Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2026/165
2026/173
18 Şubat 2026
T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2026/165 Esas
KARAR NO: 2026/173
DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 17/02/2026
KARAR TARİHİ : 18/02/2026
Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilip incelendi
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:Davacı vekili dilekçesinde özetle; Davacı müvekkil -----markası adı altında ülkemizde araç ve filo kiralama alanında uzun yıllardan beri faaliyet göstermekte olan sektörün öncü firmalarından biridir. ------- tarihinde maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiş olup, davalılardan ----- malik olduğu, diğer davalı--- sevk ve idaresindeki --- plakalı araç ile davacı müvekkil şirkete ait----- plakalı araca vermiş olduğu maddi hasar nedeniyle davacı müvekkil şirket yönünden kazanç kaybı meydana gelmiştir. Davacı müvekkil şirketin maliki olduğu araç, karşı tarafa ait aracın sürücüsünün %100 kusuru sebebiyle gerçekleşen kaza sonucunda hasarlanmış; onarım gördükten sonra tamiratı tamamlanmıştır. Davacı müvekkile ait aracın hasarı nedeniyle, onarım/tamir sürecinde araçtan mahrum kalması nedeniyle kazanç kaybı meydana gelmiş olduğu somut olayın özüyle sabittir. Müvekkile ile ait aracın geçirmiş olduğu maddi hasarlı trafik kazası sonucu meydana gelen hasardan kaynaklı olarak müvekkilin aracından mahrum kalması nedeniyle kazanç kaybı/hak mahrumiyeti tazminatı için hmk m.107 gereğince şimdilik, 100,00 tl'nin haksız fiilin meydana geldiği tarihten itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak müvekkile ödenmesine, Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara müşterek ve müteselsilen yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELLİLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, trafik kazasından kazasından kaynaklı tazminat istemine ilişkindir.Somut olayda öncelikli olarak davanın niteliğinin ve görevli mahkemenin belirlenmesi gerekmektedir.Dava tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan 6502 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesine göre, bir davanın ticari dava sayılması için, uyuşmazlık konusu işin taraflarının her ikisinin birden ticari işletmesiyle ilgili bulunması ya da tarafların sıfatına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmamasına bakılmaksızın bu Kanunda ve açıklanan diğer kanunlardaki işlerden doğması gerekmektedir. Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hâl böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez. Diğer taraftan, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 16. maddesinde, "1-Ticaret şirketleriyle, amacına varmak için ticari bir işletme işleten vakıflar, dernekler ve kendi kuruluş kanunları gereğince özel hukuk hükümlerine göre yönetilmek veya ticari şekilde işletilmek üzere Devlet, il özel idaresi, belediye ve köy ile diğer kamu tüzel kişileri tarafından kurulan kurum ve kuruluşlar da tacir sayılırlar. 2-Devlet, il özel idaresi, belediye ve köy ile diğer kamu tüzel kişileri ile kamu yararına çalışan dernekler ve gelirinin yarısından fazlasını kamu görevi niteliğindeki işlere harcayan vakıflar, bir ticari işletmeyi, ister doğrudan doğruya ister kamu hukuku hükümlerine göre yönetilen ve işletilen bir tüzel kişi eliyle işletsinler, kendileri tacir sayılmazlar. " şeklinde düzenlenmiş olup, bu düzenlemelerden Davalı vakfın statüsü gereği özel hukuk hükümlerine tabi olması ve onun ticari defter tutması onun tacir sayılmasını gerektirmez. 6335 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca ticari davalar asliye ticaret mahkemelerince görülerek karara bağlanır. Diğer taraftan aynı düzenleme gereğince, asliye ticaret mahkemeleri ile diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’ndan ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 6335 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki halinden farklı olarak iş bölümü ilişkisi değil, görev ilişkisidir. Göreve ilişkin düzenlemeler, 6100 sayılı Hukuk Muhakemesi Kanunu'nun 1. maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkemelerce ve istinaf kanun yolu denetimi sırasında ------ Mahkemelerince re'sen incelenir. Bu kuralın tek istisnası, 6335 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 5/4. maddesinde düzenlenmiş olup, buna göre, yargı çevresinde ayrı bir asliye ticaret mahkemesi bulunmayan yerlerde asliye hukuk mahkemelerine açılan davalarda görev kuralına dayanılmamış olması görevsizlik kararı verilmesini gerektirmeyecektir.
Bu açıklamalar ışığında; davacı şirket olarak tacir ise de davalı vakfın tacir olmadığı, davalının kazaya karışan aracının kullanımının hususi olduğu, davaya konu haksız fiil hükümlerinin TBK'da düzenlendiği, uyuşmazlığın çözümünde genel mahkeme asliye hukuk mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiği anlaşılmakla; dava şartı yokluğu nedeniyle usuldan reddi ile mahkememizin görevsizliğine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur.
Somut olayda,
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİ NEDENİYLE USULDEN REDDİNE, Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,
2-HMK 20. Maddesi uyarınca kararın kesinleşme tarihinden, İstinaf yoluna başvurulması halinde bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren taraflardan birinin 2 hafta içerisinde mahkememize başvurması halinde dosyanın görevli------- Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, aksi taktirde mahkememizce Resen davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin İHTARINA,
3-HMK 331/2. Maddesi uyarınca yargılama giderleri hakkında görevli mahkemece KARAR VERİLMESİNE,
4-Görevsizlik kararının kesinleşmesinden itibaren iki (2) hafta içerisinde dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesi için taraflardan biri tarafından başvuruda bulunulmadığı takdirde, mahkememizce dosyanın re'sen ele alınarak, 6100 Sayılı HMK'nın 20/1. maddesi gereğince davanın AÇILMAMIŞ SAYILMASINA karar verilmesine, harç, yargılama gideri, vekalet ücreti, gider avansı vd hususların talep halinde, 6100 Sayılı HMK'nın 331/2. ve 331/2. maddesi gereğince mahkememizce hüküm altına ALINMASINA,
Dair;gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olduğuna dair tarafların yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı 18/02/2026
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.