mahkeme 2022/327 E. 2024/94 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2022/327

Karar No

2024/94

Karar Tarihi

9 Şubat 2024

T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2022/327
KARAR NO: 2024/94

DAVA: İTİRAZIN İPTALİ (HİZMET SÖZLEŞMESİNDEN KAYNAKLANAN)
DAVA TARİHİ : 11/05/2022
KARAR TARİHİ : 09/02/2024

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı Vekilinin dava dilekçesinde özetle; Davacı vekili müvekkili ile davalı arasında 02.02.2018 tarihinde Alarm Sistemi ve İzleme Merkezi Hizmet Sözleşmesi imzalandığını ve müvekkilinin davalıya alarm izleme merkezi hizmeti sunduğu, sözleşme gereğince davalının müvekkiline her ay 75.00 TL(KDV Dahil) ödeyeceği, sözleşme süresinin 36 ay sabit ücretle olacağı, 36 aylık sözleşme süresince düzenli ödeme sonrasında ürün mülkiyetinin müşteriye -----Şirketi) ait olacağı hüküm altına alındığı, davacı müvekkilinin edimlerini yerine getirdiği halde, davalının tam olarak verine getirmediği bu nedenle ödenmeyen İatura bedellerine ilişkin olarak-----İcra Müdürlüğünün ----- Esas sayılı dosyası ile cari hesap alacağına vönelik olarak ilamsız icra takibi başlattığı, davalı sözleşmede bulunan imzasını inkar etmemesine rağmen. davacı tarafından yapılan icra takibinde borca. faize ve tüm fer'ilere kötü niyetli olarak itiraz ettiği ve icra takibini durdurduğu, ---- Arabuluculuk Bürosu ---- arabuluculuk dosya numarası ile görüşme yapıldığı ve taraflar arasında anlaşma sağlanamadığı, borcunu ifa etmemiş olan davalı tarafın borca itirazının iptali ile kötü niyetli olarak inkar ettiği borcu yerine getirmesine, haksız ve kötü niyctli olarak borca itiraz etmesi sebebiyle aleyhine alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etme zorunluluğu hasıl olduğunu belirterek davanın kabulünü talep ve dava etmiştir.Davalı kendisini vekil ile temsil ettirmemiş ve cevap dilekçesi sunmamıştır.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Huzurdaki dava, icra takibine yapılan itirazın iptali davasıdır.Ticari davalarda zorunlu arabuluculuk son tutanak aslı dosyaya sunulmuştur.----- İcra Dairesinin ----- Esas sayılı dosyası celp edilmiştir.6100 SAYILI HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU/TİCARİ DEFTERLERİN İBRAZI VE DELİL OLMASI - Madde 222 - (1):"Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir."(2):"Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır."
(3):"İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz."
(4):"Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur."
(5):"Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır."
TÜRK TİCARET KANUNU Madde 64- (1): "(Değişik fıkra: 26/06/2012-6335 S.K./8.md.) Her tacir, ticari defterleri tutmak ve defterlerinde, ticari işlemleriyle ticari işletmesinin iktisadi ve mali durumunu, borç ve alacak ilişkilerini ve her hesap dönemi içinde elde edilen neticeleri, bu Kanuna göre açıkça görülebilir bir şekilde ortaya koymak zorundadır. Defterler, üçüncü kişi uzmanlara, makul bir süre içinde yapacakları incelemede işletmenin faaliyetleri ve finansal durumu hakkında fikir verebilecek şekilde tutulur. İşletme faaliyetlerinin oluşumu ve gelişmesi defterlerden izlenebilmelidir."
(2):"Tacir, işletmesiyle ilgili olarak gönderilmiş bulunan her türlü belgenin, fotokopi, karbonlu kopya, mikrofiş, bilgisayar kaydı veya benzer şekildeki bir kopyasını, yazılı, görsel veya elektronik ortamda saklamakla yükümlüdür."Madde 83- (1): "Ticari uyuşmazlıklarda mahkeme, yabancı gerçek veya tüzel kişi bile olsalar, tarafların ticari defterlerinin ibrazına, resen veya taraflardan birinin istemi üzerine karar verebilir."Ticari defterler, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu madde 222 ve devamı ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu madde 64 ve devamında açıkça düzenlenmiştir.Ticari defterlere anılan Kanun'larda delil olarak hüküm ve sonuç bağlanmıştır.Tacirler, Türk Ticaret Kanunu'nun amir hükmü uyarınca ticari defter tutmak zorundadır.Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK. m. 222/1).Yine Türk Ticaret Kanunu madde 83/1'de ticari uyuşmazlıklarda Mahkemenin ticari defterlerin re'sen ibrazına karar verebileceği, Mahkeme re'sen ticari defterlerin ibrazına karar vermese dahi taraflardan birinin istemi üzerine ticari defterlerin ibrazına Mahkemece karar verilebileceği hüküm altına alınmıştır.Ticari defterler, bazı şartların varlığı durumunda sahibi lehine delil olarak kullanılabilir. Şöyle ki: Uyuşmazlık ticari bir işten kaynaklanmalıdır. Bu iş, her iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmelidir. Taraflardan yalnızca biri için ticari iş niteliğinde olan uyuşmazlıklarda, arada sözleşme olsa bile defterler lehe delil olarak kullanılamaz. Uyuşmazlığın her iki tarafı da tacir sıfatını haiz olmalıdır. Taraflardan birinin ya da her ikisinin tacir olmaması halinde ticari defterler lehe delil olarak kullanılamaz. Öte yandan ticari defterler Kanun’a uygun tutulmuş olmalıdır. Tutulması zorunlu defterler eksiksiz, usulüne uygun tutulmalı, açılış kapanış onayları yapılmış olmalıdır. (TTK. m. 64) Ayrıca, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (HMK. m. 222/3)Davacı taraf bir ticaret şirketi olup tacirdir. Davalı taraf bir ticaret şirketi olup tacirdir. Uyuşmazlık tarafların ticari işletmesinden ve ticari bir işten kaynaklanmaktadır. Tacirler arasındaki huzurdaki ticari davaya bakmaya Mahkememiz görevlidir.Bu açıklamalar ekseninde değerlendirme yapıldığında; davacı ile davalı tarafın tacir sıfatını taşıdıkları, uyuşmazlığın iki tarafın ticari işletmesinden kaynaklandığı, her iki tarafın da ticari defter tutmak zorunda olduğu anlaşılmıştır. Her iki taraf da tacir olduğundan ticari defter içerikleri delil vasfı taşımaktadır.Mahkememizce işbu dosyada, tarafların 2018-2019-2020 yıllarına ait ticari defterleri üzerinde Serbest Muhasebeci Mali Müşavir bilirkişisi marifeti ile inceleme yaptırılmış ve bilirkişi raporu dosya arasına alınmıştır. SMMM bilirkişi tarafından tanzim edilen bilirkişi raporunda özetle; Davacı şirket ticari defterlerinin 2018 yılına ilişkin olarak E-Defter beyanı bulunmakla birlikte tarafımıza ibraz edilememiş, yalnızca Envanter Defteri ve cari hesap ekstresi ibraz edildiği, Envanter Defterine ait açılış bilgileri yukarıdaki listede ver aldığı, 2019-2020 yıllarına ait ticari defterlere ilişkin açılış ve kapanış tasdik bilgileri gösterilmiş olup. T.T.K.64. Madde hükümlerine dönem başı açılış ve dönem sonu kapanış kayıtlarının süresi içerisinde yapıldığı ve ticari defterlerin usulüne uygun olarak tululduğu, kayıtların dayanağı muteber belgeler ile yapıldığı tespit edildiği, defterlerin sahibi lehine delil niteliğine sahip olduğu kanaatine ulaşılmakta olup kabulüne ilişkin takdir Mahkemeye ait olduğu, davacı şirketin davalı ile ilgili borç-alacak ilişkilerinin 02.02.2018 Tarihli Alarm Sistemi ve İzleme Merkezi Hizmet Sözleşmesi imza altına alınması ile başladığı tespit edildiği, davacı tarafın, davalı tarafı ait cari hesap ekstresi aşağıdaki gibi olduğu,
Davalı şirkete ait cari hesap kaydının ---- hesap kodu ile kayıt altına alındığı görüldüğü, cari hesap ekstresi aşağıdaki gibi olduğu tespit edilmiştir.2018 yılına ait belge ve kayıtlar ibraz edilmediğinden incelenemediği, 2019-2020 yıllarına bilgi ve belgelerin usulüne uygun kayıt altına alındığı görüldüğü, davacı tarafın düzenlemiş olduğu satış fatura tutarlarının BS Form bildirimi listelerine (5.000,00 TL. altında olduğundan) kaydı yapılmadığı anlaşıldığı, davacının alarm sistemi ve izleme merkezi hizmet sözleşmesine davalı olarak düzenlediği fatura bedellerinin kısmen ödendiği kısmen ödenmediği tespit edildiği, davacının icra daireleri dosyalarında mevcut asli hesap bilgileri toplamı 1.500,00 TL olduğu tespit edildiği, 2018 yılına ait belge ve kayıtlar ibraz edilmediğinden incelenemediği, davacının 2019-2020 ticari defterlerinde borç-alacak işlemlerinin eksiksiz ve doğru şekilde yer aldığı tespit edildiği, davacının alacak taleplerine ait 2018 mali yılına ilişkin yalnızca cari hesap ekstresi ve Envanter defteri bilgisi sunduğu, davacının 2019 mali yılı açılış kaydında ----Şirketi 150,00 TL borç bakiyesi ile devrettiği, 2019 ve 2020 mali yıllarına defter ve bilgi ve belgeleri tam olarak sunarak kesinliği sağlandığından tamamının kabul edilmesi gerektiği, davacının Mahkemede görülmekte olan dava konusu asli alacağının 1.500,00 TL olarak tespit edildiği, ancak 2019 mali yılına devir olunan 2018 mali yıl bakiyesi tutar olan 150.00 TL 2018 yılı yevmiye defteri defter-i kebir. belgeler tarafımıza ibraz edilmediğinden dikkate alınıp alınmayacağı hususu sayın mahkemenin takdirinde olduğu bildirilmiştir.
Mahkememizce dosyada bulunan bilgi ve belgeler, dosyada alınan rapor, ticari defter kayıtları sonucunda; davanın itirazın iptaline ilişkin olduğu, icra takibde 1500,00-TL asıl alacak, 69,16-TL işlemiş faiz alacağının talep edildiği, icra takibinin cari hesaptan kaynaklı alacağın tahsili için başlatılmış olduğu, davacı tarafın ticari defterlerinin incelenmiş olduğu, davacı tarafın ticari defterlerinin usulünce tutulmuş olduğu, davalı tarafın ticari defterlerinin sunulmamış olduğu, bu sebeple 6100 sayılı HMK’nun 222/3. Maddesi gereğince davacının ticari defterlerin kendisi lehine delil niteliğinde olduğu ve tüm dosya içeriği bir bütün halinde değerlendirilmiş olup; usul ve yasaya uygun bilirkişi raporu hükme esas alınarak davacının davalıdan 1.500,00-TL cari hesap alacağı olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır.
İcra takibinden önce dosya muhteviyatı ile borçlunun takip konusu alacağa ilişkin temerrüde düşürüldüğünü gösterir mahiyette bir belge bulunmaması, işlemiş faize ilişkin taraflar arasında uygulanan bir teamül olduğuna dair bilgi ve belge bulunmaması, işlemiş faiz talep edilebilecek nitelikte bir anlaşma olduğuna dair bilgi ve belge bulunmaması, TTK 1530. Maddesindeki fatura alacağına ilişkin hükmün tedarik sözleşmelerinde geçerli olması sebebiyle takip öncesi döneme ilişkin faiz talep edilemeyeceği görülmüştür. Açıklanan gerekçelerle davanın kısmen kabulüne ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Ticari defter kayıtlarında yapılan tetkik neticesinde davacının alacağı olduğu, işbu alacağın ticari defterler kapsamında likit (bilinebilir) mahiyette bulunduğu gözetilerek İcra İflas Kanunu madde 67/2 uyarınca asıl alacak üzerinden %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesi kararlaştırılmış olup aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Davanın KISMEN KABUL, KISMEN REDDİNE,
2----- İcra Dairesi'nin ------ Esas sayılı icra dosyasına yapılan İTİRAZIN İPTALİNE, duran takibin 1.500,00 TL asıl alacak üzerinden takip tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faizi ile birlikte DEVAMINA, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,
3-Asıl alacak olan 1.500,00 TL üzerinden hesaplanacak %20 icra inkar tazminatının davalı şirketten tahsili ile davacıya ödenmesine,
4-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenecek 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinden davanın kabul ve red oranına göre 1.261,80-TL'nin davalıdan, 58,20-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,
5-Karar ve ilâm harcı olan 427,60-TL harçtan peşin alınan 80,70-TL harcın mahsubu ile bakiye 346,90-TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,
6-Davacı vekille temsil olunmakla karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 1.500,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
7-Davalı kendisini vekille temsil ettirmediğinden vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
8-Davacı tarafça yapılan 1.947,75 TL yargılama giderinden davanın kabul oranına göre1861,95-TL ve 80,70-TL peşin harç toplamı 1942,65-TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
9-Kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesini müteakip HMK madde 333/1 uyarınca yatıran tarafa iadesine,
10-Davalı tarafından yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, miktar itibari ile kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usûlen anlatıldı.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim