mahkeme 2021/437 E. 2024/796 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2021/437
2024/796
25 Ekim 2024
T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2021/437
KARAR NO: 2024/796
DAVA: İTİRAZIN İPTALİ (HAKSIZ EYLEMDEN KAYNAKLANAN ZARAR NEDENİYLE)
DAVA TARİHİ : 09/07/2021
KARAR TARİHİ : 25/10/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ---- ait ---- plakalı araç, müvekkil şirket tarafından ----- numaralı poliçe (ZMMS) kapsamında sigortalı olduğunu, olay tarihi olan 18.12.2017 tarihinde davalıya ait ve dava dışı ---- sevk ve idaresinde olan sigortalı araç, dava dışı ---- sevk ve ---- çarpmış ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, olay, dava dışı sigortalı araç sürücüsünün ---- İlinde bulunan ---- Caddesini takiben ---- istikametine seyrederken kaza mahalli olan ---- Caddesinin kesiştiği kavşağa geldiğinde aracın ön kısmıyla ----Caddesi istikametine seyir halinde olan dava dışı ----- sevk ve idaresindeki aracın sol yan kısımlarına çarpması şeklinde gerçekleştiğini, olayın oluş şekli hasar dosyası kapsamında sunulacak olan kaza tespit tutanağından, alkol raporundan, ekspertiz raporundan vd. belgelerden de açık şekilde anlaşılmakta olduğunu, gerçekleşen kazada ---- plakalı aracın tam (%100) ve asli kusurlu olduğu kolluk kuvvetleri tarafından tanzim edilen kaza tespit tutanağı ile tespit edildiğini, bununla beraber sigortalı aracın sürücüsünün 0,63 promil alkollü olduğu kolluk kuvvetleri tarafından tanzim edilen ve hasar dosyası içerisinde bulunan alkol raporundan açık sekilde görülmekte olduğunu, kaza neticesinde dava dışı ---- ait karşı araçta meydana gelen hasar davacı şirket tarafından davalıya ait Karayolları Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası (ZMMS) kapsamında ve poliçe limitleri dahilinde karşılandığını, söz konusu bedel 29.700,00 TL olup bu meblağ dava dışı ---- kasko sigortacısı olan dava dışı ----- Şirketi'ne ödendiğini, ödeme dekontu ekte olduğunu, dava dışı karşı araç sahibi -----, aracında dava konusu kaza neticesinde meydana gelen değer kaybının zarar veren aracın trafik sigortası olan davacı şirketten tazmini için Sigorta Tahkim Komisyonu'na yapmış olduğu başvuru kapsamında davacı şirket aleyhine alınan karar ----İcra Müdürlüğü ----- Esas numaralı dosyası ile icraya konu edildiğini, davacı şirketin borçlu sıfatında olduğu ----- İcra Müdürlüğü ----- Esas sayılı dosyası kapsamında davacı şirket tarafından 5.155,67 TL ödeme yapıldığını, buna ilişkin belgeler hasar dosyası içerisinde yer aldığını, davalıya ait sigortalı aracın sebep olduğu kaza nedeniyle dava dışı---- ait aracın uğradığı hasar ve değer kaybı davacı sigorta şirketleri tarafından karşılandığını, kaza sırasında sigortalı araç sürücüsünün alkollü olduğunun alkol raporuyla tespit edilmesi nedeniyle davacı şirket tarafından ödenen tazminat miktarlarının -faizleri ile birlikte- davalı sigortalıdan tahsili gerektiğini, sigorta şirketlerinin özellikle hangi hallerde sigortalıya karşı rücu edebileceği, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın (KZMSSGŞ) B.4. Maddesinde düzenlendiğini, bu maddede sayılan şartlardan birinin gerçekleşmesi halinde, sigorta şirketi üçüncü kişinin zararını öder ve sigortalının kusuru oranında sigortalıya rücu edeceği, davalının aleyhine başlatılan işbu takibe ilişkin borca ve tüm ferilerine herhangi bir sebep göstermeksizin itiraz etmesi sonucu takip durdurulduğunu, söz konusu itiraz haksız ve mesnetsiz olup icra takibi için 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67. Maddesi uyarınca itiraz edilen bedel üzerinden %40'ından aşağı olmamak kaydı ile icra inkâr tazminatına mahkum edilmesi, bu durumda davalı taraf, zararımızı ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari işlere uygulanan avans faizi ile birlikte gidermekle yükümlü olduğu, davalının ---- İcra Müdürlüğü ---- Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine, kötü niyetli itiraz nedeniyle alacağın %40'ından aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı şirket, işleten durumunda olmadığı için davalı şirket aleyhine başlatılan haksız davanın husumet yönünden reddi gerektiğini, 18.12.2017 tarihinde ---- idaresindeki --- plakalı araç ---- ili merkez ilçesinde saat 01.00 sularında trafik kazasına karıştığını, olay yerinde ---- 0.63 promil alkol oranı tespit edildiğini, davacı taraf, ZMSS Genel Şartlar gereği, ilgili mevzuatta belirlenen seviyenin üzerinde alkol alındığından bahisle oluşan zararları sigortafısına rücu etme talebinde olduğunu, Yargı kararları gereği ün alkollü olması tek başına kazanın oluşmasına sebebiyet vermemekte olup rucü sebebi sayılmamakta olduğunu, sürücünün aldığı alkolün doğrudan doğruya kazaya etkisinin bulunup bulunmadığının tespiti gerektiğini, 0.63 promil alkol oranı, kazanın münhasıran alkolün etkisiyle meydana gelmesine sebebiyet verecek yüksek bir oran olmadığını, dosyanın nöroloji uzmanı, hukukçu ve trafik konusunda uzman bilirkişilerden oluşan bilirkişi kuruluna tevdi edilerek trafik kazasının salt alkolün etkisiyle gerçekleşip gerçekleşmediği hususunun tespitini, kabul anlamına gelmemek üzere, isnat edilen kusura ilişkin itirazı olduğunu, Yargıtay'ın içtihatlarında da görüleceği üzere kusur durumu için karar verilmeden önce bilirkişi raporu alınmasını, kaza tespit tutanağı kusur durumu açısından tam belirleyici ve açık bir kaynak olmayacak buna dayalı verilen karar hukuka aykırı olacağını, kabul anlamına gelmemekle birlikte, trafik sigortacısı tarafından açılan rücu davalarında sigortalı, sigortacının ödediği bedelden değil, sadece gerçek zarar miktarı kadar sorumlu olduğunu, sigortalı yalnızca gerçek zarardan sorumlu olup sigortacının ödemiş olduğu tüm tazminatı ödemekle mükellef olmadığını, Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarından ve kanunlardan hareketle önemle belirtilmelidir ki gerçek zarar her zaman sigortacının ödediği tazminat tutarına eşit olmamaktadır ve fakat sigortacının rücu hakkı sadece gerçek zarar ile sınırlı olduğunu, bu nedenle gerçek zarar miktarının tespiti yönünden de Mahkemece bilirkişi raporu alınıp gerçek zararın tespit edilmesini, davacının talep ettiği icra inkar tazminatı, haksız ve hukuka aykırı olduğunu, Mahkeme tarafından icra inkar tazminatına hükmetmesi için alacağın likit yani belirlenebilir olması gerektiğini, dava konusu olaya bakıldığında, bir haksız fiil niteliğinde olan trafik kazasından doğan tazminatın ödenmesi talebi olduğu görüleceğini, eldeki uyuşmazlık haksız fiil sonucu ödenen tazminatın rücu edilmesi ile ilgili olup ticari bir uyuşmazlık olmadığını, ödenen tazminattan kaynaklı rücu davalarının nitelikleri.gereği ticari uyuşmazlık olmadığından, davacı sigorta şirketinin ticari işlere uygulanan avans faizi talebi yerinde olmadığını, Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarından da görüleceği üzere salt tarafların tacir olması avans faizine hükmedilmesini gerektirmediğini, davacının avans faizi talebi haksız olduğunu, davanın reddi ile ----.İcra Müdürlüğü ---- Esas numaralı icra takibinin iptal edilmesine, davacı tarafın %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin de davacı üzerine bırakılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.
Sigorta alanında uzman bilirkişi ve makine mühendisi bilirkişilerden oluşan heyetten alınan raporda özetle; --- Plakalı (davalıya ait) araç sürücüsü ---- kendi istikametinde ve şeridinde seyir halinde iken, kaza mahalli olan dört yönlü trafiğin olduğu kavşağa girmiş olup, bu esnada sağ tarafından kendi şeridinde ve istikametinde, kendisinden önce kavşağa giren ----- plakalı aracın sol yan kısmına çarptığı belirgin olduğu, sürücü olay esnasında 0,63 promil alkollü olduğu, bu durumda kaza mahallindeki kavşağa geldiği, bu esnada önünde “DUR” uyarı levhası olmasına rağmen, dikkate almadan, duraklamadan, kontrolsüz ve dikkatsiz ve de hızını azaltmadan (çarptığı aracın spin atarak yolun sol kısmına sürüklenmesi dikkate alındığında) kavşak içine girerek kazaya neden olduğu anlaşılmış olup alkol almaksızın ve uyarı levhasını dikkate alarak, aksi davranışlar sergileseydi bu kazanın oluşmayacağı belirgin olup sürücülerin göstermesi gereken en basit dikkati asgari düzeyde göstermeyerek olaya karıştığı anlaşıldığı, dolaysıyla 2918 Sayılı Kanunun 47/c-d, 48, 52/a, ve S7/a kurallarını ihlal ederek, asli kusurlardan 84/h maddesini işleyerek, öngörülebilir ve önlenebilir olan kaza olayının gerçekleşmesinde %100 oranında asli ve tek kusurlu olduğu, --- Plakalı (dava dışı/alacağa konu) araç sürücüsü ----- kaza mahallinde bulunan kavşağa, normal olarak kendi şeridinde seyir halinde gelmiş olup, bu esnada sol tarafından gelen ----- plakalı aracın durmayarak, hızlı bir şekilde kavşağa giren sürücünün kusurlu hareketleri sonucu kendisine çarptığı belirlenmiş olup öngörülebilir ve önlenebilir olan kaza olayının gerçekleşmesinde eylemi olmaksızın kusursuz olduğu, alkolün etkileri açısından yaş, cinsiyet, sürücülük deneyimi gibi bazı faktörlere bağlı olarak bireyler arasında farklılıklar görülmekteyse de, bunlar güvenli sürücülüğü garantileyecek kadar büyük farklar olmadığı gibi, tartışmalı sonuçlar olarak değerlendirildiği, bununla birlikte genel olarak araştırmalar 0,2 promil düzeyinden itibaren alkol düzeyi arttıkça sürücülük üzerinde olumsuz etkilerinin de arttığı yönünde birleşmektedir. Bu sınır kimi ülkeler tarafından kabul edilmiş bulunduğu, Trafik tescil kayıtlarında hususi olarak kaydedilmiş olan ve herhangi bir ticari faaliyette kullanılmayan araçlarda yapılan ölçüm sonucunda 0,50 promilin üzerinde alkollü araç kullandığı tespit edilen araç sürücülerine maddede düzenlenen idari para cezası ile idari yaptırım uygulandığı, Emniyet Genel Müdürlüğü Trafik Başkanlığı tarafından yayınlanan makaleye göre alkol ölçüm değerlerinin birey üzerindeki etkisi şu şekildedir:¸Yukarıda görüldüğü üzere, hususi otomobil sürücülerinin yasal 0,50 promil sınırının üstünde araç kullanması yasak olup (0,5 promil-belirgin gevşeme, dikkatin azalması, koordinasyon ve muhakeme bozukluğunun başlaması) kaza olayında etken bir durum olduğu, ayrıca kaza olayında asli ve tek kusurlu olduğu belirlendiği, ---- Plakalı (davalıya ait) araç sürücüsü ----- asli ve tam kusurlu olarak %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu; ---- Plakalı (dava dışı/alacağa konu) araç sürücüsü ---- atfı kabil bir kusurunun bulunmadığı, dava konusu alacağı oluşturan ----- plakalı aracın hasar görmesi sonucu oluşan zararların Hasar onarım bedelinin KDV hariç toplam 23.645,07 TL, değer kaybına ilişkin bir araç tramer kaydı (kaza geçmişi) ve onarım faturası ile hasarlı araç görüntüleri dosyada mevcut olmayıp gerekli, reel bir hesap yapılabilmesi için bu belgelerin dosyaya temin edilmesi gerektiği, kaza olayında, davalı tarafa ait araç sürücüsünün kusuru (%100) oranında kusurlu olması hasebiyle oluşan tüm zararlardan sorumlu olacağı, davacı sigorta şirketi ödediği tazminat miktarınca hukuken hak sahibi yerine geçmesi dolayısıyla davacı sigorta şirketi tarafından ---- plakalı dava dışı ---- maddi hasarlı kaza sebebiyle ödediği hasar onarım bedeli olan asıl alacak 23.645,00 TL'yi faiziyle birlikte talep etme ve bunu davalı ----- rücu etme hakkı bulunduğu, değer kaybı ile ilgili değerlendirmenin ilgili evrakların temininden sonra yapılacağı görüş ve kanaatine varılmıştır.
Sigorta alanında uzman bilirkişi ve makine mühendisi bilirkişilerden oluşan heyetten alınan ek raporda özetle;Davalı vekili itirazında; “0.63 promil alkol oranı, kazanın münhasıran alkolün etkisiyle meydana gelmesine sebebiyet verecek yüksek bir oran değildir ve bu nedenle de bu oran ve ölçümde alınan alkol miktarının güvenli sürüş yeteneğini olumsuz etkileyip etkilemediği araştırılmalıdır” olarak belirtmiş olup tarafça esas raporda;---- plakalı aracın sürücüsü ----- “yasal 0,50 promil sınırının üstünde araç kullanması yasak olup (0,5 promil-belirgin gevşeme, dikkatin azalması, koordinasyon ve muhakeme bozukluğunun başlaması- Emniyet Genel Müdürlüğü Trafik Başkanlığı tarafından yayınlanan makaleye göre alkol ölçüm değerlerinin birey üzerindeki etkisi) kaza olayında etken bir durum olduğu, ayrıca kaza olayında asli ve tek kusurlu olduğu” belirtilmiş olup itirazının dayanağının bulunmadığı aşikâr olduğu, kaza tespit tutanağında belirlendiği üzere aracın sol yan kısmına çarpması sonucu kazanın gerçekleştiği, ekspertiz raporunda belirtilen tüm parça ve işçilik kalemlerinin kazanın oluş şekline uyumlu ve onarım bedellerinin serbest piyasa şartlarına uygun olarak, fatura tutarında hasar onarım bedeli 27.900,20 TL tutarda olduğu belirlendiği, ---- yapılarak giderilmiş olsa dahi değer kaybı zararı ortaya çıkmaktadır. Sebebiyse, piyasada araç alınırken geçmişte kaza kaydı olmayan aracı satın edinmeyi tercih nedeni olup bu da geçmişte kazaya karışmış olan aracın piyasadaki değerini düşürmekte olduğu, araçlarda hasarlar sonucu oluşan piyasa değer kaybı tespitinde özellikle aracın modeli, kilometresi, orijinal parçalarla onarımının yapılıp-yapılmadığı, daha önce bir kazaya uğrayıp-uğramadığı vb. kriterler esas alınmakta olup piyasada genel olarak ağır hasar olarak nitelenen ve değer kaybına neden olan kaynaklı parçalardan orta direk, tavan sacı, havuz sacı, arka panel, şasi, kapı direkleri ve çamurluk hasarları ile boyanacak karoseri parça sayısı artıkça ağır hasarlık derecesi de artmakta olduğu, değer kaybı hesaplamalarında esas alınan 14.05.2015 tarih ve ---- Sayılı ---- Gazetede yayınlanan Hazine Müsteşarlığı tebliği ile yayınlanan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları dikkate alınmakta iken, Anayasa mahkemesi ----- Sayılı 17.07.2020 tarihli ilamı ile 2918 sayılı kanun 90.maddesinde yer alan "genel şartlarda ..." ifadesinin anayasaya aykırılık teşkil etmesi sebebi ile iptaline karar vermiş olup, tazminat hesaplarında TBK” nun haksız fiillere ilişkin hükümlerin uygulanması gerektiğini belirttiği,
Araç değer kaybı hesaplamalarında;
*Aracın marka ve modeli,
*Aracın üretim tarihi,
*Aracın trafiğe çıkış tarihi,
*Aracın kaza anındaki kilometresi,
*Aracın kaza tarihi itibariyle muadillerinin ikinci el piyasasındaki rayiç değeri,
*Aracın hasar geçmişi ve niteliği,
*Aracın boyanan/değişen parçaları, dikkate alınarak hesaplanmakta olup dava konusu alacağı oluşturan --- plakalı aracın ---- model, --- marka, ----- tipte olarak 93.240 km de, piyasa değerinin 70.000 TL ticari otomobil (tak: olarak dava konusu kaza öncesi, 17.07.2017 tarihinde de kazaya karışarak ön aksamlarından hasar gördüğü belirgin olduğu, aracın 2017 yılı kasko değeri 75.376 TL değerinde olduğu,-----) belirlenmiş olup serbest piyasa değerleri ile kasko değerleri arasında %5 ila 20 arasında farklılık (arz, talep ve piyasa şartları vb.) olduğu gerçeğiyle, hasarlı parçaların sol ön ve arka kapı, perde ve yan hava yastığı, sol direk, dikiz aynası, amortisör, aks, rulman, cam, marşbiyel, vb. belirlenerek, onarımın normal düzeyde ve nitelikte gerçekleştiği, model yılı ile km değeri birlikte dikkate alınarak hasarlı geçmişi-1 adet (ön tampon kısmı) serbest piyasa değerinin olay tarihi itibariyle ekspertiz raporunda belirtilen 70.000,00TL bedelin, normal olduğu belirlendiği, değer kaybına esas olan hasarlı parçaların sol ön ve arka kapı, perde ve yan hava yastığı, sol direk, dikiz aynası, amortisör, aks, rulman, cam, marşbiyel vb. olarak onarımın kaporta değişim/düzeltme/boya ağırlıklı olduğu dikkate alındığında onarım sonrası piyasa değerinin asgari 65.000TL olarak (70.000-65.000-) ortalama (ticari taksi olması hasebiyle), davacı şirket tarafından ödenen tutarın 5.155,67 TL, olarak değer kaybı olacağı, kanaati oluştuğu, ----- Plakalı (davalıya ait) araç sürücünün % 100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu, sürücüsü --- asli ve tam kusurlu olarak %96, ---- plakalı (dava dışı/alacağa konu) araç sürücüsü ---- atfı kabil bir kusurunun bulunmadığı, dava konusu alacağı oluşturan ----- plakalı aracın hasar görmesi sonucu oluşan zararların;
*Hasar onarım bedelinin 27.900,00 TL,
*Değer kaybı bedelinin 5.155,67 TL,
Kaza olayında, davalı tarafa ait araç sürücüsünün kusuru (%100) oranında kusurlu olması hasebiyle oluşan tüm zararlardan (27.900,00TL “dava dışı ---- Şirketi'ne ödenen” 5.155,67 TL ----- 07/11/2018 tarihli -----. İcra Müdürlüğü) 33.055,67 TL tutardan sorumlu olacağı bildirilmiştir.
Sigorta alanında uzman bilirkişi ve makine mühendisi bilirkişilerden oluşan heyetten alınan 2.ek raporda özetle;Gerçekleşen kazada ----- plakalı aracın( davalı araç sürücüsü) tam %100 - asli kusurlu olduğunun kolluk kuvvetleri tarafından tanzim edilen kaza tespit tutanağı ile tespit edildiği , bilirkişi heyetinde alanında uzman bilirkişi tarafından kusur yönünden yapılan değerlendirmede ---- plakalı aracın kusurlu ,----- plakalı araç kusursuz bulunduğu ve bütün bunların neticesinde kazaya alkolün sebep olduğu kanaati oluşup sigorta firmasının davalı tarafa RUCU HAKKININ BULUNDUĞU görüşü oluşsa da kazanın münhasıran alkolün etkisiyle meydana gelip gelmediğinin tam olarak anlaşılabilmesi için nöroloji uzmanından görüş alınmasının daha sağlıklı olacağı kanaatine varıldığı, somut olayda kusur, zarar ve tazminat hususlarında yargılamayı gerektiren dosya kapsamı gözetildiğinde yargılama giderleri ve inkar tazminatı talebi sayın Mahkemenin takdirinde olduğu bildirilmiştir.
Rapor sunan bilirkişiye heyetine nöroloji uzmanı dahil edilerek alınan EK raporda özetle;Davalı vekili itirazında; “0.63 promil alkol oranı, kazanın münhasıran alkolün etkisiyle meydana gelmesine sebebiyet verecek yüksek bir oran değildir ve bu nedenle de bu oran ve ölçümde alınan alkol miktarının güvenli sürüş yeteneğini olumsuz etkileyip etkilemediği araştırılmalıdır” olarak belirtmiş olup tarafımızca esas raporda; ----- plakalı aracın sürücüsü ----- “yasal 0,50 promil sınırının üstünde araç kullanması yasak olup (0,5 promil-belirgin gevşeme, dikkatin azalması, koordinasyon ve muhakeme bozukluğunun başlaması-Emniyet Genel Müdürlüğü Trafik Başkanlığı tarafından yayınlanan makaleye göre alkol ölçüm değerlerinin birey üzerindeki etkisi) kaza olayında etken bir durum olduğu, ayrıca kaza olayında asli ve tek kusurlu olduğu” belirtilmiş olup itirazının dayanağının bulunmadığı, kaza tespit tutanağında belirlendiği üzere aracın sol yan kısmına çarpması sonucu kazanın gerçekleştiği, ekspertiz raporunda belirtilen tüm parça ve işçilik kalemlerinin kazanın oluş şekline uyumlu ve onarım bedellerinin serbest piyasa şartlarına uygun olarak, fatura tutarında hasar onarım bedeli 27.900,20TL tutarda olduğu belirlendiği,
(----Trafik kazası ile araçlarda meydana gelen hasar, yetkili servis tarafından ve orijinal parça ile değişim yapılarak giderilmiş olsa dahi değer kaybı zararı ortaya çıkmaktadır. Sebebiyse, piyasada araç alınırken geçmişte kaza kaydı olmayan aracı satın edinmeyi tercih nedeni olup bu da geçmişte kazaya karışmış olan aracın piyasadaki değerini düşürmektedir. Araçlarda hasarlar sonucu oluşan piyasa değer kaybı tespitinde özellikle aracın modeli, kilometresi, orijinal parçalarla onarımının yapılıp-yapılmadığı, daha önce bir kazaya uğrayıp-uğramadığı vb. kriterler esas alınmakta olup piyasada genel olarak ağır hasar olarak nitelenen ve değer kaybına neden olan kaynaklı parçalardan orta direk, tavan sacı, havuz sacı, arka panel, şasi, kapı direkleri ve çamurluk hasarları ile boyanacak karoseri parça sayısı artıkça ağır hasarlık derecesi de artmakta olduğu, değer kaybı hesaplamalarında esas alınan 14.05.2015 tarih ve ----- Sayılı ----- Gazetede yayınlanan Hazine Müsteşarlığı tebliği ile yayınlanan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları dikkate alınmakta iken, Anayasa mahkemesi ----- sayılı 17.07.2020 tarihli ilamı ile 2918 sayılı kanun 90.maddesinde yer alan "genel şartlarda ..." ifadesinin anayasaya aykırılık teşkil etmesi sebebi ile iptaline karar vermiş olup, tazminat hesaplarında TBK’ nun haksız fiillere ilişkin hükümlerin uygulanması gerektiğini belirtmiştir.
Araç değer kaybı hesaplamalarında;
*Aracın marka ve modeli,
*Aracın üretim tarihi,
*Aracın trafiğe çıkış tarihi,
*Aracın kaza anındaki kilometresi,
*Aracın kaza tarihi itibariyle muadillerinin ikinci el piyasasındaki rayiç değeri,
*Aracın hasar geçmişi ve niteliği,
*Aracın boyanan/değişen parçaları, dikkate alınarak hesaplanmakta olup; dava konusu alacağı oluşturan ---- plakalı aracın ---- model, ---- marka, ------ tipte olarak 93.240 km de, piyasa değerinin 70.000TL ticari otomobil (taksi) olarak dava konusu kaza öncesi, 17.07.2017 tarihinde de kazaya karışarak ön aksamlarından hasar gördüğü belirgin olduğu, aracın; 2017 yılı kasko değeri – 75.376TL değerinde olduğu, -----
belirlenmiş olup serbest piyasa değerleri ile kasko değerleri arasında %5 ila 20 arasında farklılık (arz, talep ve piyasa şartları vb.) olduğu gerçeğiyle, hasarlı parçaların sol ön ve arka kapı, perde ve yan hava yastığı, sol direk, dikiz aynası, amortisör, aks, rulman, cam, marşbiyel, vb. belirlenerek, onarımın normal düzeyde ve nitelikte gerçekleştiği, model yılı ile km değeri birlikte dikkate alınarak hasarlı geçmişi-1 adet (ön tampon kısmı) serbest piyasa değerinin olay tarihi itibariyle ekspertiz raporunda belirtilen 70.000,00TL bedelin, normal olduğu belirlendiği, değer kaybına esas olan hasarlı parçaların SOL ÖN VE ARKA KAPI, PERDE VE YAN HAVA YASTIĞI, SOL DİREK, DİKİZ AYNASI, AMORTİSÖR, AKS, RULMAN, CAM, MARŞBİYEL VB. olarak onarımın kaporta değişim/düzeltme/boya ağırlıklı olduğu dikkate alındığında; onarım sonrası piyasa değerinin asgari 65.000TL olarak (70.000-65.000=) ortalama (ticari taksi olması hasebiyle), davacı şirkettarafından ödenen tutarın 5.155,67 TL,olarak değer kaybı olacağı, kanaati oluştuğu,
Etil alkol; alındığı miktara ve kandaki konsantrasyonuna bağlı olarak santral sinir sisteminde öforiden koma ve ölüme kadar değişen etkilere neden olur. Alkolün en önemli etkileri davranışsal olanlarıdır. Alkolün az miktarda alınması hafif sedasyon yaparken dozun artması ile birlikte beceri isteyen işlerin yapılmasında zorluk, araç sürme yeteneğinin bozulması, kognitif (bilişsel)yeteneklerde azalma, denge bozukluğu yapar. Kişi alkol etkisi altında öndeki araç ile arasında olan mesafeyi fazla, altındaki aracı süratini ise çok az olarak tahmin eder. Geceleri kaza riskinin yüksek olduğubilinmektedir.Riskin fazla olmasına gece görüş güçlüğü, yorgunluk gibi nedenlerin yanında bizatihi alkolün karanlıktaki etkileri neden olmaktadır. koordinasyon gibi nörolojik; nistagmus, akomodasyon, görme gibi oftalmolojik ve genel durumun tespiti için detaylı dahili muayenesine ait tıbbi verilerin değerlendirilmesi ile mümkün olabileceği; ancak böyle bir tespit yapılmamış olsa bile bireysel farklılıkların ortadan kalktığı 1,0 promil’den ( 100 mg/dl ) yüksek saptanan alkol düzeyinin güvenli sürüş yeteneğini kaybettireceği bilimsel olarak kabul edilmekte olduğu, kazada münhasıran alkol etkisi var demek için bırtakım krıterler olduğu,
1-sürücü alkol etkısıyle tamamen güvenli sürüş yetenegını kaybetmelıdır.
t2- Ayrıca kazanın meydana gelmesinde alkol dışında başka bir faktör (yol, iklim, araç vb.) rol oynamamış olmalıdır.
3- Alkolsüz sürücüler de asli ve tam kusurlu olarak kaza yapabilirler. Bu nedenle sürücünün asli ve tam (%100) kusurlu olması durumunda dahi kazanın alkole bağlı olarak meydana geldiği söylenemez.
Sonuç olarak sürücünün alkol etkisiyle güvenli sürüş yeteneğini kaybettiğinin tespitinden sonra kazanın meydana gelmesinde alkol dışında başka herhangi bir faktörün rol oynayıp oynamadığına bakılmalıdır.
Saptanan alkol seviyesine bireyin yanıtını; yaş, cinsiyet, vücut ağırlığı, sahip olunan enzimatik aktivite, genel sağlık durumu ve beraber kullanılan ilaçlar vb. gibi birçok değişken etkilemektedir.Kazada münhasıran alkol etkisi var demek için kazanın oluş şekline göre kazaya dış faktörlerin etkisi,yola engel cisim, hava durumu ve trafik kural ihlali olmamasi gerekir.Kazanin salt alkol etkisi ile meydana gelmesi gerekir.
Bu kazada :
Sürücü ----- 18.07.2017 de saat 01.00 da kaza tespıt tutanagında 0.63 promil alkol etkısı ile dur levhasına ragmen geçiş yapmıs kazaya zemin hazırlamıştır ve kusurludur.
T A B L O
Kandaki konsantrasyon (mg/100 ml) Etkiler
50-80 Öfori, hafif motor bozukluk, zihinsel etkinlikte azalma
81-100 Beceri isteyen işlerin yapılmasında aksama, araç sürme yeteneğinin bozulması, nistagmus, EEG’de alfa dalga aktivasyonu
101-200 Emosyonel düzensizlik, motor koordinasyonun ileri derecede bozulması, ataksi, yalpalama
201-300 Konfüzyon (sersemleme), geveleyerek konuşma, amnezi (hafıza kaybı)
301-400 Stupor ve koma
401-500 Koma, ileri derecede solunum depresyonu, bazen ölüm
500+ Kesinlikle ölüm)
(------
13.11.2009 günü Yargıtay’da icra edilen, “Türk Ceza Yasasına göre alkollü araç kullanmanın güvenli sürüş yeteneğine etkileri” konulu Çalıştay’ın Sonuç Bildirgesi verilerine göre de;Alkol alan sürücüler, almayanlara göre 2-6 kat daha fazla kaza yapmaktadır. Az miktarda alkol alımı bile bir işin yapılması için gerekli dikkat, beceri ve özende azalmaya neden olmaktadır. Alkolün yan etkilerinin başladığı ve sürüşün olumsuz etkilerinin görüldüğü düzey, sıklıkla 30-40 mg/dl olarak bildirilmektedir. (0.30-0.40 promil). Reaksiyon zamanında uzama olgusunun, sıklıkla 50 mg/dl (0.50 promil) seviyelerinde bozulması beklenmektedir.
Nöroljık acıdan 0.63 promıl alkollu kazada alkol etkısı vardır.Fakat yasal sınırın bıraz üstü olan bu düzey ile kazanın salt münhasıran alkol etkısıyle olustugu söylenemez.Tarafların iddia ve savunmaları, HMK 222 mad. ve TTK. Hükümlerine göre, uyuşmazlığa konu üzerinde bilirkişi sıfatıyla, dava dosyasına mübrez belgeler ile "takdiri delil" niteliğini haiz davacı kayıtları ve dayanağı belgeler üzerinde yapılan inceleme sonucunda;
a)----- Plakalı (davalıya ait) araç sürücüsü ----’ ın: Asli ve Tam Kusurlu Olarak % 100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu;
b)---- Plakalı (dava dışı/alacağa konu) araç sürücüsü ----’ un: Atfı Kabil Bir kusurunun bulunmadığı;
c) Dava konusu alacağı oluşturan ----- plakalı aracın hasar görmesi sonucu oluşan zararların;
*Hasar onarım bedelinin 27.900,00 TL,
*Değer kaybı bedelinin 5.155,67 TL,
d) Kaza olayında, davalı tarafa ait araç sürücüsünün kusuru (%100) oranında kusurlu olması hasebiyle oluşantüm zararlardan (27.900,00TL “dava dışı --- Şirketi'ne ödenen” + 5.155,67TL “----- 07/11/2018 tarihli -----İcra Müdürlüğü ne”=) 33.055,67TL tutardansorumlu olacağı,
e)Nörolojık acıdan kazada alkol etkısı vardır fakat kazanın salt alkol etkısıyle olustugu söylenemez.
görüş ve kanaatine varılmıştır.
Somut olayda kusur, zarar ve tazminat hususlarında yargılamayı gerektiren dosya kapsamı gözetildiğinde yargılama giderleri ve inkâr tazminatı talebi Mahkemenin takdirinde olduğu bildirilmiştir.
Mahkememiz tarafından dosyada bulunan bilgi ve belgeler incelenmiş olup; davanın icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olduğu, davalı---- plakalı aracın davacı şirket tarafından ----- numaralı poliçe (ZMMS) kapsamında sigortalı olduğu, olay tarihi olan 18.12.2017 tarihinde davalıya ait ve dava dışı ----- sevk ve idaresinde olan sigortalı aracın karıştığı kazada kusurlu ve alkollü olmasından dolayı, karşı araç için ödenen hasar ve değer kaybı bedelinin rücuen tahsili istemiyle takip başlatıldığı, davaya konu 0.63 promıl alkollu kazada alkol etkisinin olduğu, fakat yasal sınırın biraz üstü olan bu düzey ile kazanın salt münhasıran alkol etkısıyle olustugu söylenemeyeceği, kazanın salt münhasıran alkol etkisiyle oluşmaması sebebiyle rücu şartlarının oluşmayacağı, dolayısıyla davacının rücu talebinin yerinde olmadığı anlaşılmakla, aşağıdaki şekilde davanın reddine karar verilmiştir.
Kötü niyet tazminat talebinin, davacının kötü niyetli takip başlattığına dair kanaat oluşturacak nitelikte delil bulunmadığından ve bu yönde kanaat oluşmadığından yerinde olmadığı görülmekle, şartları oluşmadığından kötü niyet tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Davanın REDDİNE,
2-Şartları oluşmayan kötü niyet tazminat talebinin REDDİNE,
3-Alınması gerekli 427,60 TL harçtan yatırılan peşin harç olan 472,82-TL'nin mahsubu ile fazla yatırılan 45,22-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, davalı tarafından yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
5-Artan gider avansından kullanılmayan kısmın kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde yatırana iadesine,
6-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) Maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 Maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,
7-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT'ye göre takdir olunan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde ---- Bölge Adliye Mahkemesi’ne İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usûlen anlatıldı.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.