Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2024/936

Karar No

2026/118

Karar Tarihi

3 Şubat 2026

T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/884 Esas
KARAR NO: 2026/24
DAVA: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 02/12/2024
KARAR TARİHİ: 13/01/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP :Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili Şirket "----- faaliyet gösteren, gerek ulusal gerekse de uluslararası alanda tanınırlığa sahip 5 yıldızlı bir otel olup, hizmet sektöründe tanınırlığı oldukça yüksek bir firma olup, ------ tarihinde oynanacak olan --- maçı için, içerisinde ---- bulunduğu toplam 50 tane oda, yemek ve muhtelif hizmetler için ---- kodlu başvuru oluşturulmuş, taraflar arasında geçerli bir "Hizmet Sözleşmesi" kurulmuş, Belirtilen ---- tarihli konaklama ve muhtelif yan harcamalar neticesinde Müvekkili Şirket tarafından düzenlenen ----- Fatura uyarınca Konaklama, Otel Harcamaları, Yiyecek ve İçecek hizmet bedelleri üzerinden KDV dahil olmak üzere toplam 264.137,00 TL’ nin fatura edilmiş olduğunu, Müvekkili Şirket üzerine düşen tüm yükümlülükleri tam ve gereği gibi yerine getirmiş, Davalı ve ekibine konaklama ve muhtelif hizmetler sağlanmış ise de işbu faturadan kaynaklı bakiye bedel Müvekkili Şirket'e ödenmemiş olduğunu, Herhangi bir aykırılığı kabul etmek anlamına dahi gelmemekle birlikte, söz konusu faturaya Davalı tarafından 8 günlük yasal süresi içerisinde itiraz da edilmemiş, kanunen belirlenen süre içerisinde faturaya yönelik Davalı ----- tarafından herhangi bir itiraz söz konusu olmamış olduğunu, Müvekkili Şirket birçok kez Davalı ile sözlü olarak ve mail yazışmaları ile iletişim kurmaya çalışmış, sözleşme kapsamında yüklenilen borcun yerine getirilmesi için telkinde bulunmuş, Hatta bu kapsamda ----- ihtarnamesi keşide edilerek, taraflar arasında kurulan Hizmet Sözleşmesi uyarınca, sözleşmeden doğan borcu ödemesi ihtar edilmiş olduğunu, Yine de ödeme yapılmaması sonucunda, Müvekkili Şirket tarafından sözleşmeden doğan alacak hakkına istinaden ------ Sayılı icra takibi başlatılmış, İlgili icra takibine konu borca, Davalı tarafından haksız, hukuka aykırı ve mesnetsiz şekilde itiraz edilmiş olup, Mahkeme tarafından İcra İnkar Tazminatı' na hükmedilmesi gerekmekte olduğunu, Davalı, Müvekkili Şirket bünyesinde sözleşmeye konu konaklama ve diğer muhtelif hizmetleri almasına, hiçbir şekilde düzenlenen faturaya itiraz etmemesine, mail yazışmaları ile ekonomik olarak sıkıntılı bir süreçten geçtiklerini vurgulayarak -------- tarihinde ödemenin yapılacağını belirtmesine karşılık, ısrarlı bir şekilde ödemeyi geciktirmiş, Alacağın tahsili için hukuki yollara başvuran Müvekkilinin icra kanalıyla talep etmiş olduğu alacak hakkına haksız ve mesnetsiz olarak itiraz edilmesi kötü niyetli bir yaklaşım olup, Müvekkili Şirketin zararının daha da büyümesine neden olmuş olup, Basiretli bir tacir sorumluluğu ile hareket etmek durumunda olan Davalı' nın ikrar etmiş olduğu borcu sonrasında ödemekten kaçınmasının taraflarınca kabul edilemez olduğunu, Müvekkili Şirket tarafından işbu huzurdaki dava açılmadan önce arabuluculuk müessesesine başvuru yapılmış olup; yapılan başvuru uyarınca karşı taraflarla anlaşma sağlanamamış ve "Anlaşmama Tutanağı" düzenlenmiş olduğunu ileri sürerek, Davanın kabulüne, davalının Vaki İtirazın İptali ile Takibin Devamına, takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere Davalı hakkında İcra İnkar Tazminatına Hükmedilmesine, Vekâlet ücreti ve yargılama giderlerinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.

CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı yan dava dilekçesinde; ----- tarihinde oynanacak olan --- maçı için, içerisinde --- odaların da bulunduğu toplam 50 tane oda, yemek ve muhtelif hizmetler için ----- kodlu başvuru oluşturulmuş, taraflar arasında geçerli bir "Hizmet Sözleşmesi" kurulduğunu ve takibe konu faturadan müvekkilin sorumlu olduğunu beyan etmiş olup, Ancak davacı tarafında dava dilekçesinde belirttiği üzere konaklamayı yapan taraf------- olduğunu ve bu nedenle icra takibine konu borçtan müvekkilinin herhangi bir sorumluluğunun bulunmamakta olduğunu, Borcu kabul anlamına gelmemekle birlikte, Davacı Şirket sözleşmede kararlaştırılan yükümlülüklerini yerine getirmemiş olup, İşbu nedenle de söz konusu faturaya dayalı olarak hiçbir alacağı bulunmamakta olduğunu, Söz konusu fatura içeriğini kabul etmediklerinin icra takibinden gönderilen ödeme emrine itiraz dilekçesinde açıkça ifade edilmiş olup, Müvekkilinin herhangi bir borcunun olmadığı her iki tarafın ticari defterlerinin incelenmesi ile de ortaya çıkacağını ve bu nedenle tarafların ticari defterleri üzerinden bilirkişi incelemesi yaptırılmasını talep ettiklerini, Davacı taraf sözleşme ile belirlenen yükümlülüklerini yerine getirmediğinden dolayı ne kadarlık bir alacağın olduğunun belirlenmesi için dahi bilirkişi incelemesine ihtiyaç vardır ki bu durumda alacağın likit olduğunun kabul edilmesi mümkün olmayıp, Dolayısıyla da icra inkar tazminatı talep edilmesinin hukuka uygun olmadığını savunarak, öncelikle davanın husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine, Davanın esasına girilmesi halinde ise müvekkilinin herhangi bir borcunun bulunmaması nedeniyle esastan reddine, Yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmişlerdir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebidir. Dilekçeler aşaması tamamlanmakla mahkememizin ön inceleme duruşmasında dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile uyuşmazlık noktaları saptanarak tahkikat aşamasına geçilmiş, deliller toplanmıştır. ----- sayılı dosyası celp edilip incelenmiştir. Konunun incelemesi uzmanlık gerektirdiğinden bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Bilirkişi rapor içeriğine göre; Bilirkişiye verilen görev ile sınırlı olarak yapılan değerlendirme ile dosyaya sunulan bilgi ve belgeler, Tarafların dosyaya sunulan ve birbirlerini Teyit eder nitelikteki E-Ticari Defterlerindeki Kayıtları ve Müstenidatları üzerinde yapılan incelemeler çerçevesinde, yukarıda yapmış bulunduğumuz açıklamalar sonucunda, 6100 sayılı HMK’ nın 266/c. 2 hükmü uyarınca bilcümle hukuki takdir, tavsif, İcra Tazminatı Talepleri ve Taleple Bağlılığın takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere, Davacı Şirketin 264.137,00 TL ASIL ve 1.337,25 TL İhtarname Masrafı olmak üzere TOPLAM 265.474,25 TL ALACAK TALEBİ üzerinden harçlandırmak suretiyle, İtirazın İptali istemli olarak Davalı Şirket aleyhine ikame etmiş olduğu işbu İTİRAZIN İPTALİ Davasında; Yukarıda yer verdiğimiz tespit ve değerlendirmelerimiz muvacehesinde, Davacı Şirketin Davalı Şirketten, Takip Dayanağı yapılan ---- Nolu, Faturadan kaynaklanan ve talebi gibi 264.137,00 TL ASIL ALACAĞININ bulunduğu, Davacı Şirketin bir diğer Talebi olan ve Takip Dosyasına Noterlik Makbuzu İbraz edilen; ---- Yevmiye Nolu İhtarnameye ilişkin 1.337,25 TL İhtarname Masrafının Mahkemenin değerlendirme ve takdirinde olabileceği " yönünde beyanda bulunulmuştur. Davaya konu uyuşmazlığın tespiti; taraflar arasında yer alan ticari ilişki nedeniyle fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptalinin gerekip gerekmediği, icra inkar tazminat şartlarının oluşup oluşmadığı hususlarına ilişkin olduğu anlaşılmaktadır.İcra dosyası celp edilmiş ve yapılan incelemede davacı davasını 1 yıllık dava açma süresinde açtığı anlaşılmaktadır.
Taraflar arasında uyuşmazlığın çözümü için ticari defterlerin incelenmesine karar verilerek taraflara defterlerini sunmak üzere kesin süre verilmiş, taraflar defterlerini sunmuştur.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu/ Ticari Defterlerin İbrazı ve Delil Olması - Madde 222 - (1): "Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir."
(2): "Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz v usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır."
(3): İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir.---- Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.
(4)"Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur."
(5):"Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılırTürk Ticaret Kanunu madde 64- (1): ----- Her tacir, ticari defterleri tutmak ve defterlerinde, ticari işlemleriyle ticari işletmesinin iktisadi ve mali durumunu, borç ve alacak ilişkilerini ve her hesap dönemi içinde elde edilen neticeleri, bu Kanuna göre açıkça görülebilir bir şekilde ortaya koymak zorundadır. Defterler, üçüncü kişi uzmanlara, makul bir süre içinde yapacakları incelemede işletmenin faaliyetleri ve finansal durumu hakkında fikir verebilecek şekilde tutulur. İşletme faaliyetlerinin oluşumu ve gelişmesi defterlerden izlenebilmelidir."
(2)"Tacir, işletmesiyle ilgili olarak gönderilmiş bulunan her türlü belgenin, fotokopi, karbonlu kopya, mikrofiş, bilgisayar kaydı veya benzer şekildeki bir kopyasını, yazılı, görsel veya elektronik ortamda saklamakla yükümlüdür.
"Madde 83-(1): "Ticari uyuşmazlıklarda mahkeme, yabancı gerçek veya tüzel kişi bile olsalar, tarafların ticari defterlerinin ibrazına, resen veya taraflardan birinin istemi üzerine karar verebilir.Ticari defterler, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu madde 222 ve devamı ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu madde 64 ve devamında açıkça düzenlenmiştir.Ticari defterlere anılan Kanun'larda delil olarak hüküm ve sonuç bağlanmıştır.Tacirler, Türk Ticaret Kanunu'nun amir hükmü uyarınca ticari defter tutmak zorundadır.
Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK. m. 222/1).
Yine Türk Ticaret Kanunu madde 83/1'de ticari uyuşmazlıklarda Mahkemenin ticari defterlerin re'sen ibrazına karar verebileceği, Mahkeme re'sen ticari defterlerin ibrazına karar vermese dahi taraflardan birinin istemi üzerine ticari defterlerin ibrazına Mahkemece karar verilebileceği hüküm altına alınmıştır.
Ticari defterler, bazı şartların varlığı durumunda sahibi lehine delil olarak kullanılabilir. Şöyle ki: Uyuşmazlık ticari bir işten kaynaklanmalıdır. Bu iş, her iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmelidir. Taraflardan yalnızca biri için ticari iş niteliğinde olan uyuşmazlıklarda, arada sözleşme olsa bile defterler lehe delil olarak kullanılamaz. Uyuşmazlığın her iki tarafı da tacir sıfatını haiz olmalıdır. Taraflardan birinin ya da her ikisinin tacir olmaması halinde ticari defterler lehe delil olarak kullanılamaz. Öte yandan ticari defterler Kanun’a uygun tutulmuş olmalıdır. Tutulması zorunlu defterler eksiksiz, usulüne uygun tutulmalı, açılış kapanış onayları yapılmış olmalıdır. (TTK. m. 64) Ayrıca, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (HMK m. 222/3)Davacı taraf bir ticaret şirketidir. Davalı taraf da bir ticaret şirketi olup tacirdir. Uyuşmazlık tarafların ticari işletmesinden ve ticari bir işten kaynaklanmaktadır.Dosya tüm delillerin ibrazından sonra konusunda uzman teknik bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi raporu alınmıştır.Somut olayda; Davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı, dava konusu faturaların davalı tarafından kabul edilmiş sayılıp sayılmayacağı, alacağın likit nitelikte olup olmadığıı ve davalının icra takibine yaptığı itirazın haksız olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır. Dosya mahkememizce bilirkişiye tevdi edilmiş; düzenlenen bilirkişi raporunda özetle; davacı tarafından davalıya düzenlenen faturaların e-fatura senaryosu ile davalıya tebliğ edildiği, davalı tarafından yasal süresi içinde itiraz veya iade faturası düzenlenmediği, tarafların ticari defterlerinin birbiriyle tam mutabakat halinde olduğu, davacının takip tarihi itibarıyla davalıdan ---- alacaklı olduğu, alacağın taraf ticari defterleriyle ----- bildirimleriyle sabit olduğu tespit edilmiştir. Bu nedenle davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir.Taraflar arasındaki ilişki ticari nitelikte bir ilişkidir. Davacı tarafından düzenlenen faturaların temel fatura olduğu, davalı tarafından süresi içinde herhangi bir itirazda bulunulmadığı ve iade faturası düzenlenmediği anlaşılmıştır. Bu durumda fatura içeriğinin davalı tarafından kabul edildiğine dair ticari karine oluşur. Taraf ticari defterlerinin birbirini doğruladığı, ---- bildirimlerinin örtüştüğü ve alacağın miktarının belirli ve hesaplanabilir olduğu sabittir.
Bu nedenle dava konusu alacak likit alacak niteliğindedir.
İcra ve İflas Kanunun 67/2 maddesi uyarınca, haksız itiraz halinde borçlu aleyhine icra inkar tazminatına hükmetmek gerekmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ İLE;
2--------- Esas sayılı icra dosyasına yapılan İTİRAZIN İPTALİNE, duran takibin 266.609,17 TL üzerinden asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte DEVAMINA,
3-Asıl alacak 264.137,00 TL üzerinden hesaplanacak %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
4-Alınması gerekli Karar ve ilâm harcı olan 18.212,07 TL harçtan peşin olarak alınan 4.533,64 TL harcın mahsubu ile 13.678,43 TL bakiye harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
5-Davacı tarafça yatırılan 4.533,64 TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan 488,40 TL ilk dava masrafı, tebligat-müzekkere-bilirkişi gideri olarak yapılan toplam 5.231,00 TL olmak üzere toplam 5.719,40 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, kalanın davacı üzerinde bırakılmasına,
7-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
8-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ------ bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,
Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde ----- Adliye Mahkemesi’ne İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usûlen anlatıldı. 13/01/2026

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim