mahkeme 2022/88 E. 2025/167 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2022/88
2025/167
21 Şubat 2025
T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/88
KARAR NO : 2025/167
DAVA : Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 08/02/2022
KARAR TARİHİ : 21/02/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı vekili dilekçesinde, müvekkili -----Faaliyetinde Bulunmaktadır. Davalı --------. tarafından ilan edilen Peşin Ödemeli Fiyat Sabitleme kampanyası kapsamında müvekkili 22/10/2021 tarihinde; ----- şasi numaralı,----- şasi numaralı, ----model ---- şasi numaralı, ------ şasi numaralı araçları satın alma konusunda davalı taraflar ile anlaştığını, taraflar arasındaki anlaşmaya istinaden müvekkilimiz davalılar ile yapmış olduğu anlaşmaya istinaden 120.000,00 TL kapora bedelini 25/10/2021 tarihinde davalı -----ve ayrıca her bir araç için 75.000,00 TL olmak üzere toplam 300.000,00 TL'sını ise 02.11.2021 tarihinde davalı ----- hesabına ödendiğini, bakiye kalan tutar olur ise de bu tutarın araçların teslim edildiği tarihte davalı -----hesabına ödemeyi kabul ve taahhüt ettiğini, davalı ------. ise araçları müvekkiline teslim etmeyi kabul ve taahhüt ettiğini, sunulan sipariş formlarında araçların 31.12.2021 tarihinde teslim edilebileceği de öngörüldüğünü, müvekkilinin yapmış olduğu ödemelerin ardından araçların kendisine teslim edilmesini beklerken bu sırada davalı taraflar ile yapmış olduğu şifahi görüşmeler neticesinde herhangi bir yanıt alamadığını, bunun üzerine --- Noterliğinin ----- yevmiye numaralı 22.11.2021 tarihinde düzenlemiş olduğu ihtarname ile araçların ne zaman teslim edileceğini, bakiye ödemenin hangi miktarda olduğunu sormuş ve araçları teslim almaya hazır olduğunu davalı taraflara ihtar ettiğini, davalı-----müvekkilimize göndermiş olduğu ---. Noterliğinin ----- yevmiye numaralı 03.12.2021 tarihli ihtarnamede müvekkilinin, taraflar arasında imzalanan Filo Satışlarına İlişkin Taahhüde aykırı olarak sipariş etmiş olduğu araçları satışa çıkarmış olması sebebiyle siparişlerinin iptal edildiği ve ödenen bedellerin iade edildiği ihtara cevaben bildirildiğini, davalı ---- ise aynı yöndeki ----Noterliğinin ----- yevmiye numaralı 08.12.2021 tarihli ihtarnamesiyle siparişlerin iptal edildiğini müvekkiline ihtara cevaben bildirildiğini, davalı taraflarca düzenlenen ihtarnamelerde bahsi geçen Filo ve Adetli Satış Taahhüdü'nde Müvekkilimizin Satın Almış Olduğu Araçları Trafiğe Tescil Edilmeden, Tescil Tarihinden İtibaren 6 Ay Süresince Veya Aynı Süre İçerisinde 10.000 Km Kullanılmadan, 6 Aydan Uzun Süre Geçse Bile Minimum 3.000 Km Kullanılmadan Satmayacağı müvekkili tarafından kabul ve taahhüt edildiğini, sözleşmede belirtilen bu yasak eylemlere aykırı davranış sebebiyle müvekkilinin yararlanmış olduğu indirim ve kampanyalardaki indirim miktarı kadar tutarı davalılara ödeyeceği cezai şart olarak kararlaştırıldığını, davalıların araçları müvekkilimize teslim bile etmeden söz konusu taahhütnameye aykırı davrandığından bahisle teslimden kaçınması ve sözleşmeden dönmesinde hukuka uyarlık bulunmadığını, davalılarca müvekkiline tebliğ edilen ihtarnamelerde sipariş edilen araçların satışa çıkarıldığının tespit edildiğinin iddia edildiğini, ancak davalıların bu iddiası ve gerekçesi tamamen somut dayanaktan yoksun olup gerçeği yansıtmadığını, müvekkilinin sipariş ettiği araçların hiçbirini satışa sunmadığını, kaldı ki böyle bir durum dahi sözleşmenin feshi sonucunu ortaya çıkarmadığını, zira yukarıda bahsi geçen taahhütnamedeki cezai koşullara aykırılığın yaptırımı indirim tutarları kadar para cezasının davalılara ödeneceği yönünde düzenlendiğini, bu durumun sözleşmenin feshini ya da sözleşmeden dönüleceğini gerektireceği düzenlendiğini, müvekkilimnin bu süreçte araçları teslim alamaması sebebiyle zarara uğradığını, öyle ki taraflar arasındaki yapılan sözleşme tarihinden sonra sözleşmede teslimi kararlaştırılan modeldeki araçların fiyatında ciddi yükseliş yaşandığını, bu nedenle müvekkilinin araçları aynı fiyatlardan alma imkanını kaçırdığını, müvekkilinin uğramış olduğu işbu zararın sözleşmeden haksız olarak ve somut olayda tam kusurlu olan davalılardan tahsili gerektiğini, tüm nedenlerle müvekkilimizin uğramış olduğu zararın tahsili için işbu davayı açma gerekliliği hasıl olduğunu, davalıların kusurlu ve borca aykırı davranışları sebebiyle müvekkilinin uğramış olduğu, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000 TL'nin merkez bankasınca belirlenen reeskont ve avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı ----- vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı şirket olan -----. merkezleri ve çalışanları aynı olan biri mağazada diğeri internette araç satışı ile iştigal eden aynı şirketler olduğunu, tarafları ve konuları aynı olan 2 ayrı davanın açıldığını, davaların birleştirilmesini talep ettiklerini, mersin ticaret odasından alınan şirket bilgilerinde de görüleceği gibi 2 şirketin de merkezlerinin aynı olduğunu, "----." adlı şirket araçların internette satışı ile iştigal ederken-----adlı şirket araçların mağazada satışı ile ilgilendiğini, vekilleri, çalışanları ve adresleri ve iştigal alanları aynı olan bu iki şirket tarafından aynı konuyla ilgili 2 ayrı dava açıldığını, işbu davanın -----" tarafından açılan ----Asliye Ticaret Mahkemesi ----dosyasıyla birleştirilmesini hem ----- hem de davacı"----- adlı şirketler filo ve adetli satış taahhüdünü imzalamışlar ve ruhsat tarihinden itibaren asgari 6 ay süresince satın aldıkları araçları satmayacaklarına dair taahhütte bulunduklarını, davac---- imzalamış olduğu filo ve adetli satış taahhüdünde "tescil tarihinden itibaren asgari 6 ay süresince satmama kuralına uyacağımıza beyan ve taahhüt ederim." yazdığını, taaahüde aykırı davranılması durumunda "bundan sonra yapacağımız alımlarda tarafımıza filo/özel/farklı indirimler uygulanmamasına muvaffakat ettiklerini kabul beyan ve taahhüt ederiz dendiğini, davacı-----adlı şirket daha önce ekteki bilgilerde listelenen satın almış olduğu 16 araçla ilgili "filo ve adetli satış taahhüdü" imzalamış olmasına rağmen taahüde aykırı şekilde araçları tescil tarihlerinden 6 ay içinde satmış olduğu tespit edildiğini, "----- tescil tarihleri 16.06.2021 ve 05.07.2021 olan satın almış olduğu 16 araçla ilgili "filo ve adetli satış taahhüdü"'nde bulunmuş fakat bu taahhüde aykırı şekilde araçları 6 ay içinde sattığı tespit edildiğini, "-----" adlı şirketin "filo ve adetli satış taahhüdü"ne aykırı olarak satın almış olduğu 16 aracı 6 ay içinde satmış olması nedeniyle -----işbu dava konusunu filo indiriminden yararlanarak oluşturulan sonraki araç siparişlerinin iptal edildiğini ve davacının yapmış olduğu ödemelerin kendilerine iade edildiğini,----adlı şirket filo satış indiriminden yararlanma karşılığında filo ve adetli satış taahhüdü imzalayarak listedeki 16 aracı satın aldığını fakat bu araçları taahhüde aykırı şekilde 6 ay içinde sattığını, bu nedenle davacı şirket'in işbu dava ile talep edebileceği hiçbir zararın bulunmadığını, taahhüde aykırı davrandıkları tespit edildikten sonra filo indiriminden yararlanarak yaptıkları araç siparişlerinin iptal edildiğini ve yapılan ödemelerin kendilerine iade edildiğini, davacının davalılardan herhangi bir alacağının bulunmadığını, mesnetsiz davanın reddini, öncelikle davanın --- Asliye Ticaret Mahkemesi ---- dosyasıyla birleştirilmesine, sonrasında mesnetsiz davanın reddine; mahkeme masrafları ve avukatlık ücretinin davacıya eklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ----- vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı, davalılar ile araç satışı konusunda ön anlaşma yapıldığını ve bu anlaşma gereği araçların kendisine teslim edilmediğini ileri sürerek uğradığı zarardan şimdilik 10.000.TL’nin tahsili talep ettiğini, davacı ile----merkezleri ve çalışanları aynı olan biri mağazada diğeri internette araç satışı ile iştigal eden aynı şirketler olduğunu, bu şirketinde aynı konu için dava açtığının tespit edildiğini,-----Asliye Ticaret Mahkemesinin ----- esas sayılı dosyası ile birleştirilmesini talep ettiklerini, davacı, davalı ----Filo satışı ve filo indirimi kuralları kapsamında yaptığı satış kampanyasından 4 adet 2021 -----araç sipariş ettiğini, davacı Filo satışlarına ilişkin kurallara uyacağına dair taahhüt imzaladığını, işbu taahhüde göre araçların satışından itibaren 6 aylık sürede tekrar satışa çıkarılmasının yasak olduğunu, ancak davalı ----- tarafından davacının Filo satışlarına ilişkin taahhüdüne aykırı ve kötü niyetli olarak, aldığı araçları sattığı ve sipariş ettiği araçları satışa çıkardığınının tespit edildiğini, bu nedenle davacının siparişinin iptal edildiğini ve kaporasının davacıya iade edildiğini, davalı ----- tarafından, davacının alınan araçları sattığının tespit edildiğini, bu nedenle de siparişin iptal edildiğini, satış bayii olan müvekkili şirketin sorumluluğunun söz konusu olmadığını, zararın ispatının gerektiğini, davacının, indirimli olarak filo aracı olarak alacağı aracı satarak haksız kazanç elde etme yoluna gittiğini, davacı her ne kadar uğradığı zararın tazminini talep etmiş ise de zarara uğradığına dair hiçbir delil veya belge sunamadığını, ortada gerçekleşmiş bir zararın bulunmadığını, açılan davanın dava şattı yokluğundan reddini, şartları bulunmayan ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine, masraf ve ücreti vekaletin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Huzurdaki dava, sözleşmeye aykırı davranış sebebiyle uğranıldığı iddia edilen zararın tazmini davasıdır.Ticari davalarda zorunlu arabuluculuk son tutanağı dosyaya sunulmuştur.
Mahkememizce işbu dosyada, Makine Mühendisi bilirkişi raporu dosya arasına alınmıştır. Bilirkişi tarafından tanzim edilen bilirkişi raporunda özetle; İNCELEME VE TESPİTLER: Dava dosyasında mevcut belgelerin; Yeni Oto Sipariş ve Faturalama Formu: Davacı tarafça dosyaya sunulan formların imzasız, 4 adet, Sipariş tarihi 22.10.2021, No ----- olarak 1’er adet; ----- model, ---- şasi nolu, ---- model, ---- şasi nolu, ---- model, ---- şasi nolu, ---- model, ---- şasi nolu, araçların fiyatları olmaksızın belirlendiği anlaşılmış olup görüntüsü aşağıda verilmiştir. ---- şasi nolu araca ait. ¸¸Yukarıdaki belge ise araç fiyat ve ödeme bilgilerini göstermektedir. Filo ve Adetli Satış Taahüdü: Davalı ----dosyay sunduğu belgenin, davacı şirket tarafından imzalanmış, “trafiğe tescil edilmeden, tescil tarihinden (ruhsat) itibaren asgari 6 ay süresince veya aynı süre içerisinde 10.000 km kullanılmadan, ayrıca 6 aydan daha uzun süre geçse bile min. 3000 km kullanılmadan satmama kuralına uyacağımızı” beyan ve taahüd altına alınmasına ait olduğu belirlenmiştir. İhtarnameler: Davacı taraf, ---- Noterliğinin 22.11.2021 tarih, ----- yevmiye numaralı ihtarname ile davalı taraflara “Aşagıda belirtilen 4 adet araç tarafınızdan satın alınmış olup her bir araç için 75.000TL olmak üzere toplam 300.000TL ödenmiş ve TAS KODU olarak fiyat sabitlemesi yapılmıştır. Ancak peşin ödemeli fiyat sabitlemeli aksiyon alan müvekkil şifahi görüşmelerde olumsuz dönüş alınması nedeniyle” hususu keşide edilerek araçların ne zaman teslim edileceği vb.. konular ihtar edilmişmiştir. Davalı ---- şirketi bu ihtarnameye ----. Noterliğinin 08.12.2021 tarih, ----- yevmiye nolu ihtarnameyle “sipariş verilen araçların satışı ----. tarafından filo satış taahhüdüne aykırılık nedeniyle iptal edilmiştir” olarak keşide edilmiştir. DEĞERLENDİRMELER: Taraflar arasındaki uyuşmazlık konusunun, davacı tarafın peşin kaparo ödeyerek satın alma opsiyonu ile davalı ----- şirketinden 4 adet ----- marka aracı satın alması sonrası süre sonunda aracın teslim edilmemesinden bahisle oluşan zararın davalı taraftan tazmin edilmesi hususundadır. Dava dosyasındaki mevcut belge, bilgi ve tarafların iddia/savunmaları birlikte dikkate alındığında; Dava konusu araçların aynı marka, tip ve model ancak farklı renklerde olduğu, Araçların taahüd edilen tarihte güncel değerinin 355.000TL bedelde olduğu, davacı tarafça her araç için 75.000TL ön ödeme (peşinat) yapıldığı, Belirlenmiştir. Davalı---- dosyaya sunduğu Filo ve Adetli Satış Taahüdü belge incelendiğinde, davacı tarafın “trafiğe tescil edilmeden, tescil tarihinden (ruhsat) itibaren asgari 6 ay süresince veya aynı süre içerisinde 10.000 km kullanılmadan, ayrıca 6 aydan daha uzun süre geçse bile minimum 3000 km kullanılmadan satmama kuralına uyacağımızı” taahhüt etmesine rağmen 14.06.2021/17.06.2021 tarihleri arasında, 16 adet araç davalı şirketten satın alınarak kısa bir süre sonra, taahüd dışına çıkarak satış ve tescillerinin yapıldığı anlaşılmaktadır. Ancak bu taahhüt belgesinde tarih ve araç şasi numaraları bulunmayıp hangi tarihte geçerli olacağı belirlenmemiştir. Keza taahhüde aykırılık var olsa da, cezai şartları indirimlerin faiziyle geri alınması ve de yeni araç alımında özel/filo veya indirimlerin uygulanmayacağı kararlaştırılmış olup araç tesliminin yapılmaması hatalıdır. Özellikle otomotiv sektöründe 2020, 2021 ve 2022 yıllarında (ve halen) tüm dünyada yaygın COVİD salgını nedeniyle anormal taleplerle, anormal fiyat artışlarına neden olmuş ve ülkemizde de bu sektörde çok farklı fiyat aralıkları oluşmuştur. Dava konusu alacağı oluşturan aracın peşinat olan 75.000TL bedel ödendiği, 02.11.2021 tarihinde, aracın güncel değerinin 355.000TL olarak belirlenmiş olup bu hususta bir anlaşmazlık bulunmamaktadır. Aracın teslim edilmemesi ile ilgili davalı -----göndermiş olduğu ----Noterliğinin tarih, ----- yevmiye numaralı 03.12.2021 ihtarnamede “müvekkilimizin, taraflar arasında imzalanan Filo Satışlarına İlişkin Taahhüde aykırı olarak sipariş etmiş olduğu araçları satışa çıkarmış olması sebebiyle siparişlerinin iptal edildiği ve ödenen bedellerin iade edildiği” bildirilmiş olup aracın teslim süreci olumsuz sonuçlanmıştır. Dolaysıyla zarar oluşumunun bu tarih itibariyle başladığı anlaşılmakla birlikte aracın 1 aylık süreçte satış bedeli yaklaşık aynı olacağı kanaati ve davacının satın aldığı aracı satarak ticari faaliyet karı edinmesi gerçekleşmemiştir. Sektörde serbest piyasa şartlarında her araçta ortalama %3 ila 5 arasında kar amaçlı söz konusu olup ortalama %4 kar oranı ile (355.000 x %4=) 14.200TL’ den 4 araç için (4 x 14.200=) 56.800,00TL tutarda zarar alacağı oluşacağı kanaati oluşmuştur. SONUÇ: Sayın Mahkemenin görevlendirmesi gözetilerek; dosya içerisinde yer alan tüm bilgi, belge ile değerlendirmedeki hususlar sonucunda: Davaya konu 4 adet sıfır araç satın alma işleminde, davacı tarafın her araç için peşinat olarak 75.000TL tutarda ödeme yapmasına rağmen davalı tarafların araçları süre içinde teslim etmeyerek, ihtarname ile olumsuz sonuçlandığı, Araç bedeli 355.000TL olarak kararlaştrılmış olup davacı tarafın ticari kar amaçlı araç satışından ortalama %4 oranda kar elde edebileceği kanaatiyle 4 araç için toplam 56.800,00TL tutarda zarar alacağı oluşacağı, Bu zarardan davalı tarafların sorumlu olduğu kanaatinin hâsıl olduğu, hukuki değerlendirme ve nitelemenin sayın mahkemede olacağı bildirilmiştir.
Mahkememizce işbu dosyada, Nitelikli Hesaplamalar Uzmanı, Mali Müşavir ve Makine Mühendisi heyetinden alınan bilirkişi raporu dosya arasına alınmıştır. Bilirkişi heyeti tarafından tanzim edilen raporda özetle; İNCELEME TARTIŞMA VE DEĞERLENDİRME: taraflar arasındaki ihtilaf sözleşme ve sona erme bakımından tetkik edilecektir. Sözleşme Mevzuatımızda tanımlaması yapılmamakla birlikte, satıcının, sözleşme kapsamında satım konusu şeyi ardı ardına teslim etmeyi, alıcının ise satım konusu şeye karşılık gelen bedeli tek bir seferde teslimlerden önce veya bütün teslimlerden sonra peşin olarak ya da satıcının her bir teslimini takiben ilgili teslime ilişkin olarak ödemeyi üstlendiği sözleşmelere, ardı ardına teslimli satış sözleşmesi denmektedir. Bu sözleşme ile alıcı bu edim borcunu tek seferde peşin veya teslim sırasında ödeyebileceği gibi, sözleşmede kararlaştırıldığı şekilde belli bir vadeye yayarak da ödeyebilir. Satıcı ise alıcının bu edimine karşılık, satış konusu malı ardı ardına teslim edeceğini taahhüt etmektedir. Ani edimli bir sözleşme olan genel satış sözleşmesiyle ardı ardına teslimli satış sözleşmesinin farkı da satıcının bu teslim borcunun ifa şeklinden kaynaklanmaktadır. Aynı fark taksitli satım sözleşmesi açısından da geçerli olup, taksitli satım sözleşmesinde alıcı tarafından semenin peyderpey ödenmesi sözleşmeyi taksitli satım sözleşmesi haline getirirken, ardı ardına teslim sözleşmelerde ise alıcının değil satıcının edimi ifası önem arz etmekte ve satıcının teslimi peyderpey yapmasının öngörülmesi halinde, sözleşmenin ardı ardına taksitli satım sözleşmesi olacağı kabul edilmektedir. Dolayısıyla taksitle satım sözleşmesinde esaslı unsur, semenin kısım kısım ödenmesi iken; art arda teslimli satış sözleşmesinde esaslı unsur ise satım konusu malın teslimatının taksit taksit yerine getirilmesidir. Ardı ardına teslimli satış sözleşmesinin yapılmasıyla satıcı, mallarının düzenli bir şekilde satılması güvencesini sağlarken; ayrıca alıcı ile sabit bir fiyat üzerinde anlaşır. Teslimlerin dönemsel olarak gerçekleştirilmesi malın depolanması sorununu da ortadan kaldırmakta ve bu da alıcının depo masraflarından kurtulmak suretiyle ekonomik anlamda ona avantaj sağlamaktadır. Ardı ardına teslimli satış sözleşmesinin kurulabilmesi için, bedelin ödenmesi taahhüdü haricinde, satılanın belirli ya da belirlenebilir olması ve ardı ardına tesliminin kararlaştırılması yeterlidir. Sözleşme sadece belirli değil belirlenebilir menkul eşyalara binaen de kurulabildiğinden, alıcının ihtiyacına göre de sözleşmenin kuruması mümkündür. Hatta ihtiyaç olmakla birlikte ihtiyacın miktarı önceden bilinemediği veya tahmin edilemediği durumlarda da sözleşmenin kurulması mümkün olup; tedarik sözleşmeleri bu kapsamda ardı ardına satım sözleşmesi olarak değerlendirilmektedir. Bu şekilde ihtiyaca göre belirlenebilir tedarik sözleşmelerinde, ihtiyaç miktar olarak sözleşme kurulduğu sırada kati belirlenemediğinden, alıcının satılanı belirleyecek ihtiyacının gerçek ihtiyaç olduğu, bu bakımdan sözleşme konusu satıcının toplam edim miktarının, alıcının söz konusu mala duyduğu ihtiyaç tamamlandıktan sonra meydana geleceği kabul edilmektedir. İhtiyaç miktarının önceden tahmin edilemediği bir ardı ardına teslimli satış sözleşmesinde bu durum belirli veya belirli olmayan bir süre için devam edeceğinden dolayı satıcının ifayı her an gerçekleştirecekmiş gibi hazır olması gerekmektedir. Bu bakımdan ard arda teslimli satımın özal bir görünümü olan tedarik sözleşmeleri, iki veya daha fazla kişi arasında ilişkilerin hukuken kurulmasını, kurallara bağlanmasını, tedarik konusunun doğru zamanda ve periyodik olarak, doğru bedellerle, kalitede ve düzende yerine getirilmesini taahhüt altına alan, hukuken taraflara sürekli bir borç yükleyen ve tedarik süreçlerinin kontrollü şekilde yürütülmesini sağlamak üzere iki veya daha fazla taraf arasında birbirlerine uygun irade beyanları ile kurulan, yoğun bir güven ve işbirliği içeren, karma ve çoğunlukla çerçeve sözleşme olarak kurulan hukuksal işlem de tedarik sözleşmesi olarak kabul edilmektedir. Tedarik Sözleşmelerinin temel unsurları, çerçeve sözleşme olmaları, sürekli borç ilişkisi doğurmaları, tedarikçinin bağımsız olması ve ücrettir. Çerçeve sözleşme; ileride aynı türden birden fazla sözleşme yapmaya niyetli olan kişilerin, her bir sözleşmenin kuruluşu esnasında ayrıca kararlaştırılmasına gerek kalmaksızın, belirli birtakım şartları kısmen veya tamamen bu sözleşmelerde önceden düzenleyen, fakat taraflara esasen bütün içeriği bu sözleşme ile belli edilmemiş münferit sözleşmeleri yapma borcunu yüklemeyen sözleşmelerdir. Sürekli borç ilişkisi ise edimin yerine getirilmesi uzayıp giden zaman içinde tekrarlanarak veya sürekli bir takım fiil ve hareketlere lüzum gösteriyorsa böyle bir edimi ihtiva eden borç ilişkisi, sürekli borç ilişkisi olarak adlandırılmaktadır. Tedarik sözleşmesinin bir başka önemli unsuru olan tedarikçinin bağımsızlığı ise, kendi ad ve hesabına iş görmesidir. Bu bakımdan tedarikçinin ayrı bir işletmesi olması ve hukukî bağımsızlığının olması yeterlidir. Sözleşmenin son unsurunu ise ücret oluşturmaktadır. Sözleşme tam iki tarafa borç yükleyen sözleşme türleri içinde olduğundan, tedarik sözleşmesinde ana üreticinin tedarik edilecek parça/mal karşılığında bir ücret (bedel) ödemeyi taahhüt etmesi, bu sözleşmenin aslî yükümlerindendir. Fakat sözleşmede ücretin belirli veya belirlenebilir olması yeterlidir. Bu bakımdan ücretin nasıl, ne zaman, ne şekilde ödenebileceği sözleşmede taraflarca her zaman kararlaştırılabilir. Tam zamanında tedarik sözleşmesi, rızaî ve tam iki tarafa borç yükleyen bir sözleşme olduğundan, sözleşmenin kurulabilmesi için her iki tarafın sözleşmenin esaslı noktaları üzerinde, karşılıklı ve birbirine uygun irade beyanları yeterlidir. Bu açıklamalar ışığında dava konusu olaya bakıldığında, davacının davalılardan filo araç alımı kapsamında, siparişle peşin bir bedeli ödeme karşılığında, fiyat sabitleme garantisi ile araçlar satın aldığı, araçların kalan bedellerinin teslim tarihinde ödendiği, bu araç satışlarına binaen gelen siparişler üzerine, araçların belli bir zaman ve kilometre öncesinde satılmayacağına dair taahhüt aldığı, Bu durumda taraflar arasında ardı ardına teslimli tedarik çerçeve sözleşmenin kurulduğu, sipariş üzerine her bir araç satımında da çerçeve satım sözleşmesi kapsamında, tekil satım sözleşmesinin kurulduğu düşünülmektedir. Sona Erme; İki tarafa da borç yüklediği için, sinallagmatic akitleri sona erdiren haller ardı ardına teslimli satış sözleşmeleri için de tatbik edilmektedir. Bu sebeple sözleşme, şartları varsa olağan fesih, olağanüstü fesih veya dönme gibi tek taraflı irade beyanı ile sona erdirilebileceği gibi, karşılıklı anlaşma ile de sona erdirilebilir. Taraf iradeleri haricinde sözleşme belirli süreli ise sözleşme süresinin sona ermesi ile de sözleşme kendiliğinden sona erebilir. Süre bakımından, belirli bir süreye bağlı olarak yapılmış olan sözleşmeler, bu sürenin sona ermesi ile birlikte sona ermektedir. Ardı ardına teslimli satış sözleşmesinde tarafların sözleşmeyi bir süreye bağlamaları mümkündür. Süreye bağlanmış olan ardı ardına teslimli satış sözleşmesi, sürenin sona ermesi ile ortadan kalkmaktadır. Bazı durumlarda ise, taraflar sözleşmenin süresi dolmasına rağmen belirlenen sürede sona ermesini, öncesinde yapılacak bir fesih beyanına yapılması şartına dayandırabilirler. Bu şekilde sona ermeden önce fesih beyanında bulunulmaz ise, sözleşme, belirsiz süreliğine veya belirtilmişse, belirli bir süre ile uzamış olur ve bu sözleşmenin örtülü olarak yenilendiği kabul edilir. Sözleşmeyi süre haricinde sona erdiren olağan veya olağanüstü fesihlerdeki irade beyanlarının da açık irade beyanı olabileceği gibi örtülü irade beyanı olabileceği de kabul edilmektedir. Mevzuatımızda açık olarak tanımlanmamakla birlikte haklı sebep, sözleşme süresi içerisinde ortaya çıkan bir olay veya vakıa sonucunda, taraflardan birinin veya ikisinin de sözleşmeyle bağlı kalmalarının artık kendilerinden beklenemez hale gelmesi olarak kabul edilmektedir. Bu bakımdan öncelikle haklı sebeple feshin gerçekleşmesi için, tarafların sözleşmeyi feshe götüren davranışları belirli bir ağırlık taşıması ve iyi niyet kurallarına binaen bu olayların vürudu neticesinde sözleşmeye devam etmenin taraflardan beklenememesi gerekmektedir. Sözleşmeye devam etmemekle ilgili temel ölçütlerden biri ise sözleşmeye devam etmenin taraflarca çekilmez hale gelmesidir. Bu sebeple bir olay veya vakıanın haklı sebep olarak değerlendirilmesi için sözleşme süresi içerisinde meydana gelmesi, sözleşmeyi taraflar açısından çekilmez hale getirmesi, feshin bu çekilmezlik haliyle orantılı olması, fesih hakkının olayın vukuundan itibaren belli bir süre içinde kullanılması, gerekir. Bu hususlar haricinde çekilmezlik için taraflardan birinin kusurlu olması ise şart değildir. Mevzuatımıza göre sözleşmenin bir tarafça haksız feshedilip diğer tarafın sözleşmeden dönmediği hallerde, geçerli olmayan fesihten dolayı sözleşmenin ayakta kalacağı, bu durumda kusuruyla feshe sebep olan taraf, feshettiği düşüncesiyle borcunu ifa etmeyerek temerrüde düşmüş olacağından, alacaklı temerrütten doğan haklarını talep edebilecektir. Ardı ardına teslimli satış sözleşmesinde satıcının temerrüdü durumunda da genel hükümler uygulama alanı bulmaktadır. Borçlar Kanunumuzun 125. Maddesine göre, alıcı, satıcının temerrüdü hâlinde aynen ifa ile birlikte gecikme tazminatını isteme haricinde, aynen ifadan vazgeçerek müspet zararını veya sözleşmeden dönerek menfi zararını talep edebilir. Aynen ifadan vazgeçen alacaklının beyanından diğer seçimlik haklarından hangisini tercih ettiği anlaşılmıyorsa da müspet zararının tazminini talep ettiği kabul edilmektedir. Müspet zarar fiili zarar ve yoksun kalınan kar olmak üzere iki ana gruba ayrılmaktadır. Fiili zararlara sözleşme sebebi ile yapılan masraflar girerken yoksun kalınan kar satım sözleşmeleri özelinde, sözleşme gerçekleşseydi alıcının malvarlığında meydana gelmesi beklenen artış olarak kabul edilmektedir. Satım sözleşmesindeki alıcının müspet zarar talepleri, Borçlar Kanunu’nun 213. Maddesine göre hesap olunmaktadır. Kanunun bu maddesinde somut ve soyut yöntem ile belirlenecek şekilde iki zarar hesabı düzenlenmiş olup; somut yönteme göre, alıcının zararı, satış bedeli ile alıcının kendisine devredilmeyen satış konusu mal yerine ikame etmek üzere bir başkasını almak için ödediği bedel arasındaki fark üzerinden hesaplanmaktadır. Soyut yöntemde ise bizatihi ikame bir satış sözleşmesi aranmamakla beraber satışa konu malın, borsada kayıtlı ya da piyasa fiyatı bulunan bir mal olması gerekmektedir. Bu durumda alıcı üçüncü bir kişiden mal satın almaksızın, satış bedeli ile malın ifa günündeki piyasa fiyatı arasındaki farktan zararını tespit edebilmektedir. Ayrıca satılan şey borsada kayıtlı ise ya da cari fiyatı varsa, bu bedel ikame bir satış olsa dahi, beyan edilen satış bedelinden aşağıda olmadıkça, zarar hesabının soyut yönteme göre yapılması gerekmekte olup; zarar hesaplanırken, sözleşmedeki satış bedeli ile ödeme günündeki piyasa veya borsa fiyatı arasındaki farkın dikkate alınması gerekmektedir. Ödeme
günü ise satıcının aynen ifadan vazgeçtiği tarihtir. Bu açıklamalar ışığında dava konusu olaya bakıldığında, davalıların dosyaya sunmuş olduğu kayıtlara bakıldığında, davacıya indirimli filo satışına binaen sattığı 16 aracın, 6 aydan önce 3. Kişilere devredildiği, Davalıların bu erken satışlara binaen, 03.12.2021 ve 08.12.2021 tarihinde göndermiş olduğu ihtarname ile dava konusu 4 araca ilişkin satışları iptal ettiği ve peşin ödemeleri iade ettiğini beyan ettikleri, görülmektedir. Mevcut durumda, Davalılar açısından filo satışı ile indirimli olarak davacıya satılan araçların, davacı tarafından taahhüt süresinden önce 3. Kişilere satılmasının, taraflar arasındaki güven ilişkisini zedeleyeceği ve buna binaen sözleşmeyi çekilmez hale getireceğinin kabulü halinde davalı satıcıların tekil satım sözleşmelerinden haklı olarak dönebileceği, Bu durumda sona erme haklı sebebe dayandığından, davalı satıcılar hakkında satıcının temerrüdü hükümlerinin tatbik edilemeyeceği, Mahkemenin aksi kanaate olması ve indirimli olarak davacıya satılan araçların, davacı tarafından taahhüt süresinden önce satılmasının, taraflar arasındaki güven ilişkisini zedelemeyeceği ve buna binaen sözleşmeyi çekilmez hale getirmeyeceğinin kabulü halinde, davalı satıcıların dönme beyanının haksız olacağı, Bu durumda davacı alıcının satıcının temerrüdü hükümlerine binaen seçimlik haklarından olan müspet zararını talep edebileceği, davalı satıcı tarafından peşin ödenen bedel davacı alıcıya iade edildiğinden ve davacı alıcı tarafından satım sözleşmesine konu araçlar haricinde ikame alım yapıldığına dair dosyada bir evrak olmadığından, zararın soyut yönteme göre hesaplanabileceği, düşünülmektedir.
SONUÇ: Yukarıda arz ve izah edilen sebeplere binaen, Sözleşme Bakımından, taraflar arasında, fiyat sabit garantili peşin ödemeli ardı ardına teslimli tedarik çerçeve sözleşmenin kurulduğu, sipariş üzerine her bir araç satımında da çerçeve satım sözleşmesi kapsamında, tekil satım sözleşmesinin kurulduğu, niza konusu dört araç satımının da bu tekil satım sözleşmeleri kapsamında kurulduğu, Sona Erme Bakımından, Davalılar açısından filo satışı ile indirimli olarak davacıya satılan araçların, davacı tarafından taahhüt süresinden önce 3. Kişilere satılmasının, taraflar arasındaki güven ilişkisini zedeleyeceği ve buna binaen sözleşmeyi çekilmez hale getireceğinin kabulü halinde davalı satıcıların tekil satım sözleşmelerinden haklı olarak dönebileceği, Bu durumda sona erme haklı sebebe dayandığından, davalı satıcılar hakkında satıcının temerrüdü hükümlerinin tatbik edilemeyeceği, Mahkemenin aksi kanaate olması ve indirimli olarak davacıya satılan araçların, davacı tarafından taahhüt süresinden önce satılmasının, taraflar arasındaki güven ilişkisini zedelemeyeceği ve buna binaen sözleşmeyi çekilmez hale getirmeyeceğinin kabulü halinde, davalı satıcıların dönme beyanının haksız olacağı, Bu durumda davacı alıcının satıcının temerrüdü hükümlerine binaen seçimlik haklarından olan müspet zararını talep edebileceği, davalı satıcı tarafından peşin ödenen bedel davacı alıcıya iade edildiğinden ve davacı alıcı tarafından satım sözleşmesine konu araçlar haricinde ikame alım yapıldığına dair dosyada bir evrak olmadığından, zararın soyut yönteme göre hesaplanabileceği, Bu durumda kök raporda belirtildiği üzere, davacının 56.800,00 TL zararını davalılardan talep edebileceği bildirilmiştir.Davacı vekili 09/10/2024 tarihli ıslah dilekçesi ile ''Bu doğrultuda, 10.000, TL miktarlı maddi tazminat talebimizi 46.800,00 TL ARTIRARAK 56.800,00 TL'ye çıkarıyoruz.56.800,00 TL tazminatın ihtarname tarihinden itibaren (22/11/2021) işleyecek en yüksek ticari faiziyle birlikte davalılardan alınarak müvekkilimize ödenmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini bilvekale talep ederiz'' şeklinde beyanda bulunmuştur.
Mahkememiz tarafından dosyada bulunan bilgi ve belgeler incelenmiş olup;
Davacının davalılardan filo araç alımı kapsamında, siparişle peşin bir bedeli ödeme karşılığında, fiyat sabitleme garantisi ile araçlar satın aldığı, araçların kalan bedellerinin teslim tarihinde ödendiği, bu araç satışlarına binaen gelen siparişler üzerine, araçların belli bir zaman ve kilometre öncesinde satılmayacağına dair taahhüt aldığı, Bu durumda taraflar arasında ardı ardına teslimli tedarik çerçeve sözleşmenin kurulduğu, sipariş üzerine her bir araç satımında da çerçeve satım sözleşmesi kapsamında, tekil satım sözleşmesinin kurulduğu, Davalıların dosyaya sunmuş olduğu kayıtlara bakıldığında, davacıya indirimli filo satışına binaen sattığı 16 aracın, 6 aydan önce 3. Kişilere devredildiği, davalıların bu erken satışlara binaen, 03.12.2021 ve 08.12.2021 tarihinde göndermiş olduğu ihtarname ile dava konusu 4 araca ilişkin satışları iptal ettiği ve peşin ödemeleri iade ettiğini beyan ettikleri,
Davacı tarafından verilen satış taahhüdünde, aykırı davranması durumunda indirimleri geri ödeyeceğini, araçları kullanmak için aldığını, bundan sonra yapılacak alımlarda indirim uygulanmayacağına ilişkin taahhüd verdiği, verilen taahhüde daha önceki satın alınan araçlarda aykırı davranıldığından bahisle davacıya davaya konu araçların satışının yapılmadığı, davacıya davacının davaya konu almış olduğu araçların satışının yapılmamasını gerektirir bir durumun olmadığı, davacının araçların bedellerinin bir kısmını ödemiş olduğu, davacının verdiği taahhüde aykırı davranmasının davalıların satış sözleşmesinden dönmelerini haklı kılmamaktadır. Verilen taahhüt, belirtilen hususlarda olduğundan, yapılan satış sözleşmesi gereğince taraflarca edimler yerine getirilmesi gerekmektedir.
Bu durumda davacı alıcının satıcının temerrüdü hükümlerine binaen seçimlik haklarından olan müspet zararını talep edebileceği, davalı satıcı tarafından peşin ödenen bedel davacı alıcıya iade edildiğinden ve davacı alıcı tarafından satım sözleşmesine konu araçlar haricinde ikame alım yapıldığına dair dosyada bir evrak olmadığından, zararın soyut yönteme göre hesaplanabileceği, davacının 56.800,00-TL zararını davalılardan talep edebileceği, her iki davalınında satışı gerçekleştirmemeleri nedeniyle sorumlu oldukları değerlendirilmektedir. Dava dilekçesinde daha önceki bir tarihten itibaren işletilmesi yönünde faiz talebi bulunmadığı, dava tarihinden itibaren faiz işletilebileceği, ticari bir iş olması sebebiyle reeskont avans faizi talebinin yerinde olduğu anlaşılmıştır.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Davanın KABULÜ İLE, 56.800,00 TL tazminatın dava tarihi olan 08/02/2022 tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya ödenmesine,
2-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.360,00 TL arabuluculuk ücretinin davalılardan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,
3-Karar tarihinde alınması gerekli 3.880,00-TL harcın davacı tarafça yatırılan 170,78 TL peşin harç ve 800,00 TL tamamlama harcının mahsubu ile bakiye 2.909,22-TL harcın davalılardan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan toplam 11.202,50 TL yargılama gideri ve davacı tarafça peşin olarak yatırılan 170,78 TL harç ve 800,00 TL tamamlama harcı giderinin toplamı 12.173,28 TL'nin davalılardan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
5-Davacı vekille temsil olunmakla karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine,
6-Kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesini müteakip HMK madde 333/1 uyarınca yatıran tarafa iadesine,
Dair, davacı vekili (e-duruşma) ve davalı ---- vekilinin (e-duruşma) yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde ---- Bölge Adliye Mahkemesi’ne İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usûlen anlatıldı.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.