Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2025/76
2025/115
11 Şubat 2025
T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2025/76 Esas
KARAR NO:2025/115
DAVA: Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:27/01/2025
KARAR TARİHİ:11/02/2025
Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilip incelendi
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı müvekkillerden -----arasında danışmanlık hizmetine dair adi ortaklık ilişkisi kurulmuş olup, taraflar 08.11.2024 tarihinde akdedilen ekteki sözleşme ile işbu adi ortaklık şirketinin ticari faaliyetleri sonucu elde edilen gelirin taraflar arasında nasıl paylaşılacağını belirlemişlerdir. Sözleşmenin 9'uncu maddesinde, "imza sırasında masraflar için aşağıda belirtilen nakit, havale ve çek gibi ödeme unsurları yönetici tarafından danışmana verilmiştir." denilmektedir. Sözleşmenin bu maddesinde de ifade edildiği gibi, taraflar arasındaki sözleşme kapsamında sözleşmede ---olarak anılan ---yetkilisi olduğu ----lehine
-------Çekler keşide edilmiş ve --- tarihli teslim tutanağı ile teslim edilmiştir.Sözleşme kapsamında ---olarak anılan ---- tarafından hiçbir danışmanlık hizmeti verilmemiş ve ------ ölmüştür. Bu sebeple sözleşmenin ifası da artık imkansızdır. Taraflar arasındaki sözleşme kapsamında ödenen çekler ve yapılan ödemeler sözleşmenin 9'uncu maddesinde ifade edildiği gibi masraflar için ödenmiş olup, ------tarafından herhangi bir edim ifa edilmemiş ve hizmet verilmemiştir, bu sebeple karşı tarafın bu zenginleşmesi sebepsiz kalmıştır.Yukarıda anılan çeklerden --------hayatta iken müvekkile iade edilmiş ve iptal edilmiştir. Ancak, akabinde ----ölümü nedeniyle kalan çekler iade alınamamıştır. Bu sebeple, ------çeklerin iadesi ve iptali için Sayın Mahkemenize müracaat etmek zorunda kaldık.Davaya konu sözleşmenin tarafı ---- öldüğünden ve usul kuralları gereği davayı mirasçılarına yöneltmemiz gerektiğinden müteveffanın mirasçılık belgesini sunmak üzere tarafımıza yetki verilmesini talep ediyoruz.İptalini ve iadesini istediğimiz çeklerin icraya konulma veya bankadan tahsil edilme riski mevcut olduğundan çeklerin icraya konulmaması ve ödenmemesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, davacının çeklerden dolayı davalılara borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.Bilindiği üzere, 18/12/2018 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanan 7155 sayılı Kanun'un 20. maddesi ile 6102 sayılı TTK'na eklenen 5/A maddesi ile; "(1) Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." ve geçici 12. maddesi ile de "(1) Bu Kanunun dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümleri, bu hükümlerin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla ilk derece mahkemeleri ve bölge adliye mahkemeleri ile Yargıtayda görülmekte olan davalar hakkında uygulanmaz." düzenlemesi getirilmiştir.6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na (HUAK) "Dava Şartı Olarak Arabuluculuk" başlığı ile eklenen 18/A maddesinin 2. fıkrasında; "Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." düzenlemesi getirilmiştir. 05/04/2023 tarih 32154 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan Orman kanunu ve bazı Kanunlarda değişiklik yapılmasına dair 7442 sayılı Kanunun 31.maddesinde "6102 sayılı kanunun 5/A maddesinin 1.fıkrasında yer alan "paranın ödenmesi, alacak ve tazminat talepleri hakkında" ibaresi "para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında" şeklinde değiştirilmiş, aynı yasanın geçici 1.maddesinde "bu maddeyi ihdas eden kanunla 6102 sayılı kanunun 5/A maddesinin 1. fıkrası ve 7036 sayılı kanunun 3. Maddesinin 1. fıkrasına eklenen menfi tespit ve istirdat davaları hakkındaki hüküm 01/09/2023 tarihinde ve sonrasında açılacak davalar hakkında uygulanır" denilmiştir.Arabuluculuk tamamlanabilir dava şartı mahiyetinde değildir. ------- kararında "....Arabuluculuk, tamamlanabilir nitelikte bir dava şartı olmayıp ilk derece mahkemesince tefrik edilen maddi, manevi tazminat istemleri yönünden dava tarihinden sonra arabuluculuğa başvurulmuş olması nedeni ile davanın usulden reddine karar verilmesi yerindedir..." belirtmiştir. ( Arabuluculuğun tamamlanabilir dava şartı mahiyetinde olmadığına dair diğer kararlar için -----------------Bu yasal düzenlemeler gereğince 01/09/2023 tarihinden sonra menfi tespit talebi ile açılan ticari davalarda dava açılmadan önce uyuşmazlıkla ilgili arabulucuya başvurup son tutanağın aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğinin dava dilekçesine eklenmesi zorunludur. Arabulucuya başvurulmadan doğrudan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilecektir. Davacıya 6325 sayılı HUAK'nın 18/A maddesinin 2. fıkrasına göre dava açılmadan önce arabulucuya başvurup anlaşamama tutanağının aslının veya onaylı örneğinin mahkememize sunulması gerektiği hususunda davacıya muhtıra çıkartılmış, 1 haftalık kesin süre içinde arabuluculuk son tutanağını ibraz etmemesi halinde davanın usulden reddine karar verileceği hususu kendisine ihtar edilmiş, muhtıra tebliğine rağmen davacının verilen kesin süre içerisinde arabuluculuk son tutanağını mahkememize sunmadığı anlaşılmıştır. Netice itibariyle eldeki davanın açıldığı tarih itibariyle menfi tespit davalarının zorunlu arabuluculuğa tabi olduğu yasal düzenleme ile ortaya konulduğu, bu haliyle menfi tespit talebi yönünden TTK 5/A maddesi kapsamında yer alan arabuluculuğa ilişkin dava şartının mahkemece resen göz önünde bulundurması gerektiği, eldeki dava da taraflar arasındaki uyuşmazlığın konusunun menfi tespit davası olduğu, davacı yanın dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurması gerektiği, ancak başvurmadığı görülmüştür. Dava menfi tespit davası olup ticari dava olduğu ve 6325 sayılı HUAK'nın 18/A maddesinin 2. fıkrasına göre dava açılmadan önce arabulucuya başvurup anlaşamama tutanağının aslının veya onaylı örneğinin dava dilekçesine eklenmesi zorunlu olduğu halde davanın arabulucuya başvuru yapılmadan doğrudan açılmış olmasına, zorunlu dava şartı olan "arabulucuya başvuru" koşulunun tamamlanabilir dava şartı olmamasına göre zorunlu dava şartı arabuluculuk koşulu yerine getirilmediğinden davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmış buna dair aşağıdaki gibi karar verilmiştir.
Hüküm; Ayrıntısı ve yasal gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE,
2-Peşin alınan 14.515.,88 TL harçtan alınması gerekli 615,40 TL harcın düşümü ile geri kalan 13.900,48 TL harcın karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE,
3-Yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA ,
4-Davacı tarafça peşin yatırılmış olan gider avansından artan kısmın, karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE,
Dair; Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olduğuna dair davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı 11/02/2025
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.