mahkeme 2022/188 E. 2023/630 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2022/188
2023/630
6 Ekim 2023
T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2022/188
KARAR NO: 2023/630
DAVA: İTİRAZIN İPTALİ (HAKSIZ EYLEMDEN KAYNAKLANAN ZARAR NEDENİYLE)
DAVA TARİHİ: 21/03/2022
KARAR TARİHİ: 06/10/2023
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı tarafından, davalılar aleyhine --------- Esas sayılı icra dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, Davalılar/Borçlular tarafından takibe, borca, faize ve ferilerine itiraz edilmesi üzerine takibin durmasına karar verildiğini, davaya konu uyuşmazlığın sebebini davacı şirkete ait -------- marka --------- model --------- plakalı araç ile davalıya ait ---------- plakalı araç arasında meydana gelen maddi hasarlı trafik kazası oluşturduğunu, tramer kaza tutanağı sorgusuna göre %100 kusurlu olan davalı sürücü davacı şirketin aracında meydana gelen zarardan sorumlu olduğunu, kazanın meydana gelmesinin ardından araç kiralayan, söz konusu durumu davacı şirkete bildirdiğini, ---------- plakalı araç sürücüsü 17/05/2018 tarihinde ----------, davacı şirkete ait --------- plakalı araca çarparak araçta maddi hasar meydana gelmesine sebep olduğunu, --------- Merkezi kaza tespit tutanağı uygulaması sorgusuna göre davalı taraf kazanın meydana gelmesinde %100 kusurlu olduğu, hasarın oluşumunda davalı araç sürücüsü Karayolları Trafik Kanunu m.52/l-a ve m.57/c kurallarını ihlal etmek suretiyle %100 ve aynı kanunun 84. maddesi (Kavşaklarda geçiş önceliğine uymama) uyarınca asli kusurlu olup davacının aracında hasar meydana gelmesine sebep olan davalılar meydana gelen zarardan sorumlu olduğunu, açıklaması yapılan maddi hasarlı trafik kazasında davacı şirket aracında meydana gelen hasarın onarımını yaptığını, sorumluluğu sebebiyle davalı --------- şirketine 20/06/2018 tarihli, ---------- No'lu, 7.354,61 TL tutarındaki yansıtma fatura düzenlendiğini, Karayolları Trafik Kanunu 97. Maddesi gereğince zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerektiğini, davalı sigorta şirketine 23/02/2019 tarihinde yansıtma fatura ile birlikte talebe ilişkin başvuru yapıldığını, davalı sigorta şirketi, davacı şirkete 5.780,73 TL ödeme yaptığını, hasarın tamamını karşılamayan kısmi ödemeden kalan bakiye için davalılar aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalı taraf yasal evraklar ile likit bir alacağa karşı kötüniyetli olarak borcu olmadığı yönünde itiraz etmiş olup davacının alacağını almasında gecikmeye sebebiyet verdiğini, haklı ve hukuka uygun davanın kabulüne, borçlunun takibe, asıl alacağa, ferilerine ve faize ilişkin haksız itirazlarının iptaline, --------- Esas sayılı icra dosyasındaki takibin devamına, alacağın %20'sinden az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatı talebimizin kabulüne, yargılama giderleri ve ücreti vekâletin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı --------- vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı tarafından diğer davalılardan --------- şirketinden kiralalan araç ile yapılan kaza neticesi, müvekkilin kusurlu olduğundan bahisle hakkında tutulan tutanağa ve bunun üzerinden belirlenen kusura dayalı açılan davada, davalının taraf ehliyeti olmayıp davanın davalı yönünden husumetten reddi gerektiğini, davalı diğer davalı --------- şirketi tarafından sunulan sözleşmede de göreleceği üzere; kusur oranı dahası kusurlu olduğu hususunu kabul anlamına gelmemekle birlikte meydana gelecek hasarlardan kiralayan şirketin sorumlu olacağı akdiyle aracı kiralamış olup bu sebeple meydana gelen kazada husumetin tarafına yönelmesi hukuka aykırı olduğunu ve davanın davalı yönünden husumet yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini, öte yandan kazaya karışan aracın diğer davalı -------- şirketi nezdinde KTK Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası kapsamında meydana gelecek riskler dolayısıyla sigortalandığı nazara alındığında da sigorta şirketine gitmeden davalı taraf göstermek hukuken mümkün bulunmadığını, davacı tarafından, davalının karıştığı kaza neticesi yokluğunda, itiraz etme hakkı tanınmadan ve hangi kriterler üzerinden tespiti yapıldığı müphem kusur oranına dayalı olarak açılan dava, mesnetsizdir ve bu yönüyle de reddi gerektiğini, meydana gelen kazada davalıya atfı mümkün kusur mevzubahis olmayıp Mahkemece yaptırılacak bilirkişi incelemesi neticesi bu husus ortaya çıkacağını, davalının karıştığı kazanın meydana geldiği tarih ile sayın mahkeme huzurunda ikame edilen davanın açıldığı tarih göz önüne alındığında, 2 yıllık zaman aşımı süresinin dolduğu sabit olduğunu, Mahkemece davanın zaman aşımı yönünden de reddi gerektiğini, davacı tarafından başlatılan icra takibi ve sonrasında yapılan itiraz neticesi açılan huzurdaki dava, davacının kötü niyetinin ispatı mahiyetinde olduğunu, dosyaya sunulu servis kayıtları ve faturalarda, kaza neticesi davacı adına kayıtlı araçta meydana gelen hasarın diğer davalı -------- Sigorta tarafından ödendiği sabit olduğunu, bunun dışında, neve istinaden ödendiği belli olmayan ve servis faturasından farklı bir meblağ talebi ile başlatılan icra takibi ve neticesinde açılan dava konusu talebin hukuka uygun olmadığını, Mahkemece davanın bu yönden de reddi ve ayrıca davacı aleyhine yüzde 20 tazminata hükmedilmesi gerektiğini, davacı tarafça kabul edildiği üzere aracın onarım işlemleri davacı tarafından yapıldığını, diğer davalı -------- şirketi nezdinde araç üzerinde herhangi bir inceleme ekpertiz yaptırılmamış, onarım parçalarının davacı tarafından temin edildiği vurgulandığını, ZMSS kapsamında sorumluluğu bulunan diğer davalı sigorta şirketine araç gösterilse idi, aracın sigortacı davalı tarafından parça iskontoları uygulanarak onarımı mümkün olabileceğini, davacının meydana gelen kazada sigorta şirketine başvurmak yerine daha pahalı bir yol tercih etmesi neticesi oluşan ekstra maliyeti davalıya teşmil etmek hukuken mümkün olmadığını, öncelikle davanın davalı yönünden husumetten reddini, kötü niyetli açılan davanın esastan reddi ile davacı aleyhine alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücrenini davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ------- şirketi Vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı şirket, her ne kadar dava konusu kazaya karışan ------- plakalı aracın kayden maliki olsa da; aracı kaza tarihini de kapsar şekilde uzun dönem kiralama sözleşmesi ile --------- kiralamış bulunduğundan araç işleteni sıfatı taşımadığını, davalı şirketin kazanın meydana gelmesinde hiçbir kusuru olmadığı gibi; zararın ortaya çıkmasında da doğrudan/dolaylı hiçbir etkisi bulunmadığını, husumet itirazı saklı kalmak kaydıyla, davacı ile -------- plakalı araç sürücüsü diğer davalı --------- kusur oranlarının tespiti için mahallinde keşif icra edilerek bilirkişiden kusur tespiti için rapor alınması gerektiğini, kusur oranı, mahallinde yapılacak keşif sonrasında görevlendirilecek uzman bilirkişi heyeti tarafından tanzim edilecek raporla tespit olunacağını, Karayolları Trafik Kanunu Madde 86'da; “İşleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bir bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın, kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya bir üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulduğunu, sorumluluktan kurtulamayan işleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi, kazanın oluşunda zarar görenin kusurunun bulunduğunu ispat ederse, hâkim durum ve şartlara göre tazminat miktarını indirebilir.” şeklinde düzenleme yapıldığını, buna göre kazanın zarar görenin ağır kusurundan ileri geldiği ispatlanırsa artık işletenin sorumluluğundan bahsedilemeyeceğini, zarar görenin kusur oranı ağır kusur olarak addedilemeyecek seviyede olursa, bu halde dahi durum ve şartlara göre tazminat miktarının azaltılması yönünde bir düzenleme yapıldığını, somut uyuşmazlık bakımından işbu maddeyi yorumladığımızda; davacıların kızları/kardeşi müteveffanın kazaya ağır kusuru ile sebep olduğunun tespiti halinde davanın reddinin gerekeceğinin belirtilmesi gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte, bir an için -------- plakalı araç sürücüsünün kusurlu olduğu düşünülse dahi, yukarıda ayrıntılarıyla açıklandığı üzere gerek Karayolları Trafik Kanunu gerekse yerleşik Yargıtay içtihatları uyarınca araç kiralama işiyle iştigal eden şirketlerin kiraya verdiği araçlarla meydana getirilen zararlardan aracın işleteni olan kiracı sorumlu olacağını, davalı şirkete ait -------- plakalı araç, diğer davalı -------- şirketi nezdinde --------- poliçe no'lu Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Poliçesi ve yine ------- şirketi nezdinde --------- poliçe no'lu Genişletilmiş Kasko Sigorta Paket Poliçesi ile sigortalandığını, haksız ve mesnetsiz davanın davalı şirket açısından pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine, dava dilekçesinin hmk'da belirtilen şartları taşımaması nedeniyle davanın usulden reddine, davanın usulden reddi talebinin yerinde görülmemesi halinde esastan reddine, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ------- şirketi Vekili cevap dilekçesinde özetle; Davanın zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerin dolması nedeni ile reddine karar verilmesi gerekli olup dava dilekçesinde bahsi geçen -------- plaka sayılı araç davalı şirket nezdinde --------No'lu KTK Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası ile 04/10/2017 04/10/2018 tarihleri arasında geçerli olacak şekilde doğacak rizikolara karşı teminat altına alındığını, davacı yan işbu davada 17/05/2018 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle -------- plakalı araçta oluştuğu iddia olunan hasar nedeniyle, bakiye hasar tazminatı talebinde bulunduğunu, davaya konu hiçbir meblağı kabul teşkil etmemek kaydıyla, poliçeden dolayı davalı şirketin sorumluluğu sigortalının kusuru oranında olmak üzere maddi zararlarda araç başına 36.000,00 TL ile sınırlı olduğunu, teminat limitini bildirmenin hiçbir şekilde kabul anlamına gelmediğini, maddi zararlardan ötürü sigortacı, poliçede gösterilen limit meblağının tamamından değil, üçüncü kişinin maruz kaldığı gerçek zarar miktarının araştırılıp, saptanması neticesinde bulunacak meblağdan, sigortalısının kusuru oranında sorumlu olacağını, davalı şirkete yapılan 22/05/2018 tarihindeki ihbar üzerine --------- No'lu hasar dosyası açıldığını, 10/09/2018 tarihinde 5780.73-TL hasar tazminatı ödemesi, 16/10/2018 tarihinde 2257.32-TL değer kaybı ödemesi yapıldığını, yapılan ödemeler ile davalı şirketin başkaca bir sorumluluğu kalmadığını, dava dilekçesinde de aynen kabul edildiği üzere aracın onarım işlemleri davacı tarafından yapıldığını, davayı kabul anlamına gelmemek kaydı ile, davacının aracı göstermemesi ve daha ekonomik olmayan bir yol tercih etmesinden davalı şirketin sorumlu tutulamayacağını, dava dilekçesinde sigortalı aracın -------- plakalı araca çarparak hasarlanmasına sebebiyet verdiği, kazanın oluşumunda %100 kusurlu olduğu iddia edildiğini, davalı şirkete sigortalı araç sürücüsüne kusur atfedilemeyeceğini, davayı kabul anlamına gelmemek üzere, davacı tarafından talep edilen hasar bedeli son derece fahiş olup hasar miktarının tespiti gerektiğini, davacı tarafça her ne kadar hükmedilecek tazminatın KDV dahil tutarı talep edilmiş ise de, tazminata KDV'nin dahil edilebilmesi ancak onarıma ilişkin faturanın davacı tarafça sunulması halinde mümkün olacağını, aksi görüş davacının ödemediği tutarın ve dolayısıyla meydana gelmeyen zararın haksız olarak davalı sigorta şirketin yükletilmesi anlamına gelecektir ki bu durum hukuka aykırılık teşkil ettiğini, davalı şirket aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesi talep edilmesi haksız olduğunu, işbu davanın konusu alacak likit olmadığından, hasarın miktarına, kusur durumuna, hasarın teminat kapsamında olup olmadığına ilişkin uzman bilirkişiler tarafından teknik inceleme yapılması gerektiğinden, poliçe genel şartları ve özel şartları kapsamında hasarın teminat kapsamında olup olmadığının değerlendirilmesi için yargılama yapılması gerektiğinden davalı şirketin icra inkar tazminatı bakımından sorumluluğu bulunmadığını, kararın bu yönüyle de ortadan kaldırılması gerektiğini, davanın zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerin dolması nedeni ile reddine karar verilmesini, yapılacak yargılamada tüm delillerin toplanmasından sonra sınırlı sorumluluk ilkesi, gerçek zararın giderilmesi ilkesi, kusur oranında sorumluluk ilkesinin gözetilerek, davacının açmış olduğu haksız ve yersiz davanın reddini, yargılama masrafları ve vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, davacının aracında meydana gelen zarar dolayısıyla hasar onarım bedeli ve işlemiş faizin tahsiline ilişkin başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali davasıdır. -------- Sigorta şirketince sunulan ZMSS poliçesine göre, -------- plaka nolu aracın -------- Sigorta tarafından düzenlenmiş sigortasının olduğu açıktır.
Makine Mühendisi ve Trafik Bilirkişisi tarafından alınan raporda özetle; Davalı yan sürücü; --------- sevk ve idaresinde bulunup diğer davalıların trafik sigortacısı ve araç maliki oldukları --------- plaka sayılı otomobili ile --------- Sokak üzerinden geldiği kavşakta istikametine bulunup kendisine hitap eden ''DUR'' trafik işaret levhasının bulunduğu yolu tali yol haline getirdiğini ve bu haliyle diğer kavşak kollarından gelen araçlara geçiş önceliği hakkını vermesi gerektirdiğini göz önüne alarak kavşağa girmeden önce durması ve kavşak ortak alanı ile birlikte diğer kavşak kollarını kontrol etmesi bu surette kavşağa sağdan --------- sokaktan gerek doğru geçişini yapmakta olan davacı yan otomobiline geçiş önceliği hakkını vererek geçmesine olanak sağladıktan sora kavşağa girmesi gerekirken; bu hususlara riayet etmeyip aksine davranarak; istikametine bulunan ''DUR'' trafik işaret levhasının varlığına rağmen kavşağa kontrolsüzce girmiş ve bu davranışının eseri olarak; öngörülebilir ve önlenebilir şekilde cereyan eden olayda kavşağa geçiş önceliği hakkına haiz olmakla birlikte kendisinden önce girmiş ve doğru geçmekte olan davacının malik olduğu otomobilin sol yan kısımlarına çarparak kazanın oluşumuna sebebiyet verdiğini,Davalı yan sürücünün bu davranışları: 2918 sy. KTK nun: Trafik işaret ve kurallarına uyma zorunluluğu Madde 47 c “Sürücüler Trafik işaret levhaları, cihazları ve yer işaretlemeleri ile belirtilen veya gösterilen hususlara uymak zorundadır” Kavşaklarda geçiş hakkı başlıklı; Madde 57 b-5 ) “ Tali yoldan anayola çıkan sürücüler anayoldan gelen araçlara geçiş önceliği vermek zorundadır” Maddesinde belirlenen trafik kuralının ihlali niteliğinde olarak; Aynı kanunun 84 h maddesinde kazalarda asli kusur olarak kabul edileceği hüküm altına alınan “Kavşaklarda geçiş önceliklerine uymamak” eylemi kapsamında kalarak kazanın esas nedeni oluşturmuş olduğundan; davalı yan sürücüsü --------- kazanın oluşumunda Asli ve Tam kusurlu olarak % 100 (Yüzde Yüz) oranında kusurlu olduğu, davacının malik olduğu araç sürücüsü --------- sevk ve idaresinde bulunup davacı -------- şirketinin malik olduğu ve hasar bakiyesi talepleri dava konusu takibe neden olan -------- plaka sayılı otomobili ile kaza mahalli kavşağa sağdan --------- Sokak üzerinden geçiş önceliği hakkına haiz olarak ve önceden girmiş olup doğru geçişini yapmakta iken, solundan ''DUR'' trafik işaret levhasının bulunduğu sokaktan kontrolsüzce kavşağa giren davalı yan aracının önlemsizce gelip sol yan kısımlarına çarpmasına maruz kalmış olup; bu oluşumda sürücünün herhangi bir kural ihlali bulunmadığı gibi ön ilerisinde cereyan etmeyip sol yandan gelerek kendisine çarpan davalı yan aracına karşı alabileceği herhangi bir tedbirde bulunmadığından; davacının -------- şirketinin malik olduğu -------- Plakalı Otomobil Sürücüsü --------- atfı kabil bir kusuru bulunmadığını, yukarıda ayrıntılı gerekçeleri ile birlikte arz ve izahına çalışıldığı üzere bu kazanın oluşumunda;Davalıların; Malik-Trafik Sigortacısı ve sürücüsü olduğu------- plakalı Otomobil Sürücüsü Davalı --------- asli ve tam kusurlu olarak %100 (Yüzde Yüz) oranında kusurlu olduğu, Davacı------- şirketinin malik olduğu ------- plaka sayılı otomobil sürücüsü -------- atfı kabil bir kusurunun bulunmadığı, olayın trafik kazası olduğu, davalı yan sürücünün kusur sorumluluğunu davalı sigortacının KTK nun 91 maddesi gereğince üstlendiği; davalı işleten' in KTK nun 85. Maddesinin “İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru aibi sorumludur.” hükümlerinden doğan sorumluluğunu: Aynı yasanın 86. Maddesinin “ İşleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bir bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın, kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya bir üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulur.” Hükümleri kapsamında kaldıran veya azaltan mücbir sebep veya 3 kişinin ağır kusurunun bulunmadığı” davacı taraf, davalılar aleyhine -------- Esas sayılı dosyasında 1.573,88 TL asıl alacak, 509,59 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 2.083,47 TL tutarda alacağı için icra takibi başlatmış olup davalı tarafların itirazı üzerine takibin durdurulduğu belirlendiği, davacı tarafça dosyaya sunulan 20.06.2018 tarih, -------- nolu faturanın davalı sigorta şirket adına “--------- --------” açıklamalı olarak parça listesi olmaksızın sadece tutarı belirtilerek, KDV dâhil 7.354,61TL olduğu anlaşıldığı, Davalı -------- Sigorta şirketinin talebi üzerine eksper --------- tarafından hazırlanan 03.08.2018 tarihli raporda “ aracın km değerinin 86.036 ve piyasa değerinin 67.000 TL olduğu, parça bedellerinin toplam (iskontolu ve KDV'siz) 3.836,77 TL, işçilik bedelinin toplam 1.944,00 TL tutarda olarak toplam 5.780,77 TL bedelde olacağı” belirlenmiş ancak aracın hasarlı görüntüleri dosyada mevcut olup, rapor ve aracın hasarlı görüntüleri aşağıda verilmiştir.Dava konusu alacağı oluşturan aracın onarımı ile ilgili davacı tarafından dosyaya sunulan faturanın parça listesi ve işçilik bedelleri belirtilmeyerek KDV dâhil düzenlendiği belirlenmiş olup toplam tutarın 7.354,61 TL olduğu belirgin olduğu, ekspertiz raporunda ise hasarlı parçaların kaza tutanağı ile uyumlu olduğu ve fiyatların kadri makul olduğu tarafımca yapılan piyasa ve web siteleri araştırmasında belirlenmiş olup onarım bedeli toplam (KDV'siz) 5.780,77 TL bedelde olarak, ancak parça bedellerinden iskonto yapılarak belirlendiği anlaşıldığı, eksper raporundaki ıskonto dâhil edildiğinde, parça bedelinin (3.836,77 * 677,03-) 4.513,80 TL, işçilik bedelinin (1.944 * 216-) 2.160TL tutarda olacağı, KDV ilave edildiğinde ise (4.513,80 * 2.160-) 6.673,80 X 1.18- 7.875,08TL tutarda olacağı belirlendiği, davalı sigorta şirketi cevap dilekçesinde “..sigorta şirketine yapılan 22/05/2018 tarihindeki ihbar üzerine 15010140 no'lu hasar dosyası açılmış olup 10/09/2018 tarihinde 5780.73-TL hasar tazminatı ödemesi, 16/10/2018 tarihinde 2257.32-TL değer kaybı ödemesi yapıldığını, yapılan ödemeler ile davalı şirketin başkaca bir sorumluluğu kalmamıştır” olarak beyan etmiş olup yapılan hasar ödemesi düşüldüğünde (7.354,61 - 5.780,73<) bakiye 1.573,88TL tutar olutuğu, bu tutardan yine kaza olayında %100 kusur oranı dikkate alındığında davalıların sorumlu olacağı, davalıların; malik-trafik sigortacısı ve sürücüsü olduğu; --------- plakalı otomobil sürücüsü Davalı --------- asli ve tam kusurlu olarak %100 (Yüzde Yüz) oranında kusurlu olduğu, Davacı --------- Hizmetli --------- atfı kabil ------- şirketinin malik olduğu --------Plaka Sayılı Otomobil kusurunun bulunmadığı, olayın trafik kazası olduğu; davalı yan sü in kusur sorumluluğunu davalı sigortacının KTK nun 91 maddesi gereğince üstlendiği; davalı işleten'in KTK nun 85. Maddesinin “İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” hükümlerinden doğan sorumluluğunu; Aynı yasanın 86. Maddesinin “ İşleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bir bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın, kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya bir kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulur.” Hükümleri kapsamında kaldıran veya azaltan mücbir sebep veya 3 kişinin ağır kusurunun bulunmadığı” davalı Malik -------- şirketinin dosyaya sunmuş olduğu 28.09.2017 tarih ve iki yıl süreli kiralama sözleşmesinin 2918 sy KTKnun Madde 3 İşleten : Araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehni gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişi olduğu, ancak ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimse işleten sayıldığı hükümleri kapsamında işletenlik sıfatının diğer davalı sürücü (Kiralayan) --------- devrine yeterli kudrette olup olmadığının takdirinin diğer her hususta olduğu gibi Mahkemede olduğu; dava konusu alacağı oluşturan ------- plakalı aracın hasar görmesi sonucu oluşan hasar onarım bedelinin fatura tutarında olarak KDV dâhil toplam 7.354,61 TL tutarda olarak bakiye 1.573,88 TL tutarda olacağı, kaza olayında, davalı tarafa ait araç sürücüsünün kusuru (%100) oranında kusurlu olması hasebiyle oluşan bu zarardan sorumlu olacağı, somut olayda kusur, zarar ve tazminat hususlarında yargılamayı gerektiren dosya kapsamı gözetildiğinde yargılama giderleri ve inkâr tazminatı talebi Mahkemenin takdirinde olduğu bildirilmiştir.Mahkememiz tarafından dosyada bulunan bilgi ve belgeler incelenmiş olup; Davaya konu trafik kazasında, davalıların; Malik-Trafik Sigortacısı ve sürücüsü olduğu --------- plakalı Otomobil Sürücüsü Davalı -------- asli ve tam kusurlu olarak %100 (Yüzde Yüz) oranında kusurlu olduğu, Davacı ------- şirketinin malik olduğu -------- plaka sayılı otomobil sürücüsü -------- atfı kabil bir kusurunun bulunmadığı, olayın trafik kazası olduğu, davalı yan sürücünün kusur sorumluluğu gereğince, davalı sigortacının KTK nun 91 maddesi gereğince, davalı işleten' in KTK nun 85. Maddesi gereğince meydana gelen zarardan sorumlu oldukları, Davaya konu araçta meydana gelen toplam hasar tutarının 7.354,61 TL olduğu, ekspertiz raporunda hasarlı parçaların kaza tutanağı ile uyumlu olduğu ve fiyatların kadri makul olduğu, yapılan piyasa ve web siteleri araştırmasında belirlenmiş olup onarım bedeli toplam (KDV'siz) 5.780,77 TL bedelde olarak, ancak parça bedellerinden iskonto yapılarak belirlendiği anlaşıldığı, eksper raporundaki ıskonto dâhil edildiğinde, parça bedelinin (3.836,77 * 677,03-) 4.513,80 TL, işçilik bedelinin (1.944 * 216-) 2.160TL tutarda olacağı, KDV ilave edildiğinde ise (4.513,80 * 2.160-) 6.673,80 X 1.18- 7.875,08TL tutarda olacağı, yapılan 5780.73-TL hasar ödemesi düşüldüğünde (7.354,61 - 5.780,73<) bakiye 1.573,88TL tutar olutuğu, bu tutardan yine kaza olayında %100 kusur oranı dikkate alındığında davalıların sorumlu olacağı görülmüştür.İcra takibinde 509,59 TL işlemiş faiz talep edilmiş olduğu, sigorta şirketi dışındaki davalılar yönünden kaza tarihi olan 17.05.2018 tarihinden itibaren, sigorta şirketi yönünden ise başvuru tarihinden itibaren 8 iş günü sonrası olan 06.02.2019 tarihinden itibaren yasal faiz istenebileceği görülmüştür. Yapılan hesaplamada sigortanın 146,69-TL işlemiş faiz sorumluluğu olduğu, diğer davalıların ise 249,54-TL işlemiş faiz sorumluluğu olacağı tespit edilmekle, toplam faiz miktarının 249,54-TL'yi aşmamak ve tahsilde tekerrür oluşturmayacak şekilde, aşağıdaki gibi 146,69 TL tüm davalılardan işlemiş faiz, 102,85 TL davalılar -------- ve ------- şirketi yönünden işlemiş faiz ile birlikte takibin devamına karar verilmiştir.İcra inkar tazminat talebinin, miktarın belirlenmesi yargılamayı gerektirmesi sebebiyle likit olmadığımdan yerinde olmadığı, kötü niyet tazminat talebinin, davacının kötü niyetli takip başlattığına dair kanaat oluşturacak nitelikte delil bulunmadığından ve bu yönde kanaat oluşmadığından yerinde olmadığı görülmekle, şartları oluşmadığından icra inkar ve kötü niyet tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Davanın KISMEN KABUL, KISMEN REDDİNE,
2-------- Esas sayılı icra dosyasına yapılan İTİRAZIN İPTALİNE, duran takibin 1.573,88 TL asıl alacak, 146,69 TL tüm davalılardan işlemiş faiz, 102,85 TL davalılar ------ ve ------- şirketi yönünden işlemiş faiz ile birlikte, asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte DEVAMINA, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,
3-Şartları oluşmayan icra inkar ve kötü niyet tazminat taleplerinin REDDİNE,
4-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca -------- bütçesinden ödenecek 1320,00-TL arabuluculuk ücretinden davanın kabul ve red oranına göre 1155,32-TL'nin davalılardan (1090,15-TL tüm davalılardan, 65,17-TL davalılar ------- ve ------- şirketinden), 164,68-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,
5-Karar tarihinde alınması gerekli 269,85-TL harcın davacı tarafça peşin olarak yatırılan 80,70-TL harçtan mahsubu ile bakiye 189,15-TL harcın davalılardan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
6-Davacı tarafça yatırılan 80,70 TL peşin harç giderinin davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine,
7-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 1.823,42 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
8-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 362,90-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ------- şirketine verilmesine,
9-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 260,05-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ------- şirketine verilmesine,
10-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 260,05-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı------- 'ye verilmesine,
11-Taraflarca yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
12--Davacı tarafından yapılan 2.521,75 TL yargılama gideri üzerinden davanın kabul oranına göre belirlenen 2.207,07-TL 'nin davalılardan (2082,58-TL tüm davalılardan, 124,49-TL davalılar -------- ve ------- şirketinden) tahsili ile davacıya ödenmesine, davacı tarafça yapılan yargılama giderinin bakiye kısmının davacı üzerinde bırakılmasına, davalılar tarafından yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
Dair,davacı vekilinin yüzüne karşı (e-duruşma), miktar itibari ile kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usûlen anlatıldı.06/10/2023
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.