mahkeme 2020/831 E. 2025/467 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2020/831
2025/467
17 Haziran 2025
T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2020/831
KARAR NO : 2025/467
DAVA : Tespit
DAVA TARİHİ : 28/10/2020
KARAR TARİHİ : 17/06/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin 15.02.2005 tarihinden beri tezgah, duvar, kolon kaplama işlerini yaptığını ve malzemelerinin tedariğini sağladığını, davalı ------ müvekkili şirkette 2012 yılından ayrıldığı tarihe kadar müvekkili şirkette fabrika müdürü olarak çalıştığını, davalının 18.08.2020 tarihinde -----adresinde ------isimli bir firma kurduğunu, davalının müvekkilinin müşterisi olan firmalar ile görüşüp, müvekkilini karalama ve sözleşmelerden caymalara neden olduğunu, müvekkilinin bu durumu müşterilerinden öğrendiğini, davalının dürüstlük kuralına aykırı davrandığını ve müvekkilinin ticari itibarına zarar verdiğini, davalının müşterilere e-mail göndererek “---- firmalarında edinmiş olduğumuz tecrübeleri ------ kurarak taçlandırmak istedik” şeklinde beyanlarla firmaları müvekkili ile çalışmaktan caydırmaya ve müşterileri yanıltılmayı hedeflediğini, davalının müvekkili şirketin çalışanlarına sürekli davetiye göndererek kendisi ile çalışmaya ikna ettiğini, müvekkili şirketten 5 çalışanın davalı firmada çalışmaya başladığını, davalı tarafından müvekkiline ait çalışmaların fotoğraflarının izinsiz kullanıldığını ve ------uzantılı internet sitesinde sergilendiğini, internet sitesinde yer alan görüntülerin müvekkili tarafından yapılan ------ Hastanesine ilişkin olduğunu ve bu işlere ilişkin faturaların dilekçe ekinde sunulduğunu, davalı hakkında aynı zamanda savcılığa da suç duyurusunda bulunulduğunu, davalıların tüm eylemlerinin TTK 56 ve TTK 57/5 uyarınca haksız rekabet teşkil ettiğini, açıklanan nedenlerle, davanın kabulü ile haksız rekabetin tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalılar kendilerine yapılan usulüne uygun tebliğe rağmen davacı yanın dava dilekçesine cevap vermemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE: Dava, TTK'nın 54 ve 55. maddeleri uyarınca açılmış olan haksız rekabetin tesbiti istemine ilişkindir.
Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.25.05.2021 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle; "Davalıların haksız rekabete yol açacak düzeyde dürüstlük kuralına aykırı davranışlarda bulunduğu konusunda bu aşamada yeterli kanaate ulaşılamamıştır." şeklinde rapor sunulmuştur.11.01.2022 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle; "Davalıların haksız rekabete yol açacak düzeyde dürüstlük kuralına aykırı davranışlarda bulunduğu konusunda bu aşamada yeterli kanaate ulaşılamamıştır." şeklinde rapor sunulmuştur.
25.01.2023 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle; "Davalıların haksız rekabete yol açacak düzeyde dürüstlük kuralına aykırı davranışlarda bulunduğu konusunda bu aşamada yeterli kanaate ulaşılamamıştır." şekilinde rapor sunulmuştur.
12.03.2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "Davacı firmaya ait Katalog ve davalı firmaya ait internet sitesi üzerinde yapılan incelemede ; davacı firmaya ait 2016-2017 yılına ait katoloğun 76-77. sayfalarında sunulan fotoğrafların bir kısmının internet ortamında davalı firmaya ait sitede de bulunduğunun görüldüğü, davalının davacıya ait proje resimlerini kendi kataloglarında kullanmasının ve mail yazışmalarında “firma ismimiz yeni olmasına rağmen projelerinizi yönetecek, tamamlayacak tüm teknik, idari ve imalat kadrosu daha önceki 15.000'e yakın projelerinizi tamamlayan kadronun ta kendisidir.” Şeklindeki ifadelerle söz konusu projelerin kendisi tarafından yapıldığı izlenimi oluşturmasının TTK m. 55/i,b-2 kapsamında haksız rekabetin varlığını ortaya koyabileceği, davacının müşterilerinin ayartıldığını ileri sürdüğü, TTK m. 55/1,b-1 kapsamında haksız rekabetin varlığından bahsedilebilmesi için ayartma eyleminin belirli bir yoğunluğa ulaşması gerektiği, davalı gerçek kişinin davacı şirket eski çalışanı olması nedeniyle fiyat bilgisine sahip olmasının mümkün olduğu, bu sayede müşterilere daha düşük fiyat teklifi sunabileceği, bunun yanında davalının davacı şirket müşterilerine attığı maillerde “Arma ismimiz yeni olmasına rağmen projelerinizi yönetecek, tamamlayacak tüm teknik, idari ve imalat kadrosu daha önceki 15.000'e yakın projelerinizi tamamlayan kadronun ta kendisidir.” şeklindeki ifadeleriyle bir başka işletme tarafından yapılıp tamamlanan projeleri kendisi yapmış gibi göstermesinin müşterilerin ayartılması noktasında da hukuka aykırı bir eylem olarak karşımıza çıkabileceği, davalının davacının 5 çalışanını daha yüksek maaş teklif ederek kendi şirketinde çalışmak için ayarttığının ileri sürüldüğü, çalışan ayartılmasının belirli şartların varlığı halinde haksız rekabet teşkil edebileceği, temasa geçmenin tek başına yöneltme eylemini oluşturmayacağı, dolayısıyla somut olaydaki eylemin, yöneltmenin ağırlığı ve davalı şirkette çalışmaya başlayan davacı şirket personelinin sayısı yönünden bir değerlendirmeye tabi tutulması gerektiği, bu hususta ispat yükünün davacıda olduğu" şeklinde rapor sunulmuştur.
01.05.2025 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle; " Davalıya ait -----adresinde yapılan incelemede, güncel rapor ve inceleme tarihi itibariyle dava konusu görsellere rastlanmamış olup,-----adresinin web archive ------uygulaması üzerinden yapılan incelemede, davacının 2016-2017 yılına ait kataloğun 76-77 sayfalarındaki iş bitirme görselleri ile ürünlerini pazarladığı, davalının ise davacının iş bitirme görselleri ile ürünlerini pazarladığı kataloğundaki görseli kullanmak suretiyle ilgili işi kendinin yapmış olduğu izlenimi yarattığı, davacı ve davalının aynı sektörde faaliyet gösterdikleri, aynı ihtiyaçları karşıladıkları, aynı alıcı kitlesine hitap ettikleri, birbirlerini ikame etme olasılıklarının bulunduğu, davalının farklı görselleri kullanma özgürlüğüne sahipken davacının kataloğunda yer alan görseli tercih ettiği, bu durumun dürüstlük kuralına aykırılık teşkil ettiğinin ve TIK m. 55/1, a-4 kapsamında haksız rekabet olarak değerlendirilebileceğinin kabul edilebileceğinin nihai takdirinin Mahkemenize ait olduğu kanaatine varılmıştır." şeklinde rapor sunulmuştur.
Davacı taraf tanık deliline dayandığından gösterilen tanıklar dinlenmiştir.
17.05.2022 tarihli duruşmada tanık ------- beyanında " Ben davacı şirkette muhasebe sorumlusu olarak çalışmaktayım, davalı ------ davacı şirkette çalıştığı dönemde de muhasebeci olarak çalışmaktaydım. Davalı ------ pandemi sürecinde kendi isteğine bağlı olarak pandemi iznine ayrılmak istedi ve ardından izine ayrıldı. İzine ayrıldığı süreçte davacı şirketle olan bağını kesmeden aynı sektörde faliyet gösteren kendi firması olan ------ayrıldığında doğum iznindeydim, izinden döndüğümde firmada çalışan diğer çalışanlardan davalı ------ bizim müşterilerimize mail yoluyla ulaşarak ------tüm teknik ekibi bizde biz daha güçlüyüz şeklinde mailler attığını duydum. ------ fabrika müdürü olarak görev yapardı, müşteri çevresine ulaşabilirdi. Bizim firmamızda çalşıtığı zamanlarda çalıştığımız firmalarla teknik konularla davalı görüşmekteydi, dolayısıyla müşteri bilgilerine sahipti" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Tanık ------bulunduğundan talimat yolu ile duruşmada dinlenmiş olup, 31.05.2022 tarihli beyanında" benim evlenmeden önceki soyadım ----, evlenme ile soyadım ----- olmuştur, ben davacı ----- Şirketinde, ------ ofisinde 2013 yılında satış temsilcisi olarak çalışmaya başladım, iki yıl önce de ayrıldım, ben şirketin ------ ofisinde çalıştığım için bu olayla ilgili fazla bişey duymadım, bilmiyorum, davalı ------ davacı şirketten ayrıldığını ve daha sonra çalışanları arayarak benimle çalışır mısınız diye söylediğini diğer çalışan arkadaşlardan duydum, çalışan arkadaşlara daha fazla maaş vereceğini söylediğini diğer arkadaşlardan duydum, ben davalı ------ davacı şirkete ait iş sırlarını açığa çıkarmak veya ele geçirmek veya diğer işçileri veya diğer yardımcı kişileri bu şekilde kendi şirketinde çalışmaya ikna ettiğine dair bizzat görgüye dayalı bir bilgim yoktur, davacı şirkete ait olan yapımları kullandığına dair bir bilgim yoktur, davalının davacı şirketin müşterileri arasındaki ilişkileri etkileyen davranışlarda bulunduğuna dair bir bilgim yoktur, ben ------ ofisinde çalıştığım için çok ayrıntılı bilgim yoktur," şeklinde beyanda bulunmuştur. 6100 sayılı HMK'nın 16'ncı maddesi uyarınca haksız fiilden doğan davalarda, haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir. Eldeki dava haksız fiil iddiasına dayalı olmakla ve davacının adresinin mahkememiz yetki alanında kalan ------ olması sebebiyle davalıların yetki itirazı yerinde görülmemiştir.
Haksız rekabete ilişkin "Hukuki Sorumluluk” başlığını taşıyan TTK. m. 56 hükmüne göre: “(1) Haksız rekabet sebebiyle müşterileri, kredisi, meslekî itibarı, ticari faaliyetleri veya diğer ekonomik menfaatleri zarar gören veya böyle bir tehlikeyle karşılaşabilecek olan kimse;
a) Fiilin haksız olup olmadığının tespitini,
b) Haksız rekabetin men 'ini,
c) Haksız rekabetin sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılmasını, haksız rekabet yanlış veya yanıltıcı beyanlarla yapılmışsa bu beyanların düzeltilmesini ve tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise, haksız rekabetin işlenmesinde etkili olan araçların ve malların imhasını,
d) Kusur varsa zarar ve ziyanın tazminini,
e) Türk Borçlar Kanunu'nun 58 inci maddesinde öngörülen şartların varlığında manevi tazminat verilmesini, isteyebilir. Davacı lehine ve (d) bendi hükmünce tazminat olarak hâkim, haksız rekabet sonucunda davalının elde etmesi mümkün görülen menfaatin karşılığına da karar verebilir". Yine TTK. m, 59 hükmüne göre: “Mahkeme, davayı kazanan tarafın istemiyle, gideri haksız çıkan taraftan alınmak üzere, hükmün kesinleşmesinden sonra ilan edilmesine de karar verebilir. İlanın şeklini ve kapsamını mahkeme belirler".
Sözkonusu hükümler dikkate alındığında, davacının, haksız rekabet eyleminde bulunduğunu iddia ettiği davalılara karşı haksız rekabetin tespiti, haksız rekabetin men’i ve mahkeme hükmünün ulusal bir gazetede ilanı taleplerinde bulunabileceği açıktır.Haksız rekabet, TTK'nın 54. vd. maddelerinde düzenlenmiştir. TTK'nın 54/1 maddesinde haksız rekabetin amacı "bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanması" olarak ifade edilmiş; 54/2'de ise haksız rekabet tarif edilerek "rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır" şeklinde belirtilmiştir. TTK'nın 55. maddesinde ise haksız rekabet sayılan bazı haller, sınırlayıcı olmamak üzere sayılmıştır. Bu nedenle sayılan haller dışındaki eylemlerin haksız rekabet oluşturup oluşturmadığının somut olayın özelliklerine göre değerlendirilmesi gerekmektedir.
TTK'nın 55/1-a,1 maddesinde, "Başkalarını veya onların mallarını, iş ürünlerini, fiyatlarını, faaliyetlerini veya ticari işlerini yanlış, yanıltıcı veya gereksiz yere incitici açıklamalarla kötülemek", TTK’nın 55/1-a,5 maddesinde, “Kendisini, mallarını, iş ürünlerini, faaliyetlerini, fiyatlarını, gerçeğe aykırı, yanıltıcı, rakibini gereksiz yere kötüleyici veya gereksiz yere onun tanınmışlığından yararlanacak şekilde; başkaları, malları, iş ürünleri veya fiyatlarıyla karşılaştırmak ya da üçüncü kişiyi benzer yollardan öne geçirmek” haksız rekabet olarak nitelendirilmiştir.Somut olayda davacı taraf davalının kendi bünyelerinde çalışmasının ardından işten ayrıldığını, 18/08/2020 tarihinde aynı sektörde ticari faaliyete başladığını, kendi müşterileri ile görüştüğünü, müşterilerini caydırdığını, davacı firmaya ait örnek çalışmalarını, fotoğraflarını kullanarak kendi firmasının reklamını yaptığı ve müşterilerini yanılttığını beyanla haksız rekabetin tespiti talep etmiştir. TTK 54 vd. Maddelerine göre davacının haksız rekabetin tespiti davasını açmakta hukuki yararı olduğu anlaşılmıştır.
İddia olunan olguların tespiti için mahkememizce bilirkişi raporu alınmış olup 25/05/2021 tarihli bilirkişi raporunda davalıların haksız rekabete yol açacak düzeyde davranışlarında bulunmadığı tespit edilmiştir. İtirazlar doğrultusunda yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınmıştır. 12/03/2024 tarihli bilirkişi raporunda davalının davacıya ait görselleri kullanmasının ve müşterilerle irtibata geçilmesinin haksız rekabet oluşturabileceği tespit edilmiştir. Mahkememizce alınan raporlar arasında çelişki bulunduğu anlaşıldığından çelişkinin giderilmesi için yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınmıştır. 01/05/2025 tarihli son raporda ise davalının davacıya ait görselleri kullanmasının haksız rekabet oluşturduğu tespit edilmiştir. 12/03/2024 ve 01/05/2025 tarihli bilirkişi raporlarında teknik bilirkişilerin görseller üzerinde yaptığı incelemeler ile görsellerin davacıya ait olduğu duraksamaya yer vermeyecek şekilde tespit edildiği, davalıların bu eylemlerinin haksız rekabet oluşturduğu anlaşıldığından davacının davalının görsellerini kullanmasına ilişkin haksız rekabetin tespitine ilişkin talebi kabul edilmiştir. Davacının müşteri ve çalışanlarla görüşülerek haksız rekabet yaratıldığı iddiaları ise somut delillerle ispat edilemediğinden bu talepler yönünden haksız rekabetin tespiti talebi yerinde görülmemiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ İLE, Davalıya ait----- adresinde ------ adresinin web ----uygulaması üzerindeki davacının 2016-2017 yılına ait kataloğun ------ sayfalarındaki iş bitirme görsellerini kullanmasının TTK m. 55/1, a-4 kapsamında haksız rekabet oluşturduğunun tespitine,
2-Haksız rekabete ilişkin karar özetininin TTK 59 uyarınca karar kesinleştiğinde tüm Türkiye de yayınlanan trajı en yüksek 3 büyük gazetede masrafı davalıya ait olmak üzere 1 defaya mahsus ilanına,
3-Karar harcı 615,40-TL 'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 54,40-TL harcın mahsubu ile bakiye 561,00-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazine adına irad kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan 54,40-TL başvurma harcı, 54,40-TL peşin nispi harc olmak üzere toplam 108,80 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine
5-Davacı tarafından yapılan 914,60-TL tebligat ve müzekkere gideri, 17.900,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 18.814,60-TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
6-Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
7-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 30.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
8-Davacı tarafından dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde ------ Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.