Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2019/354
2025/151
18 Şubat 2025
T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2019/354
KARAR NO : 2025/151
DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 01/10/2019
KARAR TARİHİ : 18/02/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili davacı şirket ile davalı şirket arasında 26/11/2015 tarihinde hizmet sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşme kapsamında müvekkil şirketin Türkiye sınırları içerisinde davalı şirkete ait şube adreslerinden; banknot, madeni para, menkul kıymetler vb sözleşmede belirtilen kıymetleri sözleşme ve ekinde gösterildiği şekilde davalı şirket tarafından belirlenecek teslim yerlerinden teslim alacak, teslim alınan kıymetleri müvekkil şirket merkezlerine teslim edip sayarak davalı şirket banka hesabına, sözleşme ve ekide gösterilen şekil ve süre içerisinde işleyeceğini, bu hizmet karşılığında davalı şirket tarafından müvekkil şirkete sözleşme ve ekinde gösterildiği şekilde ödeme yapılması gerektiğini, buna karşın davalı şirket tarafından sözleşmeye aykırı hareket edilerek ödeme yükümlülüklerinin yerine getirilmediğini, davalı şirkete ihtarname gönderildiğini ve ardından sözleşmenin feshedildiğini, davalı şirket aleyhine --- İcra Müdürlüğü nezdinde ---- esas numarası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını ve toplam 22.787,84 TL'nin ticari reeskont faizi ile ödenmesi için ödeme emri gönderildiğini, davalı şirket tarafından ödeme emrine haksız olarak itiraz edildiğini ve İcra Müdürlüğü tarafından 10/06/2019 tarihinde icra takibinin durdurulduğunu, bu sebeple itirazın iptali davası açılması zorunluluğu doğduğunu, davalının mal varlığı üzerine mal varlığı üzerine koyulacak ihtiyati haciz ve ihtiyati haciz mahiyetinde ihtiyati tedbir talebinin kabulüne, yargılama masraf ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili davalı şirkete, iddia edilen sözleşme kapsamında ve/veya sözleşmeye bağlı olmayan herhangi bir hizmet teslimi yapılmadığını, davacının kendi edimini ifa ettiğini ispatla yükümlü olduğunu, somut olayda, tarih ve satış bedelinin miktarı itibarıyla teslim savunmasının Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 288. maddesi uyarınca yazılı delille kanıtlanması zorunlu bulunduğu gibi aynı kanunun 293. maddesinde gösterilen, tanıkla kanıtlama olanağının tanındığı hallerden herhangi birinin varlığı da, davalı tarafça ileri sürülmemiştir” dendiğini, sözleşmeye dayanmayan faturanın soyut olarak muhatabına gönderilmesi ve muhatabın faturaya itiraz etmemiş olmasının onun kesinleştiği sonucunu doğurmayacağını, davalının alım satım ilişkisini kabul etmediğini, davacının fatura deliline dayanabilmesi için, faturada yazılı malı davalıya teslim ettiğini, bu teslimin borç doğurucu sözleşmesel hukuki bir ilişki sonucu olduğunu, faturanın da bu ilişki sonucu düzenlenmiş olduğunu genel ispat kurallarına göre (yemin teklifi dahil) kanıtlaması gerektiğini savunarak, yetki itirazlarının kabulü ile davanın yetki yönünden reddine, Haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın esas yönünden reddine, %20 az olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatının davacıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; İcra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Dava, 01/10/2019 tarihinde ---. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin---- Esas sayılı dosyasında açılmış, Mahkemesinin ----.sayılı , 03/10/2019 tarihli gönderme kararı verilmesi neticesinde dosya 09/10/2019 tarihinde Mahkememize tevzi edilerek işbu esas sırasına kaydı yapılmıştır.
Davacı vekilince dava dilekçesi ile ihtiyati haciz/tedbir talebinde bulunulmuş, Mahkememizin 22/11/2019 tarihli ara kararı ile talebinin reddine karar verilmiştir.
----İcra Dairesinin ---- Esas sayılı dosyası celp edilmiştir.
Arabuluculuk son tutanak aslı dosya içerisindedir.
----- İcra (İflas) Dairesi yazıları dosya içerisindedir.
6100 sayılı HMK Madde 222- 1)Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.
(2)Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.
(3)İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle: 22/7/2020 - 7251 sayılı Kanun md. 23) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.
(4)Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.
(5)Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır.Ticari defterler ve sahibi lehine delil olabilme koşulları, 6100 sayılı HMK madde 222 ve devamı ile 6102 sayılı TTK madde 64 ve devamında açıkça düzenlenmiştir. Tacirler, Türk Ticaret Kanunu'nun amir hükmü uyarınca ticari defter tutmak zorundadır. 6100 sayılı HMK. 222/1. Maddesi ve 6102 sayılı TTK 83/1. Madde uyarıca ticari uyuşmazlıklarda Mahkeme re'sen ya da taraflardan birinin istemi üzerine ticari defterlerin ibrazına karar verilebileceği hüküm altına alınmıştır. Anılan hükümler çerçevesinde değerlendirme yapıldığında; Tarafların tacir sıfatını taşıdıkları, uyuşmazlığın iki tarafın ticari işletmesinden kaynaklandığı, her iki tarafın da ticari defter tutmak zorunda olduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizin ön inceleme duruşması ara kararı ile 6100 sayılı HMK 222. Madde kapsamında taraflara 2018 ve 2019 yıllarına ait ticari defterlerini sunmaları için iki haftalık kesin süre verilmiş, SMMM bilirkişi tarafından tarafların iddia ve savunmaları kapsamında alacak ve borç kalemlerinin tespiti ve hesaplanması hususlarında rapor tanzim etmek üzere dosya bilirkişiye tevdiine karar verilmiştir.
SMMM bilirkişi ---- tarafından tanzim edilen raporda özetle;''...4.1. Davacı ticari defterlerinin yasanın öngördüğü tasdik koşulları ve birbirini doğrulama özelliği ile lehine delil olma niteliği taşıdığı, Davacının defter kayıtlarında davalıdan 21.285,53 TL alacaklı bulunduğunun tespit edildiği...'' belirtilmiştir.
Tanzim edilen rapor taraflara tebliğ edilmiş, davalı tarafça rapora karşı itiraz edilmiş dilekçesi sunulmuştur.Mahkememizin 06/10/2024 tarihli celse ara kararı ile dosya yeniden rapor tanzim edilmek üzere daha önce rapor sunan bilirkişiye tevdi edilmiş, tanzim edilen ek raporda özetle;'2...4.1. Davalı vekilinin kök raporumuza itirazlarına ilişkin hususlar çerçevesinde dosya yeniden incelenmiş, 4.2. Davacının defter kayıtlarında davalıdan 21.285,53 TL alacaklı bulunduğuna ilişkin hesap bakiyesini oluşturan faturaların yapılan hizmet karşılığı düzenlendiğine ilişkin kök raporumuzdaki kanaatimizde bir değişiklik olmadığı, Davalının iflas kararı sonucu ticari defterlerinin , iflas idaresine geçmesi nedeni ile ibraz edilemediğinden defter incelemesi yapılamadığı,...''belirtilmiştir.
Tanzim edilen ek rapor taraflara tebliğ edilmiştir.
Mahkememizin 19/11/2021 tarihli celse ara kararı ile Bilirkişi raporunda BA-BS formlarının değerlendirilmemiş olduğu görüldüğünden; ek rapor için dosyanın bilirkişiye tevdiine karar verilmiş, tanzim edilen 2. Ek raporda özetle;''...oluşturan faturaların yapılan hizmet karşılığı düzenlendiğine ilişkin kök raporumuzdaki kanaatimizde bir değişiklik olmadığı , Davacının defter kayıtlarında davalıdan 21.285,53-TL alacaklı bulunduğuna ilişkin hesap bakiyesini Gelir İdaresi Başkanlığının sayın mahkemenize sunduğu ve tarafların beyanlarına ilişkin BA-BS bildirim formları incetendiğinde karşılıklı düzenlenen ve alınan faturalar bazında taraflar arasında bir mutabakat olduğunun, bu durumun kendi beyanları ile somnutlaştığı,...'' belirtilmiştir.
Tanzim edilen ek rapor taraflara tebliğ edilmiştir.
Mahkememizin 08/10/2024 tarihli celse ara kararı ile dosya yeniden daha önce rapor sunan bilirkişiye tevdi edilmiş, tanzim edilen raporda özetle;''...Takdiri yüce mahkemenize ait olmak üzere; davacının müflis davalıdan olan iflas tarihi itibariyle toplam alacağının faiz tutarları ile birlikte 22.787,84 + 4789,82 = 27.577,66 TL'na baliğ olduğu...'' belirtilmiştir.
Tanzim edilen rapor taraflara tebliğ edilmiştir.
İddia, savunma, celp edilen belgeler, tanzim edilen bilirkişi raporu birlikte incelenip değerlendirildiğinde;
Davacı tarafından faturaya alacağına dayalı icra takibine yapılan davalı itirazının iptali istemiyle huzurdaki dava açılmıştır.
Davacı tarafından, takip konusu faturasının 26/11/2015 tarihli sözleşmeye dayalı olarak davalı tarafa verilen hizmet nedeniyle keşide edildiği, borcun ödenmediğini ileri sürüldüğü görülmüş, davalı tarafından hizmet alınmadığı savunmasında bulunulduğu anlaşılmıştır.
İcra dosyasının incelenmesinden; davacı tarafından davalı aleyhine 24/05/2019 tarihinde 21.285,46-TL asıl alacak, 1.502,38-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 22.787,84-TL üzerinden 8 adet faturaya dayalı olarak icra takibi başlatıldığı, borca itirazla takibin durduğu, huzurdaki davanın 01/10/2019 tarihinde 22.787,84-TL harca esas değer üzerinden açıldığı anlaşılmıştır.
Mahkememizce 6100 sayılı HMK 222. Madde kapsamında taraf ticari defter ve kayıtlarının bilirkişi marifetiyle incelenmesine ilişkin ara karar tesis edilmiş, sunulan kök ve ek raporda davacı tarafa ait ticari defterlerin usulüne uygun şekilde tutulduğu, ticari ilişki kapsamında davalı tarafın kısmi ödemeleri bulunduğu, davacının iflas karar tarihi itibariyle 22.787,00-TL asıl alacak 4.789,82-TL işlemiş faiz olmak üzere 27.577,66-TL alacaklı olduğu, davacının defter kayıtlarında davalıdan 21.285,53-TL alacaklı bulunduğuna ilişkin hesap bakiyesini Gelir İdaresi Başkanlığının sayın mahkemenize sunduğu ve tarafların beyanlarına ilişkin BA-BS bildirim formları incetendiğinde karşılıklı düzenlenen ve alınan faturalar bazında taraflar arasında bir mutabakat olduğu tespit edilmiş, sunulu raporun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu anlaşılmakla Mahkememizce benimsenmiştir.
Yapılan yargılama ile incelenen Ba-Bs formaları ile takip konusu faturaların davalı tarafından ticari defterlerine kayıt edildiği, ticari ilişki kapsamında davalı tarafından kısmi ödemeler yapıldığının görüldüğü, davacı tarafından sunulan defterlerin usulüne uygun şekilde tutulduğu ve delil niteliğinde bulunduğunun anlaşıldığı, HMK 222. Madde kapsamında ihtarat yapılmasına karşın davalı tarfaından ticari defter ve kayıtların sunulmadığı, yargılamada davalı şirket hakkında 15/10/2020 tarihinde iflasına karar verildiği, iflas masasına tebligat yapılmak suretiyle taraf teşkilinin sağlandığı, Mahkemmeizce yazılan müzekkereye verilen cevap ile iflas masası tarafından huzurdaki davaya konu talebin ihtilaflı alacak olarak kayıt edildiğinin bildirilmesi karşısında davaya kayıt kabul davası olarak devam edilmesi gerektiği, yapılan bilirkişi incelemesi ile iflas tarihinde davacının 21.285,46-TL asıl alacaklı olduğu, tespit edilen asıl alacak miktarının talep ile uyumlu olduğu, faiz talebi yönünden taleple bağlı kalınması gerektiği, dosya kapsamında aksi delil bulunmadığı, yargılama sırasında davalı şirket iflas etmesi nedeniyle yargılamaya kayıt kabul davası olarak devam edildiğinden davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine yer olmadığı gerektiği sonuç ve kanaatine varılmakla davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
1-)Davanın kabulü ile 21.285,46-TL asıl alacak ve 1.532,38-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 22.787,84-TL'nin DAVALI İFLAS MASASINA DAVACI ALACAĞI OLARAK KAYIT VE KABULÜNE,
2-)Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,
3-)Karar ve ilâm harcı olan 615,40-TL harçtan peşin alınan 389,16-TL harcın mahsubu ile bakiye 226,24-TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,
4-)Davacı vekille temsil olunmakla karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 22.787,84-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
5-)Davacı tarafça yatırılan 513,06-TL harç ve 4.318,00-TL bilirkişi, posta, tebligat gideri olmak üzere, toplam 4.831,06-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
6-)Kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesini müteakip HMK madde 333/1 uyarınca yatıran tarafa iadesine,Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı HMK.m.341/2 uyarınca miktar itibariyle kesin olarak verilen karar açıkça okunup usûlen anlatıldı.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.