Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2021/338
2024/876
29 Kasım 2024
T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/338
KARAR NO : 2024/876
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 24/08/2020
KARAR TARİHİ : 29/11/2024
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı, imzası müvekkil şirket yetkilisi ----- ait olmayan, ----Şubesine'nin 0312236 ve ----- seri numaralı 31.03.2019 ve 31.04.2019 keşide tarihli, her ikisinin keşide yeri de ----- olan, her ikisi de 60.000,00TL bedelli çeklerini dayanak göstererek, ----- İcra Dairesi'nin ----- Esas sayılı dosyası ile, müvekkil aleyhine kambiyo senetlerine mahsus takibe geçtiğini, ayrıca müvekkil şirket yetkilisi aleyhine “karşılıksız çek düzenleme suçundan” dolayı, İcra Ceza Mahkemelerine Şikayette bulunduğunu, İşbu şikayetler ---- İcra Ceza Mahkemesinin ---- Ve ----. İcra Ceza Mahkemesinin ----- sayılı dosyalarında görüldüğünü, dava konusu çeklerde ki imzanın müvekkiline ait olmadığını, arabuluculuk görüşmelerine anlaşma sağlanamadığını,----İcra Dairesi'nin ---- sayılı takibin TEDBİREN DURDURULMASINA, Çekler üzerindeki imzanın müvekkil Şirket yetkilisinin el ürünü olmadığının ve dolayısıyla----. İcra Müdürlüğünün----- dolayı müvekkilin borcunun bulunmadığının TESPİTİNE, davalının %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yan üzerine bırakılmasına karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davanın hukuki ve fiili gerçeklere aykırı olduğunu, hakkın kötüye kullanılması niteliğinde açıldığını, haksız ve kötüniyetli bir dava olduğunu, davalı bankanın ikametgâhının ---- sınırları içerisinde olduğunu, davaya bakmaya ---- Asliye Ticaret Mahkemelerinin yetkili olduğunu, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, yetkisizlik kararı verilmesi gerektiğini, kıymetli evrak hukukunun en temel özelliğinin mücerretlik ilkesi olduğunu, temel borç ilişkisinden kaynaklanan def’i ve itirazların, bu ilişkinin tarafı olmayan iyi niyetli hamil konumundaki üçüncü kişilere karşı ileri sürülmesinin hukuken mümkün olmadığını, kambiyo senedi olan çekin düzenlenmesinin temel borç ilişkisinden tamamen ayrı, bağımsız, kayıtsız ve şartsız bir borç ilişkisi doğuracağını, kambiyo senetlerinin “mücerretlik ilkesi”nin bir gereği ve sonucu olarak temel borç ilişkisine dayalı def’i ve itirazların temel borç ilişkisinin tarafı olmayan üçüncü kişilere karşı ileri sürülmesi hukuken mümkün olmadığını, dava konusu çekin, kredi borçlarının bir kısmının ödenmesi amacı ile davalı bankaya verildiğini, temel borç ilişkisi ile ilgili hiçbir iddianın 3. kişi konumundaki iyiniyetli hamil olan bankaya karşı ileri sürülmesinin hukuken mümkün olmadığını, dava dışı -----. hakkında yapılan araştırma neticesinde kredi kullandırılmasına mani bir durum olmaması sebebiyle Genel Kredi Sözleşmeleri imzalandığını bu sözleşmelere istinaden kredi kullandırıldığını, dava konusu çeklerin dava dışı -----tarafından kredi borçlarının bir kısmının ödenmesi amacıyla, çek bedeli ödendiğinde kredi borcuna mahsup edilmek üzere, bankaya verildiğini, bu şekilde devredilen çek ile birlikte içerdiği hakkın bankaya geçtiğini çek üzerinde davacının ve çeki bankaya teslim eden ----Tekstil firmasının bir hakkının kalmadığını, ----- Tekstil firmasının çeki bankaya 05/07/2018 tarihinde verdiğini, teminata alınması ile ilgili taleplerinin yer aldığını, bu taleplerinin kabul edilmediğini çeklerin tahsilinde borca mahsup edilmek üzere firmadan teslim alındığını, kredi kullandırılmadan önce müşteri hakkında bir araştırma yapıldığını, araştırma neticesinde kredi kullandırılmasına mani bir durum söz konusu değilse kredi kullandırıldığını, bankaların davacının iddia ettiği şekliyle bir araştırma yükümlülüğünün bulunmadığını, hiçbir banka nezdinde de böyle bir uygulamanın olmadığını, davacı/borçluların dava dilekçesinde takibe konu çekteki imzaların kendilerine ait olmadığını iddia ettiklerini davacı/borçluların bu yöndeki beyanlarının gerçeği yansıtmadığını, imzanın kendisine ait olmadığını iddia etse de söz konusu çekin elden nasıl çıktığı, buna ilişkin bir şikayet/suç duyurusunda bulunup bulunmadığı hususlarında bir beyanları/iddiaları bulunmadığını, çek kaybedilmiş ise, davacı/borçlu'nun çeki güvenli ortamda saklama yükümlülüğünü ihmali ve kusurlu olarak ihlal eden eylemi neticesinde elinden çıkmış olacağından sonuçlarına davacı/borçluların kendilerinin katlanması gerektiğini, imzaya itiraz edildiği durumlarda inceleme esas alınacak belgelerin, imzasına itiraz edilen belgenin düzenlendiği tarihe en yakın tarihte alınmış imzaya itiraz edenin imza asılları üzerinden yapılması gerektiğini, herhangi bir belgedeki imza veya yazının, atfedildiği kişiye ait olup olmadığı hususunda yapılacak bilirkişi incelemesinin, konunun uzmanınca ve yeterli teknik donanıma sahip bir laboratuvar ortamında, optik aletler ve o incelemenin gerektirdiği diğer cihazlar kullanılarak; grafolojik ve grafometrik yöntemlerle yapılması gerektiğini, dava konusu çeklerin keşide tarihinin 31.03.2019 ve 30.04.2019 olduğunu, çekin bankaya 05/07/2018 tarihinde teslim edildiğini, inceleme esas alınacak belgelerin, imzasına itiraz edilen belgenin düzenlendiği tarihe en yakın tarihte alınmış imzaya itiraz edenin imza asılları üzerinden yapılması gerektiğini, bu gereğe uyulmadan yapılan incelemelerin bir hükmünün olmayacağını, davaya çekleri bankaya teslim eden -----dahil edilmesi gerektiğini, çeklerdeki imzanın davacıya ait çıkmaması halinde, çekleri bankaya teslim eden --- firmasının çekten kaynaklı alacağı olup olmadığı ve imza hususunda evrak incelemesi ve çekte sahtecilik olup olmadığı gibi hususlarda bilgi alınabilmesi için davanın kendisine ihbar edilmesini davacı firma adına kayıtlı taşınmaz kaydına 53. Sıradan haciz işlendiğini, kaydında 100 e yakın haciz ve ipotekler bulunduğunu, tedbir talebinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, reddedilmesi gerektiğini, davacı/borçluların davacı bankanın alacağının sürüncemede bırakılması amacı ile iyi niyet kurallarına aykırı olarak davayı açtıklarını davacı/borçluların tazminata ve para cezasına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:
---- Asliye Ticaret Mahkemesinin ----- Esas ve ----- Karar sayılı ilamı yetkisizlik kararı verilmekle dosya mahkememizin yukarıdaki esasına kaydedildiği anlaşılmıştır.Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Bilirkişi tarafından alınan raporda özetle; İnceleme konusu çeklerdeki ----yetkilisine atfen atılmış keşideci imzalar ile ----- ait mukayese imzaları arasında yapılan karşılaştırmada; ; başlangıç hareketlerinde, ara gramalarda ve bitiş hareketlerinde farklılıklar görüldüğü, genel kabul görmüş karakteristik tanı unsurlarından; işleklik derecesi, alışkanlıklar, tersim biçimi, istif, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından değerlendirildiğinde; inceleme konusu çeklerdeki keşideci imzaların mevcut mukayese imzalarına kıyasla ----- eli ürünü olmadığı, hususlarını beyan ve rapor etmiştir.
Davalı tarafından varlığı iddia edilen bir hukuki ilişkinin mevcut olmadığının (yok olduğunun) tespiti için açılan davaya menfi (olumsuz) tespit davası denir (-----). Menfi tespit davası, 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu’nun (İİK) 72. maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre, borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında ya da icra takibinden sonra borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir. Bu dava maddi hukuk ve usul hukuku bakımından genel hükümlere dayalıdır ve normal bir hukuk davası olarak açılır.
Eş söyleyişle kendisine karşı icra takibi yapılmış olan borçlu, ödeme emrine itiraz edilmemiş veya itiraz edilmiş olmakla birlikte yerinde görülmemiş olması sebebiyle icra takibi kesinleşse dahi maddi hukuk bakımından borçlu olmadığını ileri sürebilir. Bunun için, takip devam ederken alacaklıya karşı menfi tespit davası açabileceği gibi, böyle bir menfi tespit davası açmamış ve borcu cebri icra tehdidi altında ödemiş ise, ödemiş olduğu paranın kendisine verilmesi için alacaklıya karşı istirdat davası açabilir (----- ). Ayrıca, adi senette borçlu olarak gözüken kimse, senet altındaki imzanın kendisine ait olmadığının ve dolayısıyla, senet borçlusu konumunda bulunmadığının tespiti amacıyla, cebri icra tehdidi ile karşı karşıya ise, icra takibinin yapılmasından önce; süresi içinde ödeme emrine karşı imzaya itiraz yoluyla itirazda bulunmayı ihmal etmiş ve takip kesinleşmişse, takibe başlanılmasından sonraki evrede sahtelik davası açabilir, böyle bir sahtelik davası hukukî niteliği itibariyle 2004 sayılı İİK 72’de düzenlenmiş olan menfi tespit davasıdır . Menfi tespit davasında ispat yükü, kural olarak davalı alacaklıya düşer; fakat, davacıya (borçluya) düştüğü hâller de vardır; davacı (borçlu), davalının (alacaklının) varlığını iddia ettiği hukuki ilişkiyi (meselâ borcu) sadece inkâr etmekle yetinmekte ise, yani bu hukuki ilişkinin (borcun) hiç doğmadığını ileri sürmekte ise ispat yükü davalıya düşer. Çünkü hukuki ilişkinin (borcun) varlığını iddia eden davalı olduğu için, ispat yükü davalı alacaklıya düşer (6100 sayılı HMK m. 190; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (TMK) m.6). Fakat, alacaklının dayandığı senedin karşılıksız olduğunu ispat yükü, davacıya (borçluya) düşer. Bunun gibi, davacı (borçlu), davalının (alacaklının) iddia ettiği alacağın ödeme, ibra ve takas gibi bir nedenle son bulduğunu ileri sürerse, bu iddiayı ispat yükü de davacı borçluya düşer (----- ).
Senet borçlusu tarafından senette yer alan imzanın kendisine ait olmadığının iddia edilmesi halinde çözümü özel veya teknik bilgi gerektirdiğinden bilirkişi incelemesine karar verilir. İmza incelemesinde öncelikle senedin düzenleme tarihinden öncesine ilişkin borçluya ait olduğu muhakkak olan karşılaştırmaya elverişli imzalarını taşıyan belgeler, keşide tarihine en yakın tarihli olanından başlayarak bilirkişi tarafından mukayeseye esas alınmalıdır. Yapılacak bilirkişi incelemesinin, konunun uzmanınca ve yeterli teknik donanıma sahip bir laboratuvar ortamında, optik aletler ve o incelemenin gerektirdiği diğer cihazlar kullanılarak, grafolojik ve grafometrik yöntemlerle yapılması, bu alet ve yöntemlerle gerek incelemeye konu ve gerekse karşılaştırmaya esas belgelerdeki imza veya yazının tersim, seyir, baskı derecesi, eğim, doğrultu gibi yönlerden taşıdığı özelliklerin tam ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenip karşılaştırılması; sonuçta, imza veya yazının atfedilen kişiye ait olup olmadığının, dayanakları gösterilmiş, tarafların, mahkemenin ve Yargıtay’ın denetimine elverişli bir raporla ortaya konulması, gerektiğinde karşılaştırılan imza veya yazının hangi nedenle farklı veya aynı kişinin eli ürünü olduklarının fotoğraf ya da diğer uygun görüntü teknikleriyle de desteklenmesi şarttır. Nitekim bu ilkeler, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 08.10.2019 tarihli ve -----. sayılı kararında da benimsenmiştir.Tarafların iddiaları ile toplanan deliller ve usulüne uygun olarak alınan bilirkişi raporu ve ---- İcra Ceza Mahkemesinin ----ceza dosyasında davaya konu çeklerdeki imzalara yönelik incelemelerin yapıldığı ATK fizik ihtisas dairesi raporundaki tespitler tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacı aleyhine çeklere dayalı icra takibi yapıldığı, davacı şirket çekteki imzanın temsilcisine ait olmadığını savunduğu, yaptırılan bilirkişi incelemeleri sonucu çekteki imzanın davacı şirket temsilcisinin eli ürünü çıkmadığı ticaret sicil kayıtları incelendiğinde söz konusu şirkette temsilci değişikliğine gidilmediğinin anlaşıldığı, davacının çeklerdeki imzanın sahte olduğunu iddia ettiği, senedin sahte olması senedin hükümsüzlüğüne yönelik olup mutlak defi niteliğinde olduğu ve her hamile karşı ileri sürülebileceği, bu nedenle davalının iyiniyet iddiasının dinlenemeyeceği, çekteki imzanın davacı şirket yetkilisine ait olmadığı tespit edilmekle çeklere dayalı yapılan icra takibinden dolayı davacı tarafın davalı tarafa borcu olmadığının tespitine, öte yanda dava konusu çekte , davalının lehtar olmadığı bu nedenle imzasının ona ait olup olmadığını bilemeyeceği ve dolayısıyla kötüniyet tazminatına yönelik koşullar dosya kapsamında mevcut değildir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile, ---- İcra Müdürlüğü'nün ---- Esas sayılı dosyasında takibe konulan A-) seri no ---- keşidecisi davacı şirket olan lehtarı-----ödeme tarihi 31/04/2019 tarihli, 60.000,00 TL bedelli
B-) seri no ---- keşidecisi davacı şirket olan lehtarı ----- ödeme tarihi 31/03/2019 tarihli ve 60.000,00 TL bedelli çekler nedeniyle davacının davalıya borcu olmadığının tespitine,
2-Karar harcı 8.197,20 TL 'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 2.049,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 6.148,00TL harcın davalı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan 54,40 TL başvurma harcı, 2.049,30 TL peşin harç olmak üzere toplam 2.103,70 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine
4-Davacı tarafından yapılan tebligat, müzekkere gideri ve bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 2.578,63 TL yargılama giderinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
5-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
6-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 30.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
8-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,Dair taraflara (e- duruşma sistemi üzerinden) kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde ---- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.