumlu olup olmadığının taktirinin Mahkemeye ait olduğu, Mahkeme tarafından, davalının sadece adına düzenlenen 04.10.2017 tarih ve -------- seri numaralı Kaçak elektrik tespit tutanağından sorumlu olduğuna karar vermesi durumunda, davacı alacağının, 1.301,37 TL kaçak tüketim bedeli, 109,32 TL faiz ve 19,68 TL faizin KDV'si olmak üzere toplam 1.452,58 TL olacağı, Mahkeme tarafından, davalının adına düzenlenen 04.10.2017 tarih ve --------- seri numaralı Kaçak elektrik tespit tutanağının yanı sıra dava dışı --------- adına düzenlenen 30.01.2018 tarih ve -------- seri numaralı Kaçak elektrik tespit tutanağından da sorumlu olduğuna karar vermesi durumunda, davacı alacağının, 3.986,77 TL kaçak tüketim bedeli, 298,55 TL faiz ve 53,74 TL faizin KDV'si olmak üzere toplam 4.339,06 TL olacağı, " şeklinde rapor sunulmuştur.Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde, davacı personelleri tarafından davaya konu tesisat adresi olan --------- Sitesi ------- Blok No ------- ---------- adresinde kaçak elektrik kullanımının tespit edildiği ve hakkında 04.10.2017 ve 30.01.2018 tarihlerinde --------- ve --------- numaralı kaçak usulsüz elektrik tüketim tespit tutanakları ile kayıt altına alındığı, tutanakta kaçak elektrik kullanıldığı, bilirki raporu ile de bu durumun sabit olduğu görülmüştür. 04/10/2017 tarihli, --------- nolu kaçak elektrik tutanağının davalı -------- adına düzenlendiği ancak 30/01/2018 tarih ve -------- nolu kaçak elektrik tutanağının dava dışı -------- adına düzenlendiği, dava dışı --------- adına usulüne uygun olarak başlatılmış bir icra takibi ve dava bulunmadığı, Dava dışı -------- ait borçtan davalının sorumlu tutulmasının mümkün olmadığı, davalının ancak kendi adına düzenlenen tutanak sebebiyle sorumlu olacağı anlaşıldığından davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir.İcra ve İflas Kanununun 67.maddesinin 2.fıkrası gereğince, icra tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Borçlunun itirazının kötüniyetli olması ise yasal koşul değildir. İcra inkar tazminatı, aleyhindeki icra takibine itiraz eden ve işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Alacağın likit ve belli olması da gerekir. Alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlar bilinmekte ya da bilinmesi gerekmekte, böylece borçlu tarafından borcun tutarının tahkik ve tayini mümkün ise; başka bir ifadeyle borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Alacağın varlığı ve miktarı yargılamayı gerektirdiğinden, mahkemece koşulları oluşmayan icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın KISMEN KABULÜ İLE,
1-Davalının --------E. Sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazının kısmen iptali ile, takibin 1.301,37 TL asıl alacak, 109,32 TL işlemiş faiz,19,68 TL KDV üzerinden devamına, asıl alacağa % 16,80 yıllık 6183 sayılı yasa gereği değişecek oranlar gecikme zammı, gecikme zammına %18 KDV işletilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-Dava konusu alacağın yargılamayı gerektirmesi nedeniyle icra inkar tazminatı talebinin REDDİNE,
3-Karar harcı 269,85 TL 'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 189,15- TL harcın davalı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan 80,70 TL başvurma harcı, 80,70 TL peşin nispi harc olmak üzere toplam 161,40 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine
5-Davacı tarafından yapılan 262,75 TL tebligat ve müzekkere gideri, 1.750,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 2.012,75 TL yargılama giderinin haklılık oranına göre 628,31 TL sinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, kalan tutarın davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesin yer olmadığına,
7-Davanın kabul edilen kısmı için davacı yararına karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 1.430,30 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Davacı tarafından dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,
9-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca -------- bütçesinden ödenen 1.560,00-TL arabuluculuk ücretinin haklılık oranına göre 486,98 -TL.sinin davalıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına, 1.073,02 TL.sinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda miktar itibari ile kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 03/10/2023
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.