mahkeme 2021/652 E. 2025/699 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2021/652

Karar No

2025/699

Karar Tarihi

16 Eylül 2025

T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2021/652 Esas
KARAR NO: 2025/699
DAVA: Tazminat (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 29/11/2019
KARAR TARİHİ: 16/09/2025

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı arasında -------tarihinde işletme hakkı devir sözleşmesi imzalandığını, taraflar arasındaki sözleşmenin yürürlük tarihinin -------- olarak kararlaştırıldığı, sözleşmenin süresinin 2 yıl olduğunu, sözleşme uyarınca müvekkilinin davalıya aylık KDV dahil 2.700-TL bedel ödeyeceğini ve buna karşılık ------- nikah salonunun fotoğraf ve video çekim hizmetlerini münhasıran yerine getireceğini, sözleşmeye göre işletmeciliğini ---- yaptığı ------- çekim hakkının yalnızca ve münhasıran müvekkiline ait olacağını, müvekkilinin bu sözleşemeye istinaden davalı firmanın tahsis ettiği yerde faaliyeti başladığını, davalı firmanın salonda tadilat yapılacağından bahisle düğün salonunu -----tarihinde kapattığını ve bir daha açmadığını, davalı firmanın tadilat yapacağı gerekçesi ile müvekkilinin faaliyetine son verildiğini ve müvekkilinin --------tarihinden sonra sözleşme konusu yerde çalışmasına izin verilmediğini, müvekkilinin bu sözleşmeye güvenerek kar beklentisi ile faaliyet yürüttüğünü, erken fesih sebebi ile müvekkilinin salonda yapılacak düğünlerin fotoğraf ve çekim gelirinden mahrum kaldığını, müvekkilinin ------yılından beri bu sektörün öncülerinden olduğunu, uzun yıllar nikah/düğün fotoğrafı çekim işlerinde aktif olarak yer aldığını, davalının haksız feshi sebebi ile müvekkilinin bu alandaki prestijinin sarsıldığını, bu nedenle de davalı tarafın müvekkiline verdiği manevi zararları da tazmin etmesi gerektiğini ileri sürmüş 70.000-TL maddi, 5.000-TL manevi olmak üzere 75.000-TL zararın tazminini talep ve dava etmiştir.

CEVAP:Davalı vekili 07/01/2019 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın tazminat taleplerine dayanak gösterdiği ve haksız olarak feshedildiğini ileri sürerek delil olarak dosyaya sunduğu ----arasında imzalanan ----- düğün salonunun fotoğraf ve video çekim işine ait ------- olduğunu, yine davacı tarafın kendi beyanları ile müvekkili şirketin 25/12/2014 tarihinde salonda tadilat yapılacağı için düğün salonunun kapatıldığını, iki yıl süreli sözleşmenin 1. yılı dolduktan sonra sözleşme konusu yerde tadilat nedeni ile sözleşmenin feshedildiğini, işletme hakkını devreden müvekkili şirket için sözleşme ile herhangi bir müeyyide öngörülmediğini, davacı tarafın yapacağı işin gereklerini yerine getirmenin külfetini müvekkili şirkete yükleyemeyeceğini, ----- nikah salonunun işletme hakkının ---- verildiğini, davacı tarafın ----- video çekim işleri olan aynı iş için, 15/01/2015 tarihli ve 1 yıl süreli yeni İşletme hakkı Devir Sözleşmesi imzalandığını, davanın zamanaşımına uğradığını ileri sürmüş, davanın husumetten reddine, bu yönde karar verilmediği takdirde davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin feshi sebebiyle davacının uğradığı ileri sürülen maddi ve manevi zararın tazminine ilişkindir.
Mahkememiz -------Karar sayılı kararı ile; ".... davacının uğradığı zararı 2014 yılında öğrendiği, zararı öğrendiği andan itibaren iki yıllık süre içinde zararın tazmininin davalıdan talep edilmesi gerektiği, oysaki huzurdaki davanın -------- yılında açıldığı, davacının zararı ve tazminat borçlusunu öğrendiği tarihten itibaren iki yıl için TBK. m.72/1 uyarınca dava açmadığı, bu yönüyle huzurdaki davanın süresinde açılmadığı sonuç ve kanaatine varılmakla zamanaşımı sebebiyle davanın reddine karar verilmiş olup aşağıdaki hüküm kurulmuştur. " gerekçeleri ile;
" 1-)Süresinde açılmayan DAVANIN REDDİNE, ... " karar verilmiş ve verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. ----- karar sayılı ilam ile;"Taraflar arasında ------ tarihinde iki yıl süreli işletme hakkı devir sözleşmesi imzalandığı, sözleşmenin yürürlük tarihinin ---- olarak kararlaştırıldığı, --- tarihinde ise feshedildiği hususunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davacı tarafça, süresinden önce yapılan feshin haksız olduğu iddia edilerek, haksız fesih nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararın tahsilinin talep edildiği anlaşılmaktadır. Mahkemece, TBK'nın 72. maddesi uyarınca davanın zamanaşımına uğradığı gerekçesi ile reddine karar verilmiş ise de; 6098 sayılı yasanın 72. maddesinin "Haksız Fiillerden Doğan Borç İlişkileri"ni düzenleyen hükümler arasında yer aldığı, iddianın ileri sürülüş şekline göre davacı tarafça, taraflar arasında yapılan sözleşmeye aykırılıktan kaynaklı zararın tahsilinin talep edildiği, bu durumda somut uyuşmazlıkta, 6098 sayılı yasanın 146. maddesinde düzenlenen genel zamanaşımı süresi olan 10 yıllık zamanaşımı süresinin uygulanması gerektiği, taraflar arasındaki sözleşmenin ------ tarihinde feshedildiği, işbu davanın ise 29/11/2019 tarihinde açıldığı, dolayısıyla zamanaşımı süresi dolmadan davanın açıldığı gözönünde bulundurularak, taraf delilleri toplanılıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi usul ve yasaya uygun değildir. HMK.nun ------353/1-a6 maddesinde; "Mahkemece, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış veya değerlendirilmemiş olması ya da talebin önemli bir kısmı hakkında karar verilmemiş olması." hali, kararın kaldırılarak, dosyanın mahkemesine iadesi sebepleri arasında gösterilmiştir.
Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a.6 maddesi uyarınca kaldırılmasına, dosyanın davanın yeniden görülmesi için mahkemesine iadesine" karar verilerek dosya mahkememize gönderilmiştir. Mahkememizce yeniden yargılama yapılmış ve ---- esasını almıştır. Mahkememizce Bilirkişi---- alınan rapor içeriğine göre;Davacı ile davalı arasında adi yazılı şekilde, 09.12.2013 tarihinde, aylık -------kurulduğu; sözleşmenin yürürlük tarihinin ------ tarihleri arasında olduğu, davacının, sözleşmenin erken ve haksız feshi nedeniyle maddi ve manevi zarara uğradığını iddia ettiği, sözleşmenin yürürlük süresi içerinde davalı tarafından sözleşmeye konu düğün salonunun tadilat amacıyla kapatılmış olmasının davalı açısından bir zorunluluk olup olmadığını ve feshin haksız olup olmadığını değerlendirmenin teknik bilgi gerektirmesi nedeniyle takdirin münhasıran Sayın Mahkeme'ye ait olduğu, Manevi Tazminat Talebi Yönünden Değerlendirme: Davacı, sözleşmenin erken ve haksız feshedildiği iddiasıyla manevi zararın oluştuğunu beyan etmiş olup haksız fiilden doğan sorumlulukla ilgili TBK m. 49 vd. hükümlerince ve bu husustaki Yargıtay kararları gereğince manevi zararın, kişilik haklarına ilişkin tecavüz sebebiyle bir kimsenin duyduğu cismani ve manevi acıyı, ızdırabı, elemi ve böylece yaşama zevkinde ortaya çıkan azalmayı ifade ettiği; davranışın, manevi tazminat gerektirebilmesi için kişilik hakkının ihlali sonucu oluşması gerektiği; dolayısıyla manevi tazminat talep edilebilmesi için kişilik hakkına hukuka aykırı tecavüzle manevi zarar (kişilik hakkına vaki tecavüzden duyulan acı, elem ve ızdırap) arasında uygun illiyet (nedensellik) bağının bulunması gerektiği; haksız fiile ilişkin unsurların TBK m. 49 hükmünde düzenlendiği, tüm bu açıklamalar çerçevesinde manevi tazminata hükmedilmesi için kişilik haklarına saldırının olması zorunlu olduğundan huzurdaki davada bu unsurun gerçekleşip gerçekleşmediği; HMK m. 194(1) hükmünce davacı tüzel kişinin iddia ettiği olayların kişilik hakkını ihlal ettiği hususunu somutlaştırıp somutlaştırmadığı hususunun takdirinin, münhasıran Sayın Mahkeme'ye ait olduğu, Maddi Tazminat Talebi Yönünden Değerlendirme: Davacı özetle taraflar arasında 09.12.2013 tarihinde işletme hakkı sözleşmesinin kurulduğunu, sözleşmenin yürürlük tarihinin 27.12.2013, süresinin de 2 yıl olarak kararlaştırıldığını, video kamera çekim hakkının sadece davacıya ait olacağının kararlaştırıldığını, davalının tadilat yapacağı beyanıyla salonu 25.12.2014 tarihinde kapatıp bir daha açmadığını, geçen sürede de salonun düğün salonu özelliğinin tamamen kaldırılmış olduğunu, davalının 25.12.2014 tarihinden sonra sözleşme konusu yerde davacının çalışmasına izin vermediğini, dolayısıyla sözleşmenin erken ve haksız feshi sebebiyle sözleşmeden umulan kazancın engellenmiş olduğunu, beklenen karın elde edilemediğini, düğünlerin fotoğraf ve çekim gelirinden mahrum kaldığını beyan etmiş ve davacının sözleşmeye güvenerek yaptığı işçi istihdamı, ekipman tahsisi, dekoratif işlemler de dahil olmak üzere tüm zararlar, mahrum kalınan kar, dolaylı zararlar için 70.000TL.nin sözleşmenin feshi tarihinden itibaren başlayacak ticari avans faizi ile ödenmesi talep edilmiş olup;
a. Dosya kapsamı incelendiğinde sözleşmenin 3. maddesinde uzun süreli tadilatlarda o ay için işletme bedelinin ödenmeyeceğinin kararlaştırıldığı; hal böyle olmakla davacının, sözleşme gereğince zaten aylık bedel ödeme borcu altında olmadığı;
b. Davacının haksız fiil kapsamında TBK m. 49 vd. hükümlerine göre talep ettiği maddi zarar kalemlerine yönelik olarak HMK m. 194(1) hükmünce “somutlaştırma”nın yerine getirilip getirilmediğini takdir Sayın Mahkeme'ye ait olmakla birlikte eğer somutlaştırma yükü davacı tarafından yerine getirilmişse mali bakımdan yapılacak inceleme netice ile ortaya konabilecek hesaplamanın tarafımca yapılamayacağı, Uzmanlık alanım borçlar mevzuatına ilişkin olduğundan davacının iddia ettiği zarar kalemleri yönünden mali değerlendirme yapabilmenin mümkün olmadığı, dosya kapsamında zararın hesaplanmasına ilişkin belgeye rastlanmadığı, tam olarak hangi zarar kalemi bakımından nasil-ne biçimde ne kadarlık hangi süreler zarfında vb. zararın ortaya çıktığının anlaşılamadığı kanaatine varılmış olup zararın hesaplanması yönünden yeterli delilin sunulup sunulmadığını, mali uzmanlık gerektiren hesaplama için bilirkişi atanıp atanmayacağını takdirin, münhasıran Mahkeme'ye ait olduğu," yönünde beyanda bulunulmuştur.
Yine -------- alınan rapor içeriğine göre;Davacı ile davalı arasında adi yazılı şekilde, -----. Bedelli “İşletme Hakkı Devri Sözleşmesi"nin kurulduğu; sözleşmenin yürürlük tarihinin ----- tarihleri arasında olduğu, Davacının, sözleşmenin erken ve haksız feshi nedeniyle maddi ve manevi zarara uğradığını iddia ettiği, sözleşmenin yürürlük süresi içerinde davalı tarafından sözleşmeye konu düğün salonunun tadilat amacıyla kapatılmış olmasının davalı açısından bir zorunluluk olup olmadığını ve feshin haksız olup olmadığını değerlendirmenin teknik bilgi gerektirmesi nedeniyle takdirin münhasıran Sayın Mahkeme'ye ait olduğu, Manevi Tazminat Talebi Yönünden Değerlendirme: Kök raporda da belirtildiği üzere, davacı, sözleşmenin erken ve haksız feshedildiği iddiasıyla manevi zararın oluştuğunu beyan etmiş olup haksız fiilden doğan sorumlulukla ilgili TBK m. 49 vd. Hükümlerince ve bu husustaki Yargıtay kararları gereğince manevi zararın, kişilik haklarına ilişkin tecavüz sebebiyle bir kimsenin duyduğu cismani ve manevi acıyı, ızdırabı, elemi ve böylece yaşama zevkinde ortaya çıkan azalmayı ifade ettiği; davranışın, manevi tazminat gerektirebilmesi için kişilik hakkının ihlali sonucu oluşması gerektiği; dolayısıyla manevi tazminat talep edilebilmesi için kişilik hakkına hukuka aykırı tecavüzle manevi zarar (kişilik hakkına vaki tecavüzden duyulan acı, elem ve ızdırap) arasında uygun illiyet (nedensellik) bağının bulunması gerektiği; haksız fiile ilişkin unsurların TBK m. 49 hükmünde düzenlendiği, tüm bu açıklamalar çerçevesinde manevi tazminata hükmedilmesi için kişilik haklarına saldırının olması zorunlu olduğundan huzurdaki davada bu unsurun gerçekleşip gerçekleşmediği; HMK m. 194(1) hükmünce davacı tüzel kişinin iddia ettiği olayların kişilik hakkını ihlal ettiği hususunu somutlaştırıp somutlaştırmadığı hususunun takdirinin, münhasıran Sayın Mahkeme'ye ait olduğu,
Maddi Tazminat Talebi Yönünden Değerlendirme: Davacı özetle taraflar arasında -----tarihinde işletme hakkı sözleşmesinin kurulduğunu, sözleşmenin yürürlük tarihinin -----yıl olarak kararlaştırıldığını, video kamera çekim hakkının sadece davacıya ait olacağının kararlaştırıldığını, davalının tadilat yapacağı beyanıyla salonu ----- tarihinde kapatıp bir daha açmadığını, geçen sürede de salonun düğün salonu özelliğinin tamamen kaldırılmış olduğunu, davalının ---- tarihinden sonra sözleşme konusu yerde davacının çalışmasına izin vermediğini, dolayısıyla sözleşmenin erken ve haksız feshi sebebiyle sözleşmeden umulan kazancın engellenmiş olduğunu, beklenen karın elde edilemediğini, düğünlerin fotoğraf ve çekim gelirinden mahrum kaldığını beyan etmiş ve davacının sözleşmeye güvenerek yaptığı işçi istihdamı, ekipman tahsisi, dekoratif işlemler de dahil olmak üzere tüm zararlar, mahrum kalınan kar, dolaylı zararlar için 70.000TL.nin sözleşmenin feshi tarihinden itibaren başlayacak ticari avans faizi ile ödenmesi talep edilmiş olup davacının haksız fiil kapsamında TBK m. 49 vd. hükümlerine göre talep ettiği maddi zarar kalemlerine yönelik olarak yapılan mali değerlendirmeler neticesinde davacı şirketin sözleşme kapsamında 2014 yılındaki ticari faaliyet zararının 59.705,41TL. olarak gerçekleştiği ticari defter kayıtlarından anlaşılmakla birlikte bunun, davacının talepleriyle uyum içinde olmayan ticari defter kayıtları üzerinden yerinde olup olmadığını takdirin, münhasıran Mahkeme'ye ait olduğu, " yönünde görüş bildirilmiştir. Bilirkişi ---- alınan rapor içeriğine göre;------ tarihleri arasında 176 adet düğün yapıldığı tespit edilmiştir. Bu yapılan düğünlerden ise Davacının ortalama 202.400 TL ciro yaptığı bu tutarında %50 sinin ekipman amortismanı, personel gideri ve fotoğraf baskı maliyeti olduğu düşünüldüğünde Davacının 101.200 TL gelir elde ettiği kanaati hasıl olmuştur.Davacının bir zararı söz konusu ise, bu zararın, salonun tadilat nedeniyle kapalı boyunca elde edilemeyen kâr olduğu yönünde değerlendirme yapılmıştır. Davacı tarafın belgelendirmede güçlük yaşadığı ancak fiilen gelir elde ettiği sıcak satış fotoğraf kalemi ile yine belgelendirilemeyen personel giderlerinin, her ne kadar yazılı delillerle desteklenememiş olsa da sektörel teamüller ve dosya kapsamındaki mevcut veriler doğrultusunda takdiri değerlendirmede dikkate alınması gerektiği kanaatine varılmıştır. " yönünde görüş bildirilmiştir. Davacı ile davalı arasında adi yazılı şekilde, ---- kurulmuş olup sözleşmenin yürürlük tarihinin ----- tarihleri arasında olduğu, sözleşmenin 3. maddesinde uzun süreli tadilatlarda o ay için işletme bedelinin ödenmeyeceğinin kararlaştırıldığı görülmektedir.Davacının ilk faaliyet gösterdiği Yer Belediyece başka hizmet birimlerine tahsil edilmesi nedeniyle davalının haksız şekilde sözleşmeyi fesih ettiğinden bahsedilemez. 2015 yılı başı itibariyle, ----salonunun işletme hakkı----- verilmiş olup, Davacı taraf, ----- çekim işleri olan aynı iş için, Dilekçemiz ekinde sunulan ----- süreli yeni İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi imzalamıştır. Yani davacı taraf --- ait nikah salonunun işletmesini devir aldığı anlaşıldığından davacının zararından bahsedilemeyeceğinden davanın reddine karar verilmiştir.Haksız fiilden doğan sorumlulukla ilgili TBK m. 49 vd. hi mlerince ve bu husustaki Yargıtay kararları gereğince manevi zararın, kişilik haklarına ilişkin tecavüz sebebiyle bir kimsenin duyduğu cismani ve manevi acıyı, ızdırabı, elemi ve böylece yaşama zevkinde ortaya çıkan azalmayı ifade ettiği; davranışın, manevi tazminat gerektirebilmesi için kişilik hakkının ihlali sonucu oluşması gerektiği; dolayısıyla manevi tazminat talep edilebilmesi için kişilik hakkına hukuka aykırı tecavüzle Manevi zarar (kişilik hakkına vaki tecavüzden duyulan acı, elem ve ızdırap) arasında uygun illiyet (nedensellik) bağının bulunması gerektiği; haksız fiile ilişkin unsurların TBK m. 49 hükmünde düzenlendiği, tüm bu açıklamalar çerçevesinde manevi tazminata hükmedilmesi için kişilik haklarına saldırının olması zorunlu olduğundan huzurdaki davada bu unsurun davacı tüzel kişinin iddia ettiği olayların kişilik hakkını ihlal ettiği hususu somutlaştırmadığı anlaşıldığından davacının manevi tazminat talebinin reddi gerekmektedir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-)Karar ve ilâm harcı olan 615,40 TL harcın peşin alınan 1.280,82-TL harçtan mahsubu ile bakiye 665,42 TL harcın kararın kesinleşmesini müteakip ve talep halinde davacıya iadesine,
3-)Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca --------bütçesinden ödenen 1.320-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,
4-)Davalı vekille temsil olunmakla karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi Genel Hükümler m. 13/1 ve A.A.Ü.T. uyarınca 30.000,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5-)Kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesini müteakip HMK. madde 333/1 uyarınca yatıran tarafa iadesine,
Dair, davacının vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde -------- Adliye Mahkemesi’ne İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere karar verildi..16/09/2025

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim