mahkeme 2022/396 E. 2023/726 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2022/396

Karar No

2023/726

Karar Tarihi

7 Kasım 2023

T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2022/396
KARAR NO : 2023/726

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 06/06/2022
KARAR TARİHİ : 07/11/2023

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: :

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;
Müvekkili olan davacı ile davalı şirketin ticari ilişki içerisinde olduklarını, işbu ticari ilişki neticesinde muhtelif tarih ve numaralı faturalardan kaynaklanan cari hesap bakiye 2.256,00 USD takip tarihinde (32.956,78-TL) tutarında borcun davacıya ödenmediğini, davalı aleyhine ----- İcra Müdürlüğünün -----. Sayılı dosyası ile icra takibine başlandığını, itiraz edilmesi üzerine takibin durduğunu, arabuluculuk yoluna gidildiğini ancak anlaşma sağlanamadığını ileri sürerek davalının icra takibine yaptığı itirazının iptaline, takibin devamına, takip konusu alacağın %20 sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP :
Davalı tarafça davaya cevap dilekçesi sunulmamıştır.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Arabuluculuk son tutanağı dosya içerisindedir.
-----. İcra müdürlüğünün ------ Esas sayılı takip dosyası UYAP sisteminden celp edilmiştir.
6100 sayılı HMK Madde 222- 1)Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.
(2)Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.
(3)İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle: 22/7/2020 - 7251 sayılı Kanun md. 23) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.
(4)Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.
(5)Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır.
6102 sayılı TTK Madde 64-(1)(Değişik fıkra: 26/06/2012-6335 S.K./8.md.) Her tacir, ticari defterleri tutmak ve defterlerinde, ticari işlemleriyle ticari işletmesinin iktisadi ve mali durumunu, borç ve alacak ilişkilerini ve her hesap dönemi içinde elde edilen neticeleri, bu Kanuna göre açıkça görülebilir bir şekilde ortaya koymak zorundadır. Defterler, üçüncü kişi uzmanlara, makul bir süre içinde yapacakları incelemede işletmenin faaliyetleri ve finansal durumu hakkında fikir verebilecek şekilde tutulur. İşletme faaliyetlerinin oluşumu ve gelişmesi defterlerden izlenebilmelidir."
(2)Tacir, işletmesiyle ilgili olarak gönderilmiş bulunan her türlü belgenin, fotokopi, karbonlu kopya, mikrofiş, bilgisayar kaydı veya benzer şekildeki bir kopyasını, yazılı, görsel veya elektronik ortamda saklamakla yükümlüdür.
Madde 83- (1)Ticari uyuşmazlıklarda mahkeme, yabancı gerçek veya tüzel kişi bile olsalar, tarafların ticari defterlerinin ibrazına, resen veya taraflardan birinin istemi üzerine karar verebilir." şeklinde düzenlenmiştir.
Ticari defterler ve sahibi lehine delil olabilme koşulları, 6100 sayılı HMK madde 222 ve devamı ile 6102 sayılı TTK madde 64 ve devamında açıkça düzenlenmiştir. Tacirler, Türk Ticaret Kanunu'nun amir hükmü uyarınca ticari defter tutmak zorundadır.
6100 sayılı HMK. 222/1. Maddesi ve 6102 sayılı TTK 83/1. Madde uyarıca ticari uyuşmazlıklarda Mahkeme re'sen ya da taraflardan birinin istemi üzerine ticari defterlerin ibrazına karar verilebileceği hüküm altına alınmıştır.
Anılan hükümler çerçevesinde değerlendirme yapıldığında; Tarafların tacir sıfatını taşıdıkları, uyuşmazlığın iki tarafın ticari işletmesinden kaynaklandığı, her iki tarafın da ticari defter tutmak zorunda olduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizin 16/12/2022 tarihli ara kararı ile 6100 sayılı HMK 222. Madde kapsamında taraflara 2020 yılına ait ticari defterlerini sunmaları için iki haftalık süre verilmiş, ticari defterler sunulduğunda ticari defterler üzerinde HMK 278/3 maddesi dikkate alınarak Serbest Muhasebeci Mali Müşavir bilirkişi ile taşıma/lojistik alanında uzman bilirkişi tarafından tarafların iddia ve savunmaları kapsamında varsa alacak ve borç kalemlerinin tespiti ve hesaplanması hususlarında rapor tanzim etmesine dair karar verilmiş, davalı tarafından yapılan usulüne uygun tebligata rağmen ticari defter ve kayıtlar sunulmamıştır.Bilirkişi heyetince tanzim edilen 01/06/2023 tarihli raporda özetle; ''... Davacı Firmanın 2.256,00 USD Asıl Alacak talebi üzerinden harçlandırmak suretiyle İtirazın İptali istemi ile Davalı Şirket aleyhine ikame etmiş olduğu işbu İtirazın İptali Davasında; Davacı Şirketin, Davalı Şirketten takip tarihi itibarıyla, faturalara dayalı Açık C/H' tan kaynaklanan 1.395,35 USD Asıl Alacak Bakiyesinin mevcut bulunduğu tespit edilmekle, Davacı Şirketin işbu davanın dayandığı takipte, takibine devam edebileceği Asıl Alacağının 1.395,35 USD olabileceği, Davanın kabulü halinde davacının hükmolunacak alacağına miktarı infaz aşamasında belirlenmek üzere 3095 SK md.4/a hükmü uyarınca, Kamu Bankalarının 1 yıllık USD mevduatlarına uyguladıkları faiz oranına göre takip tarihinden itibaren döviz faizi de işletilebileceği...'' belirtilmiştir.Tanzim edilen rapor taraflara tebliğ edilmiş, davacı vekilince rapora karşı beyan dilekçesi sunulmuştur.İcra dosyanın incelenmesinden; Davacı tarafından-----. İcra Müdürlüğü'nün ------ Esas sayılı icra dosyasından 2.256,00-USD asıl alacak üzerinden faturaya dayalı cari hesap alacağının tahsili talebiyle davalı aleyhinde takip başlatıldığı, davalı/borçlu tarafından süresi içinde borca, yetkiye itiraz edilerek takibin durduğu, huzurdaki davanın 32.956,78-TL üzerinden harçlandırılarak yasal süresi içinde açıldığı anlaşılmıştır.Tüm dosya kapsamından; Davacı tarafından taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında faturaya dayalı icra takibine vaki davalı itirazının iptali istemiyle huzurdaki davanın açılmış olup, usulüne uygun tebliğe karşın davalı tarafından cevap dilekçesi sunulmadığından davalının ileri sürülen tüm iddiaları inkar ettiği varsayılmıştır.Davalı tarafından icra müdürlüğünün yetkisine itirazda bulunulmuş ise de; Yargıtay------ HD'nin ----- Esas------Karar sayılı ilamında yetki itirazının hadise şeklinde inceleneceği, Mahkemece tarafların delil ibrazı sağlanarak ve sunulan bu deliller eksiksiz olarak değerlendirilerek yetki itirazının değerlendirilmesi gerektiği yönündeki içtihadı dikkate alınarak yapılan değerlendirmede Mahkememizce alınan bilirkişi raporu ile taraflar arasında sözleşmesel ilişki bulunduğu tespit edilmekle 6100 sayılı HMK 10 ve TBK 89. Maddesine göre alacaklının----- yerleşik olduğu, Mahkememizin uyuşmazlıkta yetkili olduğu anlaşılmakla davalı tarafından icra Müdürlüğü dosyasında yapılan yetki itirazının reddine karar verilmesi gerekmiştir. Davalı tarafından davaya cevap dilekçesi sunulmamış, Mahkememiz yetkisine yönelik bir itirazda bulunulmamış olmakla birlikte yargılama aşamasında icra müdürlüğünün yetkisine yapılan davalı itirazının değerlendirilmesi aşamasında bu husus sehven Mahkememiz yetkisine itirazın reddine şeklinde duruşma tutanağında geçtiği karar yazım aşamasında anlaşılmıştır.
Mahkememizce SMMM ve taşıma/Lojistik alanında uzman bilirkişi heyetinden re'sen alınan raporda; Davacı Firma tarafından ibraz edilen 2020 Yılı Ticari Defterlerinin Ticaret Sicil Tasdiklerinin ve Yasa gereği yapılması zorunlu Yevmiye Defter Noter Kapanış Onamasının Usul ve Yasaya uygun olarak Yasal Sürelerinde yaptırılmış oldukları, davalı tarafından incelemeye esas ticari defter ve dayanak belgelerin incelemeye ibraz edilmediği, taraflar arasında 2020 yılında sürdürülen ticari ilişki kapsamında davacı firmaca davalı şirkete muhtelif tarihlerde verilen hizmetlere ilişkin olarak muhtelif tarih ve tutarlarda “Liman Masrafları” içerikli ve -USD para birimi cinsinden KDV'den muaf e-faturaların düzenlendiği, faturaların elektronik ortamda davalı şirkete tebliğ edildiği, e-faturaların davacıya ait ticari defterlerinde dayanak belgeleriyle uyumlu olduğu, davalı şirket tarafından yasal sürede yapılan bir itiraz bulunmadığı, davacı şirketin ticari defterlerinde toplam tutarı 2.256,00-USD olan faturalara karşılık davalı şirket tarafından 27/04/2020 tarihinde banka aracılığıyla 6.000,00-TL kısmi ödeme yapıldığı, bu tahsilatın havale tarihinde ----- Gösterge Kurları dikkate alındığında 860,55-USD' ye tekabül ettiği, işbu ödeme tutarının davalı şirketin fatura borçlarından mahsup edilmek suretiyle davacı şirket ticari defterlerinde kaydedilmiş olduğu, davacı şirketin davalı şirketten takip tarihi itibariyle 1.395,35-USD asıl alacaklı bulunduğunun tespit edildiği, alınan raporun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu anlaşılmakla Mahkememizce benimsenmiştir.
Yapılan yargılama ile Mahkememizce 6100 sayılı HMK 222. Madde ihtarı ile ticari defter ve kayıtları sunmak üzere taraflara kesin süre verildiği, bu husustaki celse ara kararının davalı tarafa usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği, buna karşın davalı tarafından ticari defter ve kayıtların sunulmadığı, davacı taraf ticari defterlerinin usulüne uyun şekilde tutulduğu ve lehine delil niteliği bulunduğu, takip dayanağı cari hesap bakiye alacağına konu e-faturaların davacı taraf ticari defterlerinde kayıtlı olduğu ve elektronik ortamda davalı tarafa tebliğ edildiği, davalı tarafından itiraza uğramadığı anlaşılan faturaların içeriğinin kesinleştiği, yapılan bilirkişi incelemesi ile davacının takip tarihi itibariyle 1.395,35-USD asıl alacak talep etme hakkı bulunduğunun anlaşıldığı, dosya kapsamında aksi yönde başkaca bir delil bulunmadığı, faturaya dayalı davaya konu alacak likid ve belirlenebilir olduğundan kabul edilen alacağın takip tarihindeki efektif satış kuru üzerinden hesaplanan Türk Lirası karşılığının %20 tutarında icra inkar tazminatına karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
1-)Davanın KISMEN KABULÜNE-
KISMEN REDDİNE,
2-)Davalının-----İcra Müdürlüğünün -----Esas sayılı takibe yaptığı itirazın kısmen İPTALİ ile takibin 1.395,35-USD asıl alacak üzerinden DEVAMINA,
-Asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasanın 4/a maddesi uyarınca Kamu Bankalarının 1 yıllık USD cinsinden mevduata uyguladıkları en yüksek faiz oranı işletilmesine,
-Fazlaya ilişkin talebin reddine,
3-)Alacak likit ve belirlenebilir olduğundan kabul edilen alacağın %20'si tutarında olan 4.086,00-TL icra inkâr tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
4-)Karar ve ilâm harcı olan 1.395,57-TL harçtan peşin alınan 398,13-TL harcın mahsubu ile bakiye 997,44‬‬-TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,
5-A)Davanın kabul edilen kısmı yönünden; Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.560-TL arabuluculuk ücretinden davayı kabul-ret oranı gözetilerek; 964,00-TL'nin davalıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,
5-B)Davanın reddedilen edilen kısmı yönünden; Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320-TL arabuluculuk ücretinden davayı kabul-ret oranı gözetilerek; 596,00‬‬-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,
5-)Davanın kabul edilen miktarı yönünden; Davacı vekille temsil olunmakla karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi Genel Hükümler madde 13/1 ve A.A.Ü.T. uyarınca 17.900,00-TL vekâlet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
6-)Davacı tarafça yatırılan 490,33-TL harç ve 3.214,50-TL bilirkişi, posta, tebligat gideri olmak üzere toplam 3.704,83‬‬-TL yargılama giderinden davayı kabul-ret oranı dikkate alınarak; toplam 2.289,58-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
7-)Kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesini müteakip HMK. madde 333/1 uyarınca yatıran tarafa iadesine,Dair, davacı vekilinin e- duruşma yolu ile yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde ----Bölge Adliye Mahkemesi’ne İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim